![]() MİTHAT BEREKET |




Mithat Bereket: Anlaşılan okyanuslar hava koşullarını ve iklim değişikliklerini öngörmek için çok önemli. Bu önem nereden kaynaklanıyor, okyanusların rolü nedir, okyanus yüzeyindeki ve özellikle derinlerindeki sıcaklık ölçümleri neden bu kadar önemli?
Jochem Marotzke: Okyanuslarla iklim sistemi arasındaki ilişki, bir makineyle volanı arasındaki ilişkiye benzer. Okyanuslar geç harekete geçer çünkü çok büyük bir su kütlesidir ve büyük bir ısı kapasitesi vardır, ama bir kez harekete geçtiğinde, yani bir kez ısınmaya başladığında o ısıyı çok uzun bir süre saklar. Yani okyanuslar iklim sisteminin filleri gibidir, unutmazlar. Öte yandan okyanusun bu kadar uzun süreli bir hafızaya sahip olması bizim daha uzun vadeli tahminler yapmamızı mümkün kılar. Atmosferin hafızası iki haftalıktır. Atmosferi gözlemleyerek iki haftadan daha uzun süreli tahminler yapamazsınız. Bunu uzun süredir biliyoruz. Ama okyanusun hafızası çok güçlü olduğu için, okyanusun bugünkü durumunu bilirsek, birkaç yıllık tahminler yapabiliriz. Çünkü okyanus hafızasını hemen silemez, bugünkü durumu yıllarca hafızasında saklar. Bu durum önümüze hem bir zorluk çıkarır, çünkü okyanusta ölçümler yapmamız gerekir; hem de bize bir fırsat sunar, çünkü okyanusların durumunu bilirsek, geleceğe dair pek çok şey söyleyebiliriz. Isıyı tutma kapasitesi açısından bakarsak, okyanusun yüzeye en yakın iki metrelik kısmı, atmosferin tamamıyla aynı miktarda ısı saklayabilir. Oysa okyanusun derinliği beş bin metredir. Bu açıdan bakarsak, okyanuslar, atmosferin sakladığının iki bin katı kadar ısı saklayabilir. Okyanusun hafızasını bu kadar güçlü kılan da budur.
Mithat Bereket: Peki, ama okyanus hangi durumlarda soğur? Yani okyanusun soğumasına neden olabilecek şeyler nelerdir?
Jochem Marotzke: Bölgesel olarak baktığımızda, bu konuda bir fikrimiz var. Örneğin, Büyük Okyanus’un tropikal bölgesini ele alırsanız, bu bölgenin batısı her zaman sıcaktır, doğu bölgesi, yani Peru açıklarıysa normalde soğuktur, çünkü derinden soğuk su gelir. Bazen dipten gelen bu soğuk su akımı güçlenir ve okyanusun bu kısmı bir süreliğine daha soğuk olur. Bazen bu akım zayıflar ve okyanusun ekvator çevresindeki kesimi daha sıcak olur. Okyanusun daha sıcak olduğu bu dönemlerde “El Ninyo” dediğimiz olgu meydana gelir. Bu, altı ay ile bir yıl arasında değişen bir sürede olur. Ayrıca daha geniş alanlarda, okyanus, kuvvetli rüzgarlar yüzünden de soğuyabilir. Kuvvetli rüzgarlar buharlaşmayı artırır, buharlaşma suyun soğumasına neden olur ve bu olay devamlılık gösterirse, okyanus bu soğuk dönemin izlerini de çok uzun bir süre taşıyacaktır. Muhtemelen son birkaç yıldır olan buydu. Özellikle, büyük okyanus yüzeyindeki sular oldukça soğuk. Bunun nedenini tam olarak anlayabilmiş değiliz, bu soğumayı gözlemliyoruz. Büyük okyanus, güney ve kuzey yarım küredeki yüksek enlemlerde görece soğuk olduğu için atmosfer de soğuyor. Küresel ısınmanın aynı hızda devam etmemesinin nedeni de bu, küresel ısınmanın duraklama dönemine girmesi bundan kaynaklanıyor.
Mithat Bereket: Küresel ısınmanın bir duraklama dönemine girmesi iyi haber mi, yoksa kötü haber mi, kaybettiklerimizi yerine koymak için bize zaman kazandırabilir mi, yoksa kötü mü olacak? Ne düşünüyorsunuz?
