ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
KEMAL BATTAL
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
AB, Bayrak Devleti Uygulamalarını İyileştirmede Kararlı
15.01.2010 13:45

Hazırlıkları Prestige kazasının meydana geldiği 13 Kasım 2002 tarihinden bu yana devam eden Erika III Deniz Emniyeti Paketini oluşturan AB müktesebatı, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu müktesebat; bayrak devleti sorumlulukları, klas kuruluşları, liman devleti denetimi, gemi trafiğinin izlenmesi, kazaların incelenmesi, yolcuların zararları için sorumluluk-tazminat ve deniz alacakları için gemi sahiplerinin sigorta sorumlulukları konularında yeni mevzuat veya mevzuat değişikliklerinden meydana gelmektedir. Paket içerisinde denizciliğimizi etkileyebilecek önemli müktesebattan biri de, şüphesiz bayrak devleti uygulamalarını düzenleyen “Bayrak Devleti Gereklerine Uyum Hakkında 2009/21/EC sayılı direktif”tir.

           

AB müktesebatında bayrak devletlerinin sorumluluklarını düzenleyen bir mevzuatın bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülmekle birlikte, bu konuyu düzenleme ihtiyacı aslında Erika ve Prestij kazalarında ilgili bayrak devletlerinin denetim ve diğer sorumluluklarını tam olarak yerine getirmemelerinin kazaların nedenlerinden biri olduğu yönündeki inanıştan doğmuştur. Ayrıca birçok AB üyesi ülkenin Paris MoU istatistiklerinde gri ve kara listede olmaları, bayrak devleti uygulamalarının sorun olarak masaya yatırılmasına yol açmıştır.

 

Direktifin amacı ve kapsamı

Direktifin amacı; üye ülkelerin bayrak devleti olarak sorumluluklarını etkin ve sürekli olarak icra etmeleri ve bayraklarını taşıyan gemilerinden kaynaklanan kirliliğin azaltılması ve emniyetin artırılması olarak belirlenmiştir. Bu amaca paralel olarak, üye devletlerin denizcilik idareleri direktifin kapsamını oluşturmaktadır.

 

Gemilerin standartlara uyumu ve tutulma

Üye ülkelerin, kendi bayrağını taşıyan gemilerin uluslararası standartlara uyum sağlamaları ve bunu sürdürmeleri direktif ile ulaşılmaya çalışılan önemli hedeflerden biridir. Üye ülkeler bu maksatla, bayrağını taşıma hakkı verdikleri gemilerin hizmete girmeden önce yürürlükteki uluslararası kurallara uyumlu hale gelmeleri için gerekli tedbirleri alacaklardır. Özellikle, bu gemilerin emniyet kayıtları makul yöntemlerle doğrulanacaktır. Geminin üye ülkeler arasında bayrak değiştirmesi durumunda, gerektiğinde gemilerin eksikliklerinin tespiti amacıyla önceki bayrak devletinin bilgisine başvurulacaktır. Bayrağına geçen ülkenin bu kapsamdaki bilgi ve belge talepleri, önceki bayrak devleti üye ülke tarafından karşılanacaktır.  

           

Bir üye ülkenin bayrağını taşıyan geminin liman devleti denetimi kapsamında tutulduğunun bildirilmesi halinde, ilgili denizcilik idaresi kendisinin oluşturduğu prosedürlere göre geminin Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO-International Maritime Organisation) sözleşmelerine uyumlu hale getirilmesini sağlayacaktır. Gemilerin uluslararası standartlara uyumlu olmalarını sağlama yönünde bayrak devletlerine verilen sorumluluklar, mevcut uygulamaların ötesinde bir denetim ihtiyacı ortaya çıkarmakta, hizmete girme aşamasında veya tutulma durumunda gemilere ilave denetim gerektirmektedir.

 

Bayrak devletinin denetlenmesi uygulamaları

Üye ülkeler, denizcilik idarelerinin en az yedi yılda bir defa IMO denetimine tabi olmaları ve pozitif sonuç almaları için gerekli tedbirleri alacaklardır. Bu denetimlerin sonuçları ülkenin gizlilik konusundaki ulusal mevzuatına uygun olarak yayınlanacaktır. IMO denetim sistemi zorunlu hale geldiğinde, üye ülkeler bu zorunluluğa tabi olacaklardır. Direktif ile üye ülkelerin denizcilik idareleri için IMO denetim sistemi şimdiden zorunlu hale getirilmekte ve bu denetimden geçmeleri talep edilmektedir.

 

Kalite yönetim sistemi ve iç değerlendirme

Her üye ülke, 17 Haziran 2012 tarihine kadar denizcilik idaresinin bayrak devleti ile ilgili faaliyetleri yürüten birimi için bir kalite yönetim sistemi geliştirecek ve uygulayacaktır. Bu sistem uluslararası yürürlükte olan kalite standartlarına göre belgelendirilecektir. Paris MoU liman devleti denetim prosedürlerine göre, kara listede olan veya üst üste iki yıl gri listede yer alan üye devlet, Paris MoU raporunun yayınlanmasında itibaren dört ay içerisinde komisyona bayrak devleti performansı ile ilgili bir rapor sunacaktır. Bu rapor, tutulmalara yol açan uyumsuzluklar ve kara veya gri liste sonucu yaratan eksikliklerin temel sebeplerini tanımlayacak ve analiz edecektir.

 

Direktif hükümlerinin beklenen sonuçları

Son yıllarda meydana gelen kazalar ve gemi tutulmalarında artış bayrak devleti uygulamalarının sorgulanmasına yol açmıştır. AB üyesi ülkelerin filolarının performansı konusunda çok kaliteliden, çok düşük performansa kadar uzanan büyük farklılıklar mevcuttur. Direktif ile getirilen yeni kural ve uygulamalar bu aşamada sistemin değiştirilmesi yerine üye ülkelerin denizcilik idarelerinin kalitesini artırarak ve bayrak devleti uygulamalarını etkin hale getirerek sorunun çözülmesinin tercih edildiğini göstermektedir. Bu yönde alınan tedbirlerin kısa ve orta dönemde beklenen sonucu kara ve gri listede bulunan AB üyesi ülkelerin Paris MoU istatistiklerinde daha üst sıralara çıkmasıdır. Direktif ile getirilen diğer bir yeni uygulama olan kalite yönetim sistemi, üye ülkelerin denizcilik idarelerinde bayrak yönetiminin rasyonelleştirilmesi, insan kaynaklarının daha etkin kullanımı, liman devleti denetimi gibi diğer görevlerin daha etkin yürütülmesi gibi sonuçlarla deniz emniyetinin artırılması yönünde beklenti ortaya çıkarmıştır.

           

Türkiye, AB’ye katılım sürecinde, direktif hükümlerini iç hukukuna aktararak uygulamak zorundadır. Ülkemizin denizcilik idaresi olan Denizcilik Müsteşarlığı için kalite yönetim sistemi yeni bir uygulama değildir. Ancak, halen ihtiyari olan IMO denetim sistemine Türkiye bugüne kadar aday olmadığı için böyle bir denetim yapılmamakla birlikte, Türkiye’nin bayrak devleti uygulamalarında son yıllarda aldığı mesafe, bu tür denetimlerden başarı ile çıkacağını göstermektedir. Direktif ile getirilen zorunlu IMO denetim sistemi ve kalite yönetim sistemi uygulamaları, AB’nin deniz ticaretini etkileme ve lehine haksız rekabet yaratma gayretleri için kendisine yeni araçlar ve fırsatlar sunmaktadır. Bu durumda, geçtiğimiz yıl Paris MoU istatistiklerinde Beyaz Liste’ye geçen Türkiye’nin konumunu koruması daha da önem kazanmıştır.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN