ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Göçmenlerin Dış Ticarete Etkileri
23 Şubat 2010 / 14:00
Türkiyeli göçmenlerin Türkiye’nin dış ticareti üzerinde etkileri oldu mu? İşte bu soru araştırmanın da özünü teşkil ediyor.

Türkiye, coğrafi ve siyasi konumu nedeniyle tarih boyunca nüfus hareketlerinin önemli bir merkezi olmuştur. Günümüzde sadece Avrupa’da yaşayan Türklerin sayısı yaklaşık dört milyon civarındadır. Ülkemizin verdiği göç ile birlikte Türkiye’nin dış ticaretinde göç verilen ülkelerle ikili ilişkilerimizin ne şekilde geliştiği de araştırma konusu olmuştur doğal olarak. İşte bu sayımızda Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Aysu İnsel ve Prof. Dr. Nesrin Sungur Çakmak’ın bu konuda yaptıkları son araştırmayı sizlerle paylaşıyoruz.

 

Uluslararası işçi göçü açısından baktığımızda 1960’lı yıllarda Türkiye, özellikle Avrupa ülkelerine önemli bir “göç veren ülke” konumunda iken, 1970’lerin başında merkez ülkelerde başlayan ekonomik krizle birlikte, Türkiye’den yurtdışına resmi kanallardan işçi göçünde fark edilir bir azalma olmuştur. Bu tarihlerden sonra siyasi mültecilik ve sığınma amaçları yanında “aile birleşmeleri” Türkiye’den yapılan göçlerin önemli bir kanalı olmuştur. Günümüzde Avrupa’da yaşayan Türklerin sayısının yaklaşık dört milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

 

Göç ve dış ticaret ilişkisine teorik yaklaşım

Göçün ikili ticaret üzerindeki etkisi konusuna ilgi son yıllarda dünyada da giderek artmaktadır. Uluslararası yazında, ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş bir (veya birkaç) ülkeye yönelik göçmen akımlarının ikili ticaret üzerinde etkili olup olmadığını araştıran çalışmalar yer almaktadır. Değişik tahmin ve test yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmalarda; göçmenlerin geldiği ülkelerin özelliklerinden piyasa yapısına, göçmenlerin tutumlarından göçün ticareti hangi yönden (ithalat, ihracat, endüstri-içi ticaret) etkilediğine kadar birçok konu araştırılmaktadır.

 

Göçün ikili ticaret akımları üzerindeki etkileri ile ilgili yapılan teorik çalışmalara göre, göçün ticaret üzerindeki etkisi başlıca iki kanaldan ortaya çıkabilir. Birinci kanal, göçmen miktarının artması ile göçmenlerin geldikleri ülkenin ürünlerine yönelik talebini de arttıracak, dolayısıyla bu ürünleri içeren mal gruplarının ithalatı artacaktır. Bu kanal “tercih etkisi” olarak adlandırılmaktadır. İkinci kanal ise, göçmenler kendi ülkeleri ile yerleştikleri ülke arasında piyasa bilgilerinin aktarılmasına ve bağlantıların daha kolay yapılmasına imkân sağladıkları için ticarî işlem maliyetlerini düşürerek, ikili ticaretin gelişmesine katkıda bulunacaklardır. Bu kanal “bilgi artışı etkisi ya da ağ etkisi” olarak adlandırılmaktadır. Tercih etkisi iki ülke arasındaki ticareti tek yönlü (göç alan ülkenin ithalatı açısından) etkilerken, bilgi artışı ya da ağ etkisi ticareti iki yönlü (hem ithalat hem de ihracat açısından) etkilemektedir. Kuşkusuz ikinci durumda daha kapsamlı bir etkileşim söz konusudur ve iki ülke arasındaki ticarete hem ithalat, hem de ihracat kanalından daha fazla katkı sağlama potansiyeli taşımaktadır (Ghatak ve Piperakis, 2007).

 

Literatürdeki araştırmalar işlem maliyetlerindeki azalmanın değişik ürün tiplerine göre farklılık göstereceğini ortaya koymaktadır (Blanes (2005). Türdeş (homojen) mallarda bu etki farklılaştırılmış mallara göre daha kısıtlı olurken, göçmenlerin getirdiği ilave bilginin üretim mallarından ziyade tüketim malları piyasaları için daha uygun olduğu öne sürülmektedir. Buna göre, göçün ticaret üzerindeki etkisi, işlem maliyetleri daha uygun olduğu için, farklılaştırılmış ürün piyasalarında daha büyük etkiye sahip görünmektedir. Göçün ticaret üzerindeki etkisi, diğer birçok faktörün yanı sıra, ülkeler arasındaki ticaretin bileşimine de bağlıdır. Ticarete konu olan başlıca mal grupları yukarıda belirtilen etkilere açık değilse, göçün ticareti etkilemesi mümkün olmayacaktır (Head ve Ries, 1998). Diğer taraftan bunun tersine, yeni ürün kanallarının açılmasına veya daha önce düşük öneme sahip ürünlerin önem kazanmasına yol açarak göçün ticaretin bileşimini değiştirmesi de mümkündür. (Bacarreza vd., 2006).

 

Türkiye’nin dış göç deneyimi ve dış göçün siyasi, sosyolojik, ekonomik etkileri üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır. Göçün ekonomik etkileri üzerine yapılmış çalışmalar daha çok işçi dövizlerinin ekonomik etkileri üzerinde yoğunlaşmıştır. Ancak, Türkiyeli göçmenlerin Türkiye’nin ikili ticaret akımları üzerinde etkilerinin araştırıldığı bilimsel çalışmaların yetersizliği, bizi detaylı bir araştırmaya yöneltmiştir. Bu araştırmada; Türkiye’nin en fazla göç verdiği Avrupa ülkeleri ile olan ticaretine Türkiyeli göçmenlerin etkisini incelemeyi amaçladık (İnsel, Sungur Çakmak, Ökten (2010)). Genel olarak, göç ve dış ticaret yazınında, bizim bildiğimiz kadarıyla yapılan çalışmaların tamamı, göçmenlerin “göç alan” ülkenin dış ticareti üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Bu çalışmada Türkiye, “göç veren” ülke olarak dikkate alınarak, Avusturya (AUST), Belçika (BEL), Danimarka (DEN), Finlandiya (FIN), Fransa (FR), Hollanda (HOL), İtalya (ITA), Norveç (NOR), Birleşik Krallık (UK), İsveç (SWE) ve İsviçre (SWITZ)’de yaşayan Türkiyeli göçmen stokunun Türkiye’nin dış ticareti üzerindeki etkileri 1980-2007 dönemi ve Aralık 1995’de imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması sonrası dönem için araştırılmıştır.

 

Göç ve dış ticaretin durum analizi

Türkiye ekonomisinde 1980 yılından itibaren başlayan serbestleşme politikaları döviz kuru yoluyla ihracatı teşvik etmeyi amaçlarken, hammadde ve ara malları ithalatı üzerindeki kısıtlamaların azaltılması yoluyla da, dış ticaretin genişlemesine neden olmuştur. Diğer yandan, 1989 yılında finansal serbestleşmesinin uygulamaya konulması, Türkiye’de ekonomi politikalarının ihracatı teşvik ekseninden yabancı sermaye girişlerinin teşviki eksenine yönelmesi Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesine ve ithalatın ihracattan daha hızlı artmasına neden olmuştur. 1996 Gümrük Birliği Anlaşması ise, sanayi sektörünün Avrupa’daki yerini güçlendirirken, tüm bu değişimler ihracatın ithalata bağımlılığını önemli oranda arttırmıştır. Çalışmamızda, bu bilgiler ışığında ve geleneksel dış ticaret teorilerinin ötesinde, dış ticaretin temel belirleyicileri olan reel döviz kuru ve GSYİH değerlerine Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiyeli göçmen nüfus stoku eklenmektedir. Göçmen nüfusunun eğitim düzeyinin yükselmesi, diaspora etkileri, bulundukları ülkelerde iş dünyasına katılımları ve katkıları, Türkiye ile bu ülkelerin ticaret bağlarını güçlendirmelerinde önemli rol oynamaktadır.

 

Türkiye’nin dış ticareti ile Türkiyeli göçmenler arasındaki ilişkinin araştırılmasında, Avrupa’da yaşayan Türkiyeli nüfusa ait tutarlı ve doğru verilerin elde edilmesi çok sayıda veri tabanının karşılaştırmalı olarak incelenmesi sonucunda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada tablolarda sunulan ülke sıralamaları, incelenen dönemler için hesaplanan ortalama değerlere göre yapılmıştır. Şekil.1 ve Tablo.1 birlikte değerlendirildiğinde, 1960’lar ve 70’lerde Türkiye’nin en fazla göç verdiği Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda ve İsviçre iken, özellikle 1990 sonrası Türkiyeli göçmen nüfusunun yaşadığı ülkelerin çeşitlendiği gözlenmektedir. 1980-1995 döneminde Almanya birinci sırada olmak üzere Hollanda, Avusturya, Fransa ve Belçika ilk beş ülke sıralamasını oluştururken, 1996-2007 döneminde Fransa üst sıralara yükselmiş, Belçika sıralamada aşağıya inmiştir.

 

 

 

Türkiyeli göçmen nüfusunun yoğun olduğu ülkeler ile Türkiye’nin ikili ticaret ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde, Tablo.2’de Almanya’nın baskın önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.  Türkiye’nin dış ticaretinde sadece Türkiyeli göçmen nüfusunun belirleyici olmadığı açıktır. Ancak her iki dönemde de toplam ihracatın ve ithalatın en fazla olduğu ülkelerin başında Türkiyeli göçmen sayısının 1990 sonrası artış gösterdiği İtalya ve Birleşik Krallık gelmektedir.

 

Şekil.2 BEC sınıflandırmasına göre dış ticareti yapılan mal gruplarının ülkelere göre dağılımını ve Tablo.3 ise bu malların ülkelere göre ihracat sıralamasını göstermektedir.   Tüketim mallarının en fazla ihraç edildiği ülke, Türkiyeli göçmen nüfusun en fazla olduğu Almanya’dır. Tüketim malları, ara malları ve yatırım malları ihracatının en fazla yapıldığı Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika’da Türkiyeli göçmenlerin “tercih etkisi” kanalıyla Türkiye’nin ihracatını olumlu etkiledikleri düşünülmektedir.

 

 

Tartışmaya ithalat tarafından bakıldığında ise, Almanya’nın dış ticaretteki büyük önemi bir kez daha gözlenmektedir (Şekil.3 ve Tablo.4). Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında, ithalatın yoğun olarak yapıldığı ülkeler sıralamasında Almanya,  İtalya, Fransa, Birleşik Krallık ve İsviçre gelirken, ithal edilen mal grubu sıralaması bilindiği gibi ara malları, yatırım malları ve tüketim mallarıdır.

 

 

 

 

