Kaos

Yazar: SEDAT ALTUNAY

Amerika Birleşik Devletleri Massachusetts Teknoloji Enstitüsünün 90 yaşındaki bilim adamı Edward Lorenz geçtiğimiz ay hayata gözlerini kapadı.Lorenz? in teorisi ve buluşları, sadece matematik alanında değil biyoloji, fizik ve sosyal bilimler alanında dünyada çok büyük devrim yaratan görüşleri ve de araştırmaları tüm dünya üniversitelerinde ders olarak okutulmaktadır.Ayrıca Sosyal Bilimler alanında çok ilginç görüşleri ve de araştırmaları da bulunmaktadır. Sosyal Bilimler ve Fiziksel Gerçekçilik alanında en büyük teorisi ise << KAOS >> un ortaya çıkışı ve yaratacağı etkileri konusunda tüm dünya bilim adamlarını etkileyen teorilerin kabul edilmesi ve üzerinde araştırmalar yapılmasıdır.Lorenz? e göre;-Düzen, düzensizliği yaratır.-Düzensizliğin içinde de düzen vardır.-Düzen, düzensizlikten doğar.-Yeni düzende UZLAŞMA ve BAĞLILIK değişiminin ardından çok kısa süreli olarak kendini gösterir.-Ulaşılan yeni düzen, kendiliğinden örgütlenen süreçte kestirilemez bir yöne doğru gelişir.Bu teoriler belli başlı bir sürecin bilmini ortaya koyan ana oluşumlardır. KAOS adeta her yerde ortaya çıkmaktadır. Son bir yıla yakın süre içinde Türk siyasi ve sosyal hayatı ile dünya ekonomilerinde ki çözülmelerin etkisi ile ülkemizde bir <> ortamı olduğunu herkes söylemektedir. Kaos? un başladığı noktada klasik bilimin durduğu, düzensizliğin ortaya çıktığı, uygulanan tüm kuralların geçerliliğini yitirdiğini bilim adamları ileri sürmektedir. Globalleşen dünyada olduğu gibi ülkemizde de başka bir noktadan ortaya çıkan << KAOS >> kısa bir süre sonra tüm dünyayı etkilemiş ve buna karşın büyük şirketler, üniversiteler, haber alma örgütleri ve bu kuruluşlara bağlı bilim adamları 1970 li yıllardan itibaren KAOS konusuna el atmışlardır. Bu konuda büyük ödenekler ayırmışlar, araştırma merkezleri kurmuşlar, bürokrasi içinde özel birimler kurarak önceliklerini << KAOS >> a ayırmışlardır.Tüm siyaset ve bilim adamlarının ortak görüşü ;<< KAOS bir durum değil bir sürecin bilimidir ; Bir var oluşun bilimi değil bir oluşumun bilimidir.>> olarak benimseyip kabul etmişlerdir.Bilim alanındaki ihtisaslaşmalar KAOS nedeni ile ters yüz olmuş ve bilimde kabul edilmiş çalışma yöntemlerini sorgulayan konular yaratmış ve de karmaşıklığın evrensel davranış biçimi hakkında ortaya KAOS güçlü iddialar koymuştur.Fizik, matematik ve doğanın KAOS? unu bir tarafa bırakarak, siyasal ve sosyal yaşamımızda ki KAOS? un etkilerinden bazılarını ele aldığımızda bazen KAOS? a ne gerek vardı diyebiliriz.Çok yakın tarihimiz incelediğimizde ; 2002 yılından önce yeterli çoğunluğa sahip olunamadığı için hiçbir partinin tek başına iktidar olamadığı, kurulan koalisyon hükümetlerinin aldığı kararlarının toplumu mutlu etmediği ve 1998 başlayıp 2002 yılına kadar süren Dünya ekonomik Krizi nedeni ortaya çıkan KAOS, 2002 seçimleri ile tek partinin iktidar olmasını sağlamış ve düzensizlikten, düzen çıkarak 5 yılı aşkın bir zaman diliminde normal süreç işlemiştir.Bu sürecin devamını isteyen toplum, tekrar aynı partiyi % 47 bir oy oranı ile parlamentoya taşımış ve KAOS istemediğini anlatmıştır. Beş yıllık düzenin temsilcili olan parti Cumhurbaşkanlığı seçimi, anayasada yapılacak önemli değişiklikler ve turban konusunu gündeme taşıyarak, toplumun KAOS?u istemeyen görüşlerinin aksine ben % 47 ile iktidarım her istediğimi yaparım diyerek KAOS? u iktidar gücüne rağmen davet ederek toplumu germiş ve uzlaşma kültürünü yok etmiştir.28 yıldır hiç olay çıkmayan üniversitelerde YÖK Başkanın atanması ve turban nedeniyle olaylar çıkmış, üniversiteler huzursuz ortama itilmiştir.28 yıldır kendi kabuğuna çekilmiş işçiler ve işçi sendikaları bir günlük grevler yapmış ve sokağa çıkarak hak arama yollarına başvurmuştur.Cumhuriyetin ve Türk toplumunun koruyucu teminatı olan bir önemli kurumun başı ile muhalefet partileri hiçte şık olmayan sert tartışmaların odağının içinde kendilerini bulmuşlardır. Din odaklı, mezhep odaklı örgütlenmeler ve toplumsal baskılar cumhuriyet tarihinde görülmemiş oranda artmış ve dindarlarla dindar olmayanlar şeklinde ayırımlara kayılmıştır. Milli gelir arttığı ileri sürülürken resmi işsizliğin % 14-15 boyutlarına ulaştığı, halkın fakirleştiği görüşmüştür. Bu fakir halkı yiyecek, giyecek, kömür v.b yardımlarla yanlarına çekmeyi başararak, demokrasi ve özgürlük söylemleri ile Cumhuriyetin kuruluş temellerini sarsmaya başlayarak KAOS yaratılmıştır.Çok önemli gelişmelerin sorumlusu olan LAİKLİK VE TÜRBAN konusunun versiyonunu yaşayan stratejik ortağımız ve örnek aldığımız A.B.D Yüksek Mahkemesi? nin çoğunluk oyları ile ilgili ilginç kararını birlikte okuyalım. Ve ders alalım :ABD Yüksek Mahkemesi?nin KARARI;Evrim olgusunun okutulmasına karşı çıkan ve dinsel yaradılış öyküsünün de ? bilimsel öğreti ? olarak ders kitaplarına sokuşturulmasını, Arkansans Eyalet Meclisi?nde kabul ettiren kökten dincilerin çıkardığı 590 sayılı yasaya karşı ABD Yüksek Mahkemesi şu tarihi kararı vermiştir ;<< Anayasanın ( dinin devlet işlerine karışmamasını emreden) Birinci Düzeltme ilkelerinin içeriği ve uygulamasına, kamuoyu tarafından veya çoğunluğun oyuyla karar verilemez. 590 sayılı yasa tasarısını savunanların çoğunluk veya azınlık olmasının, anayasal bir yönetim sisteminde hiçbir anlamı yoktur?Büyük ve küçük hiçbir grup, devlet organlarını ki devlet okulları bunlar içinde en önde gelen ve en etkili olanlarıdır kendi dini inançlarını başkalarına dayatmak ( aşılamak) için kullanamaz.Şimdi hepimiz oturup düşünmeliyiz. Nerede hata yaptık demeliyiz. LORENZ ? in dediği gibi Düzen, düzensizliğimi yarattı? Öyle ise Düzen, düzensizlikten doğacaktır. Bu yeni düzende de ya << Uzlaşma>> geçerli olacak veya tarafların <> güçlenecek ve toplum bölünmelere başlayacak üniter Devlet yapımız yeni bir KAOS? a girecektir.Umarım sağduyu hakim olur ve <> her alanda kendini göstererek geleceğimiz mutlu ülke ve mutlu vatandaşları olgusu ile devam eder.Sedat Altunay

http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.