Altın Şehir İznik’in Ayasofya’sı

Murat Tüzel

 

M.Ö. 316'da Makedonya Kralı Büyük İskender'in kumandanlarından Antigonius  Monophthalmos tarafından kurulan İznik, dünyada eşine az rastlanan, neredeyse bütünüyle açık hava müzesi olan antik bir şehir. Roma, Selçuklu ve Osmanlı'ya ev sahipliği yapmış olan İznik, İlkçağ sikkelerinde "Altın Şehir" olarak yer alıyor.  

Etrafı surlarla ve pek çok tarihi eserle çevrili olan şehirdeki önemli yapılardan biri de Ayasofya Camii. Orhan Gazi'nin İznik'i 1331 yılında fethetmesiyle kiliseden camiye dönüştürülen İznik Ayasofya Camii, tarihi önemi ve manevi atmosferi nedeniyle gerek yerli, gerekse yabancı turistler tarafından büyük ilgi görüyor.  

Ayasofya mabedi, dünya tarihi açısından da önemli bir yere sahip. ilk olarak, MS.7. yüzyılda Romalılar tarafından yapılan Gymnasium’un üzerine Doğu Roma  Dönemi'nde bazilika olarak inşa edildiği biliniyor. Tarihi kaynaklara göre yaklaşık 850 yıl kilise olarak kullanılan yapı, Hristiyanlıkla ilgili önemli kararların alındığı bir yer olmuş.

Eski adı Azize Sofya Kilisesi olan yapının adı ilk kez, 787 yılında Patrik Trasios yönetiminde toplanan ve 350 piskoposla çok sayıda keşişin katıldığı 7. Konsül’ün yazılı belgelerinde yer alıyor. 7. Konsül, o zamana kadar kiliselerde yasak olan fresklerin serbest bırakılması kararını burada aldıktan sonra tüm kiliselerin freskli yapıldığı biliniyor. Çizilen ilk duvar resimlerinin yer aldığı düşünülen caminin güney duvarında, mezar odacığı olduğu tahmin edilen yarım elips bir nişin içinde Hz. Meryem, Hz. İsa ve Yuhanna tasvirleri bulunuyor.

Yapı üç safhada incelenebiliyor:

Birinci Dönem Yapısı: 4. ve 5. yüzyıllar arasında Roma Çağı'na ait bir gymnasiumun taş temellerine oturulmuş tuğla duvarlı bir bazilikadır. Kuzey ve güneyinde, taş temeller üzerinde görülen tuğla duvarlar bu dönemden kalmadır. Harç tabakası kalın ve kullanılan tuğlalar iridir.

İkinci Dönem Yapısı: 1065’teki büyük depremde neredeyse bütünüyle harap olan yapının daha sonra dış duvarları onarılıp zemini 1.40 metre yükseltilmiş. Mimarisinde önemli değişiklikler yapılıp nefler, payeler eklenmiş ve bunların arasında yerleştirilen sütunlarla ayrılarak adeta yeniden inşa edilmiş.

Üçüncü Dönem Ekleri: 1331’te Orhan Gazi zamanında İznik’in fethedilmesinden sonra yapı yeniden yükseltilmiş, nefleri ayıran destekler değiştirilmiş, minare ve mihrap eklenerek camiye dönüştürülmüş.

Bugün İznik Ayasofya Camii’nde Türk Dönemi'ni yansıtan değişikliklerin büyük bölümünde Mimar Sinan’ın izleri vardır. Camii, 16. yüzyılda geçirdiği büyük bir yangından sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Mimar Sinan tarafından büyük ölçüde tamir edilerek mimarisi değiştirilmiş. Bu dönemde üçlü kemer açıklıklarının aralarındaki ikişer sütun kaldırılmış ve bugün görülen büyük kemerlerle, onların arasındaki küçük sivri kemerli açıklıklar yapılmış. Bu sırada güney tarafa sağ sahnın köşesine mihrap yerleştirilmiş, içindeki kemerler ve bunların dayandığı sütunlar kaldırılarak geniş açıklıklı büyük kemerler yapılmış, böylece namaz kılanların mihrabı görebilmesi sağlanmış.

1920 yılında Yunanlar tarafından yakılıp harap edilen camide 1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkartılmış.

1980’li yıllarda yapılan çevre düzenlemesi ve kamulaştırma sonucunda çevresindeki yapılar yıkılarak etrafı yeşillendirilen Ayasofya Camii’nde 2007 tarihinde Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğünce başlatılan restorasyon çalışmaları sonucunda, 6 Kasım 2011 tarihinde yapının bir kısmı cami olarak hizmet vermeye başlamıştır.

 

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi