ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hasan Yalınkaya: Deniz Uygarlıktır
10 Ağustos 2009 / 10:39
Altın ve mücevher sektörünün farklı alanlarında büyümeyi hedefleyen Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı HasanYalınkaya ile değerli maden sektörünü ve tabii ki denizleri konuştuk.

Eskiden kuyumcu denince, aklımıza küçük kuyumcu dükkanları gelirdi. Şimdi ise markalaşmış, dev boyutlarda kuyumcu mağazaları ile karşılaşıyoruz. Markalı takı kavramı ile birlikte farklı dizaynlara sahip ürünler, klasik bir kuyumcu dükkanından ayrı yeni bir konsept yaratıyor. Değerli maden sektörünün en büyük firmalarından olan Goldaş Kuyumculuk’un Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalınkaya, bu yeni konsepte takı ve aksesuar mağaza zinciri halkalarını eklemeye devam ediyor. Altın ve mücevher sektörünün farklı alanlarında büyümeyi hedefleyen Yalınkaya ile değerli maden sektörünü ve tabii ki denizleri konuştuk.

 

Sohbete yol hikayenizden başlayalım. Goldaş bugünlere nasıl geldi?

Kuyumculuk sektörüne ilk olarak ihracatla adım attık. 1993 yılında da kendi üretim tesisimizi, Goldaş Kuyumculuk’u kurduk. 1990’lı yılların sonuna kadar ihracat ağırlıklı ilerledik ve sektörümüzde tanınan bir firma haline geldik. 2000’li yıllarda Goldaş’ı, son tüketici nezdinde de bilinirliği yüksek bir marka haline getirmeyi hedefledik ve markalaşma yönünde yatırımlar yaptık. Altın ve mücevherat sektörünün farklı alanlarında büyümeyi seçtik. 2000’li yıllarda kıymetli maden ticareti, madencilik ve perakende gibi sektörün farklı ayaklarında büyüme stratejimizi uygulamaya koyduk. 1999 yılından sonra üretimin yanı sıra, mağazacılık alanında faaliyet göstermeye başladık. Türkiye’de benzeri olmayan bir takı ve aksesuar mağaza zincirinin temellerini attık. Mağaza konseptimiz pek çok ilke sahiptir. Sektörümüzde halen benzeri olmayan bir konsept bu. O zamana kadar Türk halkı en yakınındaki, yıllardır güvendiği kuyumculardan alışveriş yapıyordu. Markalı takı kavramı ve böylesine bir mağaza ile karşılaşmaları Goldaş ile oldu. Kapısı her zaman müşterilerine açık, klasik bir kuyumcu dükkanından farklı olarak geniş, ferah bir ortam, farklı bir dizayn, ürünlerin fiyatları ve bilgileri üzerinde, terazi yok. Kimse sizi rahatsız etmeden, dilediğiniz kadar mağazada kalıp, ürünleri inceleyebiliyorsunuz. Mağazalarımız takı ve aksesuarı, hediye olarak konumlandıran ve sunumunu buna göre tasarlayan bir anlayışa sahip. Mağaza zincirimiz zamanla büyüdü. Türkiye’nin yanı sıra yurtdışında Rusya ve Çin’de de mağazalarımız açıldı. Markamızı uluslararası arenada da geliştirmek adına aktif bir pazarlama ağı kurarak; önce İngiltere ve ABD’de, ardından Almanya, Dubai, Rusya, Tayland, Güney Afrika ve Çin’de pazarlama ofisleri açtık. Yurtdışı mağazalarının yanı sıra; ABD sermaye piyasalarına, Frankfurt Borsası gibi yurtdışı borsalara kote olduk. Türkiye’de de halka açık tek mücevherat şirketi olmayı sürdürüyoruz. 1999 yılından bu yana İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) koteyiz. Goldaş; sektöründe öncü bir rol üstlenen, teknolojiye ve Ar-Ge’ye yatırım yapan, ChipGold, Silver D’sign gibi inovatif markalara sahip bir firma. Türk mücevherat sektörüne getirdiğimiz yenilikler, sektörün gelişmesine önemli katkılarda bulundu. Daha önce yapılmamış ürün ve hizmetleri uygulamaya koyarak, markamız ile birlikte sektörü de ileriye taşımayı başardık.

 

Peki, Goldaş’ın farkı nedir?

Geniş bir ürün portföyümüz var. Goldaş mağazalarına geldiğinizde, bütçenize uygun bir ürün seçeneğine ulaşabilirsiniz. İster binlerce dolarlık pırlanta bir kolye alabilir, ister 100 TL’ye, şık bir gümüş kolye alırsınız. Goldaş ürünleri, tasarımları ile özeldir. Koleksiyonlarımızın her birinin bir hikâyesi vardır. Ürünlerimizle insanların kendilerini iyi ve özel hissetmelerini sağlamayı amaçlarız. Rakiplerimizden en büyük farkımız, ürünlerimizi ve mağazalarımızı hediye konsepti ile tasarlamamız. Goldaş mağazalarına geldiğinizde, kravattan, kaşmir ürünlere, gümüş ve deri aksesuarlardan eşarplara kadar farklı hediye seçeneklerine ulaşabilirsiniz.

 

Malum ekonomik kriz bütün sektörleri etkiledi. Değerli maden sektörü krizin neresinde?

