Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürü Yaşar Duran Aytaş; tersanelerin çevre ile etkileşimi konulu geniş çaplı bir araştırma yaptı.
Yaşar Duran Aytaş: Gemi İnşa ve Tersaneler Gen. Müd Tarihsel süreç içerisinde, sanayileşme ve toplumsal gelişme arasındaki yakın ilişki dünya politikaları üzerinde her dönemde etkili olmuştur. Günümüzde planlanan bütün yatırımlar için; kaynakların rasyonel kullanımından çevresel etkilere kadar uzanan birçok etken detaylı olarak analiz edilmektedir.Tersaneler; kıyı ve sahil şeridinde kurulmuş, gemi/su araçlarının inşasına, bakım-onarımlarının ve tadilatlarının yapılmasına imkan sağlayan, teknik ve sosyal altyapıya sahip gemi inşa sanayi tesisleridir.Gemi inşa sanayi, denizcilik faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan, emek ve sermaye yoğun bir yapıya sahip bulunan, döviz ikame eden, başta demir-çelik endüstrisi olmak üzere birçok sanayi dalının gelişmesine olanak sağlamak kaydıyla yan sanayiini geliştiren, teknolojik gelişmeyi sürükleyen, istihdam oluşturan ve milli deniz ticaret filosunu destekleyerek ülke savunmasına hizmet eden bu yönüyle de stratejik özelliği bulunan önemli bir sanayi dalıdır.Gemi inşa sanayi, çok sayıda endüstri ürünlerinin birleşimini içeren bir imalat-onarım ve montaj sanayi olup, insan gücü ve işçiliğine en fazla ihtiyaç duyulan bir sanayi koludur. Gemi inşa sanayinin ürünü olan ?gemi?; çelik sanayi, makine sanayi, elektrik-elektronik sanayi, boya sanayi ve lastik-plastik vb. sanayi kolu mamullerinin bilimsel bir disipline dayalı olarak birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tersaneler, Yukarıda sayılan sanayi kollarında hammaddeden yola çıkılarak üretilen mamul maddeleri gemi üretiminde kullanmakta olup, bu maddelerin üretilmesi sırasında ortaya çıkan ve çevreye etkileri olabilecek unsurları bünyesinde barındırmamaktadır. Gemi inşa sanayi 5 grupta toplanabilirÜlkemiz gemi inşa sanayii ürünleri türü ve ortak sorunları göz önünde tutularak beş ayrı grupta toplanabilir. Bunlar; Gemi inşası, Yat inşası, Gemi onarımı, Gemi yan sanayii ve çelik konstrüksiyon işleri, Teknik hizmetler (Mühendislik, müşavirlik hizmetleri)?dir. Alt yapı çalışmalarına hız verilen 1930'lu yıllarda faal hale getirilen tersanelerimizde, ancak küçük tonajlı gemilerin inşa, bakım onarımları ile askeri gemilerin bakım onarımları yapılabilmiş, bu sektörde ilk özel sektör faaliyetleri 1940'lı yıllarda Haliç'te kurulan çekek yerleri ile mavna ve ağaç teknelerin onarımları ile başlamıştır.1969 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile Tuzla Aydınlı Koyu "Tersaneler Bölgesi" olarak ilan edilerek alt yapı yatırımlarının devletçe yapılıp tersane kuracak müteşebbislere "devri" kararlaştırılmış olup düzenleme ve alt yapı çalışmalarından sonra Haliç ve İstanbul Boğazı'nda kurulu olan tersaneler, 1980'li yılların başlarından itibaren, irtifak hakkı tesisi ile kendilerine tahsis edilen Tuzla Tersaneler Bölgesi?ne taşınmışlardır. Böylece tersanelerimiz Tuzla Tersaneler Bölgesi?nde yoğunlaşmış olup, burada firmalarca, kendilerine tahsis edilmiş parseller üzerinde ve yüzer havuzlarında yeni gemi inşa, bakım-onarım,donatım faaliyetleri sürdürülerek ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunulmaktadır.Bu çalışmalarla; ülkemizde 2002 yılında 37 adet olan tersane sayısı 2008 mart ayı itibariyle 84 adete çıkmış, 2013 yılında ise tersane sayımızın 140 adete ulaşması hedeflenmektedir. Bu kapsamda ülke kıyılarında tersane kurma faaliyeti sadece Tuzla ile sınırlı olmayıp; Trabzon, Samsun, Ordu, Karadeniz Ereğli, Sakarya, İzmit, Yalova, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Adana gibi illerde şu anda yaklaşık 56 adet tersanenin kurulma işlemi sürmektedir.Yine 2002 yılında mevcut tersanelerimizin proje kapasitesi 550 bin DWT iken 2007 yılında proje kapasitemiz 1,98 milyon DWT?a çıkarak yaklaşık 4 kat büyüme sağlamış, mevcut projelerin tamamlanması sonrası ise 2013 hedefinin 8,6 milyon DWT?a ulaşması öngörülmüş olup konuyla ilgili çalışmalar sektörel bazda devam etmektedir.
