Artık, çok net olarak ortaya koymak gerekiyor...?Amerika Birleşik Devletleri?nin tek süper güç olduğu ve bu yüzden de her istediğini yapabildiği ?tek kutuplu? dünya, Ağustos 2008?den itibaren artık tarih oluyor... Gürcüstan?ın, (Amerikan desteğine güvenerek) Güney Osetya?ya 7 Ağustos?ta saldırmasıyla birlikte Washington?un liderliğini yaptığı tek kutuplu dünyanın ipi çekilmiş oldu...?Bu saptamamıza bir de ?öngörü? ekleyelim...?Çok değil bundan 3-5 yıl sonra, yeni kutuplaşmanın analizlerini yapanlar, tek kutuplu dünyayı bitiren ve yeni kutuplaşmayı başlatan olayın Gürcü lideri Saakaşvili?nin Güney Osetya?ya asker yollaması olduğunu belirtecekler?...Yani, tek kutuplu dünyayı bitiren hareket Kafkasya?da başladı...Ya da geçen hafta, İngilizlerin The Guardian gazetesindeki bir yorumda belirtildiği gibi: ?Gürcüstan, ABD?nin tek kutuplu dünyasına mezar oldu?...Yeni kutuplaşmaArtık, tek kutuplu dünyadan sonra nasıl bir kutuplaşma yaşanacağının ipuçları da ortaya çıkmaya başladı. Artık, Amerika?nın ve İngiltere?nin başını çektiği NATO?ya karşı Rusya?nın ve Çin?in liderliğindeki Şanghay Paktı; daha doğrusu Şanghay İşbirliği Örgütü var... Aslında, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), 2001 yılında, NATO?ya karşı Avrasya?da kurulmuş bir siyasi-askeri örgüt olarak sahneye çıkmıştı. Çin, Amerika?nın her istediğini yaptığı tek kutuplu dünyada, kendi nüfuz alanını korumak için Asya ülkelerini kapsayan bir ittifak oluşturmuştu. Bu ittifaka en büyük destek Rusya?dan geldi. Daha sonra, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan?ı kapsayan ŞİÖ, Pakistan, Afganistan, Hindistan ve İran gibi önemli ülkeleri de gözlemci sıfatıyla saflarına kattı. Güçlendi. Dünya yüzölçümünün yüzde yirmibeşini kapsar hale geldi...Örgüte dahil olan ülkelere bakıp, Amerika?nın siyasi ve askeri gücüne meydan okuyamayacağını söyleyebilirsiniz. Ancak, Rusya, Çin, İran ve Kazakistan?ı düşünürseniz bu örgüte ?güçsüz? demek oldukça zorlaşır... Ekonomik olarak Batı dünyasına açılmaya çalışan; Batı?yla iş yapmaya gayret eden bu ülkeler, iş siyasi ve askeri ?etkinliğe?; ?yeterliliğe? gelince başka türlü tavır takınıyorlar. Daha doğrusu, Amerikan Başkanı George Bush?un ve neo-conların yarattığı ?biz süper-gücüz; hem de tek süper-güç! Dolayısıyla, ne istersek yapabiliriz?, pervasızlığına karşı bir denge oluşturmaya çalışıyorlar.Çok değil, 5 yıl öncesini hatırlasak yeter. Amerikan yönetimi önce ?El-Kaide?ye karşı?, diyerek tek taraflı olarak Afganistan?a saldırdı... Sonra da Saddam Hüseyin?i devirmek için Irak?a saldırı ve işgal geldi... Bütün bu hamlelerde İngiltere ve İspanya dışında kalan Avrupa Birliği Üyeleriyle Rusya ve Çin gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi?nin daimi üyeleri Amerika?yı ?tek taraflı? davranmakla suçladılar. Bush Yönetimi bu tavrında ısrar etti. Washigton?a göre, bu uluslararası teröre ve diktatörlere karşı açılmış bir savaştı ve bu savaşta dünya ülkeleri ya Amerika?nın yanında olacaklardı ya da karşılarında... Washington?un bu ?ya hep ya hiç? politikası kısa zamanda dünyanın her yerinde tepki çekmeye başladı. ?Ben istedim yaptım? tavrı eleştirildi...Üstüne üstlük, Washington?daki ?Neo-con?lar, Amerika?nın elinde benzeri olmayan bir güç olduğunu düşünerek başka ülkeleri işgale başlayıp; uluslararası hukuku da hiçe sayınca bunun dünyada oluşturduğu güvensizlik ister istemez karşıt kutuplar arayışını getirdi...İşte, Gürcüstan-Güney Osetya çatışması, zaten dünyaya yayılan da bu ?güvensizliğe? karşı ülkelerin biraraya gelmelerini çabuklaştırdı...Yani, Gürcüstan?ın Güney Osetya?ya saldırması tek kutuplu dünyadan iki; ya da çok kutuplu dünyaya geçişi çabuklaştıran bir ?katolizör? oldu...Şimdi Ne Olacak?Amerika, NATO?yu da işin içine sokarak Rusya-Çin ve hatta İran üçgenine karşı kendi gücünü tescil ettirmeye çalışacak. Karadeniz?deki NATO gemileri ve tatbikatları devam edecek. Ukrayna?nın AB süreci ve NATO ilişkileri hızlandırılacak. Gürcüstan, bir süre daha Washington?la Rusya arasındaki ?itiişmenin? sahnesi olmaya devam edecek...Buna karşılık, Rusya ise ŞİÖ?ni yeni bir konseptle genişletmeye ve belki de Venezuella gibi ülkeleri de yanına almaya çalışacak. Kafkaslar?da Güney Osetya ve Abhazya?nın bağımsızlığını tanımakla oluşturduğu etki alanının içine belki de Karadeniz kıyılarında Kırım?ı katmanın yollarını arayacak. Bu arada, Batı?yla bağlarını güçlendirmiş bir Çin ve nükleer teknolojiye sahip bir İran da ABD?ye karşı oluşacak dengenin içinde yer alacak...Böylesine bir dünyada Türke nerede yer alabilir? Neler yapabilir?...
http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.