




Çağdaş ticari denizcilik, genel anlamda, oldukça güvenilir ve emniyetli seyrine devam ediyor. Ancak, denizcilik endüstrisi hâlâ gelişmeye çalışmakta ve sorunların sayısını azaltma konusunda giderek artan bir dış baskıyla karşı karşıya kalıyor. Dünya filosunun artan yaşına rağmen, güvenlik konusunda yakın geçmişte kaydedilen gelişmeler, teknik standartlar, dikkat gerektiren denetim usulleri ve daha zorlu düzenlemeler; daha sıkı bir liman devleti kontrol sisteminin gerçekleştirilmesini gerektirdi ve güvenlik üzerinde güçlü ve olumlu bir etki yarattı. Ancak, yalnızca yapısal, mekanik, elektrik-elektronik içeriğe önem verildiğinde kaydedilecek gelişme sınırlı. Daha fazla gelişebilmek için geminin kullanım şekline odaklanmak; başka bir deyişle genel gemi sistemini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu noktada, gemiyi işleten insanlar yani “insan unsuru” önemi ortaya çıkıyor.


İngiltere köklü klas kuruluşlarından Lloyd’s Register bu önemin farkına varıp, Marriott Hotel Asia’da “İnsan unsuru- Nedir? Nasıl yönetilebilir? Ne anlama gelir?” konusunda bir seminer gerçekleştirdi. Seminere Lloyd’s Register üyelerinin yanı sıra, Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli, Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Özkan Poyraz ve Deniz İşleri Dairesi Başkanı Cem Erdem olmak üzere birçok sektör temsilcisi katıldı.


Seminerde insan unsuruna sistemsel bakış konusunda bir sunum yapan İnsan Unsuru Uzmanı (Human Element Specialist) Andrew Silitoe, şirketlerin insan unsuru konusunda önemli rol oynadığını belirterek, gemideki insanların bir sisteme ihtiyacı olduklarını kaydetti. Çalışan insanları yetkili kişi ve yetkisiz olarak ikiye ayıran Silitoe, insan kaynaklarının önemine değinerek, işi insana değil, insanları işe hazırlamanın daha doğru olacağını belirtti.

Deniz İşleri Dairesi Başkanı Cem Erdem, insan unsuru kaynaklı deniz kazaları hakkında bir sunum yaptı. İnsan unsurunun, gemi sistemleri dizaynı ve işletimindeki en etkili unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Erdem, “Sistemlerin dizaynı ile ilgili konuşursak, uygun olamayan sistem ve gemi dizaynı, ekipman hatalar, gemi üzerindeki yorgunluk, armatörlerin ticari baskıları, denizcilik sektöründeki gemi adamları çok uluslu olmasından kaynaklanan kültürel farklılıklar, ekipman gibi unsur kaynaklı hatalar bir takım kayıplar getirmektedir. Aslında insan unsuru diyoruz ama burada en suçsuz olan gemi adamlarıdır. Burada önemli olan gemi adamlarımızı bu hatalara sürükleyen sebeplerin önüne geçmektir. Bir geminin emniyetli bir şekilde yükünü alıp, zamanında teslim edilmesi gereken yere götürebilmesi için denizcilik sektöründeki tüm paydaşların kaptan ve emrindeki personelin güvenli bir şekilde işini yerine getirebilmesi için hem eğitim olarak, hem ekipman olarak donatılması gibi sorumlulukları vardır” dedi.

“Gemi adamlarının idaresi gemi adamları eğitim sistemine sistematik oluşturabilmek inanın gemilerimiz açısından Beyaz Liste’ye girmekten çok daha zor” diyen Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Özkan Poyraz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Beyaz Liste’ye girdik, ama gemi adamları yönünden bu işi nasıl yürüteceğiz, tek başına idare bunun yürütülmesinde bir enstrüman mıdır? Tek başına denetim bir enstrüman mıdır bunun sürdürülebilir olmasında? Hakikaten kaygılarım çok fazla. Şimdi STCW sözleşmesini açtığınız zaman, yeterlilik eşittir bilgi artı beceri artı deneyim diyor. Bunları toplarsanız yeterlilik oluyor. Ama ben biraz daha matematiksel yaklaşırsam konuya, buna bir de çarpan eklemek gerekiyor. Bu çarpanın ismi de İngilizcesiyle attitude denen davranış biçimi. Diğer denkleme bu davranış biçimini sıfır olarak geçerse, istediğiniz kadar toplama yapın, çarpan sıfır olduğu için yeterlilik eşittir sıfır olur” şeklinde konuştu.
Virahaber



















