




Güney Kıbrıs, hava ve deniz limanlarını açmayan Türkiye'ye karşı AB'nin yaptırım kararı alması için bastırırken, Fransa ve Almanya'da gözlenen bu diplomatik yumuşama, AB'nin limanlar kararını da etkileyecek. Son gelişmeler ışığında, AB'nin 27 ülke düzeyinde aralık ayında yapılacak Devlet Başkanları Zirvesi'nin ana gündemini oluşturacak olan limanlar konusunda, Rum yönetiminin Türkiye'ye tam üyelik müzakerelerinde yaptırım uygulanması konusunda ikna etmesi imkânsız hale geldi. AB'deki diplomatik çevrelerde, "Limanlar konusunda tek çıkabilecek karar, Rum Yönetimi'nin tek taraflı olarak Türkiye ile AB arasındaki birkaç müzakere başlığını daha askıya alması olabilir." yorumu yapılıyor. Hatta Rumların bu konuda Yunanistan'ın Papandreu hükümetini bile kendi tarafına çekemeyeceği ifade ediliyor. Türkiye'ye şu anda uygulanacak AB yaptırımının, Kıbrıs'ta devam eden barış müzakerelerine gölge düşürmesinden endişe ediliyor. Limanlar sorunu nedeniyle 8 müzakere başlığı halen askıda bulunuyor.
AB'de on ikinci durak
Fransa'daki yumuşama, somut olarak ise Türkiye- AB arasında yürütülen tam üyelik müzakerelerine olumlu bir şekilde yansıyacak. Sarkozy'nin "imtiyazlı ortaklık" kelimesinde artık ısrarlı davranmamasının ardında, Fransız Cumhurbaşkanı'nın Türkiye ile ikili ilişkilerinin önemini kavramasının rolü olduğu belirtiliyor. Türkiye ile iş yapmak isteyen Fransız iş dünyasının da, Sarkozy'nin Türkiye'ye karşı yaklaşımını değiştirmesi konusunda etkisinin olduğu kaydediliyor. AB'nin dönem başkanı İsveç zamanında açılacak tek başlık 'çevre politikaları' olacak. Böylece 35 alanı kapsayan müzakerelerde, açılan başlıklarının sayısı on ikiye ulaşmış olacak.
Sabah





















