Kuzey Kıbrıs ve AB
22
Ocak ayı içerisinde Türkiye?ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Yunanistan Cumhurbaşkanı sayın Karamanlis?in basına yansıyan Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşleri dikkatle incelendiğinde 2008 yılı Kıbrıs için oldukça hareketli bir süreç yaşanacağı görülüyor.Kısa vadede iki toplum arasında bir anlaşma sağlanmasa da Kuzey Kıbrıs?ın Avrupa Birliği?ne katılımı konusunda taraflar uzlaşacağı bekleniyor.Kıbrıs bir bütün halinde Avrupa Birliği?ne kabul edilmiş, ancak Kuzey Kıbrıs?ın Türkiye tarafından işgal edildiği gerekçesi ile Türk ordusunun adadan ayrılıncaya kadar askıya alındığı söylenmektedir. Avrupa Birliği?ne girişi askıya alınan Kuzey Kıbrıs?ın önündeki engellerin kaldırılması için yeni politikalar oluşturulacağı beklenmektedir.İster Birleşmiş Milletler'in başkanlığında Türkiye-Yunanistan-Kıbrıslı, Türkler-Kıbrıslı Rumlar arasında olsun; isterse iki toplum arasında olsun Kıbrıslı Türklere Avrupa Birliği kapıları açıldığında, önümüzdeki yıllarda Kuzey Kıbrıs Türkiye?den kademeli olarak uzaklaşacak ve Türkiye eskiden olduğu gibi etkinliğini sürdürmeyecektir. Artık karar merkezi Ankara değil Atina ve Lefkoşa?nın da içinde bulunduğu Avrupa başkentleri olacaktır.Türkiye için << VAZGEÇİLEMEYECEK TOPRAK >> olan Kuzey Kıbrıs?ın, masaya getirilen görüşme konularından en önemli olanları bizce şunlardır.Birincisi; 1974 yılından itibaren var olan Türk askeri varlığının Kuzey Kıbrıs?tan çıkarılması,İkincisi; Çeşitli nedenlerle Anadolu?dan Kıbrıs?a göç eden halen Kuzey Kıbrıs vatandaşı olan Türklerin geri gönderilmesiBirinci konuda daha önce yazdığım VİRA dergisindeki << Bir Adım Atmak >> konulu yazımda, Türk ordusunun Kıbrıs topraklarından ayrılmasının mümkün olmadığı belirtmiş ve çözüm olarak Türk askeri varlığının Kıbrıs?ta devamlı kalabilmesi için üsler politikasının uygulanmasını ve İngiliz üslerini örnek göstererek Türk toprağı sayılacak üsler ile konunun Avrupa Birliği?ni ve Yunanistan?ı tatmin edeceğini önermiştim.Bunun için geç kalınmış sayılmayız.Askeri uzmanlarca tespit edilecek alanlarda fiziki hazırlıklar yapılarak adada bulunan tüm Türk Askeri varlığını bu üslerde toplamak ve bir liman ile havaalanını da bu üslere bağlayarak bu konuya çözüm bulmuş oluruz. Bu üsler sayesinde şartlar nasıl gelişirse gelişsin, Türk ordusunu Türk toprağı sayılan bu üslerden ve Kıbrıs?tan kimse çıkaramaz.İkinci sorun olarak ileri sürülen Türkiye?den getirilen yerleşik Türklerin durumu ise insan hakları ve AB açısından geri gönderilmeleri mümkün değildir.Bugün neredeyse ikinci kuşağın ortaya çıktığı ve kendilerini doğma-büyüme Kıbrıslı kabul eden insanlarımızın hiçbirisini geri gönderme imkanının olmadığını ve böyle bir göçün yaratacağı ağır sorunları Rum toplumu da bilmektedir. Bir pazarlık kozu olarak konuyu gündemde tutmaktadır.Kuzey Kıbrıs?ın Avrupa Birliği?ne girmesi çok önemli olmakla birlikte Kıbrıs Türkü?nün anavatanla olan birlikteliğinin devamı için Kuzey Kıbrıs?ın milli gelirinin 20.000 avro üzerine çıkarmakla mümkündür.Eğer bu gerçekleşirse ekonomik sorunları olmayan Kıbrıslı Türk, bu kazanımlarını kaybetmemek için adadaki varlığını en iyi şekilde sürdürebilir.Bugün Kuzey Kıbrıs?ın nüfusu 200 ila 250 bin arasındadır. Ve GSM hasılası ise 2 milyar avrodur. Bunun 350 milyon avrosunu Türkiye karşılamaktadır.Rum kesiminin nüfusu ise 700 bin civarındadır. Ve GSM hasılası ise 20 milyar avrodur. Ve Kuzey Kıbrıs?ta Kıbrıslı gençler yoktur. Güneyden aldıkları AB pasaportu ile çeşitli ülkelerde öğrenim yapmaya veya çalışmaya gitmektedir. Güney Kıbrıs?ın uyguladığı plan, gençler üzerinde etkisini göstermiştir. Ceplerinde bulunan Güney Kıbrıs?a ait AB pasaportu sayesinde serbest dolaşım ve çalışma haklarını, Kuzey Kıbrıslı gençlerde kullanmaktadır. Ayrıca uzun süreli bir askerlik nedeni ile bu durum daha da artarak çoğalmaktadır.Bunun canlı örneği İngiltere?de yaşayan Kıbrıslı Türklerdir. Bugün İngiltere?de yaşayan ve bu ülkeye göç etmiş 160 bin Kıbrıslı Türk bulunmaktadır. Bu Türklerin çok büyük bir kısmı İngiltere?de iş adamı ve varlıklı ailelerden oluşmaktadır. Kuzey Kıbrıs?la ilişkileri, yaşlı Kıbrıslı Türklerin dışında yok gibidir. Gençler Kıbrıs?a gidememektedir. Orta yaşlılar ise askerlik görevini yapmadıkları gerekçesi ile kaçak durumdadır. Kıbrıs?ı Türk ordusu zaten korumaktadır. Kıbrıslı Türklere askerlik hizmeti aynen İsviçre modeli uygulanarak profesyonel ordunun yanında belirli yaşa kadar yılda 15 günlük kamp eğitimi vererek vatan görevi ve savunma konularında eğitim verilebilinir. Her Kıbrıslı Türk keyif ve neşe içinde bu kamplarda yaşamlarına ayrı bir renk katarlar.Eğer bu konuya çözüm bulunursa binlerce zengin Kıbrıslı Türk adanın kuzeyine gelerek vatan hasretini giderdiği gibi, yatırımlar yaparak veya tatilleri Kıbrıs?ta geçirerek atalarının yaşadığı bu topraklara çok farklı katma değer katarlar.Bugün 6.000 avro civarında olan Kıbrıslı Türklerin milli geliri derhal ikiye katlanarak yaşanılır, dinamik ve renkli bir bölge olur. Kuzey Kıbrıs?ın sosyal ve ekonomik hayatı canlanarak yeni moral kazanımlarına yola açar.Halkın refahı olmayan hiçbir çözüm uzun vadeli değildir. Ekonomik çözümü öne çıkarmak ve güvenlikli ortamı yaratmak bizlerin görevidir. Şunu unutmamalıyız ki;Kıbrıs hepimiz için hayati bir öneme sahiptir.