ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
TAHSİN CEYLAN
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Muhteşem Gözlerin Büyüsü: Denizatları
29 Aralık 2007 12:07
Mitolojide, Poseidon?un büyük mavinin derinliklerindeki bir sarayda yaşadığı ve elinde sürekli üç çatallı bir yaba taşıdığı anlatılır. Bir gün Naksos Adası yakınlarında kardeşleriyle dans ederken, evreni saran tüm denizlerin Sualtı Tanrıçası olan Amhitrite ile tanışır. Poseidon?un onu uzun zamandır sevdiği, ama genç kızın onu reddederek okyanusun derinliklerine gizlendiği anlatılır. Bir gün yunus balıkları tarafından bulunan Amhitrite, büyük bir kortejle Poseidon?a getirilir ve Poseidon Amphitrite ile evlenir. Bu evlilikten bir çocukları olur, ona Triton adı verilir. Helezonik bir sedef kabuğu ise, Triton?un borusu olur. Üflediği zaman, kudurmuş dalgaların seslerine benzer sesler çıkarır. Charonia tritonis adıyla tanıdığımız ve yumuşakçaya ev sahipliği yapan dekoratif yapılı boş kabuğu kulağımıza dayayıp, dalgaların sesini duyabilme özlemimiz bundandır. Eski denizcilerin haberleşmek amacıyla düdük olarak da bu kabuğu kullandıkları bilinmektedir.Mağrur duruşlu Princess?Hayatın denizlerde başladığı? anlatılır; her öykünün başında ve sonunda deniz vardır. Tüm yaşanmışlıkların paydasında? Günümüzde de bilim adamlarınca genel kabul görmüş bir kuram olarak bilinmektedir bu durum. Evet, deniz tanrıçasının mitolojik öyküsüyle başlamak istedim yazıma, ulaşılmaz olsalar da milyon yıldır aramızda yaşamaya devam ediyorlar. Denizin ruhuna uzanan yolculuğumuzdaki konuğumuz ise, bu kez ?Denizatları?. Haklarında çok yazılar yazılmış, çok hikayeler anlatılmıştır. Kimisi için bir süs eşyası, kimisi için bir dilek tutucu, kimisi için de düşsel bir yaratık olmuştur. Mitolojide; kıyılara vuran ölü denizatlarının, aslında denizin derinliklerinde deniz tanrısı Poseidon?nun arabasını çeken dev aygırların yavruları olduklarına inanılırmış. Kıyılarda ölü denizatlarını gören balıkçılar, sefere çıkmadan önce Poseidon?u ve deniz perilerini (Nereidler) hoşnut etmek için denize içi şarap dolu kupalar atarlarmış.İnsan hayatında öyle değerler vardır ki, ?bir kez yaşa, bin kez hatırla ve her hatırladığında sana mutluluk vermeye devam etsin? dedikleridir, benim için ilk denizatını görüntülemek. O kadar mağrur duruşu ve bakışı vardı ki, adını da suyun altından daha çıkmadan koymuştum. PRINCESS.Kur yaparken renk değiştirirler Aslında o düşsel bir yaratık değil, gerçek bir canlıdır. Farklı renkleri, yaşam alanıyla ve yaşam biçimiyle denizlerin en büyüleyici ve ilginç canlılarından biridir. Ancak bu mitolojik canlıyı suyun altında, yani doğal yaşam alanında görebilmek ve onu görüntüleyebilmek sanıldığı kadar kolay değildir. Yaşam alanı olarak genellikle deniz çayırlarının (Posidonia) yoğun popülasyon oluşturdukları bölgeleri seçtikleri için ve inanılmaz kamuflaj yeteneklerinden ötürü, onları görebilmek oldukça güçtür. Ancak yaşam alanı olarak seçtikleri deniz çayırları, ülkemiz denizlerinde yok olma tehdidi altındadır. Bu habitatların azalması ya da yok olması, denizatı popülasyonunun da ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bizleri evimize bağlayan manevi bağ, denizatlarında maddesel bir anlam kazanmaktadır; onu evine bağlayan tek şey kuyruğudur. Onu yaşam alanında gördüğünüz anda ise, peri masallarından çıkmış bir canlı ile tanıştığınızı hissedersiniz. Farklı kafa yapısı, dik kıvrımlı vücudu, kavrama için kullandığı kuyruğu ve sizi sürekli takip eden birbirinden bağımsız muhteşem gözleriyle denizatı, büyüleyici bir görkeme sahiptir. Denizatlarını balıklardan ayıran en büyük özelliklerden biri, vücutlarının pullarla değil, kemik plakalarla kaplı olmasıdır. Alt ve üst çene bir araya gelerek burnu oluşturur. Küçük ağızları, tüp şeklindeki burnun ucunda yer alır ve dişleri yoktur. Hareket kabiliyetini genellikle sırt (dorsal) yüzgeci ile sağlamaktadır. Kulak şeklindeki pektoral (göğüs) yüzgeçleri, hareketsiz kalmayı ve yönlendirmeyi sağlar. Kuyruğunu dairesel olarak içe kıvırıp, dikine doğru yüzmelerini izlemek, tam bir görsel şölendir. Hızlı yüzemezler ve genellikle bulundukları habitatı kolay kolay terk etmezler. Yaşam onlar için çok farklıdır, hızlı davranışlar sergileyemedikleri için saklanmayı tercih ederler. Avlarını yakalayabilmek ve predatörlerden korunmak için kamuflaj yeteneklerini kullanırlar. Yaşadıkları alana uyum sağlamak için renklerini uzun süreli değiştirebilirler. Kur yapma ve günlük selamlaşma davranışları sırasında, renk değiştirdikleri gözlenmiştir. Vücutları kemik halkalarla çevrili denizatlarında, dişi ve erkek bireyi ayırt etmek oldukça kolaydır. Dişi bireyde bu halkalar karında da devamlılık gösterirken, erkek bireyde kesenin olduğu, yani yavrularını büyüttüğü kesede kemik halka bulunmaz. Gözü doymaz ve obur predatörlerKüçük olmalarına karşın, gözü doymaz ve obur bir predatördür, denizatları. Özellikle hareket eden canlı besinleri tercih ederler. Crustacea?ler, balık yumurtaları ve diğer küçük omurgasızlar, mönülerinin başında gelir. Bağımsız hareket edebilen gözleri, küçük canlıları görmede oldukça işe yaramaktadır. Avı sahasına girdiğinde, kafasını hızlı bir biçimde ileri doğru iterek kapmakta ve ağzıyla bir hortum gibi avını emmektedir. Dişleri olmadığından bütün olarak yutarlar. Mideleri olmadığından sürekli besin bulmak zorundadırlar.Yaşam süreleri 1-5 yıl arasında değişebilen denizatlarının tür sayısının, dünyada 30-35 arasında olduğu ifade edilmektedir. Ülkemizde, denizatlarının sadece iki türü bulunmaktadır. Bunlar Hippocampus hippocampus ve Hippocampus ramulosus?tur. Latincede; Hippos (at), campus (tırtıl ya da kurt) anlamına gelmektedir. Ülkemiz denizlerinde Kaş, Fethiye, Ayvalık ve son olarak da Antakya Samandağı Keldağ mevkiinde yaptığım dalışlarda görüntüleme şansını yakaladım. Ağır hareket eden bir canlı olarak düşünülmesine karşın, fotoğraf ya da video kamera ile görüntülemeye çalışırken sürekli arkasını döner, 10 cm. boyundaki canlının sualtında bana ter döktürdüğü çok olmuştur. O nedenle onu görüntülemek, sabır ve özverili bir çalışma gerektirir. Şansınız önce onu suyun altında görebilmekle başlar.Erkekleri hamile kalan tek canlı türüDenizatları diğer balıklardan (biyolojide tür olarak balıklar ile aynı grupta yer almaktadırlar), farklı fiziki özelliklerinin yanı sıra, erkekleri hamile kalan doğadaki tek canlı grubu olma özelliğine de sahiptirler. Denizatları üreme sürecinde, birbirlerine üç gün süresince kur yaparlar. Erkek birey, sürekli dişi bireyin etrafında dönerek onu cezbeder. Dişileri kendine çekebilmek için diğer erkek denizatlarıyla yarışır. Ancak bu birliktelikte aktif olan, hamile kalma kararlılığına sahip olan erkek denizatıdır. Kuyruklarıyla birbirlerine dolanarak sualtında romantik bir tablo oluştururlar. Üç günün sonunda dişi yumurtalarını, ovipozitör adı verilen bir organ yardımıyla erkek bireyin kesesine bırakır. Erkek ise, sperm üretir. Dişi bir denizatı, erkeğin kesesine bir defada 1000-1500 yumurta bırakabilir. Erkek birey; yumurtaları döller, korur ve oksijen sağlar. Embriyo, kuluçka kesesinde bulunan kılcal damarlarla beslenir. Türlerine göre farklılık göstermesine karşın taşıyıcı erkek bireyde doğum, 9-30 gün arasında olur ve 100-300 civarında yavru denize bırakılır. Doğum sırasında erkek denizatı, gövdesini büküp yavruyu keseden dışarı atarak doğumu gerçekleştirir. Yavru denizatı 6-12 mm. boyunda doğar ve hemen habitata uyum sağlamaya başlar. Denizatları tek eşlidirler. Yapılan araştırmalarda bilim adamları bunu, yaşam sürelerinin kısalığı, fazla enerjilerinin olmayışı ve yavaş hareket etmeleri nedeniyle eş bulmanın güçlüğü olarak yorumluyorlar. Eşini kaybeden denizatı, bir daha eş bulamama riski ile karşı karşıyadır.Muhteşem gözlerin büyüsü sürmeliDenizatı popülasyonu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tehlike altındadır. Dünyada halen birçok ülkede, bu canlıların ticareti yapılmaktadır. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde; astım, solunum güçlüğünü tedavi edici ve afrodizyak etkisi yaratacağı inancıyla milyonlarca denizatı tüketilmektedir. Ayrıca yaşam alanlarını oluşturan habitatların yok edilmesi, türün de varlığını tehdit etmektedir. Tıpkı, Akdeniz Foku gibi. Bu nedenle birçok ülkede koruma konusunda yasal stratejiler oluşturulmuştur. Bizler de, ülkemizde bu büyülü canlının korunması konusunda duyarlı olalım. Onu, ekolojimizin yaşayan bir canlısı olarak geleceğe taşıyalım. Muhteşem gözlerinin büyüsü, sonsuza kadar sürsün ve yüreğimize sevgi katmaya devam etsin.Selam Olsun derin mavideki yaşanmışlıklara?Kaynaklar:Taşkavak E-Filiz T. Poseidon ve Denizatları Marine Photo.Ceylan T, Manav E. Büyüsü Zerafetinden Tacı Engin Denizden, Marine Photo.Bilecenoğlu M. Türkiye Deniz Balıkları Atlası.Debelius H. Mediterranean and Atlantic Fish Guide Triton Mozaiği (Mitolojik hikaye)
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
 // ugur (ugursahintr@yahoo.com)
Denizatı kronolojisi ve Deniz kirliliği Tamamen gerçek ve dostlarıma ayrıntılarını anlattığım bir kronolojidir. Yıl 1968.. Kartal'da Kıyıdan 50m. ötede. Yıl 1978.. Tuzla açıkları. Yıl 1985.. İzmir açıkları. Yıl 1993.. Bodrum açıkları. Yıl 1998.. Artık Rodos açıklarında tutulup kurutuluyor....
85.103.193.169
Yazarın Diğer Yazıları
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
ANKET
Gemi inşa sanayimiz 2012 yılını nasıl geçirecek?
E-BÜLTEN