ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
TAHSİN CEYLAN
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bir Yaşamın Bedeli
02 Haziran 2008 16:29
Daha önce Sevgili Bülent Gözcelioğlu tarafından TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi için haber yapılan, ancak Türkiye denizlerinden ya da iç sularından görüntüsü bulunmayan bu yılan balığını görüntülemek ve yaşam serüvenine tanık olmak istedik. Hayvanlar aleminin bir bölümü, bir dizi düzensiz ya da düzenli yer değiştirme etkinliğiyle bir bölgeden diğerine hareket eder. Böcekler, memeli hayvanlar, kuşlar ve balıkların zaman zaman göç ettikleri herkesçe bilinir. Göçün en önemli nedenlerinin başında; üreme, yavruların yetiştirilmesi, kış gelmeden önce bulunulan bölgeden uzaklaşma (özellikle kuşlar için), yaşam ortamındaki besin miktarında azalma, popülasyonun artmasıyla birlikte yaşam alanının küçülmesi gibi nedenler gelmektedir. Omurgalı hayvanlarda da, balıklar başta olmak üzere birçok göçmen tür vardır. Bunların en ünlüsü de, Clupea harengus yani Ringa Balığı?dır. Eşeysel olgunluğa ulaşan binlerce ringa, önce büyük sürüler oluşturur ve daha sonra yumurtlamak için denizlerin kıyı kısımlarına göç ederler. Bunlardan başka ton balıkları, uskumrular ve morina balıkları da, sürüler halinde göç eden hayvanlar arasındadır. Ekolojinin egemen gücü olduğuna inanan ve hamile bir kadına zarar verebilmeyi ahlaki bulmayan insanoğlu, burada ise fırsatı kaçırmaz. Üremek için bir araya gelen bu balıklar, büyük av gemileri, gelişmiş sonarlarla izlenir ve kolayca avlanırlar.Göç eden canlılar arasında yılanbalıklarının şüphesiz özel bir yeri var. Su bulunan her yerde yılan balıklarına rastlandığı halde; yumurtlayan, yumurta taşıyan ve karnında yavru bulunan bir yılan balığının gözlenememesi, yılan balıklarına karşı çok eskiden beri duyulan ilginin nedeni olmuştur. Yılan balıklarının üremeleri konusunda öne sürülen bilgiler ve bu bilgilerin birbiriyle çelişmesi, bilim adamlarını uzun süre meşgul etmiştir. Yılanbalığının nasıl ürediği konusundaki bilgiler Johannes Schmidt adlı bir araştırmacının, Akdeniz ve Atlas Okyanusu?nda 10 yılı aşan çalışmaları sonucunda ortaya çıkmaya başlamıştır. Araştırmacı, Kuzey Avrupa?da 77 mm. boyunda yavrular, daha sonra da Avrupa kıyılarından, Meksika yakınlarındaki Sargasso Denizi?ne kadar olan bölgede çok sayıda larva yakalar. Bulduğu larvaları incelerken bir şey dikkatini çeker. Avrupa kıyılarından Meksika?ya gidildikçe larvaların boyları küçülmektedir. Buna göre, yılanbalıkları Meksika yakınlarında üremektedir.İlk göçAvrupa ve Amerika yılanbalıklarının üreme yerleri Bermuda adaları ve Antiller arasında bulunan Sargasso Denizi?dir. Yılanbalıkları, Avrupa ve Kuzey Amerika kıtasından oldukça uzakta olan bu bölgede, mart ve nisan aylarında yaklaşık 300 - 500 metre derinlikte yumurta bırakırlar. İlkbahar başında yumurtadan çıkan larvalar defne yaprağına benzer ve bu yüzden bunlara Leptosefalus larvaları denir. Bu larvalar Gulf Stream (Meksika Körfezi?nden başlayıp Batı Avrupa kıyılarına kadar gelen sıcak su akıntısı) akıntılarıyla Avrupa kıyılarına kadar göç ederler. Şimdiye kadar rastlanan en küçük larvalar yedi mm. boyundadır ve bunlara 75 - 300 metre derinliklerde rastlanır. Avrupa kıyılarına ulaşıncaya kadar 75 mm. boya erişen bu canlıların, bu arada kat ettikleri mesafe beş bin km. kadardır. (Amerika yılanbalığı için 1000 km). Bu canlılar kıyılara ulaşınca defne yaprağı şeklinden, yılanbalığını andırır bir şekle girmeye başlarlar. Vücut büyüklüğü ve ağırlıklarında bir azalma olur. Planktonları yakalamak için ağızlarında bulunan dişler kaybolur ve bu olay başkalaşım (metamorfoz) olarak adlandırılır. Yaşamlarına denizde başlayan bu canlılar, ilk dönemde planktonik (hareketleri su akıntılarına bağımlı) bir hayat sürerler. Bu aşamada etçildirler. Besinleriyse, mikroskobik hayvanlardır (zooplanktonlar). Bu küçücük yavrular gündüz 300 - 600 metre derinliklerde, geceleri de yüzeye daha yakın 35 - 130 metre arasında bulunurlar.