Göç ve dış ticaretin ekonometrik analizi

Türkiye’nin dış ticaretinde sadece Türkiyeli göçmen nüfusunun belirleyici olmadığı bir gerçektir. Göçmen etkisinin hangi tercih kanalından gerçekleştirildiği, etkinin varlığı ve büyüklüğü kantitatif bir analizle ortaya konulabilir. Bu amaçla araştırmamızda, Türkiyeli göçmenlerin Türkiye’nin ikili ticaret akımları üzerindeki belirleyicilikleri ekonometrik model oluşturularak analiz edilmiştir. İhracat ve ithalat modelleri mal grupları dikkate alınarak ayrı ayrı tahmin edilmiştir. Modellere açıklayıcı değişken olarak Avrupa’da yaşayan Türkiyeli göçmen nüfus stoku değişkeni yanında, reel döviz kuru ve GSYİH değişkenleri dahil edilmiştir. Ekonometrik analizler sonucu göçmen nüfusu ile dış ticaret arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. 1980-2007 döneminde, incelenen ülkelerde bulunan göçmen stokunda yüzde 10’luk bir artış Türkiye’nin toplam dış ticaretini yaklaşık yüzde 0,84 ve toplam ihracatını yaklaşık yüzde 0,77 oranında artırmıştır. Artış oranları Aralık 1995 Gümrük Birliği Anlaşması sonrası dönemde sırasıyla yüzde 1,25 ve 1,01 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönem içinde ithalattaki artış ise yüzde 1,16’dır.

 

Göçmenlerin Türkiye’den ihraç edilen mal grupları üzerindeki etkileri incelendiğinde, Türkiyeli göçmen stokunda yüzde 10’luk bir artışın, 1996’dan itibaren tüketim malları ihracatını yaklaşık yüzde 1,51, yatırım malları ihracatını yüzde 0,84 ve ara malları ihracatını yüzde 0,09 arttırdığı bulunmuştur. Bu dönem içinde göçmenlerin Türkiye’nin tüketim malları ihracatı üzerindeki olumlu etkileri Gümrük Birliği Anlaşması öncesi döneme göre önemli oranda artarken, yatırım ve ara malları ihracatı üzerindeki olumlu etkilerinin azaldığı görülmektedir. Diğer yandan, Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında göçmenlerin özellikle Türkiye’nin yatırım malları ithalatı üzerindeki pozitif etkilerinin önemli oranda arttığı, tüketim malları üzerindeki etkilerin azaldığı, ancak ara malları üzerindeki etkilerin hemen hemen aynı düzeyde kaldığı saptanmıştır.

 

Sonuç olarak, Türkiyeli göçmenler bulundukları Avrupa ülkeleriyle Türkiye’nin ihracatının ve ithalatının artmasında önemli rol oynamışlardır. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılan Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında hem “tercih etkisi” hem de “ağ etkisi” kanalları yoluyla Türkiye’nin dış ticaretinin genişlemesine olumlu katkılarda bulunmuşlardır.

 

Kaynaklar:

BACARREZA, C., G. Javier ve L. Ehrlich (2006), “The Impact of Migration on Foreign Trade: A Developing Country Approach”, Munich Personal RePEc Archive (MPRA), No. 1090.

BLANES, J. V. (2005), “Does Immigration Help To Explain Intra-Industry Trade? Evidence For Spain”, Review of World Economics, Vol. 141, s. 244-270.

BULUTAY, T. (1995), “Employment Unemployment and Wages in Turkey”, International Labour Organization and State Institute of Statistics,  Ankara, 1995.

GHATAK, S. ve A. S. Piperakis (2007), “The Impact Of Eastern European Immigration To UK Trade”, Kingston University, Discussion Paper No. 2007/3.

HEAD, K. ve J. Ries (1998), “Immigration and Trade Creation: Econometric Evidence From Canada”, The Canadian Journal of Economics, Vol. 31, No. 1, s. 47-62.

İNSEL, A., ÇAKMAK SUNGUR, N., ÖKTEN, A., (2010), “The Link Between the Turkish Emigrants and the Turkish Trade in Europe”, 30. MEEA Konferansı’nda sunulan tebliğ, Atlanta, ABD.

 

Prof. Dr. AYSU İNSEL

Marmara Ün. İİBF İng. Bölümü Öğretim Üyesi

 

Prof. Dr. Nesrin Sungur Çakmak

Marmara Ün. İİBF İng. Bölümü Öğretim Üyesi

 

Vira Dergisi

 

Ekonomi Kategorisindeki Diğer Haberler
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN