ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Deniz Muhteşem Bir Hediyedir
16 Haziran 2009 / 16:39
"Deniz kokusunu içime çekemeyeceğim bir ülkede yaşamak istemezdim doğrusu. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamaktan çok mutluyum" diyen ve denizin sonsuz bir huzur kaynağı olduğunu belirten şarkıcı Yonca Lodi ile denizlerimizi koştuk.

Müzikle uğraşmaya ne zaman başladınız? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1974 yılında bir deniz şehri olan İstanbul'da doğdum. Ben bir Boğaz çocuğuyum ve şu an dâhil hep denize yakın oturdum. İstanbul’dan asla vazgeçemeyecek olmamın sebebi de sanırım İstinye’de doğmuş, Beşiktaş’ta büyümüş olmam. Konservatuar dâhil hep Beşiktaş’ta okudum. Liseye kadar hayatımda müzik yoktu. Bu nedenle denize yakın oldum hep. Sonra amatör olarak başladığım müzik, eğitim ve sahneye geçişimle mesleğim oldu. Okul orkestrasıyla çeşitli yarışma ve konserlere katıldım. Lise ikinci sınıftayken müzik eğitimi almaya karar verdim ve Çağdaş Müzik Merkezi'nde eğitime başladım. İki yıl boyunca da İstanbul Devlet ve Opera Balesi solistlerinden Mine Mater ve Timur Selçuk'tan şan, solfej ve armoni dersleri aldım. 1992 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Opera Şan Bölümü’ne dereceyle girdim. Bu bölümde Yekta Kara, Selçuk Uraz gibi isimlerden ders alma şansı yakaladım. 1993 yılında benim gibi konservatuar öğrencileri olan arkadaşlarımla birlikte, profesyonel müzik hayatına başladım. Bir yandan çeşitli reklam cıngılları ve farklı albümlerde vokal kayıtları yaptım, bir yandan da festivallerde çeşitli gruplarda caz ve pop ağırlıklı repertuarlar seslendirdim. 1996 yılında “Asansör” adlı filmde, başrol oyuncularından Mustafa Uğurlu ile “Budur Abi” adlı parçayı seslendirdim. 1999 yılında ilk albümümle dinleyicilerimle buluştum. Ardından 2001 yılında “Aşkta ve Ayrılıkta” isimli albümümde Sezen Aksu, Aysel Gürel ve Fuat Güner gibi isimlerle çalışma fırsatı buldum. 2007 yılına gelindiğinde Türk müziğinin çok değerli ustası rahmetli Melih Kibar ile birlikte çalışarak, “Yolumu Bulurum” adını taşıyan albümüm çıktı. Son olarak 2008’de de  “Yeter” adını taşıyan single çalışmam oldu. 1984 yılında ilk kez Sezen Aksu tarafından seslendirilen Yeter, benim için geçmişten bugüne izler taşıyan ve yorumlamaktan büyük heyecan duyduğum bir parçadır.

 

Şu anda neler yapıyorsunuz, rotanızda ne tür projeler var?

Mayıs ayında birçok farklı üniversitede konserim var. Sonrasında da yeni bir şarkı ve yeni bir albüm projesiyle yoluma devam edeceğim. Anlayacağınız koşturma bitmiyor, bitmesin de zaten… Yani pusulam şaşmadan; yaşamda da müzikte de doğruyu, ahlakı takip etmeye çalışıyorum. O pusula şaşmaz inşallah.

 

Biraz müzik piyasasından bahsedelim. Dijital müzik akımı nedeniyle CD satışlarının düştüğü söyleniyor. Sizce dijital çağa ayak uydurmak için neler yapılmalı?

Elbette ki teknoloji, değişimi de beraberinde getiriyor. Zamanında nasıl kasetlerden CD’lere geçiş yaptıysak, yine aynı şekilde radikal bir değişim kaçınılmaz. Genç neslin bilgisayar ve internet çağında doğmuş olması, her şeyin sebebini açıklıyor aslında. Onlara hitap edebilmek, hızlarına ulaşabilmek için dijital platformlarda var olmak şart. Bu yeniliğin, müziğimiz üzerinde olumlu etkisi olacağına inanıyorum. Elbette yasal dijital ortamların kullanılması koşuluyla…

 

Denizcilerin nasıl Somali’deki korsanlarla başı dertteyse, müzik piyasasının da korsan CD’lerle başı dertte. Korsanla mücadele için tam olarak ne yapılmalı?