Kriz; altına ve diğer ürünlere olan talebi bir miktar olumsuz etkilese de, insanlar alışverişlerine devam ediyor. Mayıs ayında başlayan ve eylül ayı sonuna kadar sürecek olan evlilik sezonu, sektörümüzün satışlarını artıracaktır. Ayrıca yılbaşı gibi özel günlerdeki hediye alışverişleri de sektörümüze hareket getiriyor.   

 

Şirket olarak kriz dalgasından nasıl etkilendiniz? Krizde izlediğiniz strateji nedir?

Yaşanan global bir kriz olduğu için böyle bir ortamdan şirketinizi izole etmeniz çok mümkün olmuyor. Öncelikle krizi yakından takibe ve krizin etkilerini minimuma indirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Krizin olası etkileri konusunda araştırmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Kriz ortamında işlerimize çok daha sıkı sarılıyor, yeni iş alanları yaratmak adına fırsatları çok daha yakından izliyoruz. Krizin aynı zamanda içinde fırsatlar da barındırdığına inanan bir firma olarak, bu fırsatları yakalamak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni ürünler üretmeye devam ediyor, müşterilerimizle olan bağlarımızı güçlendirmeye özen gösteriyoruz.

 

Sizce kriz dip noktasını gördü mü ya da bu durum ne zaman gerçekleşir?

2009 yılı sonunda bir toparlanma gelebilir diye düşünüyorum. Tahminime göre dibe vuruldu. Bundan sonra daha kötüsünü beklemekten çok, iyileşmeyi göreceğiz. Uluslararası gelişmeleri iyi izlemek gerekiyor.

 

Enerji ile ilgili de yatırımlarınız var. Bu alandaki planlarınız nedir?

Yalınkaya Grubu olarak enerji alanında büyümeye yönelik bir takım hedeflerimiz var. Elimizde iki tane üretim lisansı bulunuyor. Bunlardan biri hidrolik enerji projesi, diğeri ise doğalgaz santrali projesi.

 

Goldart ve Goldaş olarak hedefleriniz neler?

Goldart Holding, altın ve kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren entegre şirketleri bünyesinde bulunduruyor. 2000’li yıllarda uygulamaya koyduğumuz, üretim, kıymetli maden ticareti, perakende, madencilik, rafineri gibi sektörümüzün farklı alanlarında faaliyet göstermek ve sinerji yaratmak üzerine kurulu. Entegre yapı hedefimizi Goldart Holding çatısı altında gerçekleştirdik. Gelecekte de bu hedefi en iyi şekilde gerçekleştirmek ve sektörümüzün farklı alanlarında büyümek için çalışmaya devam edeceğiz. Goldaş ile ilgili olarak da, ilerleyen dönemde markamıza yönelik yatırımlara, müşterilerimize en iyiyi sunmak adına çalışmaya devam edeceğiz. Yeni ürün ve markalarla müşterilerimizin karşısına çıkmak, her zaman hedeflerimiz arasında yer alıyor. Önümüzdeki süreçte, pazar payımızı ve mağaza sayımızı artırmayı, markamızı daha da güçlü kılmayı hedefliyoruz.   

 

Biraz da denizden bahsedelim. Denizin hayatınızdaki yerini öğrenebilir miyiz?

Denizi seviyorum. Dünyadaki en büyük güzellikleri bize sunan denizi “sevmiyorum” diyen pek az insan çıkar. Denizi görmek, hatta düşünmek dahi beni dinlendirir ve huzur verir. Geçmişte tekne ile yaptığımız tatillerimiz olmuştur. Yüzme dışında ilgilendiğim bir deniz sporu yok. Çok yoğun bir çalışma programım olduğu ve çok az tatil yaptığım için denize ayırdığım zaman da çok kısıtlı diyebilirim.

 

İnsanlarımızda yerleşmiş bir deniz kültürü bilinci yok. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Pek çok alanda olduğu gibi sahip olduğumuz değerleri ve zengin birikimi, denizcilik alanında da yeterince değerlendiremiyoruz. Anadolu, geçmişte büyük deniz uygarlıklarına evsahipliği yapmıştır, bu alanda zengin bir kültürümüz var. Biraz geçmişi hatırlasak, sahip olduğumuz zenginlikleri öğrenebilsek ve öğretebilsek, eminim önemli bir yol alabiliriz. Deniz uygarlıktır, güzelliktir. Bu güzellikleri yeniden paylaşabilmemiz gerekli.

 

Son olarak denizcilere ve deniz dostlarına nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Tüm denizcileri ve deniz dostlarını selamlıyorum. Deniz insanı, hayattan keyif almayı bilir. Denizlerimize hak ettiği değeri verelim, bunu yaparken denizlerimizi her türlü kirlilikten korumayı başaralım. Gelecek kuşakların da; denizlerimizin güzelliklerinden yararlanmalarını, kirlenmemiş denizlerde yüzmelerini sağlamamız gerekiyor. Denizlerdeki kirliliğin, deniz yaşamını ve canlılarını tehdit etmesine izin vermemeliyiz. Bu konuda hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız. Goldaş olarak denizlerdeki kirliliğe ve deniz yaşamının önemine dikkat çekmek için “derindenizler” adını taşıyan bir koleksiyon hazırlamış ve özel bir defile ile sunmuştuk. Bu koleksiyonumuza ve organizasyonumuza da çok güzel tepkiler almıştık.

 

Vira Dergisi

Röportajlar Kategorisindeki Diğer Haberler
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN