![]() SEDAT ALTUNAY |




İstanbul önemli bir toplantıya evsahipliğine hazırlanıyor. 27 Eylül 2009 tarihinde Ulaştırma Bakanlığımızca organize edilen ve Haliç’te ki Sütlüce Kongre Merkezi’nde yapılacak olan “10. Ulaştırma Şurası” önemli kararlar alacak.
Toplantının ana konuları arasında önemli bir yer tutan DENİZ TURİZMİ konusu ile bununla bağlantılı marinalar, yat limanları, balıkçı barınaklarının yat limanına dönüştürülmesi ve günümüzün en önemli turizm hareketi olan KRUVAZİYER TURİZMİ VE LİMANLARI konusunda ALTYAPI ve ÜST YAPI konuları ele alınacaktır. Bu konu ile ilgili “Bağlantı Yolları, Raylı Sistemler, Karayolları, Havalimanları ile Cruise Limanları” konularında çok önemli tebliğler sunulacaktır.
Bu şurada alınacak kararların <<Devletimiz için ZORUNLU, Özel Sektör için de Yol Gösterici>> olması dileği ile şuraya başarılar temenni ediyorum.
Şuraya katılan Resmi ve Özel Sektör Temsilcilerinin yoğun bir iş yaşamı geçirmiş, engin deneyimler elde etmiş, bu birikimlerini gelecek nesillere aktarmaları ve bu birikimlerden yararlanmak isteyen Vizyon Sahibi Genç Yönetici ve Uzmanlarında bundan istifade ederek geleceğimizi planlamaları önemli bir görev ve ait oldukları topluma karşı duyacakları sorumlulukların en önemlisi olduğunu belirtmek isterim.
Şuranın ana teması Deniz ve Su Yollarının Yeterince Kullanılması öncelik taşımaktadır. Bu da Türk Denizciliğinin gelişmesi ve bu alanda varlığını ülkesine ve dünyaya göstermesi mümkün olacaktır.
Ülke tarihinde geç kalmanın üzüntüsü tartışılmamalı ve bir yerden başlanılmalıdır. Geç başlamak, hiç başlamamaktan iyidir. Aradaki mesafeyi iyi yetişen genç nesiller süratle kapatacaktır. İşte bu şura toplantısından sonra devreye sokulmasını arzu ettiğimiz 1996 yılında kabul edilen ancak bir türlü yürürlüğe sokulamayan bir yönetmelikten bahsetmek istiyorum.
Bu yönetmelik;
<<Türk Denizciliğinin gelişmesi, mevcut denizcilik potansiyelimizin ve olanaklarımızın modernleşip uluslar arası alanda rekabet gücünün artırılması, bu konuda teknik, ekonomik ve hukuki boyutlarının uluslararası seviyede takibi yapılarak gelişme ve değişikliklerinin denizcilik sektörüne yansıtılması amacı ile …>> başlayan ve 21 Haziran 1996 tarihli Resmi Gazetenin 22623 Sayılı baskısında yayınlanarak yürürlüğe giren <<ULUSLAR ARASI DENİZCİLİK FORMLARI KOORDİNASYON KOMİSYONU YÖNETMELİĞİ>> Başbakanlığa bağlı olarak çıkarılmış ancak aradan 13 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen uygulamaya geçilememiştir.
Bu yönetmeliği hazırlayan kurumun Başbakanlık gibi önemli bir icra kurumu olması ve sanırım Türk Denizciliğinin gelişmesi ve geleceğe hazırlanması, Türk Toplumunu yönetecek kadroların denizci olarak yetişmesini amaçlamışlardır.
Bir Denizcilik Üst Kurulu olarak faaliyet göstermesi ve ülke denizciliğine yol gösterecek kararların bu kuruldan çıkması çok önemli bir birliktelik sağlanacaktır. Yönetmeliğin uygulamaya konulması dileği ile bir CRUISE SEYAHATİMDEN bahsetmek istiyorum.
Bir seyahatten küçük anılar
18 Haziran’da başlayan ve 30 Haziran’da sona eren, Baltık Başkentlerini içine alan, en uzun günlerin yaşandığı ve adına “Beyaz Geceler” veya “Güneşli-Aydınlık Geceler” denilen bir Cruise Seyahati gerçekleştirdim.
<<AZAMARA CRUISES>> isimli gemi ile Danimarka-Kopenhag, Almanya-Berlin, Finlandiya-Helsinki, Rusya-St. Petersburg, Estonya-Tallinn, İsveç-Stockholm ve Kopenhag’dan yurda dönüş ile güzel ve öğretici anılarla dolu bir seyahat yaptım.
En önemlisi ise son 12 yılda Ülkemizde CRUISE Limanlarının yapılması ve Dünya CRUISE Gemilerinin Türkiye’de varlıklarını sürdürmesi konularında yaptığım çalışmaların Baltık Ülkelerinde nasıl olduğu konularını incelemekti. Bu seyahatimde ne kadar geç kaldığımızı görmenin üzüntüsünü bir tarafa bırakarak bu alanda neler yapabilirizin planları ile ülkeme dönmek bende birazda olsa bir teselli yarattı. Almanya’yı ve Danimarka’yı bir kenara bırakarak sizlere Finlandiya’nın başkenti Helsinki’den başlayan anılarımın küçük bir özetini paylaşmak istiyorum.
Finlandiya-Helsinki
Helsinki 500 bin nüfuslu eski bir denizci şehir. Bilhassa kışın denizciler için doğal bir liman şehri. 5 büyük adadan oluşan bu şehir ayrıca binlerce küçük ve yerleşik adacıklardan oluşuyor. Ekonomisinin can damarı gemiciliğe ve de denizciliğe dayanıyor. Bilhassa dünya genelinde Buz Kıran Gemilerle, CRUISE Gemilerinin %60 ının yapımı bu ülkede gerçekleşiyor. Ülke genelinde 500 bini aşkın amatör teknenin yer aldığı ve ulaşımın bunlarla sağlandığı bir ülke. Yaz aylarında her gün, her biri 2500 ila 5000 yolcu kapasiteli 7 veya 8 CRUISE Gemisi gelen Helsinki’ye çok büyük bir ekonomik canlılık sağlamaktadır. Huzurlu, mutlu ve çok sağlıklı bir insan profiline sahip.
Rusya-ST. Petesburg
St. Petesburg Türk insanının kesinlikle görmesi gereken muhteşem bir şehir. Bilhassa bizleri yöneten Benim Başbakanımın, Benim Ulaştırma Bakanımın, Benim Turizm Bakanımın, Benim Denizcilik Bakanımın ve de Belediye Başkanımın derhal, gecikmeden, resmi protokolden uzak, sade bir vatandaş gibi bu şehri gezmeleri ve doya doya yaşamaları gerekir.
İstanbul Boğazı genişliğinde NEVA Nehri Deltasında yer alan Avrupa’nın ve Rusya’nın çok önemli Liman ve Denizci Şehri St. Petesburg 5 milyon nüfusa sahip. Yazın Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistlerle ve Rusya içinden seyahat eden vatandaşları ile 7 milyonluk bir şehir oluvermektedir. Birçok adadan oluşan bu Liman ve Ticaret Şehri 60 kanaldan oluşan suyolları ve 400 adet köprüsü ile ikinci bir Venedik şehrini andırmaktadır. Ulaşım Neva Nehrinde ve Kanallar Vasıtası ile çok önemli bir yer tutmaktadır. Şehir 18. ve 19. yüzyılda yapılmış her biri diğerinden görkemli BAROK VE NEOKLASİK tarzda binalarla donatılmıştır. Her caddesi, her sokağı anlamlı ve kişilikli binaların yer aldığı muhteşem bir şehir. Geniş caddeleri, bakımlı park ve bahçeleri, görkemli müzeleri, okulları, üniversiteleri, tertemiz yolları, Neva Nehri boyuna demirlemiş CRUISE Gemileri Şehri bir Turist Cenneti halime getirmiş. Sayabildiğim kadarı ile şehrin içinde 20 ye yakın CRUISE Gemisinin bulunduğu ve yemi yapılan Home-Port CRUISE Limanında ise her biri 4 ila 5 bin yolcu kapasiteli CRUISE Gemilerinin zorunlu olarak 3 gün kalmaları ayrı bir anlam taşıyor. Hollanda Devletine ait olan Donanma Gemilerinin en büyüklerinden birinin Neva Nehrine girişini ve törenle karşılanışını zevkle seyrettim. Rusların Harp Gemileri ile Denizaltılarının, Turist Gemilerinin yanında demir atmaları, halk ve turistlerle bütünleşmeleri, toplumun ve devletin kendine ne derecede özgüvenli olduklarının bir göstergesi idi. Çarlık Rusya’sından kalan saraylar ve kiliselerin görüntüsü bende çok büyük hayranlık uyandırdı. Ayrıca diğer dikkatimi çeken önemli bir sosyal kurum ise dinin ve din adamlarının etkin yerlerinin toplum içinde tekrar yer almalarıdır. 1917 yılında komünizmin işbaşına gelmesi ile tüm dini kurumlar ve din adamları etkisiz bir hale getirilmiş olması ve komünizmin 1990 yıllarında sona ermesi ile dinin ve din adamının tekrar eski itibarına kavuşması üzerinden 80 yılı aşkın bir süre geçmiş olması dikkate alınırsa, nerede ise 2 veya 3 nesil sinden uzak bir etki içinde yetişmiş olmasına rağmen tekrar eski gücüne kavuşmuş olması düşündürücüdür. İnsan genlerinde var olan inanma ve sığınma ihtiyacı dinden uzak yetiştirilmiş insanları 80 yıl sonra da tekrar din şemsiyesi altına alan güçlü bir sosyal kurum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ülkemizde de bu kurumun güçlü yapısını dikkate alarak modern, çağdaş, gelişmeye açık, herkesi kucaklayan bir kurum şekline dönüşmesi için din ile barışmanın çareleri aranmalıdır.
Estonya-Tallinn
Estonya 1,5 milyon nüfuslu, 500 adası ve 1500 gölü olan, ormanları ile meşhur cennet bir ülke. Ülke Başkenti Tallinn 400 bin nüfuslu, kültür, turizm ve ticaret şehri. Şehir bir masal ülkesini andırıyor. Sanki sokaklarından Pamuk Prenses ve 7 Cücelerin çıkacağı izlenimini veriyor. Tallinn CRUISE Limanına gemilerin birisi geliyor, diğeri gidiyor. Müthiş denizci bir ülke. Çok güzel ve sağlıklı insanlardan oluşan huzur dolu bir görüntüsü var. Önceleri İsveç’in yönetiminde, daha sonra da 1710 yılından itibaren Rusya’nın yönetiminde varlığını sürdürmüş ve 1991 yılında da bağımsız bir ülke olarak dünyada yerini almıştır.
İsveç-Stokholm
Bir zamanlar dünyanın en fakir ve en eğitimsiz ülkesi olan İsveç, günümüzde dünyanın en zengin ve eğitim seviyesi Avrupa’nın en üst düzeyinde olması nedeni ile tüm toplumbilimciler, üniversiteler ve devletleri yönetenlerin bu ülkeyi derinlemesine incelemesini gerektirmektedir.
Kanallar ve göllerden oluşan bir milyon nüfuslu Stockholm çok önemli bir Liman, Turizm ve Kültür Kenti.
14 Ada ve köprülerle birleşen bu bölgeye <<SUYUN ÜZERİNDE Kİ GÜZELLİK>> olarak tanımlıyorlar. İnsan Hakları ve Sosyal Politika konularında dünyaya öncülük eden bu ülkenin kanallarında da dünyanın her bölgesinden gelen CRUISE Gemileri turist taşıyor.
9 metrenin üstünde ülkede kayıtlı 250 bin özel teknenin olduğu ve
Halkı, yazın 50 binin üstünde olduğu söylenen orman içi ve kıyı şeridinde bulunan yazlık evleri kullanıyorlar.
İsveçliler Vikinglerin torunları olarak Denizci bir ülkenin, Denizci insanları olarak yaşam biçimlerini ve ekonomik güçlerini denizcilikle sürdürüyorlar. Petrol, altın ve çelik sanayi ile yüksek elektronik teknoloji alanında ise bölgede önemli bir güç olarak kendilerini gösteriyorlar.
Sonuç olarak;
Çok güzel geçen ve önemli bilgiler kazandığımız bu seyahatimiz her bakımdan faydalı oldu. Denizleri bu derecede en verimli kullanan bu Baltık Ülkelerini tanımak ve ülkemin denizciliği ile karşılaştırmak bende şok etkisi yaptı. Haydarpaşa Limanının CRUISE Limanına dönüştürülmesi için atılan adımlara bazı sektör temsilcilerinin akıl almaz görüşlerle karşı çıkmaları ise dünyadan ve gelişmelerden ne kadar uzakta olduklarının bir göstergesi idi.
22 Mayıs 2009 Cuma günü İstanbul Büyükşehir Planlama Biriminde Sivil Toplum Kuruluşlarının da yer aldığı geniş katılımlı bir toplantı yapıldı.
Bu toplantıda Haydarpaşa Gar, Liman ve geri sahasını koruma amaçlı uygulamalı imar planı çalışmalarında Haydarpaşa Limanının Kurvaziyer Limanına dönüştürülmesi konusunda kendi alanlarında uzman sözcülerin kurumları temsil eden görüşlerini hayret ve düşündürücü bir şekilde dinleme olanağı buldum.
Dünyada ki gelişmiş birçok ülkenin, global turizmden daha çok pay alabilmek için ulusal kaynaklarını harekete geçirip tarihi ve turistik imkânlarını ortaya çıkarmak için çok büyük gayretler içinde iken, ülkemizin saygıdeğer kuruluşlarının temsilcisi olarak bu toplantıya katılanların söylediklerini hayretle karşıladım. Hatta Deniz Ticaret Odasını ve Sayın Başkanı Metin Kalkavan’ı temsil ettiğini ve görüşlerinin Deniz Ticaret Odasının görüşü olduğunu iddia eden Temsilcinin (Y.D.) kayıtlara geçen aşağıdaki sözlerini üzüntü ile karşıladığımı belirtmek isterim.
<<Yılmaz Dağcı (Deniz Ticaret Odası): Home port hakkında bir bilgi vermek istiyorum. Buradaki limanı taşıyacaksınız ondan sonra home port limanı yapalım diyeceksiniz. 5–6 yıldan evvel bir şey yapamazsınız. Home port her istediğiniz anda yapılan bir şey değildir. Teknik bir bilgi vermek istiyorum. 5 tane kurvaziyer gemisi yan yana geldiği zaman
<<Yılmaz Dağcı (Deniz Ticaret Odası): Kurvaziyer üzerine ihtisas yapmış bir kişiyim. Haydarpaşa’da kurvaziyer limanı olmaz. Şu anda ki gemiler mürettebatıyla birlikte 7000 kişi taşıyor. 3 gemi gelse 20.000 kişi eder ve siz bu kadar yolcuyu 8 saatte karşıya götüreceksiniz ve tekrar geri getireceksiniz, bu olamaz. Bence İstanbul’un en büyük ihtiyacı mega yat limanıdır. Boyları
Bu sayın temsilcinin çağımızın sanayi çağını aştığını, teknoloji çağını kapattığını, yüksek teknolojiyi gerilerde bıraktığını, elektronik bir devrim içinde olduğumuzu, onu da yakın bir zamanda terk ederek ileri bileşim teknolojisine… Geçildiğinden habersiz eğer 5–6 Cruise gemisi gelirse İstanbul halkının ne radyo ne de televizyon dinleme ve seyretme imkânının olamayacağını ifade eden sözleri karşısında hayretler içinde kaldığımızı belirtmek isterim… O zaman Pire Limanına, Napoli Limanına, Venedik Limanına ve daha yüzlerce limana bir anda gelen 15–20 KRUVAZIYER YOLCU GEMİLERİ sorun yaratmıyor da, Haydarpaşa’ya gelen gemilerin sorun yaratacağını ileri süren mantığını anlamış değilim. Bu görüşler karşısında ülkem adına utanıyorum.
SEDAT ALTUNAY

Sitemiz Anadolu Ajansı üyesidir.
Yayın İlkeleri | Künye | Sitene Ekle | RSS
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Haber Deniz Çevre IMO Deniz Kültürü Yat Tekne Türk Boğazları Limanlar Gemi İnşa Deniz Ticareti



















