Amerika Birleşik Devletlerinin ekonomisine olan güvenin sarsılması ve resesyona girmesi dünya ekonomisinin kalbi durumunda olan Wall Street yatırımcıları ile dünya borsalarını yere yatırdı.Tüm Dünya Borsalarında büyük ve hızlı oranda düşüşler gösterirken, 2007 yılı bilanço kar ve zararlarını açıklayan çok önemli şirketlerden;CITI GROUP 24,0 milyar $MERRİLİ LYNCH 22,5 milyar $UBS AG 18,7 milyar $HSCB 17,2 milyar $MORGAN STANLEY 10,3 milyar $BANK OF AMERİKA 5,2 milyar $CRAGICOLE 4,8 milyar $RBS 3,5 milyar $CIBC 3,2 milyar $DEUTSCH BANK 3,1 milyar $BARCLAYS CAPITAL 3,1 milyar $BEAR STEARNS 2,6 milyar $ olmak üzere diğer kuruluşlarla birlikteTOPLAM 160 milyar $ zarar açıkladıkları görüldü.Önümüzdeki günlerde Avrupa ve Amerikalı şirketlerde bilançolarını açıkladıklarında toplam zararı 600 milyar $ bulacağı ileri sürülmektedir.Dünya ekonomisindeki bu çöküşün tek mutlu ülkeleri ve şirketleri ise petrol üretenler ve satanlar olduğunu söyleyebiliriz.Mayıs-2007 ayından itibaren geliyorum diyen global ekonomik kriz Türkiye?yi de etkisine alarak dalgalanmalar ve düşüşlerle en çok etkilenen İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (IMKB) oldu. 55? li değerlerden 39? lu değerlere hızla düşen borsanın bu durumu bankalara ve piyasalara yansıdı. Bu yetmiyormuş gibi rekor üstüne rekor kıran petrol fiyatları 2008-Mart ortalarında varili 110 $ aşarak tarihinde görülmemiş bir rakama ulaştı. Doların, tüm para birimlerine karşın sürekli değer kaybetmesi yatırım fonlarının paniğe kapılmasına ve piyasalarda durgunluğa neden oldu.Sorumlu devlet adamlarımız ve bazı sanayi ve iş adamlarımız Türkiye böyle bir krizden etkilenmez diyerek piyasalara moral vermeye çalışmaktadırlar.Halbuki Türkiye ekonomisinin dönmesini sağlamak için dış finansmana ihtiyaç duyan bir ülkedir. Eğer dış finansmanlar gelmez, gelenler Türkiye?yi terk ederse veya pahalı bir dış finansman gelirse gerek mali piyasalar gerekse reel sektör çok etkilenecektir. Önümüzdeki aylarda büyüklerin küçükleri aldığı veya büyük kuruluşların birleştiği ve tekel oluşturduğu verimliliğin ve kararlılığın azaldığı durağan döneme girilecektir. Dünya genelinde başlayan global ekonomik kriz fırtınaya dönüşmüş ve bizleri etkisi altına almıştır.Türk toplumunun üreten ve tüketen bölümü moralsiz, ekonomi durma noktasındadır. Eğer ekonomik büyüme %3 ve altında gerçekleşirse işsizlik oranında %18 ila %20 civarında bir artış olacaktır. Bu da sosyal çalkantıların başlaması ve hızlanması anlamına gelir.Bankaların sorumsuzca açtıkları toplam 100 milyar $ tüketici kredileri geri dönmemeye başladı. Bu tüketici kredilerinin en başında gelen kredi kartları borcunun teminatı da bulunmamaktadır. Bu konuda bankaların reel sektör için açtıkları kredilerin kısmen de olsa teminatı olmakla birlikte, kredi kartları için bu durum söz konusu değildir.Daha önceki yazımda belirttiğim gibi bankaların dışardan sağladıkları 26 milyar $ sendikasyon kredisi iki katı faiz verseler dahi tekrar geri dönmeyecektir. Çünkü yabancı finans kuruluşları da aynı zorluklarla karşı karşıyadır.Gerek dünya ekonomik krizin, gerekse Türkiye?deki gelişmeler 2008 yılı siyasi ortamın yarattığı gerginlik nedeni ile kaybedilmiştir. Ve 2008 yılı eylül ayına kadar inişler ve çıkışlar devam edecektir. Esas güçlük 2009 yılına yansıyacaktır. Durmaya yüz tutmuş bir ekonominin getirdiği kaos bizleri yeni arayışlara itecektir.Dış borçlar, cari açık, mahalli seçimler, yabancıların borsadan çıkışları, borsanın % 30 oranında düşüşleri 2009 yılını ekonomik acıların iflasların ve de işsizliğin arttığı bir yıl olarak tarihe geçecektir.Öncelikle siyasi ortamın yumuşatılması önemlidir. Krizi aşmak buna bağlıdır. İkinci önemli olay yabancı yatırımcıya güven verme açısından Anayasa Mahkemesi?nin iptal ettiği yabancıya mülk satma yasasını daha gerçekçi bir yaklaşımla hemen ilk aşamada, beklemeksizin çıkarılmalıdır.Hiç beklemeden Başbakanın başkanlığında, muhalefet liderlerinin ve ekonomik sivil toplum örgütleri ile işçi sendikası başkanlarının ve de sınırlı ekonomi bürokratlarından oluşacak bir toplantı ile 8-10 maddeyi aşmayan krize yönelik kararları tavizsiz uygulanması gerekir. Bu konuda;Örneğin Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti reel sektöre güvence vermiş faizleri düşürmüş ve en önemli hiçbir kuruluşun iflasını kabul etmeyeceğini ve bu duruma düşen kuruluşlara sınırsız destek vereceği güvencesini vermiştir. Ayrıca halka geri ödeme şeklinde 167 milyar $ verilmesi uygulamasına önümüzdeki aylarda başlanacağı belirtilmiştir. İşte bu piyasalara verilen en önemli moral destektir. Ayrıca Amerikan Hükümeti?nin Amerika Merkez Bankası?nın aldığı her kararı desteklediği resmen açıklanmıştır.Önümüzdeki zorlukları aşmak zorundayız. Ekonomik büyümeyi ve ekonominin ihtiyacı olan Dış Finansman girdilerine güvence verecek bir ortamı süratle yaratmalıyız. Her şeyden önce moralleri yükseltip, güçlükleri birlikte aşmak için çabalamalıyız.
http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.