Kadir Has felsefesi

Yazar: MİTHAT BEREKET

Zaten çok az kalmışlardı... O?nun ölümüyle birlikte sayıları artık bir elin parmaklarını bile geçmiyor... Onlar, Cumhuriyetimizin ilk işadamı kuşağındaydılar. Aslında hepsinin ortak felsefesi aynıydı: ?Bağrından çıktıkları Anadolu?yu unutmamak; memleketleriyle; ülkeleriyle birlikte büyümek ve gelişmek.? Çünkü onlar, gerçek servetin paylaştıkça arttığını; insanların ancak çevreleriyle birlikte mutlu olabileceklerini gayet iyi anlamışlardı. Günümüzde Batılıların ?Sosyal Sorumluluk Projesi? dediği şey onlara göre içine doğdukları hayatın vazgeçilmez bir parçasıydı. Doğduğu toprakları unutanları, kazandığını paylaşmayanları hor görür; küçümserlerdi. Aldıkları terbiye, gelenekleri, görenekleri bu felsefeyi adeta genlerine kazımıştı.Dedik ya... Sayıları zaten azalmıştı. O?nun; yani, Kadir Has?ın ölümüyle birlikte belki de en önemli üyelerini; hatta bayraktarlarını kaybettiler... Türkiye?nin gelişme ve dışarıya açılma yıllarında bazı eğilimleri herkesten önce görmüş, büyük bir cesaretle dünyanın büyük devlerini; Coca Cola?yı, Mercedes?i, Michelin?i Türkiye?ye getirmiş; daha kimseler düşünmezken bir bankanın gerekliliğini anlamış ve Akbank?ın en büyük kurucu hissedarı olmuş bir işadamıydı Kadir Has. Girişimci ruhu, öngörü yeteneği son derece gelişmiş, cesaretli ama bir o kadar da planlı hareket edebilen bir müteşebbis...Bunlar, büyümek, gelişmek; kısacası para kazanmak isteyen her işadamında olması gereken özellikler olabilir. Ama Kadir Has?ta kuşkusuz daha fazlası vardı; hem de çok daha fazlası...Kadir Has?ın iş ve hayat felsefesinin temelinde paylaştıkça çoğalmak bulunuyordu... Kendisiyle yaptığımız bir canlı yayında ?Türkiye, sadece ve sadece eğitimle kalkınabilir?, demiş ve öylece devam etmişti; ?Devlet bunu tek başına yapamaz. Bu yüzden, zenginler; varlıklı kişiler devleti desteklemeli. Gazeteler, ?en zenginler? listeleri yerine ?en büyük hayırseverler? listeleri yayınlamalı. Hayırseverliği özendirmeli. Gazetelerde, dergiler kimin daha çok vergi verdiğinin listelerini veriyorlar, çarşaf çarşaf. Kimin daha çok hayır işi yaptığı umurlarında değil. Ben bu hayır işlerini yapmasaydım, hepsinden fazla vergi öderdim. Onlarca okulu, üniversiteyi bırak, sadece vakfa bağışladığım milyonlarca dolar bile, birinci sayfada olmalıydı.?Evet, belki bunlar gazetelerin birinci sayfalarında haber olmadı. Ama Türk halkının kalbinde; toplumun vicdanında müthiş bir saygı ve sevgi oluşturdu. Hem de hiç bir zaman silinmeyecek bir sevgi...Yabancıların bu tip hayırsever zenginler için kullandıkları bir kelime vardır: ?Philantropist? Türkçe?de tam karşılığı bulunmayan bu kelimeyi ?büyük hayırsever? olarak tercüme edebiliriz. İşte, Kadir Has Türkiye?nin en büyük ?philantropistiydi.?Bugüne kadar yaptırdığı 30?u aşkın okuldan mezun olan yüz bine yakın genci düşünün... Yanına bugüne kadar yaptığı karşılıksız yardımların 600 milyon doları bulduğunu ekleyin. Ve belki de en önemli eseri olan Kadir Has Üniversitesi?ni de unutmayın.Benim de dersler verdiğim ve bir parçası haline geldiğimi hissettiğim bu üniversitede 4 bin öğrenci okuyor. Haliç kenarında bulunan Osmanlı?nın ilk ve tek tütün fabrikasından geriye kalan metruk bina, Kadir Has sayesinde kalitesini ilk günden bu yana koruyan bir şehir üniversitesi haline geldi. Cibali?deki bu tarihi binanın yüksekliği yaklaşık 25 metre. Ancak, bu 25 metre içinde binlerce yıllık bir tarih bulunuyor. En altta Bizans sarnıcı, üzerinde Osmanlı?nın tütün fabrikası ve şimdi de Avrupa Birliği?nin restorasyon ödülünü kazanmış çağdaş bir binada yer alan modern bir üniversite... Bu yıl onuncu yılını kutlayan Kadir Has Üniversitesi Cibali?nin gözbebeği haline gelmiş durumda.İşte, böyle bir eseri düşünen, yaratan ve sonra da bankaya yatırdığı 150 milyon dolarla bu eserin yaşamasını garanti altına alan bir insan. Kayseri?de Kadir Has Kent Müzesi?ndeki heykelinin altındaki ibare O?nun hayat felsefesini anlatan en önemli cümlelerden biri ?Ben buraya yaptığım bağışlarla övünmeye değil, doğduğum topraklarla ödeşmeye geldim!?Sadece bir ?hayırsever? değil, yüreği kocaman büyük bir ?vatansever?, belki de gerçek ?milliyetçilerin? en hasıydı Kadir Has...İşte bu yüzden daha yaşarken adını ölümsüzleştirme mutluluğuna erişen bir ?Anadolu Bilgesi?ydi o.Ve işte belki de bu yüzden, Kadir Has Üniversitesi?nde düzenlenen törenden sonra öğrencilerin karanfil yağmuru altında oradan son kez ayrılırken genç bir kızın dudaklarından şu sözler dökülmüştü kim bilir: ?O?nu Türkiye unutsa Haliç unutmayacak.?

http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.