KTU DUİM Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Orhan Kasap, HaberTürk canlı yayınında Silivri açıklarında ALSU tankeri ile Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin çarpışması sonucu meydana gelen kazaya ilişkin soruları yanıtladı.
Orhan Kasap programda, kazaya ilişkin mevcut bilgileri ve iki geminin seyir durumunu değerlendirdi. Kazaya ilişkin mevcut raporların büyük ölçüde ALSU gemisinden elde edilen bilgilere dayandığını belirten Kasap, Tuğberk İmamoğlu’nun batması ve gemideki personele henüz ulaşılamaması nedeniyle soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni bilgilerin ortaya çıkacağını söyledi.
Kasap, “Rapor şu an için maalesef bir gemimiz battığı için ve o personele de ulaşamadığımız için sadece ALSU gemisi üzerinden alınan ön verilere dayanıyor. Bunun daha geniş verileri de olacak. Buradaki gemi üzerindeki VDR kayıtlarının da tamamen açıklığa kavuştuktan sonra daha detaylı şeyler de olacak” dedi.
Yoğun trafiğin bulunduğu bölgelerde köprü üstündeki vardiya düzeninin önemine dikkat çeken Kasap, sözlerini şöyle sürdürdü: Önemli olan seyir esnasında sığ sularda veya trafiğin yoğun olduğu alanlarda gözcü sayısının arttırılması, tecrübeli zabit dediğimiz veya kaptan dediğimiz insanların köprü üstünde bulunması. Bu tecrübeleriyle oluşabilecek bu tür çatışma durumunu çok önceden tespit edip, o tecrübelerini kullanıp çatışma önlemleri istenmektedir. Beklenen şey budur. Denizcilikte kurallar, kaideler olduğu kadar tecrübe de çok önemli. Kaptan tecrübesini kullanarak bu manevradan kaçınabilirdi.”
Orhan Kasap, kazada iki taraf açısından da değerlendirilmesi gereken noktalar olduğunu belirterek, Tuğberk İmamoğlu’nun personeline ulaşılamadığı için geminin tarafındaki sürecin henüz tam olarak ortaya konulamadığını ifade etti. Kazanın kök nedenine ilişkin görüşü sorulan Kasap, “Bu kazadaki asli kök neden bence bu tür yoğun trafiğin olduğu bölgelerde köprü üstünü idame eden, köprü üstüne hükmeden zabitin tecrübeli olması gerekiyor. Kesinlikle burada da bizim her zaman başvurduğumuz yöntem, senyor zabit dediğimiz, tecrübeli zabit, burada kaptan veya onun bir altındaki birinci zabit veya ikinci kaptan dediğimiz daha tecrübeli insanların burada olması gerekiyor. Ama asıl olan kaptan olması gerekiyor tabii ki. Bu ani kararların verilmesinde, doğru kararların verilebilmesinde çok etken bir durumdur” dedi.
ALSU gemisindeki üçüncü kaptanın durumuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Kasap, daha az deneyimli bir zabitin tek başına suçlanmaması gerektiğini söyledi. “Burada tabii 3. kaptan dediğimiz zabit arkadaşların tecrübesi az oluyor. Bu aslında onun suçu değil. Bu tecrübesi az olan zabit arkadaşımız gemiye, gördüğüm kadarıyla bir önceki gün katılmış.”
Kasap, gemiye yeni katılan bir zabitin köprü üstündeki tüm cihazlara ve sistemlere hemen hâkim olmasının mümkün olmayabileceğini belirterek şöyle konuştu: “Köprü üstünü şöyle anlatayım size, birçok cihaz var. Bu cihazların kontrolü, kumandası, o cihazların bize ne dediğini anlamak veya alarm verdikleri zaman o alarmın ne dediğini anlamak bazen birkaç günümüzü alabiliyor. Tecrübesiz zabitlerden konuşuyorum. O gemide ilk vardiyasını tutan bir zabitin ve yanında hiçbir yardımcısı olmayan bir zabiti suçlamak yerine aslında sistemi öne çıkarmak gerekiyor.”
Buradaki sorun şu, oradaki zabit arkadaşımızın ilk vardiyasında en azından böyle yoğun trafiğin olduğu bir alanda yalnız bırakılmaması gerekiyordu kesinlikle. Zaten gece vardiyasında tecrübeli olsanız dahi yalnız bırakılamazsınız. Gece vardiyasında kesinlikle köprü üstünde bir tane gözcü olması gerekiyor.”
Elektronik seyir cihazlarının gelişmesine rağmen insan gözünün önemini koruduğunu ifade eden Kasap, “Bir sürü ekipmanımız var, elektronik ekipmanımız köprü üstünde. Ama asıl olan gözdür. Yani gözün gördüğü bazı şeyleri oradaki elektronik ekipmanlar göremeyebilir. Veya gözün hissettiği bazı şeyleri oradaki elektronik ekipmanlar daha geç bize haber verebilir” şeklinde konuştu.
Kasap, köprüüstünde tek kişinin aynı anda birçok görevi yerine getirmesinin zorluğuna da dikkat çekerek, “Bir insanın aynı anda hem cihazları kontrol etmesi, hem gözcülük yapması, hem karar vermesi ve hem de bu kararı çok hızlı bir şekilde uygulaması çok kolay bir şey değil” ifadelerini kullandı.
Kazadaki kritik mesafelerden birinin 1,8 deniz mili olduğunu belirten Kasap, “bu mesafe aslında manevranın önlenmesi için, en azından önleyici faaliyeti yapabilmemiz için yeterli bir mesafe oluyor” dedi. VHF görüşmelerine göre iki geminin sancak-sancak geçiş yapmasının planlandığını belirten Kasap, son anda Tuğberk İmamoğlu’nun yaptığı manevranın kazanın seyrini değiştirdiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Burada VHF'de konuşulanlara baktığımız zaman sancak sancak dediğimiz bir tabir var. Halkın anlayabilmesi için her iki geminin sağ tarafını birbirinin görmesi anlamına geliyor bu. Son anda işte sebebi bilinmeyen bir şekilde o sancak manevrasından vazgeçip gemiyi sancak alabanda yapıp buradaki ALSU gemisinin üzerine gelmesi ve işte ALSU gemisinin de köprü üstünde tek başına olduğu için bunu fark edip, onu fark ettikten sonra gerekli tedbirler almasındaki gecikmeden kaynaklanan aslında iki tarafın da kusurlu olduğu bir durum var.”
Tuğberk İmamoğlu’nun neden kısa sürede battığı konusunda ise geminin yapısı ve taşıdığı yük üzerinde duran Kasap, “Tuğberk İmamoğlu 1990 yapımı tek cidarlı bir gemi. Tek cidarlı gemilerde yük ambarlarımız vardır. Bu yük ambarlarımızla deniz suyu arasında sadece bir çelik sac vardır. Bu, 1990 yılında yapılan gemiler için normal bir şeydir. Bu geminin yüzemeyeceği anlamına gelmez” dedi. Geminin taşıdığı rulo sac yüküne dikkat çeken Kasap, “Geminin yükü de rulo sac. Rulo sac yükü, şöyle söyleyeyim size, dairesel bir yüktür. Çelik yüküdür bu. Ve top gibidir. Üst üste yüklenir ve aralarında çok kuvvetli laşingler yapılır” ifadelerini kullandı.
Geminin dönüş sırasında yatmasının yükün hareket etmesine neden olabileceğini belirten Kasap, “Geminin sürati 6-7 knot civarında. Ani bir dönüş yaptığınız zaman gemi iskeleye doğru yatar. Bu kaydığı anda geminin stabilitesini bir anda değiştiriyor. Ve o kaza anında da bir yaralanma olmuştur muhakkak ki onu da tespit edeceklerdir. Batık tespiti yapıldığı zaman gün yüzüne çıkacak. Ama ALSU gemisine baktığımız zaman çok büyük bir yara yok gemide. O yüzden anlaşılan bu ani dönüşten geminin yatmasına mütevellit yükün kaymış olabileceğini düşünüyoruz. Ve o da ambarlarda büyük bir zarar verebilir” dedi.
Tuğberk İmamoğlu’nun son 0,5 deniz milinde yaptığı manevranın sorulması üzerine Kasap, “0.5 nautical miles mesafede karşı geminin purvasına yani ön tarafına dönecek şekilde gemiyi sancak alabanda aldığımız zaman aslında çok kritik bir hata yapıyoruz. Bu hatanın sonucunda sadece o manevrayı kurtarabilecek şey ALSU gemisinin manevrası oluyor. Tuğberk İmamoğlu da burada çok hatalı bir manevra yapıyor” diye konuştu. Kasap, “Aslında ALSU gemisinin de hataları var. Bahsettiğimiz şey bu maalesef. Bu ölümcül hatalar birleştiği zaman da çok ciddi bir kaza ile karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
ALSU gemisinin makinesini durdurması veya acil tornistan vermesi halinde kazanın önlenip önlenemeyeceği konusunda da konuşan Kasap, köprü üstündeki zabitlerin acil durumlarda makine ve dümen kullanma yetkisine sahip olduğunu belirtti: “Köprü üstündeki zabitler, kaptan arkadaşlarımız, gemi kaptanı köprü üstünde olmasa dahi acil durumlarda sınırsız olarak gemi makinesini, gemi dümenini kullanmaya yetkilidirler.”
Normal şartlarda makine dairesiyle koordinasyon gerektiğini belirten Kasap, acil durumlarda ise bunun farklı olduğunu söyledi: “Normal şartlarda tabii ki geminin süratini bir anda kesmek, makine dairesindeki arkadaşların makinesine zarar verebilir. O yüzden makine dairesiyle iletişim halinde oluruz. Ama bu acil durumlar için geçerli değil. Acil durumda gemiyi en azından stopa çekip, o çatışma anında daha yumuşak bir geçiş yapılabilseydi belki de İmamoğlu gemisi darbe almayacaktı ve batmayacaktı.”
Kasap, buna rağmen Tuğberk İmamoğlu’nun ani dönüşü sırasında geminin yükünde meydana gelmiş olabilecek hareketin ve geminin aldığı hasarın tam olarak bilinmediğini belirterek, kazanın tüm yönleriyle ortaya çıkması için VDR kayıtları ve batık incelemesinin önem taşıdığını ifade etti.
Vira Haber