ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
KEMAL BATTAL
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
AB Müktesebatında Gemi Kaynaklı Hava Kirliliği
05 Ağustos 2008 14:44
Günümüzde hava kirliliği, doğrudan ve dolaylı etkileri ile şüphesiz insan sağlığına ve çevreye ciddi tehdit oluşturan kirlilik türlerinden biridir. Bunun ötesinde sera gazı emisyonları küresel ısınmanın temel nedeninin oluşturarak, dünyanın geleceğini tehdit etmeye başlamıştır. Böyle bir durumda, her fırsatta çevrenin korunmasına yönelik sıkı kurallar getirmekte tereddüt göstermeyen AB?nin, hava kirliliğine seyirci kalması beklenemez. AB?de iki binli yılların başında başlatılan hava kirliliği stratejisi oluşturulması çalışmaları, 26 Eylül 2006 tarihinde Avrupa Parlamentosu?nun kabul ettiği bir strateji belgesi ile noktalanmış ve bu belgede hava kirliliğinin önlenmesi için uygulanacak stratejilerin çerçevesi belirlenmiştir. AB?nin hava kirliliği stratejisini 2006 yılı sonunda belirlemiş olması, daha önce bu konuda hassasiyet göstermediği anlamına gelmemektedir. İlgili uluslararası sözleşmelere taraf olma, uygulamada ve ilgili uluslararası ve bölgesel platformlarda evrensel tedbirler alınmasında, destekleyici bilimsel çalışmalar yapılmasında AB dünyaya öncülük yapmıştır. Bütün bunların yanı sıra, bazı tedbirler AB müktesebatı kapsamında belirlenmiş ve uygulanmıştır. Gemi kaynaklı hava kirliliğine ilişkin politikalarGemi kaynaklı hava kirliliği de, AB?nin azaltma yönünde ciddi olarak üzerinde durduğu hava kirliliği kaynaklarından biridir. AB, diğer hava kirliliği türlerinden farklı olarak gemi kaynaklı hava kirliliğini Birleşmiş Milletler?in denizcilik konusunda ilgili ve yetkili uzmanlık kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO-International Maritime Organisation) platformunda sahiplenmiş ve azaltılmasına yönelik sıkı kuralların alınmasını sağlamıştır. IMO?nun ana uluslararası denizcilik sözleşmelerinden biri olan Gemi Kaynaklı Kirlenmenin Önlenmesi Hakkında Uluslararası Sözleşme (MARPOL-International Convention for the Prevention of Pollution from Ships)?nin gemi kaynaklı hava kirliliğine ilişkin kuralları düzenleyen VI?nci eki, evrensel seviyede kabul görmüş ve AB?nin de uyguladığı mevzuattır. 26 Eylül 2006 tarihli belge ile belirlenen AB hava kirliği stratejisi, beklendiği üzere gemi kaynaklı hava kirliliğine ilişkin politikaların da çerçevesini çizmiştir. AB; gemi kaynaklı hava kirliliğinin 2020 yılında kara kaynaklı hava kirliliğini geçeceği tespitinde bulunarak, AB Komisyonu?ndan aşağıdaki tedbirleri almasını, IMO?da yönlendirerek kara kaynaklı hava kirliliği ile gemi kaynaklı hava kirliliği arasında denge kurulmasını talep etmektedir:? AB limanlarını kullanan gemiler için nitrojenoksit emisyon standartları belirlenmesi,? Akdeniz?in ve Kuzeydoğu Atlantik Okyanusu?nun MARPOL Sözleşmesi kapsamında Sülfür Emisyon Kontrol Alanı ilan edilmesi,? Sülfür Emisyon Kontrol Alanlarında ve yolcu gemilerinde kullanılan gemi yakıtlarında kabul edilebilir maksimum sülfür konsantrasyonu oranının yüzde 1,5?dan yüzde 0,5?e indirilmesi,? Gemilerden sülfüroksit ve nitrojenoksit emisyon vergi ve harç olarak mali yükümlülükler getirilmesi,? Düşük seviyelerde sülfüroksit ve nitrojenoksit emisyonu olan gemilerin, farklı liman ve kanal ücretlerine tabi tutulmasının teşvik edilmesi,? Gemilerin limanda iken, kara enerji kaynaklarını kullanmaya teşvik edilmesi,? Gemi yakıtları kalitesi hakkında bir AB direktifi hazırlanması.Yukarıdaki tedbirler, AB Komisyonu tarafından IMO?da gündeme getirilerek MARPOL Ek-VI?ya ithali yönünde çalışmalar sürdürülmektedir. 31 Mart-4 Nisan 2008 tarihleri arasında yapılan Deniz Çevresinin Korunması Komitesi (MEPC-Marine Environment Protection Committee)?nde MARPOL EK-VI?da gemi kaynaklı emisyonların azaltılması yönünde sınır değerlerin değiştirilmesine yönelik yeni kurallar görüşülmüştür. Kısa vadede bu değişikliklerin gerçekleşmesi beklenmektedir. Ulaştırma modları ve hava kirliliğiIMO platformunda ve MARPOL EK-VI?yı yönlendirmek suretiyle gemi kaynaklı kirliliği evrensel seviyede önlemeye çalışan AB, istisna olarak bazı tedbirleri kendi müktesebatına kural olarak yansıtmıştır. AB limanlarında gemiler tarafından kara kaynaklı elektrik kullanımının geliştirilmesi hakkında 2006/339/EC sayılı Komisyon Tavsiyesi, bazı atmosfer kirletici emisyonların ulusal sınırları hakkında 2001/82/EC sayılı direktif, AB karasularında seyreden gemilerde kullanılan yakıtlardaki sülfür konsantrasyonlarının azaltılması ile ilgili 1999/32 sayılı direktif (2005/33/EC sayılı direktif ile değiştirilmiştir.), uçucu organik bileşiklerin emisyonunun kontrolü hakkında 94/63/EC sayılı direktif bunlardan birkaçıdır. Bilim çevrelerinin ortaya koyduğu felaket senaryoları karşısında gemilerden kaynaklanan da dahil, hava kirliliğinin önlenmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik gayret ve girişimleri desteklememek mümkün değildir. Ancak, bu gayret ve girişimlerin kirletici kaynakların tamamını dikkate alması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, günümüzde deniz ulaştırmasından kaynaklanan emisyonlar ciddi bir kirlilik türü olmakla birlikte; havayolu, karayolu ve demiryolundan oluşan diğer taşıma modları ile taşınan birim yük ve yolcu bazında karşılaştırıldığı takdirde, atmosferi en az kirleten ve en az sera gazı emisyonu oluşturan ulaştırma modu deniz ulaştırmasıdır. Buna mukabil gerek IMO platformunda ve gerekse diğer uluslararası ve bölgesel platformlarda, emisyonların azaltılması amacıyla en sıkı kurallar gemilerin tabi olduğu kurallardır. Hava kirliliğinin önlenmesi genel hedefine öncelikle yoğun kirleticilere tedbir almak suretiyle daha etkin ve daha kolay ulaşılacağı muhakkaktır. Tüm ulaştırma modları hava kirliliği kaynağı olarak aynı masaya incelenmeli ve birlikte tedbirler düşünülmelidir. Bu noktada, deniz taşımacılığına ve gemi sahiplerine haksızlık edildiğini düşünüyorum.
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN