AB Gemi Geri Dönüşüm Stratejisi

Yazar: KEMAL BATTAL

Küresel mali kriz ile birlikte AB’nin “Gemi Geri Dönüşümü Stratejisi” ön plana çıkmış bulunmaktadır. Küresel mali krizin gemi sahiplerini belirli yaşın üzerindeki gemilerini uluslararası sözleşmelerde belirtilen sürelerden daha önce söküme göndermelerine neden olması ve buna paralel olarak tahminlerin üzerinde gemilerin söküme gönderilmesi, çevre ve insan sağlığı boyutlarında tereddütleri olan AB’yi harekete geçirmiştir. Bu konuda Türkiye’nin son yıllarda kaydettiği ilerleme AB’nin de dikkatini çekmiş bulunmaktadır. Bu noktada AB ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri yazarımız Kemal Battal değerlendirdi.

           

Hizmet dışına çıkarılan gemilerin gemi söküm tesislerinde sökümü ve geridönüşümü amacıyla yapılan faaliyetler çevresel kaygılar nedeniyle sadece AB’yi değil, tüm dünyayı tedirgin etmektedir. MARPOL Sözleşmesinde yapılan değişikliklere paralel olarak tek cidarlı tankerlerin hizmet dışına çıkarılmasının hızlandırılması sonucunda yılda 600’e varan sayıda büyük geminin gemi söküm tesislerinde işlem görmesi, başta AB olmak üzere tüm dünyanın dikkatini bu soruna çevirmesine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO-International Maritime Organisation) platformunda yapılan çalışmalarla “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme” taslağı hazırlanmış ve Mayıs 2009’da yapılan uluslararası konferansta imzalanmıştır. Uluslararası sözleşmenin yürürlüğe girme ve uygulanma sürecinin oldukça uzun süreceğini düşünen AB, IMO’nun uluslararası sözleşmenin mümkün olan en erken zamanda yürürlüğe girmesi yönünde yaptığı çalışmalarını desteklerken, bir taraftan da AB’nin gemi geri dönüşüm stratejisini belirlemiştir. Bu kapsamda; AB Komisyonu tarafından 19 Kasım 2008 tarihinde “Daha Emniyetli Gemi Sökümü için AB Stratejisi Dokümanı” yayınlanmıştır. Küresel mali krizin etkileriyle birçok gemi sahibinin gemilerini zamanından önce hizmet dışına çıkarma kararları, son dönemde söküme giden gemi sayısını planlananın üzerine çıkarmıştır. Bu durum, AB gemi geri dönüşüm stratejisi ve bu kapsamdaki faaliyetlerin uygulanmasını AB gündemine taşımıştır.   

           

Gemi geri dönüşüm stratejisinin çözmeye odaklandığı temel sorun; Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi Güney Asya ülkelerinde gemi sökümü faaliyetlerinin insan sağlığı, iş güvenliği ve çevrenin korunması amaçları dikkate alınmadan yapılması ve bunun sonucu olarak felaket niteliğinde çevre sorunları ortaya çıkması ve kaza veya hastalıklardan çalışanların ölmesidir. Güney Asya ülkelerinde ortaya çıkan bu sorunlar, iş güvenliği ve çevrenin korunması tedbirleri alınmadan yapılan gemi sökümü faaliyetleri aynı zamanda ekonomik açıdan haksız rekabet oluşturmakta ve diğer ülkelerde emniyetli ve çevreye duyarlı gemi sökümü sektörlerinin gelişmesini engellemektedir. Bunun sonucu olarak AB üyesi ülkelerde gemi söküm sektörleri giderek küçülmüş ve yok olma derecesine gelmiştir.

           

“Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme” konuya küresel seviyede çevrenin ve insan sağlığının korunması noktasında bakarak, belirlediği hedeflere ulaşmaya çalışmaktadır. İşletme emniyeti ve işletme etkinliğine olumsuz etki etmeden, gemilerin emniyetli ve çevreye duyarlı sökümünü kolaylaştıracak dizayn, yapım, işletme ve hazırlık özelliklerine sahip olması sözleşmenin temel hedefidir. Gemi geri dönüşüm tesislerinin emniyetli ve çevreye duyarlı yöntemlerle faaliyette bulunmaları, bu maksatla; gemi sökümü için belgelendirme, raporlama gibi uygulama mekanizmaları oluşturulması da sözleşmede belirlenmiş diğer önemli hedeftir.

 

Gemi geri dönüşümünde sorun alanları

“Daha Emniyetli Gemi Sökümü için AB Stratejisi” dokümanında, gemi geri dönüşümünün ekonomik boyutlarının söküm faaliyetlerinin kalitesiz, emniyetsiz ve çevreye zararlı olarak yapılmasında önemli rol oynadığı belirtilmektedir. Söküm maliyetlerinin düşürülmesinde emniyet ve çevre tedbirlerinden kaçınmak, teknik ekipmanlara yatırım yapmamak ve kalitesiz işgücü kullanmak özellikle Güney Asya ülkelerinde yaygın uygulama haline gelmiştir. Strateji belgesi, bu noktada Çin, Türkiye ve bazı AB üyesi ülkelerin önemli aşamalar kaydettiğini açıkça belirtmektedir.

           

Mevcut mevzuatın etkin uygulanmaması AB’nin sorun alanı olarak gördüğü diğer bir konudur. Basel Sözleşmesi’nin tehlikeli atıkların OECD üyesi olmayan ülkelere bertaraf amacıyla gönderilmesini yasaklayan kuralları Basel Yasakları adı altında AB müktesebatına aktarılmış olmakla birlikte, bu yasakları by-pass etmenin veya uygulamamanın yolları mevcuttur. Basel Yasakları’nın izlenmesi konusunda gemi sökümü yapan ülkelere önemli görevler düşmektedir. Ancak, Türkiye dışındaki diğer gemi sökümü yapan ülkeler Basel Yasakları’nın uygulanmasında isteksizdir. AB, “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme”nin yürürlüğe girmesini ve etkin olarak uygulanmasını, sorunun çözümünde önemli bir araç olarak görmektedir.

 

AB gemi geri dönüşüm stratejisinin temel hedefleri

Şüphesiz AB gemi geri dönüşüm stratejisin ana hedefi; gemilerin emniyetli ve çevreye duyarlı sökümünün sağlanmasıdır. Bu konuda, “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme” hükümleri teknik olarak uygulanması gereken kurallar olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, bu hedefe ulaşılması için gemi ile AB bayrakları ve gemi sahipliği ilişkisi güçlendirilerek kullanılacaktır. AB atık transferi müktesebatının daha etkin uygulanması ve özellikle Güney Asya ülkelerindeki uygulamaların ekonomik ve sosyal olumsuz etkilerinin azaltılması sağlanacaktır. AB, bu amaçlara ulaşılması için aşağıdaki tedbirleri önemli görmektedir;

 

-         AB’nin gemi geri dönüşümüne ve tehlikeli atıkların tranferine ilişkin müktesebatının uygulanmasını teşvik etmek,

-         “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme” hükümlerinin daha erken ve etkin uygulanması için çalışmalar yapmak,

-          “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme” hükümlerine ilave tedbir ve uygulama ihtiyaçlarını değerlendirmek ve etkin uygulanmaları için tedbirler geliştirmek.

 

Sonuç

Küresel mali krizin, gemi sahiplerini belirli yaşın üzerindeki gemilerini uluslararası sözleşmelerde belirtilen sürelerden daha önce söküme göndermelerine neden olması ve buna paralel olarak tahminlerin üzerinde gemilerin söküme gönderilmesi, çevre ve insan sağlığı boyutlarında tereddütleri olan AB’yi harekete geçirmiştir. AB, kendi filolarındaki gemi sahiplerini AB gemi geri dönüşüm stratejisinde belirlenen tedbirleri en iyi uygulayan ve strateji hedeflerine ulaşılmaya en elverişli gemi geri dönüşümü sektörü olan ülkelerde gemi sökümüne zorlayacaktır.  

Gemi geri dönüşümünde, dünya deniz ticaret filosunun yaklaşık yüzde 40’ını kontrol eden AB’ye hitap edebilmek, Türkiye ve Türk gemi geri dönüşüm sektörü için hem ekonomik boyutlarda, hem de çevre ve insan sağlığı boyutlarında önemlidir. AB’nin Türkiye’yi çevre ve insan sağlığına duyarlı gemi geri dönüşümü yapabilen ülkelerden biri olarak göstermesi, AB’nin gemi söküm merkezi olma noktasında açık bir tekliftir. Türkiye kısa süre içinde çıkacak fırsatlara hazırlıklı olmak için, bir taraftan AB gemi geri dönüşüm stratejisini tam uygulamada eksikliklerini tamamlarken, bir taraftan da “Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Sökümü Hakkında Uluslararası Sözleşme”ye taraf olma çalışmalarını hızlandırmalıdır.

 

KEMAL BATTAL

DTO AB Danışmanı 

http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.