İkinci GöçBu göç yılanbalıklarının üremek için doğdukları yere olan göçtür. Gümüşi yılan balıkları sonbaharda tatlı suyu terk ederek denize girdiklerinde, eşeysel olgunlukları tam olarak tamamlanmamıştır. Yaklaşık 18 ay sürecek bu uzun ve tehlikeli yolculukta tek amaç vardır: Doğdukları yere ulaşıp üremek. Gümüşi yılanbalığının denizdeki yaşamı pek bilinmemektedir. Denize girmeden önce nehir ağızlarında yakalanan bireylerde, sindirim organlarının işlevlerini yitirdiği biliniyor. Bu durum yılanbalıklarının, Sargossa Denizi?ndeki üreme alanına ulaşıncaya ve eşeysel olarak tam olgunlaşıncaya kadar hiç beslenmediklerini ortaya koyar. Üreme alanındaki deniz derinliği 4 - 5 bin metredir. Yılanbalığı larvaları ise 400 - 500 metrede, güneş ışınlarının son ulaştığı derinliklerde yakalanırlar. Yılanbalıklarının yumurtladıktan sonra öldükleri sanılıyor. Çünkü üreme bölgesinde canlı veya ölü bireylere rastlanmamaktadır. Sonuç olarak ülkemizde, bazen de yanı başımızdaki akarsuda yaşayan yılanbalıklarına bakarken, bir kez daha düşünmekte yarar var. Bu hayvanlar Meksika Körfezi?nde dünyaya gelir, uzun bir yolculuktan sonra Avrupa kıyılarına ve sonunda bizim kıyılarımıza kadar ulaşırlar. Dişiler; akarsuların kaynaklarına kadar çıkar, orada büyür ve zamanı gelince kıyılarımızdan ayrılırlar. Bir bakıma konuklarımız sayılırlar. Çok uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra hayatta kalmayı başarabilenler, doğdukları yere gelip yaşamlarında bir kez yapacakları işi yaparlar; yumurtlar ve ölürler.Göç sırasında yön bulmaGöç eden hayvanların yön bulmadaki yetenekleri, bilim dünyasında pek çok araştırmaya konu olmuş ve birçok görüş ileri sürülmüştür. Bunlar arasında en önemlilerinden biri; göç sırasında dünyanın manyetik alanını kullandıkları görüşüdür. Bilindiği gibi dünyamızın bir manyetik alanı bulunur. Bazı deniz memelileri, kuşlar, bazı balıklar, bazı böcekler ve mikroorganizmalarda bu manyetik alanı saptayabilen algılayıcılar vardır. Manyetoreseptör denen bu algılayıcıları sayesinde hayvanlar, uzun mesafeli göçte veya gezintilerinde yönlerini kolayca bulabilirler. Ama bunun dışında kullandıkları referanslar da vardır. Yılanbalıklarının doğdukları yere geri dönüşleri, manyetoreseptörler ve suyun kimyasal yapısını tanımalarıyla açıklanmaktadır. Denizler de dahil olmak üzere, her suyun, hatta her bölgenin kendine özgü bir kimyasal yapısı olur. Rota, bu kimyasal bileşime göre saptanır. Sargasso Dernizi?nde doğan canlılar gelişme bölgelerine doğru göçerken, suyun kimyasal yapısını belleklerine kaydederler. Gelişme dönemini tamamladıktan sonra da, belleklerinde kayıtlı olan yoldan üreme alanlarına geri dönerler. Buraya kadar her şey tamam. Peki, aklımıza şöyle bir soru gelebilir; bu hayvanlar neden eş bin km.?lik bir mesafeyi aşarak Avrupa kıyılarına veya bin km.?lik bir mesafeyi aşarak Kuzey Amerika?ya gidip orada beslenip, büyüdükten sonra tekrar doğdukları yere dönüyorlar? Bu sorunun tam bir yanıtı olmamakla birlikte kabul edilen bir görüşe göre, dünyamızdaki kıtalar henüz birbirinden ayrılmamışken, yılanbalıkları yine bugün de üredikleri yerde ürüyorlardı. Sonra kıtalar ayrılmaya başladı. Yılanbalıkları üremelerine aynı yerde devam ettiler. Kıtalar arasındaki mesafeler, başta bu kadar uzun değildi ve kara parçaları milyonlarca yıl sonra bugünkü durumuna geldi. Göç; başta kısa mesafelerde yapılırken, kıtalar birbirinden ayrılıp uzaklaşınca göç mesafesi de arttı. Bu bölge, belki de onların yumurtlamak için en uygun koşulları (suyun sıcaklığı, kimyasal yapısı, bölgenin jeomanyetik alanı gibi) sağlayan bir bölge. Bu yüzden hayvanlar, binlerce yıldır aynı bölgeye gelip yumurtlamaktadır.İşte Anguilla anguilla?nın yaşam öyküsü. Kırılgan dünyamızdaki ekolojik yaşamı gerçeğe kapanmış gözlerle değil, kayıp yaşamların ağırlığını hissetmeden gelecek kuşakların çocuklarını da düşünerek yarına taşımaya özen göstermeliyiz.Mavide kalın?KaynaklarDemirsoy A., Genel ve Türkiye Zoocoğrafyası Ankara 1999Tesch, F., W., 1983 Der Aal, Biologie und Fischrel, Veriag Paul Parey, 340p, Hamburg und BerlinAlpbaz A., Yılanbalıklarının ilginç Hayat Hikayeleri. Marine Aktüel sayı;33 2001Güner Y., Kırtık A., Yılanbalığı Biyolojisi ve Yetiştiriciliği EÜ Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik AnabilimdalıIkeya, m., Matsumoto, H. 1998a Dupicated earthquake precursor anomalies of electric appliances. South China Journal of Seismology 18, 53-57.Çağlar, İ,. ?Depremi önceden haber veren olaylara bir bakış? İTÜ, Maden Fakültesi, Jeofizik Mühendisliği Bölümü., Cumhuriyet Bilim ve Teknik 05.02.2000Gözcelioğlu Bülent; Tübitak Bilim ve Teknik Dergisihttp://www.evbilgisayari.com/tum-konular/587-yilanin-gocu.htmlhttp://www.fishbase.org/http://www.ecoscope.com/eebase.htm
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN