




Gümüşhane Üniversitesi (GÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Serkan Öztürk, Türkiye'nin yüzde 92'si, nüfusun yüzde 95'i, büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98'i ve barajların yüzde 92'sinin deprem tehlikesinde olduğunu belirtti.
Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada, Erzincan'ın Karakoçan ilçesi Başyurt beldesinde meydana gelen depremde 51 kişinin hayatını kaybettiğini anımsattı.
Türkiye'nin yüzde 92'si, nüfusun yüzde 95'i, büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98'i ve barajların yüzde 92'sinin deprem tehlikesinde olduğuna dikkati çeken Öztürk, can ve mal kaybına neden olan depremlerin yeri ve zamanı üzerine yapılan çalışmaların Türkiye için oldukça önemli bir hale geldiğini kaydetti.
Sismik durgunluk çalışmalarının, bir bölgedeki deprem riskini tanımlayıcı araç olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını, özellikle depremin yeri, zamanı ve büyüklüğü ile ilgili oldukça önemli bilgiler sunduğunu kaydeden Öztürk, sismik durgunluğun, ana şokun oluşumundan önce deprem aktivitesinde önemli derecede düşüşü ifade ettiğini belirtti.
Öztürk, Türkiye'nin doğusunda yer alan Tunceli, Bingöl, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan ve Hakkari'yi içine alan bölgede sismik durgunluk çalışmalarına bağlı olarak gerçekleştirdiği araştırmada, 1970-2005 yılları arasındaki büyük depremlerin öncü sismik durgunluk analizlerini yaparak 2005'ten sonraki muhtemel büyük bir depremin öncü sismik durgunluk süresini belirlemeye çalıştığını anlattı.
Serkan Öztürk, yaptığı analizler sonucunda, pazartesi meydana gelen Elazığ-Karakoçan depremini içine alan bölgede, öncü sismik durgunluğun 2004'ten sonra başladığı, 2009'da da devam ettiğinin ortaya konduğunu ve 2009-2010 arasında bu bölgede bir depremin olabileceğinin öngörüldüğünü ifade etti.
AA





















