ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
KEMAL BATTAL
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
AB İlerleme Raporu ve denizciliğimizdeki gelişmeler
17 Aralık 2007 12:12
Ekim 2006 ile Ekim 2007 arasında, Türkiye?nin AB sürecinde yaptığı ilerlemeleri değerlendiren ?AB İlerleme Raporu? planladığı gibi 6 Kasım 2007 tarihinde yayımlanmıştır. Rapor son on yıldır AB Komisyonu tarafından konsey ve parlamentonun Türkiye?nin AB süreci hakkında düzenli olarak bilgilendirilmesi amacıyla yıllık olarak hazırlanmaktadır. Komisyon bu raporlarda, rapor dönemindeki gelişmeleri vurgulamanın yanı sıra, AB müktesebatına uyum ve idari kapasitenin geliştirilmesi ile ilgili olarak genel ve fasıllar bazında gelinen noktayı ve ileriye dönük beklentilerini de ifade etmektedir. Türkiye?nin AB sürecine yönelik AB bakış açısını yansıtması bakımından raporda yer alan hususlara Türkiye tarafından önem verilmektedir. Raporun içeriğindeki beklentiler, AB fonlarının kullanılacağı projeleri yönlendirmekte, ilgili kamu kuruluşlarının önceliklerini belirlemektedir. Yapılan planlamalarda raporda eksiklik ve uyumsuzluk olarak planlanan hususların giderilmesi özellikle dikkate alınmaktadır. AB sürecinde reformlar yavaşlayarak devam edecek2007 AB İlerleme Raporu genel olarak son bir yılda Türkiye?nin AB sürecinde kaydettiği ilerlemelerin tanıtımından ziyade, AB müktesebat ve uygulamalarına uyum ve müktesebatı uygulamak için gerekli idari kapasitenin mevcut durumunu değerlendiren, uyumsuzluk ve yetersizlikleri tenkit eden ve ağırlıklı olarak geleceğe yönelik beklentiler ifade eden bir metin olarak hazırlanmıştır. Bunun Türkiye açısından bazı nedenleri vardır. Son bir yıllık dönemde Türkiye?de erken genel seçimler, alışılmadık bir cumhurbaşkanı seçim süreci, referandum gibi önemli demokratik faaliyetler yaşanmıştır. Bu faaliyetler AB katılım sürecini gündemden düşürmüş ve uyumu yavaşlatmıştır. Ayrıca, AB katılım sürecinde yapılması gereken reformlardan Türkiye için kolay ve sorunsuz olanları bugüne kadar hızlı bir şekilde yapılmış, Türkiye?nin özellikleri ve hassasiyetleri açısından tereddüt gösterilenler beklemektedir. Bu durum AB sürecinin bundan sonraki yıllarda da yavaş işleyeceğini ve reformların hız kesmeye devam edeceğini göstermektedir. AB?nin bazı siyasi ve sosyal taleplerini karşılayacak uyum reformlarının, Türkiye?nin geleceği açısından olumsuz sonuçlar yaratması ihtimali ve bunun kamuoyunun siyasi tercihlerine yansıması korkusu, siyasi iradeyi cesaretsizliğe itmektedir. Bu durum, AB sürecindeki reformların yavaşlayarak devam etmesinin önemli nedenlerinden biri olacaktır. 2007 AB İlerleme Raporu?nda denizcilik sektörüne tam not2007 AB İlerleme Raporu?nu denizciliğimiz açısından incelediğimizde, tablo oldukça farklıdır. Beklendiği gibi, AB Komisyonu son bir yılda denizcilik alanında müktesebat uyumu ve idari kapasitenin geliştirilmesi noktalarında Türkiye?nin attığı önemli adımları gelişme olarak rapora yansıtmış, diğer birçok fasıldakinin aksine ?ilave ilerleme kaydedilmiştir? genel ifadesini kullanmıştır. ?İlave ilerleme? ifadesi, son yıllarda kaydedilen gelişmeler bu yıl da sürmüştür anlamına gelmektedir. Bu ifade ayrıca, uyum seviyesinin yüksekliği konusunda da olumlu bir değerlendirme çağrıştırmaktadır. Komisyon raporda, son bir yılda AB müktesebatına uyum amacıyla yürürlüğe giren ulusal mevzuatı listelemiş, bu çerçevede altı ayrı yönetmeliğin ismine yer vermiştir. Bir sektörde, bir yıl içerisinde AB müktesebatına uyum amacıyla altı yönetmeliğin yürürlüğe sokulması, aslında önemli bir gelişmedir. Bu faaliyet, yönetmelik taslaklarının hazırlanarak ilgili kurum görüşlerinin alınmasını müteakip onaylanarak Resmi Gazete?de yayımlanmasından ibaret değildir. Bir mevzuatın yürürlüğe sokulmasındaki en büyük başarı, uygulama hazırlıklarının tamamlanmış olmasıdır. Yönetmeliklerin hükümlerinin büyük çoğunluğu, denizcilik sektörlerimize önemli yükümlülükler getirmektedir. Taslak hazırlama ve görüş bildirme aşamasında bu yükümlülükleri tereddütsüz üstlenme iradesi göstererek Denizcilik Müsteşarlığı?na destek veren Deniz Ticaret Odası?nı ve sektörlerimizi kutlamak gerekir. AB Komisyonu?nun bu başarının bilinci ile raporda yürürlüğe giren mevzuata isimleri ile yer vermiş olması sevindiricidir. AB?nin özel önem verdiği bayrak devleti uygulamaları ve liman devleti kontrolü çerçevesinde denetimler ve bu çerçevede sörveyörlerin eğitimi Türkiye?nin de önceliğidir. Denizcilik Müsteşarlığımızın bu alandaki gayretleri de, komisyon tarafından rapora yansıtılarak, bu eğitimlerin sürdürüldüğü kaydedilmiştir. Komisyon haklı olarak yıllar önce başlatılan bazı uluslararası denizcilik sözleşmelerine (SOLAS 78, SOLAS 88, MARPOL Ek III ve IV) taraf olma sürecinin tamamlanmamasını tenkit etmiştir. Bu konuda, bu sözleşmelere taraf olma sürecinin tamamlanmasının, münhasıran Denizcilik Müsteşarlığı?nın elinde olmadığını söylemekle yetinelim. Yıllar önce Denizcilik Müsteşarlığı, Deniz Ticaret Odası?nın da uygun görüşü ile bu sözleşmelere taraf olunmasını ilgili kamu kuruluşlarına bildirmiştir. Umarız bu süreç bir sonraki ilerleme raporuna kadar tamamlanır. Kaldı ki, bu sözleşmeler Türkiye?de ve Türk bayraklı gemilerde uygulanan sözleşmelerdir. Taraf olma prosedürlerinin yerine getirilmesi, süreci tamamlamak için yeterlidir. Türkiye?nin hedefi Beyaz Liste?ye geçmekDenizciliğimizde rapor döneminin en önemli gelişmesi, şüphesiz Türk bayrağının Paris MOU kara listesinden çıkmasıdır. Komisyon bu önemli gelişmeyi de, raporuna yansıtmıştır. Ancak, komisyon bu noktada kara listeden gri listeye geçmeyi yeterli görmemekte, 2006 yılında yüzde 7 ile AB ortalamasının üzerinde olan Türk bayraklı gemilerin Paris MOU limanlarında tutulma oranını yüksek bulmaktadır. Türkiye?nin hedefi de, bu oranı AB ortalamasının altına indirerek Paris MOU beyaz listesine geçmektir. Denizciliğimizin AB sürecinde geldiği noktanın değerlendirilmesinin en kolay yolu, şüphesiz AB Komisyonu?nun daha önce yayınladığı ilerleme raporlarının ilgili bölümlerini incelemek ve bugün gelinen nokta ile karşılaştırmaktır. Çok geriye gitmeden, 2003 yılı raporuna baktığımızda, bir yılda çok sınırlı bir ilerlemenin kaydedildiği, idari kapasitenin güçlendirilmesinde herhangi bir gelişme olmadığı, Paris MOU limanlarında Türk bayraklı gemilerin tutulma oranlarının yüzde 23,8 den yüzde 18,8?e gerilediği kaydedilmektedir. 2004 ve 2005 raporlarında da benzer ifadeler yer almaktadır. Söze gerek yoktur. Son yıllarda hemen her alanda başarılara alışmış olan denizciliğimiz, başarıyı konuşmaktan ziyade ileriye bakarak yeni başarıları amaçlamayı iyi hayata geçiren bir sektördür. AB katılım sürecinde daha yapmamız gereken işler vardır. Denizciliğin evrensel karakteri nedeniyle AB katılım sürecinin denizciliğimizin gelişmesine de olumlu katkıları olduğunun bilincinde olmak, idaremizin ve denizcilik sektörlerimizin başarma azmini artırmaktadır. AB müktesebatına uyum amacıyla yürürlüğe girmiş ulusal mevzuatımızın ve Türkiye?nin taraf olduğu uluslararası denizcilik sözleşmelerinin etkin uygulanması için idaremizin ve sektörlerimizin kapasitelerinin artırılması, önümüzdeki dönemde yoğunlaşacağımız ana faaliyet olacaktır.
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN