1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Gazeteciler saldırı anını anlattı
Gazeteciler saldırı anını anlattı

Gazeteciler saldırı anını anlattı

İsrail askerleri tarafından saldırıya uğrayan yardım gönüllüleri ile birlikte aynı gemide bulunan gazeteciler, o anlarda yaşadıkları dehşet dolu dakikaları anlattı.

A+A-

Türk Hava Yolları'na ait uçaklarla İstanbul'a gelen gazeteciler, İsrail askerlerinin Mavi Marmara gemisine nasıl baskın düzenlediğini anlattı. Gemide bulunan gazetecilerden Ajans Habertürk Muhabiri Şefik Dinç, "İsrail gemilerinin bizim gemileri taciz etmeye başladığı sırada hazırlıklarımızı yapmaya başlamıştık. Daha sonra operasyon başladı. Operasyonun başlaması ile birlikte biz basın odasına gittik. İsrail askerlerinin, komandoların gemiye inişleri başladı biz de onları çektik. Ancak daha sonra makinelerimizi aldılar. Saldırı başladığı anda içeriye sis bombaları ve gaz bombaları atıldı. Gemi abluka altına alınmıştı. Kaptan köşküne helikopterden indirme yapıldı. Biz İsrail askerlerinin silahları alınarak onlara ateş edildiğini görmedik. İsrail askerleri gerçek mermiler kullanıyordu. Üst kat olduğu gibi taranmıştı. Bazı insanlar kafasının arkasından vurulmuştu. Yaralılar vardı" ifadelerini kullandı.

Gazze'ye insani yardım götüren gönüllülerle birlikte ''Mavi Marmara'' gemisiyle İsrail'e giden AA muhabiri Yücel Velioğlu ve foto muhabiri Erhan Sevenler, Atatürk Havalimanına gelişlerinde yaşadıklarını anlattı.

Velioğlu, yaptığı açıklamada, 31 Mayıs gecesi uluslararası sularda seyrederken saat 04.15'te İsrail askerlerinin yaklaşık 20 zodyak bot, 4 filika, 2 denizaltı ve helikopterlerle havadan ve denizden ''Mavi Marmara'' gemisini ablukaya aldıklarını söyledi.

Yücel Velioğlu, helikopterlerle indirme yapan İsrail askerleri ile gemideki mürettebat ve yolcular arasında kaptan köşkü ve çevresinde çatışma ve kavgaların yaşandığını kaydetti.

Bu askerler ile yardıma gelen ve havadan indirme yapan diğer askerlerin inişi sırasında gerçek mermilerle gemide bulunanlara ateş açtığını anlatan Velioğlu, bu sırada ölen ve yaralananlar olduğunu söyledi.

Velioğlu, olay sırasında kaçarak telsizle arkadaşlarıyla irtibat kurmaya çalıştıklarını, yaklaşık 10 Türk gazetecinin geminin 2. katındaki basın merkezine girdiğini anlattı.

Yere yatarak siper aldıklarını ifade eden Velioğlu, 2 saat boyunca elleri başlarının üzerinde bekletildiklerini söyledi.

Saat 06.00 sıralarında televizyonda olayla ilgili ilk görüntüleri gördüklerini kaydeden Velioğlu, olaylarda 2 kişinin öldüğünün ve 16 kişinin yaralandığının söylendiğini aktardı.

''Geri çekilin'' anonsu...

Yücel Velioğlu, saat 05.30 sıralarında İHH yetkilileri tarafından, ''Direnmeyin, çok yaralı var, geri çekilin'' şeklinde anonslar yapıldığını söyledi.

Velioğlu, saat 07.00'de askerlerin basın merkezine geldiğini, kendileri elleri havada beklerken komandoların üzerlerine silah doğrulttuğunu, silahların lazerlerinin sürekli üzerlerinde dolaştığını, askerlerin basın merkezinin kapısını kırarak kendilerini teslim aldığını bildirdi.

Üst araması yapan askerlerin kendilerini yan yana dizdiğini, güvertede gördükleri herkesin yerlerde kelepçeli olarak yattığını belirten Velioğlu, saat 09.00'da geminin yavaş yavaş hareket ettiğini, bu sırada bir helikopterin üzerlerinde sürekli uçarak tacizde bulunduğunu kaydetti.

Öğle saatlerinde geminin salonuna alındıklarını, salondaki tüm eşyaların dağınık durumda olduğunu belirten Velioğlu, kendilerine ara sıra su dağıtıldığını, tuvalete gidenlerin dönüşte ellerinin kelepçeli olduğunu aktardı.

Velioğlu, saat 06.00 sıralarında geminin Aşdod limanına geldiğini kaydederek, limanda gemiyi bekleyen askerlerin İsrail askerlerini alkışlarla karşıladığını, saat 07.00-08.00 arasında ilk grubun gemiden indirilmeye başlandığını, gece 01.30 civarında da kendilerinin gemiden indirildiğini anlattı.

Basın mensupları ayırt edilmeden herkese kelepçe takıldığını, fotoğraflarının çekildiğini, herkesin yanına iki asker verilerek sorguya alındıklarını kaydeden Velioğlu, sağlık raporu verildiğini, parmak izi alınarak ayrıntılı üst aramasından geçirildiklerini söyledi.

''İsrail'e yasa dışı yoldan girdiğimi ve İsrail'den bir an önce ayrılmak istediğimi belirtirim'' şeklinde ifadenin yer aldığı kağıt imzaladıklarını dile getiren Velioğlu, şöyle devam etti:

''Saat 04.30'da cezaevi araçlarına alındık. 1,5 saat yol gittik. Saat 06.00'da Beer Sheva'daki yeni yapılmış hapishaneye götürüldük. Burada 2 ve 4 kişilik koğuşlara yerleştirildik. Herkes tek tek sorguya alındı, kıyafet dağıtıldı. Gece 21.00'de koğuşlara kapatıldık. Saat başı koğuşun ışığı yakılıp içeri bakılıyordu. Sürekli bizi uyandırarak rahatsız ettiler. Saat 01.30'da işlemleri biten pasaportlar getirildi ve pasaport sahipleri cezaevinden çıkarılmaya başlandı. Ben saat 04.00'te cezaevinden çıktım ve havaalanına gittim. Havaalanında Türkiye'den getirilen uçağa binip yaklaşık 14 saat bekledikten sonra Türkiye'ye döndük.''

Velioğlu, Türkiye'ye dönmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

''En güzel doğum günü hediyesi''

Foto muhabiri Erhan Sevenler ise doğum günü olan 2 Haziran'ı tutuklu şekilde geçirdiğini belirterek, ''Benim için en büyük doğum günü hediyesi, Türkiye'ye dönmek oldu. Doğum günümde tutuklu iken aldığım tahliye haberi, benim için en güzel hediyeydi'' dedi.

Öte yandan, gemide bulunan TRT muhabiri Elif Akkuş da Atatürk Havalimanı'nda meslektaşlarına yaptığı açıklamada, ''Hep alıştığımız yerleri tekrar görmek güzel. Bir an hiç göremeyeceğimizi, hiç çıkamayacağımızı düşündüm. Gazeteci olmamızın bir anlamı yoktu orada'' dedi.

Pasaportunun elinde kalan tek şey olduğunu dile getiren Akkuş, İsrail askerlerinin saldırısından önce gemide basın mensuplarıyla bir araya gelerek, olası saldırı durumunda ne yapacaklarını konuştuklarını ve her bir ayrıntıyı düşündüklerini söyledi.

Akkuş, ''Gemi büyüktü ve birçok noktaya ulaşmamız gerekiyordu. Basın mensupları olarak her noktaya bölünmüştük. Orada olağanüstü bir şey olacağını tahmin etmiştik ama gerçekten böyle bir olay olacağını tahmin etmiyorduk. Gemiye gelirler, ele geçirirler ya da geçirmezler ya da yolumuza devam ederiz diye düşünüyorduk ama saat 04.30'da sabah ezanı bittiği anda bir anda ortalık birbirine girdi'' şeklinde konuştu.

Atatürk Havalimanı'ndan Notlar

Gazze'ye giden gönüllüleri karşılamak üzere Atatürk Havalimanı'nda bekleyen yerli ve yabancı çok sayıda gazeteci için Devlet Konukevi yanında bir platform oluşturuldu. Devlet Konukevi çevresinde çok sayıda canlı yayın aracı da yayın için bekledi.

Gazze'den gelen gönüllüleri karşılamak için havalimanına gelen ve ellerinde Filistin ile Türk bayrakları bulunan vatandaşlar da İsrail'i kınayan sloganlar attı.

Vatandaşların ellerinde ''Gazze melekleri hoş geldiniz'' ve ''Kahrolsun İsrail'' yazılı dövizler taşıdıkları görüldü.

Bu arada, İngiliz Konsolosluğundan bazı görevliler de aktivistleri karşılamak için Devlet Konukevi'ne geldi.

İsrail'den gelen gönüllüleri karşılamak için Atatürk Havalimanında bekleyen gazetecilere ve vatandaşlara, başta Türk Kızılayı olmak üzere bazı sivil toplum kuruluşları ve belediyelerce kumanya, çay-kahve dağıtıldı.

Haber7

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.