Jochem Marotzke: Ne yazık ki bize pek zaman kazandırmayacak, çünkü bu görece soğuk dönemler normal, daha önce de yaşandı, 1990'larda yaşandı, 1980'lerde yaşandı, ama bu soğuk dönem aynı zamanda bir sonraki on yılda küresel ısınmanın iki kat hızlı olacağı anlamına geliyor. Çünkü bu doğal dalgalanma içinde ısınma safhasına geçildiğinde, bu doğal ısınma insan etkisiyle ortaya çıkan küresel ısınmayı güçlendiriyor ve küresel ısınma hızlanıyor. Bu yüzden bu ne iyi ne de kötü bir haber. Ama bir açıdan kötü haber olduğunu söyleyebiliriz, ama bu bilimsel değil, siyasi bir yaklaşım. Bu kötü bir durum çünkü küresel ısınmayı inkar edenler, "Küresel ısınma diye bir şey yok, iklimbilimcilerin ve siyasetçilerin uydurması" diyecekler. Bu kişiler bu sıcaklık artışlarındaki duraklamayı duyunca, bu olayın tam anlamıyla üzerine atladılar ve bunu "küresel ısınma yoktur" iddiasına mazeret olarak kullanmaya başladılar. Bu ifadeler insanları yanlış yönlendiriyor, tamamen yanlış, ama bunları sürekli duyuyoruz. Bu açıdan bakınca, insanların küresel ısınmaya karşı etkili önlemler alması açısından bakarsak, bu soğuma iklim değişikliğini inkar edenlerin oynadığı rol yüzünden siyasi tartışmaları zorlaştırıyor. Ama bilimsel açıdan bakarsak, bunu olduğu gibi kabul etmemiz gerekir.
Okyanuslar, gezegenimizin iklim sistemi için çok önemli. Dünyanın yüzde 75’inden fazlasını kapsayan bu dev su kütleleri yeryüzündeki ısının bir kısmını üzerlerine çekip küresel ısınmayı yavaşlatıyorlar. Bunlar, aynı zamanda karbondioksit gibi sera gazlarını da alıyorlar. Kısacası, okyanuslar olmasaydı şu anda yaşadığımız küresel ısınma çok daha fazla olurdu. Ancak, bizler, küresel ısınmaya karşı gerekli önlemleri almazsak, bir süre sonra okyanuslar da zarar görmeye başlayacak. Okyanuslar ısıyı emmeye devam ederlerse, buzlar daha çok eriyecek ve deniz seviyesi yükselecek. Ayrıca, okyanus daha çok karbondioksiti almak zorunda kalırsa, sulardaki asit oranı artabilir. Bu da sualtındaki yaşamın zarar görmesi demek. Bunun için ne yapıp edip küresel ısınmayı önce yavaşlatmak, sonra da durdurmak için acil tedbirler almak gerekiyor.
Mithat Bereket: Küresel ısınmanın üstesinden gelmek için neler yapılmalı; izleyicilerimize ne mesaj göndermek istersiniz?
Mojib Latif: Mesajım şu, hala küresel ısınmayı belirli bir seviyede tutabiliriz ve bu ısınmanın yeryüzündeki hayata ve insanların yaşamasıza olanak verecek bir seviyede kalmasını sağlayabiliriz. Önümüzdeki 10-20 yıl içinde karbon temelli teknolojiyi, yani petrolle, kömürle çalışan santralleri ve benzer teknolojileri yenilenebilir enerji kaynaklarıyla değiştirmemiz gerek. Bunun mümkün olduğunu biliyoruz, mesela güneş enerjisini kullanarak çöllerde enerji üretebiliriz, rüzgar gücünü kullanabiliriz, yerkabuğunun derinlerinden gelen jeotermal enerjiyi kullanabiliriz, pek çok imkan var. Bence bunu anlayabilir ve hemen harekete geçersek bizi çok güzel bir gelecek bekliyor.
Mithat Bereket: Bu programı izleyenlere sizin tavsiyeniz ne olur? Küresel ısınmayı yavaşlatmak için neler yapılabilir?
Jochem Marotzke: Bence, günlük hayatta yapabileceğimiz şeyler var, bizim burada Kuzeydoğu Avrupa'da yapabileceğimiz şeylerden biri, etkili bir ısı yalıtımı sağlamak. Batı ve Kuzey Avrupa'da en fazla enerji tüketimine neden olan şey ısınma. Eğer evlerimizin ısı yalıtımı iyi olursa, enerji tüketimimiz önemli ölçüde azalır. Tabii yazın havanın sıcak olduğu yerlerde klima kullanılıyorsa, aynı şey geçerli. Eğer eviniz iyi yalıtılırsa, soğutma için daha az enerji harcarsınız. Bir başka unsur da ulaşım. Toplu taşıma özel araçlardan çok daha efektif.
Avrupalı iklimbilimcilerle konuşunca ortaya şöyle bir resim çıkıyor. Bu soğuklar küresel ısınmanın yerini almayacak. Yani, insanoğlunun yarattığı küresel ısınma aynen devam ediyor. Bu soğuklar sadece 10 ya da 20 yıl sürecek bir ara dönem; bir mola o kadar. Burada asıl önemli olan dünyadaki herkesin küresel ısınmaya karşı harekete geçmesi...
Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti






















