![]() KEMAL BATTAL |




AB, kendi sularındaki her kazadan sonra olduğu gibi 13 Kasım 2002 tarihinde meydana gelen Prestige kazasından sonra da, gayretlerini AB sularında deniz emniyetinin artırılmasına yoğunlaştırdı. Bunun sonucu olarak hazırlanan Erika III Deniz Emniyeti Paketi uzun, kapsamlı ve geniş katılımlı çalışmalardan sonra 11 Mart 2009 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı ve paketi oluşturan AB müktesebatı, 28 Mayıs 2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Erika III paketini oluşturan AB müktesebatının genel amacı; “Deniz emniyeti standartlarına uyan gemi sahipleri lehine, özellikle alt standart gemi sahipleri üzerindeki baskıyı artırarak sektörün rekabet gücünü artırmak” olarak açıklandı. Bu açıklama ile ortaya konulan amaç, AB’nin deniz emniyeti kurallarını deniz ticaretinde ve deniz taşımacılığında kendine çıkar sağlamak üzere istismar ettiği yönündeki tereddütleri artırdı. Kaldı ki, Erika III’ü oluşturan yeni müktesebattaki bazı hükümlerin münhasıran AB limanlarına gelen veya AB sularından geçen üçüncü ülke bayrağını taşıyan gemileri hedef alması, bu gemilere amacını aşan yeni uygulamalar getirmesi, bu tespiti fazlası ile doğruluyor. Paketin açıklanmayan diğer bir amacı da, her büyük deniz kazasından sonra olduğu gibi AB kamuoyuna bundan sonra benzer kazaların olmaması yönünde tedbirlerin alındığı mesajının verilmesidir. Umarız Erika III paketi deniz emniyetinin sağlanması ve deniz çevresinin korunmasında olumlu sonuçlara vasıta olur.
Erika III deniz emniyeti paketinin hazırlanması amacıyla Aralık 2002 ayında konseyin ve Avrupa Parlamentosu’nun talebi ile başlatılan ve Mayıs 2009 ayında sonuçlanan uzun sürecin ilk bölümü olan mevzuat taslaklarının hazırlanması aşamasında, denizcilik sektörleri dahil ilgili taraflarla istişare fırsatları yaratıldı, her bir mevzuat teklifi için genişletilmiş etki analizleri yapıldı ve AB Deniz Emniyeti Ajansı tarafından (EMSA-European Maritime Safety Agency) uzman kuruluşlardan teknik yardım alındı. Bu titiz ve uzun çalışmalarda özellikle denizcilik sektörleri ve bu sektörleri temsil eden kuruluşların görüşlerine her konuda itibar edildiği söylenemez. Erika III paketi ile biri kazaların önlenmesi, diğeri kaza durumunda alınacak tedbirlerle etkilerinin azaltılması olmak üzere, iki temel hedefe ulaşılması öngörülüyor. Tabii bu hedeflere ulaşılıp ulaşılamayacağı paketi oluşturan mevzuatın uygulanması ile netleşecek. Paketi oluşturan AB müktesebatı; bayrak devleti sorumlulukları, klas kuruluşları, liman devleti denetimi, gemi trafiğinin izlenmesi, kazaların incelenmesi, yolcuların zararları için sorumluluk, tazminat ve deniz alacakları için gemi sahiplerinin sigorta sorumlulukları konularında yeni mevzuat veya mevzuat değişikliklerinden meydana gelmektedir.
Bayrak devleti uygulamaları
AB müktesebatında bayrak devletlerinin sorumluluklarını düzenleyen bir mevzuatın bulunmaması önemli bir eksiklik olarak görülmekte idi. AB bayraklarının kalitesini artırmayı amaçlayan 2009/21/EC sayılı “Bayrak Devleti Gereklerine Uyum” isimli direktif ile bu açığın kapatılmasının yanı sıra AB üyesi ülkelerden, bayraklarını taşıyan gemilerin Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO-International Maritime Organisation) standartlarına uymalarının kontrolü talep edilmektedir. Bu kapsamda; üye ülkeler, ulusal denizcilik idarelerinin en az yedi yılda bir defa aslında gönüllü olan IMO denetiminden geçmeleri için gerekli tedbirleri alacaklar ve idarelerinin bayrak devleti ile ilgili faaliyetleri yürüten birimleri de kalite yönetim sistemi (ISO 9001/2000) geliştirecek, belgelendirecek, uygulayacak ve bunu sürdüreceklerdir. Üye ülkelerin tazmin sözleşmeleri dahil, uluslararası denizcilik sözleşmelerine taraf olmaları, IMO Bayrak Devleti Kodu ve denetim sistemini uygulamaları, Paris MoU Liman Devleti Denetimi istatistiklerinde beyaz listede yer almaları direktifte ima edilen diğer yükümlülüklerdir.
Klas kuruluşları
Klas kuruluşlarını, bayrak devleti uygulamalarının önemli bir parçası olarak gören ve deniz emniyetinin sağlanmasında klas kuruluşlarının faaliyetlerine önem atfeden, bu faaliyetleri alt standart gemiciliğin azaltılmasında hayati faktör olarak kabul eden AB, Erika III paketi ile daha önce çok sayıda revizyona tabi olan 94/57/EC sayılı Direktifi yürürlükten kaldırarak yerine Gemi Denetim ve Sörvey Kuruluşları ve Denizcilik İdarelerinin İlgili Faaliyetleri İçin Ortak Kural ve Standartlar Hakkında 2009/15/EC sayılı Direktifi yürürlüğe sokmuştur. Erika III paketi kapsamında yürürlüğe giren konu ile ilgili diğer bir mevzuat ise, Gemi Denetim ve Sörvey Kuruluşları İçin Ortak Kural ve Standartlar Hakkında 391/2009 sayılı tüzüktür. Direktif ve Tüzük ile klas kuruluşlarının faaliyet kalitelerinin artırılması amaçlanmakta, bu maksatla AB’nin tanıdığı klas kuruluşları için bağımsız kalite kontrol rejimi ve kalite yönetim sistemi getirilmekte, şeffaflık ve işbirliği yükümlülükleri konulmakta, klas kuruluşları ile yapılan anlaşmalarda daha sıkı gereklilikler getirilmekte ve düşük performansın önlenmesi için mali cezalar ve yetkinin geri alınması öngörülmektedir.
Liman devleti denetimi
2009/16/EC sayılı Liman Devleti Denetimi Hakkında Direktif, mevcut 95/21/EC sayılı liman devleti direktifini yürürlükten kaldırarak bazı yeniliklerle birlikte AB liman devleti denetimi faaliyetlerini düzenlemektedir. Alt standart gemilerin daha az periyotlarda denetimi suretiyle bu gemiler için daha sıkı liman devleti denetimi uygulanması, geminin yarattığı riske dayalı denetim sıklığı, denetim oranının yüzde 100’e çıkarılması, yükümlülüklerini yerine getirmeyen gemilere belli şartlarda AB limanlarına giriş yasağı getirilmesi, Erika III ile getirilen yeni uygulamalardır.
Deniz trafiğinin izlenmesi ve tehlike altındaki gemilere yardım
2009/17/EC sayılı Direktif ile 2002/59/EC sayılı Topluluk Gemi Trafiği İzleme ve Bilgi Sistemi Oluşturan Direktifte değişiklik yapılarak; sığınma alanları, SafeSeaNet ve Otomatik Tanıma Sistemi (AIS-Automatic Information System) konularında yeni uygulamalar getirilmiştir. Bu kapsamda; sığınma alanlarını belirleme ve uygulamayı düzenleyen mevzuat daha açık ve kesin hale getirilmiş, kararların bağımsız olması öngörülmüş, denizcilikle ilgili verilerin üye ülkeler arasında elektronik sistemle iletilmesi için SafeSeaNet sistemi etkinleştirilmiş, uzak mesafeli izleme sistemi düzenlenmiş ve AIS 15 metreden büyük balıkçı gemileri için zorunlu hale getirilmiştir.
Kazaların incelenmesi
Deniz taşımacılığı sektöründe kazaların incelenmesini düzenleyen temel prensipler oluşturulması hakkında 2009/18/EC sayılı Direktif bu alanda yeni uygulamalar getirmesinin yanı sıra mevcut dağınık kuralları da toplamakta ve etkinleştirmektedir. Direktif ile ciddi kazalardan sonra emniyet incelemesi yapılması yükümlülükleri düzenlenmiş, bağımsız profesyonel inceleme birimleri oluşturulması öngörülmüş ve inceleme birimleri arasında kalıcı işbirliğinin çerçevesi çizilmiştir.
Gemi sahiplerinin sigorta yükümlülükleri
Deniz alacakları için gemi sahiplerinin sigortaları hakkında 2009/20/EC sayılı Direktif bu alanda yeni bir AB mevzuatıdır. Direktif ile AB üyesi ülkelerin bayraklarını taşıyan gemiler ile bir AB üyesi ülkenin yetkisi altındaki deniz alanına giren tüm gemiler için LLMC 96 limitleri temelinde zorunlu sigorta öngörülmekte, bu tazmin garantisini belgeleyen sertifika alınması zorunluluğu konulmakta ve sertifikası olmayan gemilerin tutulması veya deniz yetki alanlarından çıkarılması uygulaması getirilmektedir.
Yolculara yönelik tazmin sorumlulukları
Kazalarda deniz yoluyla taşınan yolcular için taşıyıcıların tazmin sorumlulukları hakkında 392/2009 sayılı tüzük, 2002 tarihli Atina Sözleşmesi hükümleri temelinde zorunlu sigorta sistemi ve tatmin edici tazmin limitleri öngörmektedir. Biletlerini AB üyesi ülkelerden alan, AB üyesi ülkelerin bayrağını taşıyan gemilerde veya bu ülkelere gelen diğer gemilerde bulunan tüm yolcular direktifin kapsamına girmektedir.
“Erika III deniz emniyeti paketi” adı altında yürürlüğe giren AB müktesebatı, hem AB’ye katılım sürecinde iç hukukumuza aktarmak zorunda olmamız, hem de AB üyesi ülkelerin limanlarına giden veya deniz yetki alanlarından geçen Türk Bayraklı gemilere de uygulanması nedenleri ile ülkemizi ve deniz ticaret filomuzu yakından ilgilendirmektedir. Paketin, deniz emniyetinin sağlanması ve gemi kaynaklı kirliliğin önlenmesi yönünde sonuç doğurabilecek hükümler içermesinin yanı sıra, özellikle üçüncü ülkelerin bayrağını taşıyan gemiler için amacını aşan kurallar getirerek AB filoları lehine haksız rekabet yaratacağı yönünde ciddi tereddütler vardır. Bunun yanı sıra, üçüncüsü yürürlüğe giren her Erika paketi deniz ticaretini biraz daha zorlaştırmakta ve pahalılaştırmaktadır. Erika paketlerinden kurtuluş yok. Çünkü Erika IV geliyor. Konusu; insan faktörü…
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti





















