• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 22 °C

Gemi inşanın endazesi kaçtı

HAKKI ŞEN

Gemi inşa sektöründe yaşanan iş kazaları sektörde hem prestij, hem de iş kaybına yol açmıştır. Özellikle filika kazasından sonra bu kriz en üst boyuta çıkmış, enformasyon kirliliği ise hat safhaya ulaşmıştır. Düşünsenize bir restoranda yemek yerken, camdaki bir afiş dikkatinizi çekiyor. Afişin üstünde ?Almanya 0 Türkiye 98? yazıyor. Afişe yaklaşıyorsunuz, iki ülkenin tersanelerindeki ölüm olaylarını mukayese ediyor. Gazete bayiinden gazete alırken bakıyorsunuz, Türkiye?nin en çok okunan mizah dergisi Tuzla ölümlerini kapaktan ?Tuzla?da 99. cinayet 100. ye ödül? diye manşet yapmış. İş bununla da bitmiyor. ATV?nin en çok izlenen dizisi, Oya Başarın başrol oynadığı ?Benim annem bir melek? dizisinde, taksi durağında bir şoför intihar etmeye karar veriyor ve nasıl edeceğini düşünüyor. Birden, ?buldum, Tuzla tersanelerinde çalışmaya gidiyorum? diyor. Gelin işin vahametini siz düşünün.Bu yazıyı yazarken Tuzla?da yaşanan en son kaza, filika kazasıydı. Temennimiz de gerçekten son kaza olması. Hani, ?İnsan mı? Kum torbası mı?? diye sektörü ikiye bölen şu tartışmayı bir hatırlayalım. Tuzla Hollywood?a dönmüştü. Her önüne gelen gazetelere, televizyonlara demeç veriyordu. Herkes bir bilen oluvermişti. Tuzla Tuzla olalı bu kadar ?bir bileni? bir arada görmemişti. Artık işin ucu kaçtı; eline fotoğraf makinesi alıp sokağa çıkanlara bile demeçler verenden, hızını alamayıp gazetelere yazı gönderene kadar, gözlerimizi yaşartan bir dizi aktivite gerçekleşti. Bu aktivistlerimiz, gazetelerde ismi ya da fotoğrafı çıksın diye bunları yapmıyorlardı, her şey gemi inşanın prestijini kurtarmak içindi(!) Hatta bir kurumumuz hızını alamayarak, ikinci basın açıklamasını yaparken, gazeteciler açıklamayı çok teknik buldukları için müdahale ettiler ve ?Biz anlamıyoruz, açıklama çok teknik? dediler. İletişim bir sanattır, krizi yönetmek de. Siz; ?geminin pupa tarafındaki free-fall, mataforadan güvenle neta olmayarak vardevelaya çarpmak suretiyle tepe üstü 1.016 tuzluluk oranına sahip H20?ya düşmüştür? diye bir açıklama yaparsanız, hiçbir basın mensubu bunu anlamaz. Anlayan da beri gelsin.Şimdi espriyi bir tarafa bırakıp, işin merkezine gelirsek; gemi inşada yaşanan sıkıntı sadece eğitim değil. Kültür ve doğru iletişim. Yaşananların tümünü medya etiği diye sorgulamamak lazım. Çok kısa zamanda dünyada önemli bir oyuncu haline gelmiş, istihdamı ve ülkeye soktuğu döviz girdisi ile bu kadar önemli bir sektörün, stratejik bir planlaması olmadığı takdirde sıkıntıları giderek artacaktır. Bu işin zaten endazesi kaçmış, kaçmaya da devam edecektir. Krizler, çevre ile sürekli etkileşim halinde bulunan kurumların yaşamının parçasını oluşturduğu için, bunların kurumların üzerinde yıkıcı etkiler meydana getirmelerine izin verilmemelidir. Ancak bunların her zaman tümüyle ortadan kaldırılmaları mümkün görünmese de, optimal düzeyde tutulmaları ve kurumlara zarar vermeyecek bir biçimde halkla ilişkiler politikalarıyla atlatılmaları mümkündür. Halkla ilişkilerin bilgi toplama, bilgilendirme, kurum imajı oluşturma ve koruma, hedef kitlelerle iletişim sağlama, hedef kitlelerin beklentileri ile kurum performansını aynı çizgiye getirme, sonuçları değerlendirme gibi temel işlevleri kriz dönemlerinde de kendini göstermektedir. Karşılaşılması olası, fakat hoş olmayan durumların önlenmesini ya da en az zararla atlatılabilmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe girmesi beklenilen kriz yönetimi, kuruluşun politikasını etkileyen bir yönetim görevi olması ve iletişimini belirleyici özellik taşıması sebebiyle halkla ilişkilere büyük ölçüde ihtiyaç duymaktadır.Halkla ilişkilerin bir kurumda bulunması son derece önemlidir. Çünkü kurumların girebileceği kriz ortamları için hazırlıklar yapması, krizin oluşması durumunda kurum adına hareket ederek, krizin en az hasarla atlatılması veya krizin etkilerinin olumlu bir fırsata dönüştürülmesi ve kriz sonrasında kriz öncesi durumdan daha iyi bir durumun hedeflenmesi ancak halkla ilişkiler sayesinde mümkün olmaktadır.Hatırlanacağı gibi Türkiye?de yakın zamanda en büyük krizi tavukçuluk sektörü yaşadı. Tavukçuluk sektöründen kapıcı, çaycı, meydancı, kaynakçı basına demeç vermedi. Hatta hatta firma sahiplerinin bile krizle ilgili herhangi bir demeci olmadı. Bütün sektör bir araya gelerek stratejik bir plan dahilinde bir kriz yönetimi gerçekleştirdiler. Kazanan ise tavukçuluk sektörü oldu. Darısı gemi inşa sektörünün başına?

Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004-2017 Vira Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 555 994 95 75