ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
![]() KEMAL BATTAL |




AB katılım süreci ve limanlar sorunu
22 Ocak 2007 12:01
29 Kasım 2006 tarihinde AB Komisyonu tarafından Konseye iletilen Türkiye?nin AB katılım sürecine ilişkin teklifler, 11 Aralık 2006 tarihinde AB Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından benimsenmiş ve Konsey kararı olarak yayınlanmıştır. 15 Aralık 2006 tarihinde AB liderler zirvesinde Konsey kararında bir değişiklik yapılmamıştır. Bu karara göre; Türkiye?nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)?ne Ankara Anlaşması ve Ek Protokoldeki yükümlülüklerine aykırı olarak uyguladığı kısıtlamaların kaldırıldığının AB Komisyonu tarafından doğrulanmasına kadar; katılım sürecinin yürütüldüğü 35 fasıldan sekizinde (deniz ulaştırması konularının yer aldığı taşımacılık politikası da dahil) müzakereler açılmayacak, teknik hazırlıklar tamamlanarak müzakerelere açılan diğer fasıllarda ise müzakereler kapanmayacaktır. Ayrıca Konsey, AB Komisyonunu önümüzdeki üç yıllık ilerleme raporlarında gelişmeleri yansıtmaya davet etmiştir. Türkiye?nin Ankara Anlaşması ve ek protokolden kaynaklanan yükümlülükleri neler?Ankara Anlaşması ve Ek Protokol ile karşılıklı üstlenilen önemli yükümlülüklerden biri de AB ve Türkiye?den oluşan coğrafyada malların serbest dolaşımının sağlanmasıdır. Türkiye?nin GKRY gemi ve uçaklarının Türk liman ve havaalanlarına girmesine izin vermemesi malların serbest dolaşımının engellenmesi olarak yorumlanmakta ve Türkiye anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçlanmaktadır. Hukuki açıdan liman ve havaalanlarının açılması Türkiye?nin yükümlüğü gibi gözükmekle birlikte, bu yükümlülüğü doğuran Ek Protokolün imzalanmasından önce AB Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)?ne uygulanan izolasyonların kaldırılacağı yönünde yazılı olmayan bir taahhütte bulunmuş ve Türkiye bunun karşılığında limanlarını ve havaalanlarını GKRY gemi ve uçaklarına açmayı göze almıştır. Gelinen noktada KKTC?ne izolasyonların kaldırılması yönünde bir gelişme olmamış, buna karşılık liman ve havaalanlarını açılması yönünde Türkiye üzerindeki baskılar artmıştır. Konseyin son kararı ile bu baskılar zorlamaya ve misillemeye dönüşmüştür. Konsey kararları katılım sürecini nasıl etkileyecek?Konsey kararında da vurgulandığı gibi katılım süreci devam etmektedir. Katılım sürecinin ilk aşaması olan tarama süreci tüm fasıllarda tamamlanmıştır. Konsey kararı ile; ikinci aşama olan müzakere sürecinde sekiz faslın açılması ve diğerlerinde müzakerelerin tamamlanması, Türkiye?nin GKRY gemi ve uçaklarına liman ve havaalanlarını açması şartına bağlanmıştır. Bu durum sürecin değil süreç içerisindeki bazı faaliyetlerin askıya alındığı anlamını taşımaktadır. Askıya alınan faaliyetlerin katılım sürecini uzatıp uzatmayacağı ve Türkiye?nin AB?ne katılımını geciktirip geciktirmeyeceği çok bilinmeyenli bir denklemdir.Türkiye?de hiçbir siyasi iradeden karşı taviz almadan kamuoyunun oldukça hassas olduğu bir konu olan limanların ve havaalanlarının açılması yönünde bir tasarrufta bulunması beklenmemelidir. Özellikle AB?ne katılım desteğinin azaldığı bir dönemde ve seçim öncesinde bunun yapılması siyasi intihar olacaktır. Mevcut siyasi iradenin iki liman ve bir havaalanının açılabileceği yönündeki son çıkışı da KKTC üzerindeki izolasyonları hafifletme anlamına gelen bir karşı taviz talebini içermiştir. AB, Türkiye?nin Ankara Anlaşması ve Ek Protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesini uzun vadeye yaymasına razı olmayacaktır. Konseyin, AB Komisyonunu izleme ile görevlendirmesinden ve ilerleme raporlarına üç yıl süre ile gelişmeleri yansıtmasını talep etmesinden bu açıkça anlaşılmaktadır. AB tarafı limanların açılmasının KKTC?ye izolasyonların kaldırılması ile bir ilişkisinin olmadığını her fırsatta vurgulamakla birlikte, izolasyonlar konusunda bir gelişme olmadan Türkiye?nin liman ve havaalanlarının açılması yönünde adım atmayacağının bilincindedir. Bunun sonucu olarak AB, KKTC?ye izolasyonların kaldırılması yönünde Türkiye?ye verdiği sözleri kısa vadede yerine getireceğinin işaretlerini de vermiştir. Bir taraftan AB Komisyonu?nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn izolasyonların hafifletilmesi gerektiği yönünde açıklamalar yaparken, diğer taraftan 12 Aralık 2006 tarihinde yapılan AB Konseyi Başkanlık açıklamasında Birleşmiş Milletler platformunda kalıcı çözüm arayışlarına devam edilmesinin önemi ve beklentisi vurgulanmıştır. Bu açıklamalar Türkiye?nin izolasyonların kaldırılması yönündeki beklentilerinin kısa vadede karşılanacağının önemli işaretleridir. AB müzakere sürecinde geçici ve şarta bağlı askıya almaların ilgili fasıllarda müzakerelerin yapılmasını geciktireceği muhakkaktır. Ancak, AB?nin 2014 yılından önce Türkiye?nin katılımına yönelik bir planı olmadığı dikkate alındığında bu gecikmenin katılım sürecini uzatmayacağı ve Türkiye?nin katılımını geciktirmeyeceği net olarak görülmektedir. Ayrıca, geçici askıya alma Türkiye?nin müktesebat uyumu ve idari kapasitenin güçlendirmesi faaliyetlerini ve müzakerelerin açılması için AB tarafından belirlenen eşiklerin (Benchmark) aşılması için gereken çalışmaların yapılmasını durdurmayacağından bazı fasıllarda müzakerelerin gecikmesi sonucu dahi ortaya çıkmayacaktır. Katılım sürecinin tümüyle askıya alınmaması, AB?nin Türkiye?yi alacakmış gibi, Türkiye?nin de AB?ne girecekmiş gibi davranmaya devam etmesine fırsat yaratmıştır. Bu durumun hem AB?nin Türkiye hakkındaki politikalarına hem de mevcut siyasi iradenin seçim döneminde ?AB süreci devam ediyor? temasını işlemesine uygundur. Limanların açılması ne kaybettirir?Türk liman ve havaalanlarının GKRY gemi ve uçaklarına açılması politik ve ekonomik açılardan incelenmelidir. Açmanın GKRY?yi zımni tanıma anlamı taşıyacağı tüm kesimlerin paylaştığı bir görüş olmakla birlikte, bugüne kadar zımni tanıma anlamında değerlendirilebilecek birçok gelişme olmuştur. Zaten Türkiye?nin tanıma konusundaki politikası GKRY?nin varlığını reddetmek değil, Kıbrıs Adasının tamamını temsil etmesini engellemektir. Ankara Anlaşmasını Ek Protokolle GKRY?ye genişletmek ne kadar tanıma ise liman ve havaalanlarının açılması da o kadar tanımadır. Açmanın tanıma anlamına gelmeyeceği yönündeki bir beyan Ek Protokolün genişletilmesindeki beyan ile aynı anlama gelecektir. Liman ve havaalanlarının açılması GKRY?yi tanıma konusunda önemli bir zemin kaybı yaratacaktır. Bu kaybın en azından limanların GKRY gemilerine kapatılmasının ana nedeni olan KKTC?ye uygulanan izolasyonların kaldırılması ile tazmin edilmesi gerekir. AB sürecinin aksamaması amacıyla limanların açılması yönünde verilecek tavizler izolasyonların kaldırılması konusunda pazarlık gücümüzü oldukça zayıflatacaktır. Ekonomik açıdan, limanların açılması durumunda GKRY bayraklı gemilerin Türk ticaret filosunu olumsuz etkilemesi kaçınılmaz olmakla birlikte bu etkinin derecesi önemlidir. Türkiye?nin dış ticaret taşımacılığının sadece yüzde 25?i Türk bayraklı gemilerle yapılmaktadır. Limanların açılması durumunda zaten oldukça düşük olan bu oranın önemli ölçüde düşmesi beklenmemektedir. GKRY?nin bir kolay bayrak olması nedeniyle gemi sahiplerinin çoğunluğu başka ülke vatandaşlarıdır. GKRY vatandaşı olmayan gemi sahiplerinin gemilerini başka kolay bayraklara veya kendi ülkelerinin bayraklarına tescil ettirerek GKRY bayraklı gemilere uygulanan yasaklardan kurtulmaları mümkündür. Sonuç olarak; liman ve havaalanlarının GKRY gemi ve uçaklarına açılması Türkiye için bir kırmızı çizgi değil kar-zarar hesabına konu olabilecek bir alan olmalıdır. Bu sorunun kısa veya orta vadede çözüleceği ve böylece Türkiye?nin AB sürecinde katılımın gecikmesi noktasında bir olumsuzluk yaşamayacağı değerlendirilmektedir.
YORUMLAR
Bu yazıya ilk yorumu siz ekleyin.
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
E-BÜLTEN
Copyright © 2006 - 2009 virahaber.com
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı
saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti





















