ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
![]() KEMAL BATTAL |




AB?ye Katılım Yolunda Önemli Aşama: Tarama Süreci
28 Temmuz 2006 16:30
Katılım sürecinde kabotaj konusundaki AB müktesebat ve uygulamalarına uyum sadece denizcileri ve denizcilikle ilgilenenleri değil, sokaktaki insanı da meraklandıran hatta korkutan bir konu. ?Artık kabotaj taşımacılığımızı yabancılar mı yapacak??, ?Ne zaman uyum sağlanacak??, ?Uyum denizciliğimizi nasıl etkileyecek??, ?Uymasak olmaz mı?? türünden sorular hemen hepimizin aklına gelmiştir. Bu önemli ve aslında karmaşık konuyu sokaktaki insanın aklına gelen sorulara cevap verecek şekilde basite indirgeyerek birlikte inceleyelim. Kabotaj hakkıGenel anlamda, bir ülkenin limanları arasındaki taşımacılık ve denizcilik faaliyetlerini icra etme hakkının, sadece o ülke gemilerine ve vatandaşlarına tahsis edilmiş olmasıdır. Bu hak, ülkeler tarafından sadece taşımacılığın kabotaj konusu yapılmasından, tüm denizcilik faaliyetlerine kadar çeşitli seviyelerde ve sınırlarda kullanılmaktadır. AB kabotaj müktesebatının temel prensipleriAB müktesebatında kabotaj konusu, ?(EEC) 3577/92 sayılı üye devletlerde hizmet sunumu serbestisi prensibinin deniz taşımacılığında uygulanması hakkında konsey tüzüğü (Tüzük)? ile düzenlenmiştir. Tüzük, sadece limanlar arasında deniz taşımacılığı konusunu düzenlemekle birlikte, kabotaj kavramı aslında denizcilikle ilgili diğer meslek ve faaliyetleri de içermektedir. Bu konular AB müktesebatının hizmet sunumu serbestisi ile ilgili diğer müktesebatında düzenlenmiştir. Tüzüğün birinci maddesi, 1 Ocak 1993 tarihinden itibaren bir üye devlet içerisinde deniz ulaştırması hizmetlerinin sunumu serbestisinin (deniz kabotajı), gemileri bir üye devletin siciline kayıtlı veya bir üye devletin bayrağını taşıyan topluluk gemi sahiplerine uygulanacağını ifade etmektedir. Bu gemi sahipleri, o devlet içerisindeki kabotaj şartlarını taşımak zorundadırlar. Konsey tarafından onaylanmayı müteakip, Euros gemi siciline kayıtlı gemiler için de bu hak geçerli olacaktır. ?O devlet içindeki kabotaj şartları? ifadesi ile vatandaşlık, geminin pay çoğunluğu, şirket yönetiminde karar yetkisi, geminin yapıldığı yer gibi konularda, o üye devletin topluluk gemi sahipleri arasında ayrımcılık yaratmayan şartları kastedilmektedir. Bu şartlar üye ülkeler arasında küçük değişiklikler gösterebilmektedir. Ancak hizmet sunum serbestisini etkileyen durumlarda komisyon düzeltilmesini talep etmekte, düzeltilmemesi durumunda Avrupa Topluluğu Adalet Divanı?nda (ATAD) dava açmaktadır. Bunun örnekleri oldukça fazladır. Görüldüğü gibi AB müktesebatı aslında kabotaj kavramını ve kabotaj hakkını ortadan kaldırmamakta, bunu AB üyesi ülkeler tek bir devletmiş gibi genişletmektedir. Tüzük, bir üye devlet içerisinde deniz ulaştırması hizmetlerinin sunumu serbestisinin, üçüncü ülke gemi sahiplerine açılıp açılmayacağı konusunda bir hüküm içermemekle birlikte, komisyonun yorumu; bunun üye devletlerin tasarrufuna tabi olacağı yönündedir. Ayrıca tüzük, birinci maddede belirtilen temel prensipten ada kabotajı, kamu hizmetleri gibi bazı konularda ayrılarak istisnalar getirmektedir. Kabotaj konusunda ulusal mevzuatımız ve temel prensipleriKabotaj konusunda temel mevzuatımız; ?815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve limanlarla karasuları dahilinde icrayı san'at ve ticaret hakkında kanun (Kabotaj Kanunu)?dur. Ancak özellikle gemi sicilini düzenleyen ulusal mevzuatımızın bazı hükümleri de, bu çerçevede dikkate alınmalıdır. Kabotaj Kanunu, sadece Türk limanları arasında taşımacılık hizmetlerini değil, aynı zamanda taşımacılık dışında gemiler tarafından verilen diğer hizmetleri ve denizcilik mesleklerini de düzenlemiştir. Kanunun birinci maddesi; Türk sahillerinde bir noktadan diğer bir noktaya yük ve yolcu taşınması hakkını Türk bayrağı taşıyan gemilere vermiştir. Yabancı gemiler sadece yabancı limanlarla Türk limanları arasında yük ve yolcu taşımacılığı yapabilirler. Günümüzde Türk Bayrağı taşıyan her gemi kabotaj hakkından yararlanamamaktadır. 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu ile; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nun 823?üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatların, 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamayacakları düzenlenmiştir. Bu gemiler; Türk vatandaşlarının malı olan gemiler, gemi birden fazla kişiye aitse pay çokluğu Türk vatandaşlarına ait olan gemiler ve ticaret şirketinin pay çokluğu ve yönetimde çoğunluğu Türk vatandaşlarına ait olan gemilerdir. Bunlar Türk gemisi olarak adlandırılmakta ve Milli Gemi Siciline tescil yetkisi bu gemilere tanınmaktadır. Türk Uluslararası Gemi Sicili?ne tescil edilmiş gemilerden, sadece Milli Gemi Sicili?ne tescil şartlarını taşıyanlar kabotaj hakkından yararlanabilmektedir. Kabotaj Kanunu ile taşımacılık dışında kılavuzluk, römorkörcülük ve gemiler tarafından verilen liman hizmetlerinin sunumu hakkı da Türk gemilerine tahsis edilmiştir. Bunun istisnası olarak Bakanlar Kurulu, yabancı kurtarma (insan) ve tahliye gemilerinin faaliyetine geçici olarak izin verebilmektedir. Kabotaj Kanunu ile düzenlenen diğer bir önemli konu denizcilikle ilgili deniz canlıları üretim ve ticareti, dalgıçlık, kılavuzluk, kaptanlık, tayfalık gibi mesleklerin, Türk vatandaşları tarafından icra edilebilmesi hakkıdır. Bunun istisnası olarak Bakanlar Kurulu, Türk kurtarma (insan) ve tahliye gemilerinde yabancı uzman, kaptan ve tayfa çalıştırılmasına geçici olarak izin verebilmektedir. Bu çerçevede, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu gereği, bu sicile tescil edilen gemilerin kaptanlarının Türk vatandaşı olması ve eğer gemi sahibi Türk vatandaşı ise, mürettebatın en az yüzde 51?inin Türk vatandaşı olması gerektiğini vurgulamak gerekir. Kabotaj mevzuatımızın AB müktesebatına uyum seviyesiKabotaj mevzuatımız, AB üyesi ülkelerin gemi sicillerine tescil edilmiş ve o ülkelerin bayraklarını taşıyan gemilerin veya bu ülke vatandaşlarına ait Türk Bayrağı taşıyan gemilerin, Türkiye limanları arasında yük ve yolcu taşımasına ve taşımacılık dışındaki faaliyetleri icrasına imkan vermemektedir. Bu durum AB müktesebatına aykırılık teşkil etmektedir. Türkiye?de denizcilikle ilgili mesleklerin icrası hakkının sadece Türk vatandaşlarına tahsis edilmiş olması da, AB müktesebatının hizmet sunumunu düzenleyen hükümlerine açık aykırılık teşkil etmektedir. Kabotaj konusundaki AB müktesebatına uyum zamanıKabotaj konusundaki AB müktesebatına uyum zamanı konusu, AB tarama sürecinde taşımacılık ve hizmet sunum serbestisi fasılları altında tanıtıcı tarama toplantılarında gündeme getirilmiş ve AB Komisyonu yetkililerinden, aday ülkelerin katılımla eş zamanlı olarak uyum zorunluluğu bulunduğu cevabı alınmıştır. Ayrıca kabotaj konusunu düzenleyen (EEC) 3577/92 sayılı müktesebat bir tüzüktür. Üye ülkelerin veya aday ülkelerin, tüzükleri iç hukuklarına aktarma zorunlulukları yoktur. Bu tür AB müktesebatı, üye ülkeler tarafından direkt olarak uygulanmaktadır. Yani, istisnalar dışında bir aday ülkenin tüzükleri uygulama zorunluluğu bulunmamaktadır. Derogasyon talebi ile belli konularda katılımdan sonra bir geçiş süreci elde etmek mümkündür. Bu talepler ilgili fasılda müzakereler esnasında yapılmaktadır. Uyum şekli Yukarıda belirtildiği gibi tüzüklerin iç hukuka aktarılma zorunluluğu yoktur ve direkt olarak üye ülkeler tarafından uygulanmaktadır. Bu durumda ulusal mevzuatımızdan, AB üyesi ülkelerin gemi ve vatandaşlarına yönelik sınırlandırmaların kaldırılması yeterli bir uyum olabilecektir. Ancak üçüncü ülke gemileri ve vatandaşlarının hakları ile AB müktesebatında kabotaj uygulamalarından istisna tutulan kamu hizmetleri gibi konular ve diğer ihtiyaçlar için bu konuda mutlaka ulusal mevzuat anlamında bir hukuki metine ihtiyaç olacaktır. SonuçKabotaj mevzuatımız, AB müktesebatı ile uyumlu değildir. Katılımla birlikte Türkiye, AB Kabotaj Müktesebatı?nı uygulamak zorundadır. Kamuoyunda kabotaj taşımacılığımızın AB üyesi ülkelerin gemi ve vatandaşlarına açılmasının sakıncalarının ortadan kaldırılmasının çözümü olarak, derogasyon talebine yoğunlaşıldığı dikkat çekmektedir. Derogasyon talepleri, düzenleyici etki analizleri ile ortaya çıkarılmış gerekçelere dayanmak zorundadır. Bu nedenle; Türkiye eğer kabotaj konusunda derogasyon talep etmek istiyorsa, kapsamlı bir düzenleyici etki analizi yapmalı, AB kabotaj müktesebatına uyumun sakıncalarını belirlemeli ve müzakerelerde AB tarafını bu konuda ikna etmelidir. Derogasyon talebi geçici bir çözümdür. Bugüne kadar ada kabotajı olarak ifade edilen, adalarla anakara ve adalar arasında taşımacılık ve çok kısa süreli bazı istisnalar dışında derogasyon verilmediği de dikkate alındığında, tatmin edici bir süre için alınması güç gözükmektedir. Bu durum, Türkiye?de kabotajın katılımla birlikte veya derogasyona bağlı olarak katılımdan kısa bir süre sonra, AB gemilerine ve vatandaşlarına açılacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle; katılıma kadar kabotaj filomuzun geliştirilmesi ve AB üyesi ülkelerle rekabet edebilir hale getirilmesi önemlidir. Bu yöndeki gayretler, katılımdan sonra hem ülkemizdeki kabotaj taşımacılığından Türk gemilerinin yüksek pay almasını, hem de diğer üye ülkelerde Türk gemileri ile kabotaj taşımacılığı yapılmasını sağlayacaktır.
YORUMLAR
Bu yazıya ilk yorumu siz ekleyin.
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
E-BÜLTEN
Copyright © 2006 - 2009 virahaber.com
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı
saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti





