Meslek birliklerimiz ve yapımcılar birliği her türlü korsan yapılanmayı engellemek için yoğun bir ortak çalışma yürütüyorlar. Dinleyiciyi, özellikle dijital alışkanlıkları olan genç dinleyiciyi yasal platformlara çekebilmek için, ciddi bir bilinçlendirme politikası güdülmeli bence.

 

Küresel ekonomik krizin müzik piyasasına etkisi nasıl oldu, sizin gözlemleriniz neler?

Bu tip finansal krizlerde doğaldır ki, sanatın her dalı darbe alır. Zaten çıkmazda olan müzik sektörümüz için de çok keyifli bir dönem değil bu tabii. Albüm satışlarında gözle görülür bir düşüş var, ama yine de yeni şeyler yapmaktan vazgeçmemek lazım.

 

Gelelim denize… Denizin hayatınızdaki yeri nedir?

Deniz benim için sonsuz bir huzur kaynağıdır. Deniz kokusunu içime çekemeyeceğim bir ülkede yaşamak istemezdim doğrusu. Bu nedenle üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşamaktan çok mutluyum ve böyle güzel bir ülkede yaşadığımız için de çok şanslıyız diye düşünüyorum.

 

Denizde yaptığınız herhangi bir su sporu var mı?

Denizi sevdiğim kadar, ondan çekinirim de aslında. Sanırım çocukluğumun yazlarını çılgın Karadeniz’de geçirmiş olmamın bir etkisi bu.

 

Siz de en güzel tekne arkadaşımın teknesidir diyenlerden misiniz?

Bence bir teknede yapılacak en güzel şey; ona sahip olmadan keyfini çıkarmak. Sorumluluğunu almadan teknede geçirilen zamanı, her zaman tekne sahibi olmaya tercih ederim.

 

Ne yazık ki ülkemizde yerleşmiş bir deniz kültürü yok. Siz bu durumu neye bağlıyorsunuz?

Farkında değiliz galiba. Zaten ülkemizin muhteşem konumunu gerçek anlamda algılayabilsek, her şey bizler için daha keyifli ve umut verici olurdu.

 

Denizde başınızdan geçen ilginç bir an ya da anınız var mı?

Karadeniz’le ilgili aslında korku dolu hikayelerim var. Bunlara rağmen her zaman denizi çok sevdim. Hala, daha uzun olacağını bilsem de trafikte bile sahil yolunu kullanırım. Şarkılarımı denize bakarak yazarım. Yazın denize ilk girdiğim gün, mutlaka bu muhteşem hediye için şükrederim.

 

Sizce deniz ve denizcilik kültürünün oluşması için eğitim sisteminde de bazı değişikliler yapılmalı mı?

Evet ama kendimden bir örnek vermem gerekirse, babam sayesine her türlü deniz ürününü tattığım ve tanıdığım bir çocukluğum oldu. Her türlü balığı ve bitki örtüsünü de az çok biliyorum. Denizden korkan bir eski nesil, sanırım artık yerini denizin değerini bilen bir yeni nesle bırakıyor. Bu anlamda umutluyum.

 

Son olarak deniz dostlarına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Denizlerimiz çok değerli. Temiz oldukları sürece içindeki ve üstündeki misafirlere açık ve elverişli olacaklardır. Deniz dostlarının daha çok olmasını diliyorum.

 

Virahaber

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Röportajlar Kategorisindeki Diğer Haberler
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
200 yıllık tarihi gemi inşa ve bakım havuzlarının bulunduğu Haliç Tersanesi'nin, Osmanlı Denizcilik Tarihi'ni bütün yönleriyle yansıtan bir "Denizcilik Müzesi"'ne dönüştürülmesi gerektiği fikrine katılıyor musunuz?
1
E-BÜLTEN