




Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Kulübü tarafından gerçekleştirilen "Lojistik ve Ticaret Buluşması" isimli etkinlik Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansta konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım sözlerine, “Ticaret ve lojistik bir birinden ayrılmayan, birisi olmadığı zaman diğeri de olmayan, et ve tırnak gibi ayrılmaz bir bütündür” diyerek başladı.

Yıldırım geçtiğimiz günlerde Balkan ülkeleri ulaştırma bakanlarının katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya katıldığını belirterek şunları söyledi:
Toplantıda taşımacılığın önündeki engellerin kaldırılması gibi konular konuşuldu. Toplantı sonunda altyapı yatırımlarının yapılması, geliştirilmesi fikrine varıldı. Aklın yolu birdir. Sorunlar aynı. Çünkü her şey insanın elinde. Sorunları istediğimiz kadar büyütebiliriz ya da istediğimiz kadar küçültebiliriz. Taşımacılık ve lojistik kavramları iyi anlaşılmalı. Taşımacılık lojistik kavramının içinde yüzde 30–40 oranında yer alan bir parça. Ama asıl önemli olan tedarik zinciridir. Tedarik zinciri dediğimiz zaman taşımacılıkla beraber depolanma, gümrüklenme gibi birçok hizmeti bir arada veren bir yapıdan bahsediyoruz. Ticareti geliştireceğiz. Küresel rekabeti sağlayacağız. Ülkemizin 2023 yılı için büyük hedefleri var. Yüklerimizin miktarının 1,5 milyar tona ulaşacağını düşünüyoruz. Toplam ticaretimizin 1,5 trilyon doların üzerine çıkacağını düşünüyoruz. Bütün bunları yapabilmek için iki konunun üzerine gidiyoruz. Bunlardan bir tanesi altyapıyı güçlendirmek. Bununla beraber üretim merkezleriyle entegrasyonu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Son kullanıcıya giden noktaya kadar bütünleyici bir altyapının mevcut olması gerekiyor. Bir lojistik merkezi kurduğunuz zaman arkasında demiryolu, liman, üretim merkezi yoksa avantaj yerine olumsuzluğu da beraberinde getirmiş oluruz. Eskiden bunlara ihtiyacımız yoktu ama küresel rekabet artık çok kızıştı. Bilgi ve iletişim teknoloji gelişmelerinin sonunda dünya küresel bir köy haline geldi. Bu gelişmelerin sonucunda herkes ihracatçı, ithalatçı oldu. Bu nedenle bir yerlerden tasarruf etmemiz gerekiyor. Bu yarıştan kopmamak için zorunlu hale geldi ve bu nedenle lojistik klasik taşımacılığın önüne geçti. Bu şekilde organize olamayan ülkelerin, işletmelerin dünya pazarlarında yer alması mümkün değil. Türkiye çok ileri sıralarda değilse bile, son zamanlarda bunu fark eden ve bu yönde atılımları yapan bir ülke haline geldi”

“Hedefimiz ilk 10 içerisinde yer almak”
Lojistik sektörüne yönelik istatistiklerden bahseden Ulaştırma Bakanı, “Geçtiğimiz günlerde bir istatistik oranı açıklandı bu orana göre Türkiye lojistik anlamında 155 ülke arasında 39’uncu sırada yer alıyor. Zamanında teslim konusunda da 31’inci sıradayız. Türkiye’nin hedefi ilk yirmi içerisinde yer almak. G-20’ler içerisinde 17. sıraya yükseldik. 2023 hedeflerimiz arasında ilk 10 içerisinde yer almak var. Buna göre diğer göstergelerimizi de yükseltmemiz icap ediyor. Bunun için lojistik ile ilgi iki koldan çalışma yapıyoruz. Bunların başında kamu eliyle yapılan çalışmalar geliyor. İkinci ayağını ise özel sektörün kamu sektörü ile koordineli olarak yaptığı çalışmalar bulunuyor. Demiryolu anahatlarının 12 noktasında lojistik köy çalışmaları devam ediyor. Bunlardan iki tanesi tamamlandı. Diğerleri de büyük oranla bu yıl içerisinde tamamlanmış olacak. Karayollarına ait belki de Türkiye’nin en büyük lojistik merkezi Kazan’da tamamlandı ve yakın bir geçmişte de hizmete girdi. İzmit’te İstanbul Anadolu yakasında ve Avrupa yakasında demiryoluyla, karayoluyla ve denizle bağlantılı olacak şekilde büyük lojistik merkezleri oluşturuyoruz. Maalesef geçmişte kurduğumuz limanlar, iskeleler, havaalanları, organize sanayi bölgeleri kurulurken bu ihtiyaç dikkate alınmamış. Arka plan sahaları ayrılmamış. Bunun sıkıntısını çekiyoruz. Bu küresel rekabette sürdürülebilecek bir yapı değil” dedi.
“Denizlerdeki faaliyetler yok denecek noktaya gelmiş”
Taşımalarda parsel büyüklüğünün arttırılması gerektiğini hatırlatan Yıldırım, “Mutlaka maliyetleri aşağı çekmemiz lazım. Bunun için kamyonla taşımak yerine trenle, gemiyle taşıma yapmak gerekiyor. Geçmişte üst üste yaptığımız hataların şuanda sonuçlarını en açık, en acımasız bir şekilde yaşıyoruz. 2000’li yılların başına gelindiğinde Türkiye’de yurtiçi taşımaları yüzde 90–95 oranında tamamen karayolu bağımlısı haline gelmiş. 8484 kilometrelik deniz yolumuzu adeta unutmuşuz. Benzer şekilde de demiryollarımızı zaten 1946’dan beri kaderine terk etmişiz. Karayollarımıza çok fazla yüklenmemize rağmen yol alt yapımızı da güçlendirememişiz. Orada da altyapıyla ilgili çok ciddi sorunlarımız var. Kamyonlar, tırlar yollardaki araçların yüzde ellisini oluşturur hale gelmiş. Yetersiz bir karayolu ağımız, demiryolu ağımız var. Denizlerdeki faaliyetler yok denecek noktaya gelmiş” ifadelerini kullandı.

“Afrika’yı Rusya’ya bağlayan bir ülkeyiz”
Göreve ilk geldiklerinde yaptıkları yatırımlardan dolayı tenkitler aldıklarını belirten Bakan Yıldırım, “Biz 15 bin km bölünmüş yol hedefini koyduğumuz da bunlarda karayolcu diye tenkitler almıştık. Ama biz bu kararı alırken demiryollarının da mutlaka ayağa kaldırılacağını ifade etmiştik. Denizlerimiz doğal otoyol. İstediğiniz kadar da şeridimiz var. Dağları delmeye, tüneller açmaya, viyadükler yapmaya ihtiyaç yok. Yeter ki denizden karaya ulaştığınızda onun arkasında da sağlam bir altyapı olsun. Yani ulaşımda entegrasyon, intermodel taşımacılık gelişmiş olsun. 2023 yılı için hedefimiz 32 bin kilometre yoldur. 2012 hedefimiz 22 bin 500 kilometredir. Bu hedeflere emin adımlarla ilerliyoruz. Bunu yaparken taşıma türleri arasındaki bütünlüğe çok dikkat ediyoruz. Bu yıldan itibaren iki önceliğimiz var. İlki yaptığımız bölünmüş yolların altyapısın iyileştirmek. İkinci önceliğimiz ise Türkiye’nin kuzey ve güney koridorlarını geliştirmek. Türkiye coğrafyasında kuzey ve güneydeki denizlerimizin gelişimini engelleyen sıradağlar var. Bu koridorda çalışmalarımız devam ediyor. Zor bölgeler kaldı. Biz hep doğu batı yönünde çalıştık. Şimdi kuzey-güney koridorlarının üzerine gidiyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu zor coğrafyanın üzerine gideceğiz. Birkaç önemli tünel inşaatına başlayacağız. 8–10 yıl içerisinde de kuzey-güney koridorlarını da halletmiş olacağız ve denizlerimizi birleştireceğiz. Türkiye bir kavşak ülkedir. Sadece doğuyla batıyı değil, kuzeyle güneyi değil, Afrika’yı Rusya’ya bağlayan bir ülkedir. Bu nedenle Türkiye’nin önemi artmaktadır’ şeklinde konuştu.
“Bir insanın hayatının kurtulması dünyaya bedel”
Karayollarındaki çalışmaların iki önemli sonucu olduğunu kaydeden Yıldırım, “ iyileştirmeler sonucu kazalar ve kazalardaki ölü sayısında ciddi azalmalar oldu. İnsan unsurundan kaynaklanan kazalar devam ediyor ama yol unsurundan kaynaklanan kazalar dört kat azaldı. Bunun yanı sıra 11 bin km bölünmüş yolda tüketilen yakıt miktarı 2 milyar azaldı. Bu azalma ayrıca zaman kazanımını da beraberinde getirdi. 2 milyar da buradan olmak üzere toplamda 4 milyar tasarruf sağlamış bulunuyoruz. Kazaların getirdiği iyileşmeleri saymıyoruz. Bir insanın hayatının kurtulması dünyaya bedel. Yollar iyileştiği için karbondioksit oranlarında ciddi oranda azalma oldu. Bu da ilerleyen yıllarda Türkiye’nin emisyon ticaretinde avantajlı bir konuma geçmesini sağlayacak bir adımdır. Bölünmüş yollara 25 katrilyon para harcadık. Ama her yıl minimum 4 katrilyonunu geri alıyoruz. 5–6 altı yıl içinde harcadığımız parayı geri almış olacağız. Alt yapı yatırımlarının geri dönüşü uzun yıllar sonra görülür. Altyapı yatırımları çok pahalı geri dönüşü çok düşük olan yatırımlardır. Demiryollarını da ele aldık. Ankara çıkışlı olmak üzere doğuya batıya, güneye kuzeye yeni demiryolu hatları kurmaya başladık. Ankara-Eskişehir arası hızlı tren projesi bitirildi. 250 kilometrelik yol 1 saat 20 dakikalık bir sürede gidilebiliyor. Bu proje ile hızlı tren anlamında dünyada 8 Avrupa”da 6. hızlı tren işletmeciliği yapan ülke haline geldik. Amerika’da bile hızlı tren işletmeciliği yoktur. Bu anlamda Türkiye sınır atlamıştır”
Maltepe Üniversitesi Marma Kültür Merkezi Reşit Galip Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen organizasyona Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen, Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, TOBB Başkan Vekili ve DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, TOBB Ulaştırma Meclis Başkanı Çetin Nuhoğlu Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakçı, Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, , MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan, LODER Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, HaberTürk Ekonomi Koordinatörü Güntay Şimşek’in yanı sıra sektörü temsilcileri, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.




