Tersanelerimizin sağladığı kapasite ve istihdam artışı bugün itibarı ile inşa edildiği ülkeye göre gemi siparişleri sıralamasında Ülkemizi 1,82 milyon DWT?luk hacimle dünya genelinde 22.inci sıradan 8?inci sıraya yükseltmiştir. 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği ?ülke genelinde tersane, tekne imal, çekek yerlerini belirlemek, planlamak, tahsis etmek, denetlemek vb.? gibi çalışmalar, Denizcilik Müsteşarlığı?nın (Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü) görev ve sorumluluğunda gerçekleştirilmektedir.Dünya genelinde yaşanan talep ve Uzakdoğu Asya ve Doğu Avrupa tersanelerinin de 2010 yılına kadar dolu olmalarına da bağlı olarak, Gemi inşa siparişlerinin gelmeye devam etmesi sektörün üretim kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılmış olup bunun sonucu ülkemiz genelinde Denizcilik Müsteşarlığı?nca yer tespit çalışmaları yapılmış ve bir çok bölgede yeni yatırımlar ve projeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Müsteşarlığımızca; bu sektörde ülkemiz payının arttırılması, dünyada 250-300 bin Dwt?luk gemiler yapılabildiğinden, tonaj olarak kapasite artırımıyla daha büyük tonajlı gemilerin yapılabilmesini ve bu tonajlarda gemi yaptırmak isteyen armatörlerimizin başka ülkelere verebilecekleri siparişlerinin ülkemizde karşılanabilir duruma getirilmesini, Deniz Ticaret Filomuzun dünyadaki yapılanmayla uyumlu olması, artan deniz ticaret hacminin gerektirdiği tonaj artışına cevap vermek, kapasite artışıyla reel ekonomiye katkının arttırılması, mevcut filonun yenilenmesi, önemli sorunlarımızdan olan istihdam probleminin aşılması ve bölgemizde bu anlamda ekonomik ve stratejik ağırlığımızın arttırılması, dünyada büyük bir pazara sahip olan gemi inşa sektörüne hitap eden yan sanayi anlamında gelişmelerin meydana gelmesiyle birlikte dünya pazarlarına açılabilmeye hız kazandırılması, ayrıca tersaneler, tekne imal ve çekek tesislerine yönelik işletme izin düzenlemelerini yaparak işletmelerde verilen hizmetin uluslararası standartlara çıkartılması hedeflenmiştir.Türkiye Tersaneler Master PlanıDenizcilik Müsteşarlığınca, tersanecilik, tekne imal ve çekekçilik faaliyeti veren tüm işletmelerdeki hizmetin uluslararası standartlara çıkartılması, kamuya verilen hizmetin daha etkin ve çevre ile uyum içinde gerçekleştirilmesi ve bu tür faaliyette bulunan yerlerin kayıt altına alınmaları için bu tesislere yönelik düzenlemeler yapılmıştır.Denizcilik Müsteşarlığı, 2006 Nisan - 2007 Nisan tarihleri arasında ülkemizin tek milli klas kuruluşu olan Türk Loydu Vakfı İktisadi İşletmesi?ne (ihale yolu ile), Türkiye Tersaneler Master Planı?nı yaptırmıştır. Bu plan, deniz ulaşımını canlandırmak, bulunduğumuz coğrafyada mukayeseli üstünlüklere sahip olabilecek gemi inşa tersanesi, gemi bakım-onarım tersanesi, gemi söküm, yat-gezinti teknesi yapım ve gemi inşa yan sanayi tesis yatırımlarının genel ve fakat bütünsel bir plan içinde gelişmesini sağlamak maksadıyla hazırlatılmıştır. Bu planda ayrıca, ulusal kaynakların optimum bir şekilde kullanımını sağlamak için beş alt sektörde (Gemi İnşaatı, Gemi Yan Sanayi, Gemi Bakım-Onarımı, Gemi Sökümü ve Yat/Gezinti Tekneleri İmalat alt sektörleri) son 30 yılda meydana gelen gelişmeler ışığında dünyada ve ülkemizde orta ve uzun vadeli dönemde (2006-2016 ve 2016-2026) beklenen arz ve talep durumunun belirlenmesi, ülkemizin pazardaki rekabet gücünün tespiti, pazardan hedef alınması gereken ürünlerin tespiti, hedeflemeyi beklediğimiz pazar payının belirlenmesi ve bu payı alabilmek için ülkemiz idaresinin ve endüstrisinin alması gereken tedbirler, mevcut tesislerin rehabilitasyonu ve yeni tesislerin kurulmasını da içeren tüm hususlar tespit edilmiştir. Bu sanayi kolunda yatırımcılar açısından bürokrasinin arttırılması rakip ülkeler açısından büyük avantaj oluşturacaktır. Dünya gemi inşa piyasasına ürettiği gemilerin yüksek kalitesi ve sağladığı müşteri memnuniyeti ile ülkemizin gururu tersanelerimizin gelecekteki yatırım girişimlerini bürokrasiye boğmaktan ziyade, mevcut hukuki, ekonomik ve altyapı (yol, otopark vb.) sorunlarının giderilerek tersanelerimizin önündeki engellerin kaldırılması hem gemi inşa sektörümüzün, hem ülke ekonomimizin, hem de önemli sorunlarımızdan olan istihdam probleminin bu şekilde aşılması bağlamında insanımızın yararına olacaktır.Bazı dönemler tersanelerin çevreyi kirleteceği endişesiyle bu tür yatırımlara bir takım çevrelerce yoğun eleştiriler gelmiş ve engelleme anlamında çeşitli senaryolar üretilmiş, ön yargılı değerlendirmeler yapılmış olup zaman zaman da yapılmaktadır. Çevresel Etki DeğerlendirmesiTersaneler kıyıda kurulan kamu yararı olan tesisler olup ilgili mevzuatlar çerçevesinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlar, hazine arazileri veya kıyıda şahısların kendi mülkiyetlerinde bulunan araziler üzerinde kurulmaktadırlar. Bu alanlarda dolgu yapılacak olması durumunda, alanların teknik projeleri, alanın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları onaylandıktan sonra DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmakta, dolguda kullanılacak malzemenin büyüklüğü, yoğunluğu vb. hususlar yine aynı Genel Müdürlük tarafından belirlenip, yapım aşamasında da gerekli kontroller yapılmaktadır. Denizcilik Müsteşarlığı?nca da tesise işletme izni verilmeden önce tersanenin uygulama projesine uygun olarak tamamlandığına dair DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü?nün görüşü ve Denetim Belgesi istenmektedir.Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), belirli bir proje ve gelişmenin çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini de içine alacak şekilde analizi ve değerlendirmesidir. ÇED?in temel görevi, projelerle ve gelişmelerle ilgili olarak, karar vericilerin sağlıklı karar vermelerini sağlamak için projelerden kaynaklanabilecek çevresel etkileri net bir şekilde göstermektir. 1969 yılında ABD?de yürürlüğe giren Ulusal Çevre Politikası kanunu kapsamında dünya ile tanışan ÇED, ülkemizde 7 Şubat 1993 tarihinden bu yana uygulanmakta olup bir tersanenin kurulma aşamasında da ?ÇED Olumlu Kararı? alınması gerekmektedir.Tersane projeleri; ÇED Yönetmeliği Çevresel Etki Değerlendirmesine Tabi Projeler Madde 7 kapsamında değerlendirilmekte olup, Ek 1 listesinde yer almaktadır. Bu nedenle, tersane projesi için ÇED Raporu hazırlanmaktadır. Hazırlanan ÇED Raporunda, projenin inşaat ve işletme aşamalarında oluşabilecek etkiler ortaya konarak, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi veya çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemler belirlenmektedir. Özellikle tersane projeleri için hazırlanan ÇED Raporunda, deniz ortamında dip taraması yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa çıkarılan malzemenin nasıl bertaraf edileceği, dolgu ve dip tarama işinin kara ve deniz ortamında nasıl bir etki yaratacağı, projenin kara ve deniz trafiğine etkisinin nasıl olacağı, inşaat aşamasında ve tersanenin çalışması sırasında oluşacak sıvı ve katı atıkların nasıl bertaraf edileceği, oluşacak toz ve gaz emisyonu için nasıl önlem alınacağı gibi konular üzerinde durulmaktadır. Dolguda kullanılacak malzemelerin kirletici madde içermemesi tabanına ve su sirkülasyonuna zarar verip vermeyeceği, inşa ve işletim aşamasında çevreye verebileceği zararların tespiti ve sınır değerlerinin üzerindeyse gerekli tedbirlerin aldırılması gibi hususların tamamı Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ÇED sürecinde incelenmekte olup, ?ÇED Olumlu Kararı? bu doğrultuda verilmektedir.Tersanelerde gemi inşa amaçlı kızak sistemi, kuru havuz sistemi, yüzer havuz sistemi syncrolift sistemi, lift-dock sistemi gibi çeşitli sitemler kullanılmaktadır. Bu sistemlerden kızak ve kuru havuzlarda gemi inşası gerçekleştirilmekte olup diğer sistemler daha ziyade bakım onarım amaçlıdır. Bunlardan syncrolift ve lift-dock sistemleri birbirlerine benzer olup; asansör, kızaklama, raylı ve/veya tekerli transfer ünitelerini içermektedirler.İşlemler genel olarak; tersaneye gelen saclar ön imalat öncesinde, yüzey temizlenmesi ve ön boyama işlemlerine tabi tutulduktan sonra bilgisayar programlı kesme makineleri kullanılarak istenen şekillerde kesilmesi, yüzey düzeltme işlemi sonrası montaj, ara kat boyaması, panel imalatı ile ön imalatın tamamlanması daha sonra ön imalatta oluşturulan blok parçalarının bir araya getirilerek blokların oluşturulması ve bunların kızak veya kuru havuzda kaynakla birleştirilerek geminin kabuk kısmının oluşturulması, ana makinesinin yerleştirilmesi gibi diğer teferruatsal işlemler sonrası denize indirilen gemiye donatım ve meyil tecrübesi yaptırılarak geminin seyre hazır hale getirilmesi şeklinde gelişmektedir.Dolayısıyla yukarıdaki işlemler çerçevesinde tersaneler temel olarak idari ünitenin yanı sıra depolama, ön imalat, imalat, montaj ve boyama üniteleri içermekte olup panel hattı veya vinç sistemleri ile de üniteler arası malzeme transferi sağlanmaktadır. İskele ve rıhtımlar tersanelerin en fonksiyonel yapılarındandır. Bu yapılar sadece Gemilerin donatımı, bakım-onarımı amacıyla kullanılır. Gemilere, donatım veya bakım onarım için kullanılacak parça ve donanımların nakli iskele/rıhtım üzerinde çalışan vinçler vasıtasıyla yapılır.Bakım onarım işlemlerin yapılacağı yer, bakım onarımın mahiyetine göre değişmektedir. Örneğin büyük çaplı bakım onarım gerektiren veya sadece sac yenilenmesini gerektiren bakım-onarım durumlarında, geminin büyüklüğü ve tesis imkânları da dikkate alınarak, gemi ya karaya çekilir ya da yüzer/kuru havuza alınır. Atıkların bertarafıGemi inşa sektöründe dünyada önde olan ülkelerin tamamında gemiler kuru havuzlarda inşa edilmektedir. Özellikle belli tonajın üzerindeki gemilerin teknik olarak kuru havuzlarda veya yüzer havuzlarda inşa edilme zorunluluğu vardır. Bu uygulama çevre sağlığı açısından en uygun yöntemdir.Tersanede gemi inşası ve bakım-onarım faaliyetleri sırasında muhtelif cins ve miktarlarda katı atıklar oluşmaktadır. Bunlar, torna ve tesviye atölyesinden metal talaşı, kullanılmış kaynak elektrotlar artıkları, sac kesim atölyesi, ön imalat kapalı sahası, kızak, jig sahası ve boru atölyelerinde yapılan kaynak işlemlerinden kaynaklanan kaynak cürufları, gerek yeni gemi inşası gerekse de bakım-onarım faaliyetleri esnasında raspa işlemlerinden sonra oluşan raspa malzemesi atıkları (metal, grid) ve yüzey düzeltilmesi amacıyla kullanılan çelik bilye atıkları ile elektrik atölyesi, marangozhane ve diğer birimlerden kaynaklanan ahşap, plastik, metal vb. katı atıklardır. Tersanede, raspalamada kullanılan grit, raspa özelliğini kaybedene kadar kullanılmaktadır. Atık haline gelen grit ise; 14.03.2005 Tarih ve 25755 Sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren ?Tehlikeli Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği? gereğince analiz ettirilerek; tehlikeli atık olduğu tespit edildiğinde, 14.03.2005 Tarih ve 25755 Sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren ?Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği?ne göre aksi takdirde 14.03.1991 Tarih ve 20814 Sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren ?Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği?ne göre bertaraf edilmesi gerekmektedir. Yine raspalamada kullanılan diğer bir malzeme çelik bilyedir. Çelik bilye kullanılmaz hale geldiğinde; geri kazanım tesislerine gönderilmelidir. İşletme sırasında, kaynak işlemlerinden sonra atık olarak çıkan kaynak elektrotları ve kaynak cürufu, 14.03.2005 tarih ve 25755 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren ?Tehlikeli Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği? gereğince analiz ettirilerek, tehlikeli atık olduğu tespit edildiğinde 14.03.2005 Tarih ve 25755 Sayılı Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren ?Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği?ne göre, aksi takdirde ?Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği?ne göre bertarafı sağlanmalıdır. Ayrıca tersanenin işletilmesi sırasında, personelden kaynaklanan evsel ve katı atıkların (yemek servisinden kaynaklanan organik kökenli evsel atıklar ve cam, kâğıt, plastik vb. inorganik katı atıklar.) yanında bakım-onarım amacıyla tersaneye gelen gemilerden kaynaklanan evsel nitelikli atık su, sintine, balast suyu, bakım-onarımdan kaynaklanan sıvı atıklar ve kimyevi atıklar meydana gelmektedir.Uluslararası kriterlerBakım-onarım yapan tersanelere, gemilerden 26.12.2004 tarih ve 25682 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ?Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği? hükümlerine uyma zorunluluğu getirilmiştir. Bu yönetmeliğe göre; gemilerden atıkları alınması gerekmektedir.Atölyelerde oluşan boru parçaları, metal parçaları, alüminyum parçaları, ahşap malzeme parçaları, elektrik kablo parçaları ve profil parçaları gibi atıklar geri kazanımı mümkün olan bu atıklar, lisanslı toplayıcılara ve/veya bu atıkları değerlendirme yoluna giden işletmelere satılmalıdır.Dünya tersanelerinden örnek vermek gerekirse aşağıdaki resimlerden de görüleceği üzere tersaneler çoğu ülkelerde şehirle bir bütünlük sağlamış çevreyi kirletmenin aksine şehirlerin refahı ve gelişimi için cazibe merkezi oluşturan bir rol üstlenmişlerdir. 
Sonuç olarak; Toplumların refah ve mutluluğunu artırmaya yönelik ihtiyaçların karşılanması için üretim yapılırken insanların daha rahat ve huzur içinde hayatlarını idame ettirmeleri temiz ve sağlıklı bir çevre içerisinde yaşamak için doğal kaynakları çok iyi kullanarak bunların gelecek nesiller içinde korunması gerekir. Şüphesiz çevre kirliliğini oluşturan etmenlerin türüne göre kirleticilik etkileri de farklı farklıdır. Ülkemiz tersanelerinde modern ve çevre dostu üretim teknikleri kullanılmakta, çevre ile ilgili yasal düzenlemelere uymak, çevresel performansını sürekli geliştirerek kirliliği önlemek, işletmenin katı, sıvı ve gaz atıklarını teknolojik olanakların müsaade ettiği ölçüde azaltmak ve çevreye zarar vermeyecek şekilde bertarafını sağlamak, zaman zaman çevre bilincinin yerleşmesi ve gelişmesi amacıyla çalışanlara hizmet içi eğitimler de verilmekte/verdirilmekte böylece üretimde uluslararası kriterler yakalanmaktadır. Dolayısıyla yukarıdaki anlatımlardan da anlaşılacağı üzere gemi inşa sanayi kaynaklı çevre kirliliği diğer bazı sanayi dallarına kıyasla minimal düzeyde kalmaktadır diyebiliriz.
http://www.virahaber.com/ sitesinden 24.05.2012 tarihinde yazdırılmıştır.