Başarılı bir Boat Show

Yazar: SEDAT ALTUNAY

15-24 Şubat 2008 tarihinde İstanbul?da gerçekleştirilen Avrasya BOAT SHOW 2. Deniz araçları ekipmanları ve aksesuarları fuarı başarı ile sona erdi. Yapılan bugüne kadar ki BOAT SHOW?ların en zengin içerikli ve sektörün katılımcılarını mutlu eden bu fuarın gelecek için yeni açılımları da beraberinde taşıyacağı beklenmektedir.Fuarda tekne alıcılarına sunulan birbirinden mükemmel bu deniz araçlarını satın alacak denizciler için kendilerine bazı önemli soruları sormak istiyorum. Ayrıca bu sorular neden denizci bir millet olamayacağımızın ve de gezi ve spor amaçlı amatör denizciliğin gelişemeyeceğinin bir cevabı olacaktır. Siz denizciler kendinize ve ailenize spor ve gezi amaçlı bir tekne almak istiyorsunuz. Tekneyi almanız için eşiniz, çocuklarınız ısrar ediyorlar. Ve hayaller kuruyorlar. Bunun için kendinizi de hazır hissediyorsunuz. O zaman lütfen aşağıda ki sorulara çok iyi düşünerek cevap veriniz.1-Aldığınız tekneyi kullanmak için zamanınız var mı?2-Alacağınız ve kullanacağınız tekne için paranız var mı?3-Aldığınız tekneyi bağlıyacağınız yeriniz var mı?4-Aldığınız tekneye Türk bayrağı çekecekseniz ödeyecek yüksek vergiler için düzenli geliriniz var mı?Bu sorular ve sorulara verilecek cevaplar çok önemli. <> ve tekne alacağınız <>nız sizin iradenize bağlı bir konu olmasına rağmen, <> yeri ve yüksek <>ler sizin iradeniz dışında oluşan en önemli sorunlardır.A)Aldığınız tekneyi nereye bağlıyacaksınız;Türkiye? de işletmeye açılmış ve açılacak,İstanbul?da 3 Marina ve Yat Limanıİzmir?de 2 Marina ve Yat LimanıMuğla?da 18 Marina ve Yat LimanıAntalya?da 3 Marina ve Yat LimanıAydın?da 2 Marina ve Yat LimanıBalıkesir?de 2 Marina ve Yat LimanıKocaeli?nde 1 Marina ve Yat LimanıOlmak üzere 21 işletme belgeli hizmete açık, 10 ise yatırımı devam eden belgeli toplam 31 Yat Limanı mevcuttur. Bu yeni açılacak Yat Limanları ile birlikte Yat Bağlama kapasitesi 12.000 olacaktır. Bugün hizmete açılan Marina ve Yat Limanlarının tüm kapasiteleri doludur. Yurt dışından teknesi ile gelmek isteyen denizcilere bu marinalarda yer yok cevabı vermektedir. Ayrıca bu doluluğu fırsat bilen Marina ve Yat Limanı yönetimi, bağlama ücretlerini Euro bazında orantısız ve insaf ölçüleri dışında artırarak tekne sahiplerine balyoz gibi darbe indirmişlerdir.Turizm Bakanlığı?nın bu fahiş fiyat artışı durumuna seyirci kalması ayrıca düşündürücüdür. Çünkü Turizm işletme belgeli tüm turistlik işletmelerin ve bu arada Marina ve Yat İşletmelerinin fiyatları her yeni yılbaşında Bakanlığın izni ve onayına göre uygulanmaktadır. Bir yıl içinde 2 defa zam uygulamak nasıl izah edilecek takdirini siz tekne sahiplerine bırakıyorum.Ayrıca Türkiye denizlerinde her biri orta boyda bir Marina büyüklüğünde olan 137 Balıkçı Barınağına ise balıkçıların dışında tekne bağlamanız mümkün değildir. Tam anlamı ile atıl bir kapasitedir. On yıla yakın bir süredir balıkçı barınaklarının kademeli olarak Yat Turizmine açmak ve iki yakaları bir araya gelmeyen ve fakirlikten bir türlü kurtulamayan balıkçılara önemli bir kazanç kapısının açılması isteğimiz bir türlü uygulamaya konulamamıştır.Şimdi bu şartlar altında nasıl bir tekne alırsınız ve bağlama yapacağınız bir yeri nerede bulacaksınız. Eğer 2-3 yıllık bekleme sırasına razı iseniz, sıranız gelene kadar iki Dünya Seyahati gerçekleştirebilirsiniz.B)Aldığınız Teknenin Yüksek Vergisini Nasıl Ödeyeceksiniz?Ailenizle BOAT SHOW gezdiniz ve motor gücü 30 beygirde ve satış fiyatı 80.000 $ olan bir tekneyi almak istediniz. Eğer Türk bayrağını alacağınız tekneye çekeceksiniz ticari olmayan gezi ve spor amaçlı Amatör denizcilerin kullandığı bu tekne için üç türlü vergi uygulanmaktadır.1- % 18 oranında Katma Değer Vergisi (KDV)2- % 8 oranında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)3- Her yıl tesbit edilen oranlar içinde motor gücüne göre motorlu taşıtlar vergisi(MTV)Ödemeniz gerekecektir. Bu durumda;Teknenin fiyatı 80.000 $ dırKatma Değer Vergisi 14.400 $ dırÖzel Tüketim Vergisi 6.400 $ dırToplam Olarak 100.800 $ tekneyi alırken ödeyeceğiniz bedeldir.Ayrıca 30 Beygir gücündeki motoru içinde 30x20 YTL=600 YTL her yıl değişen ve artan oranda motorlu taşıtlar vergisi ödemek zorundasınız.Bu örnek 10 metre boyundaki yelkenli bir teknenin vergisidir. Çok mütevazı bir denizcinin sahip olabileceği bu tekneye Türk bayrağı çekmek istemezseniz her yıl yabancı bir ülkeye sadece 350 $ ödeyerek tüm vergilerden kurtulursunuz.Yine bildiğiniz gibi deniz araçları ülkemizde değişik isimlerle tanımlanıyorlar. Bunları; Amatör Balıkçı Teknesi, Sürat Teknesi, Gezi Teknesi, Kotra, Yat olarak sayabiliriz.Amatör balıkçı teknesi olarak isimlendirilen, sahillerimizde hemen her yerde gördüğümüz, içten veya dıştan takma motorlu, ahşap veya poliesterden yapılmış, günübirlik veya sadece yaz sezonunda günde birkaç saat kullanılan ve sonra karaya veya depoya çekilip bütün kış süresinde kullanılmayan tekneler var. İşte böyle bir tekne almak isteyen vatandaş KDV-ÖTV birlikteliğiyle % 26 vergi ödüyor. Ayrıca hiç unutulmaması gereken bir de MTV ödüyor.MTV oransal değil, araçtaki motorun gücüne bağlı olarak tahakkuk ettiriliyor. Aynı husus sürat ve / veya gezi tekneleri için de geçerli. Bu tekneler de genelde sadece yaz aylarında kullanılıyorlar ve kışın bir yerde, genellikle bir de muhafaza ücreti ödeyerek depolanıyorlar. Bu tekneler için de sahipleri, bütün bir yıl boyunca kullanılmadıkları halde yıllık MTV ödüyorlar. Nedeni basit, kullanılmamak tekne sahibinin ihtiyarında olan bir şey, bu nedenle kullansa da kullanmasa da vergiyi ödemesi gerekir; aksi halde tekneyi mühürletmesi gibi düşünceler akla gelebilecektir ki, artık bu nasıl işleyebilir, takdirinize bırakıyorum.Tamamen yanlış olarak tanımlanan Kotra ve Yatlarda ise durum daha da değişiktir. Bu tanımlarla genel olarak yelkenli yatlar ve motorlu yatlar anlatılmak isteniyor. Bunlardan yelkenli olanların motorları, yapıları gereği, fazla güçlü olmuyor, dolayısı ile sahiplerinin ödediği MTV teknenin hacmine ve fiyatına oranlandığı zaman düşük çıkıyor.Bu tekneler eskiden sadece yaz aylarında kullanılırken, ülkemizde Marinaların artması nedeniyle neredeyse bütün bir yıl boyunca kullanılabilir oldular. Yine de böyle bir teknenin, çalışma hayatı devam eden, henüz emekliye ayrılmamış olan sahibi tarafından, tatillerde yılda toplam 4 hafta süreyle tam, geri, kalan zaman içinde de her hafta sonunda bir gün kullanıldığını düşündüğümüzde, ortaya 52 gün gibi tuhaf bir rakam çıkıyor. (4 hafta = 28 gün+(48 hafta/2) 24 =52) Motoryatlarda ise durum daha da değişik. Bu teknelerin motorları güçlü, ödeyecekleri MTV yükseliyor. Yola çıktıkları zaman harcadıkları yakıt miktarı yüksek yakıtın % 50 sini ise zaten ÖTV oluşturuyor. Bu durumda bu teknelerin de gezerek kullanılma şansları pek kalmıyor. Marinalarda barındırıyorlar ve çoğunlukla kısmen yazlık kısmen de hafta sonu evi gibi kullanılıyorlar. Bu teknelerin arasında bir de genel ayırım var. Yat turizminin gerektirdiği bu ayırım teknelerin kullanım amaçlarının <> mi yoksa << Özel>> mi olduklarına göre yapılıyor. Bilindiği gibi Türk gemi siciline Ticaret gemilerinin kaydolma zorunluluğu vardır. Bu durumda <> amaçla kullanılacak tekneler birer Ticaret gemisi niteliği kazandıkları için, bunlardan gros tonları 18?in üstünde olanların gemi siciline kaydolmaları gerekiyor; bu durum ise Finansman açısından bazı kolaylıklar getirmektedir.<> olarak kayıt altına alınmış teknelerin sahipleri, alışta sadece ÖTV ödüyor fakat KDV ödemiyorlar, kullanırken de MTV ödemiyorlar, yakıt alırken de ÖTV ödemiyorlar, yani her üç vergiden de muaf tutuluyorlar. Aynı muafiyet balıkçı tekneleri için de geçerli.Vergilendirmedeki bu farklılık bakınız beraberinde neleri getirebilir:Vatandaş tekne alırken düşünebilir: Tekne fiyatı 100.000 euro, 26.000 euro KVD+ÖTV ödeyeceğim, gezmediğim zaman Marinada yatacak, yılda, boyuna göre, 2000?3000 euro barınma parası ödeyeceğim, her yıl karaya çekip altına zehirli boya sürmem gerekir, 1000-3000 Euro da bunlar tutar, motoru 80 beygir gücünde olsa ayrıca 2000 YTL de MTV ödeyeceğim. Sonuçta da toplam 50-60 gün gezeceğim. Onun yerine ama bir turizm firması kursam, ya da firmamın ana sözleşmesinde iştigal konuları arasında <>i de eklesem, o zaman alırken sadece yüzde 8 ÖTV öderim, KDV yok, MTV yok, giderlerim olarak amortisman, barınma ücretleri ve yakıtı yazabilirim, eğer muhasebemde başa baş gelmek istiyorsam bunları karşılayacak kadar nakti kira karşılığı olarak girerim, iş biter.Balıkçıların da muaf olduklarını unutmazsak, o zaman da amatör balıkçı teknesi türünden bir tekne almak isteyen vatandaş, eğer aklına gelirse, gidip bir balıkçı kooperatifine üye olur ve KDV ödemeden teknesine sahip olabileceği gibi, MTV de ödemez, balıkçı barınaklarından da çok ucuza yararlanabilir. Bir de, vatandaşın dilerse teknesini yabancı bayrak altında kullanabilme olanağı var ki, bu yol işin giderek tek anahtarı haline gelmektedir. Teknesini yabancı bayrak altında tutan kişi yılda sadece 30 dolar transit log bedeli ile Marinalarda kaldığı süre için barınma ücreti ödeyerek herhangi bir turist gibi yaşamını sürdürebilir. Yabancı bayraktan yararlanmak için o bayrak siciline ödeyeceği yıllık kayıt ücreti ise 500-1500 dolar arasında değişmektedir ve hepsi budur. Bu uluslar arası geçerliği olan bir yöntemdir, önlenemez, önlenmemelidir.Ayrıca Türkiye?ye kullanılmış tekne ithal etmek de yasaktır. Hal böyle olunca vatandaşımız, kendi kullanımı için almak üzere uygun fiyata bir ikinci el tekneye de ulaşmak olanağına sahip değildir. Bu nedenle de ikinci el tekneyi yabancı bayrak altında kullanmak giderek cazip hale gelmektedir.Ne yapmak lazım?Şikayet ediyoruz, serzenişte bulunuyoruz, isteklerimizi de söylememiz gerekiyor; Bizce vatandaşlar arasında ayrıcalık yaratılmaktan vazgeçilmeli ve tekne alımında KDV muafiyeti bütün tekneler için, << Ticari>> veya << Özel>> olsun, geçerli kılınmalıdır.MTV?nin toplam vergi gelirlerimiz içindeli payı 2006 yılında yüzde 1,01 mertebesindedir. Ondan önceki yıllarda bu oran binde 9 un üstüne hiç çıkmamış, hep binde 7-8?lerde kalmıştır. Bu payın içinde, yani bütün motorlu araçların ödediği toplam MTV rakamı içinde, deniz araçlarından alınan miktarı ve oranı ise saptamak olanağı yoktur, böyle bir istatistiki değer bulamazsınız, belki özel talimatla bir araştırma yapılabilir.Diğer taraftan MTV, her ne kadar adı tam tarif etmiyorsa da, Maliye Bakanlığı?na göre, bir servet vergisi değil, bir yol vergisidir. Bunun böyle olduğunu, Habertürk Televizyonunda bir programa katılan eski Maliye Bakanlığı Gelirler Dairesi Başkanı Osman Arıoğlu bey açıklıkla ve servet vergisi olduğuna itirazen belirtmiştir. Bunu anlamak mümkündür, batıda da yol vergisi benzeri vergiler vardır. Örneğin İngiltere?de adı üstünde <> ödenir. Devlet yolları yapar ve bakar, yolu kullanan vatandaş ta bu giderlere katılır. Bir gün AB üyesi olursak biz de aynı şey olacaktır. Aynı batıda denizi kullanan vatandaşlar için bir<> yoktur, çünkü deniz doğadır, deniz sağlıktır, deniz mutluluktur ve Devlet denizde yol yapmaz, vermediği bir hizmet içinde para tahsil etmez, edemez, öncelikle Demokratik haklar nedeniyle edemez.Sayılan nedenlerle MTV deniz araçlarından kaldırılmalıdır. Çünkü, << Beygir gücüne bağlı vergilendirme yöntemi özellikle deniz araçlarında vatandaşlar arasında ürkütücü boyutta farklılıklara yol açmakta, denize yaklaşmamızı, denize çıkmamızı, denize açılmamızı, denizci ülke ve denizci ulus olmamızı, yelkenli veya motorlu, balıkçı veya sürat hangi cins teknelerle olursa olsun denizde eşit koşullarda buluşup kaynaşmamızı önlüyor. Günümüzde 6-7 metrelik bir tekne almak pahalı değildir ama, bu tekneyi motorla donatmak, yılda onun toplam bedelinin yüzde 36'sına varan oranlarda MTV ödeyerek mümkündür. Vatandaş 3 yıldan az bir süre içinde teknesine ödediği bedel kadar MTV ödemektedir ve servet vergisi değil de nedir?>>Vergilendirme yönetimini değiştirerek, motor gücünde, boy ve tonaja geçmenin de bir anlamı yoktur, çünkü denizde karayolları yapımı gibi bir hizmetin verilmesi söz konusu değildir. Deniz araçlarından alınan MTV nasıl adlandırılırsa adlandırılsın bir << Servet Vergisi>> dir. Anayasamız verginin vatandaşın mali gücüne uygun olmasını emrederken mali güç kaynağının << SERVET>> yerine << GELİR>> olacağını düşünmüştür.KDV ve MTV?nin deniz araçlarından alınmaması, deniz turizmimizin hızlanarak gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Toplam giderlerimiz içinde bütün motorlu araçlardan tahsil edilen % 1 oranındaki MTV?nin içinde olan deniz araçlarının payından kolaylıkla vazgeçmek, asıl önemlisi denizciliğimizin gelişmesi uğruna atılan akılcı ve doğru bir adım olacaktır.

http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.