ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
TAHSİN CEYLAN
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Mavi Yeşil Sevdamız: Çanakkale
06 Mayıs 2008 19:23
?1915 yılında müttefikimiz Türkler Çanakkale?de kahramanca dövüşüyorlardı. Düşmanın büyük deniz birlikleri Boğaz?ı zorlayarak, Marmara?ya girmeye uğraşıyorlardı. Uzun bir seferin güçlüklerini göze alarak oraya gitmeyi tasarladım. Britanya Adaları etrafında U 21 botumla yaptığım seferde, gemimin yeteneğini iyice tanımıştım. Türkler, düşmanın son sistem silahları karşısında materyal bakımından zayıf, Almanya?dan her türlü yardıma muhtaçtılar. Özellikle bir denizaltı gemisinin yardıma koşması, şüphesiz onları çok sevindirecekti.Düşüncemi, Donanma Komutanlığı aracılığıyla Bahriye Nezaretine duyurdum ve güçlükle kabul ettirdim. Bu güç işi başarabilmem için gereken tedbirleri aldım. Harekete hazırlandım. İstanbul?a varabileceğime inanmadıkları için ayrılırken bana; ?tekrar görüşelim? diyen arkadaşlarım pek azdı. 25 Nisan 1915 sabahı Wilhelmshafen?e veda ederek, denizaltı limanından hareket ettim. Atlas Okyanusu?na girmek için en kısa yol Manş Kanalı idi. Ama İngilizler burada denizaltılarımıza karşı çok sıkı tedbirler almışlardı. Gündüz su üstünden buradan geçmek imkansızdı. Britanya adalarının kuzeyinden dolaştım. Bu mıntıkaya doğru yoğun bir tipi ve sis içinde girdim. Yollarda oldukça heyecanlı olayları atlatarak ve İspanya?da yakıt ikmali yaparak, güçlükle Cibralta?ya geldik. Tasarrufa son derece riayet ederek, Afrika?nın yüksek kum tepeleri ile örtülü sahiline sokularak, karakol gezen İngiliz muhriplerinin nöbet değiştirdiği bir anda, Cibralta Boğazı?nın en dar yerini geçtik. Sicilya?ya kadar ticaret yolları dışında ihtiyatla seyrederek, olaysız olarak Sicilya?ya vardık. Sicilya?yı gözden kaybettiğimiz sırada, bize doğru hızla seyreden dört muhrip yağmur sağanakları arasından birden bire çıkıverdi. Mesafeleri takriben 2000 metreydi. Alarm dalışı ile başımızı suya soktuk. Muhriplerin pervane gürültüleri üzerimizden geldi geçti. Periskopu çıkardığım zaman muhriplerden birinin bizi yakından izlediğini gördüm. Bu mıntıkada gündüz su üstünde seyretmek tehlikeliydi. Bu nedenle Malta Adası?nın güneyinden dolaşarak girdiğim Adriyatik?te muhriplerin seyirleri sürüp gidiyordu. Bunlar Fransız muhripleriydi. Müşkül saatler geçirerek, nihayet Adriyatik?te bir Avusturya muhribinin eşliğinde Kataro Limanı?na girdik. Samimi bir karşılama gördüğümüz bu Avusturya limanında, yakıt ve erzak ikmali yapıp, makineleri de elden geçirdikten sonra Çanakkale?ye hareket ettik. Birçok adanın serpili olduğu Ege Denizi?ni ihtiyatla ve 40 metre derinde seyrederek geçip, Saroz Körfezi?ne girdim. İmroz Adası ile Gelibolu Yarımadası arasındaki sahada, muhriplerle balıkçı gemileri zikzaklar çizerek, denizaltı arama tertibatı almışlardı. Düşman karakolları, periskopumu görecek olacaklar ki, bizi izlemeye başladılar. Sabah 06:50?den öğleye kadar zikzak rotalarla güneye seyrettim. Saat tam 12:00?de methalinin kuzeyinde, sahile yakın ağır yolla seyreden bir zırhlı gördüm. Bu, Triumpy idi. Ona doğru yol verdim. O tarafta düşman karakolu zayıftı. 45 dakika sonra periskopumu tekrar yukarı sürerek, zırhlıya hücum ettim. Bu gemi öğleden önce yan ateşiyle Türk siperlerini bombardıman etmiş, şimdi öğle paydosu yapıyordu. Bordalarından torpido ağlarını sarkıtmış, tayfa güvertede güneşlenmekteydi. Gözcüleri dürbünler ile periskop arıyorlardı. Bir muhrip 1000-1200 metre açıktan, tam yolla seyrederek onu koruyordu. Hücum için uygun bir fırsat bekledim.16 metre derinliğe indim. Muhrip 16 metrede bizi mahmuzlayamazdı. Üstümüzde süratli bir pervane sesi duyuldu. Her an tepemizde patlayacak su bombalarının heyecanını geçirdikten sonra 10 metre yükseldik. Periskopumla zırhlıya 400 metre yaklaştığımızı gördüm. Tam yolla ve alabanda dümenle hedefimi nişan hattına sokarak, 300 metreden torpidoyu ateşledim. Zırhlının bütün topları ateş püskürtmeden, torpidomuzun patlaması, suları ve bizi sarstı. Oradan uzaklaşırken santral bana bölmelerin ve bataryanın sağlam raporunu verdi. Patlamadan dokuz dakika sonra Triumph mavi sulara gömülmüş bulunuyordu.?Ferit Esat Paşa ve Triumph Zırhlısı?nın batışıÇanakkale?de Kuzey Grubu Komutanı olan Ferit Esat Paşa, Çanakkale hatıraları arasında bu geminin batışını şöyle anlatmıştır:?Arıburnu ile Kabatepe arasında Triumph Zırhlısı?nın yana yattığını, Topçu kumandanım Hasan Rıza Bey haber verdi. Dürbüne koştum. Gerçekten zırhlının direklerini takriben 30 derece eğilmiş bir vaziyette gördüm. Mürettebatının bir kısmı denize atlıyor, etraftan torpidolar, tahliye vapur ve sandalları yanaşıyordu. Öbür taraftan ne kadar nakliye ve zırhlı gemi varsa, acele olarak açılıp hızlı seyirle İmroz Adası?na gidiyorlardı. Bu esnada Triumph, süratle yana yattı. Sonra omurgası yukarı gelmek üzere altüst oldu. Direkleri semaya müteveccihken, şimdi denizin dibine döndü. Zırhlının yanlarından sular fışkırıyor, bu nedenle de sandallar yanaşamıyordu. Zırhlının etrafında bulunan ağlar, denize düşenleri altına almış, kurtulmak ihtimalinden vazgeçmemişti. Bu anda kaplumbağa gibi, kırmızı sırttan başka bir şey görünmez oldu. Bu sırtın burun tarafı, tedricen denizin dibine teveccüh etti ve içindeki çifte uskur görünmeye başladı. On dakika geçmeden, yunus balığı gibi bir takla atarak görünmez oldu. Deniz büyük köpükler içinde kaldı. Zırhlının mürettebatının ancak yarısı kurtulabildi. (Triumph?nin 700 tayfası vardı)Majestic Zırhlısı?nın batırılışı U 21 Denizaltı Komutanı Otto Hersing ?Majestic? Zırhlısı?nı batırışını da şöyle anlatmıştır: ?Triumph?a hücum başarıyla sağlanınca, aynı girişimi tekrarlamaya karar verdim. 26 Mayıs akşamı Semadirek Adası?nın kuzeyine geldim. Ertesi sabah alacakaranlıkta Hellas önünde periskopu çıkarıp, etrafı gözetledim. Seddül Bahir Çıkarma İskelesi yakınında demirli, şaşırtıcı biçimde boyanmış bir harp gemisi gördüm. Sahile fazla sokulmuştu. Etrafı küçük gemilerle çevriliydi. Hedefime yaklaştım, 20 metrelik bir gedik bularak kıç kovanları ateşlemek üzere nişan aldım. Torpido, kovanı terk ettikten sonra, dehşetli bir patlama etrafı sarstı. İsabet, kazan dairesi tarafında olacak ki ?Majestic? ileriye doğru bir hamle yaptı. Sonra yan üstü düşerek istim çıkan bacaları suya gömüldü. Güvertesinde büyük bir kargaşalık görüldü ve 4-5 dakikada battı.?U 21 Alman Denizaltı Gemisi?nin komutanı K. Yzb. Hersing, Seddül Bahir önlerinde 18-20 metrede ve Kabatepe Liman çıkışında 70 metrelerde yatan bu iki İngiliz gemisini nasıl batırdığını anılarında işte böyle anlatmaktadır. Çanakkale savaşlarını ve yaşanmışlıkları birkaç yazıda ya da kitapta anlatabilmek imkansızdır. ?Geçmişini bilmeyenler, kendilerini geleceğe taşıyamazlar? özlü sözünden hareketle amacımız, Boğaz?ın yeşil sularındaki güçlü akıntılarla her gün bir parçasını doğaya bırakan bir dönemin sessiz tanıklarını, görsel materyaller eşliğinde su üstüne taşımak ve yeterince bilinmeyenin tanınmasına imkan sağlamaktır. Derinlerdeki sessiz tanıklarDaha iyiye olan düşümüz, sonu olmayacak olan sürekli bir çabayı gerektirir her zaman. Bu aynı zamanda, kolayca ortaya çıkabilen umutsuzluğa karşı bir panzehirdir yaşamımızda. Yaşamak, onu görmek ya da görmesen de fark edebilmektir. Derinliklerdeki sessiz tanıkları incelerken, bir batığın iskelesindeki çatlaktan, size kelimelere sığmazları anlatanlara tanık olursunuz. Ruhunuzu yaşamın o anına eklediğinizi ve bekleyenle beklenenin bir karedeki donduruculuğunun görkemli büyüsünü anlıyorsunuz tüm benliğinizde. Yaşanan aslında, ruhsal buluşmanın tebessümüdür karelerin görünmezlerine kaydedilenlerde. İngilizlerin Amiral Gemisi Majestik Zırhlısı, gövdesindeki demirleri sökmekte tereddüt etmediğimiz emektar Mesudiye, Alman konsolosluk personelini kurtuluşa götürmek için hazır beklerken Çanakkale?den ayrılamayan Alman torpido botu, uzun yıllar kayıp olan Saphir Fransız Denizaltısı, Mariotte Fransız Denizaltısı, Akbaş Limanı?ndaki Halep Vapuru, Büyük Kemikli Burnu?ndaki mayın tarama gemisi Lundy, batırılışıyla İngiliz birliklerine tatlı su ikmalini sağlayamayan ?Su Batığı? ve daha birçok batık, Boğaz?ın derinliklerinde keşfedilmeyi ve su üstünde tanınmayı bekliyor.Çanakkale Boğazı; geçmişten miras tarihsel dokusu, savaşları, efsaneleri ve diplerindeki gizemli dünyası ile sürekli araştırmaya değer farklı bir ekosisteme sahiptir. Karadeniz?i Ege?ye bağlayan bu geçit, her dalışımızda bizi soluksuz bırakacak yeni keşiflerle ağırlıyor. Selam Olsun?
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN