PYI Global'den 7590 Sayılı Kanun'a İlişkin Düzenleme Çağrısı

Uluslararası Yat Sektörü Çalışanları Derneği (PYI Global), 7590 sayılı Kanun kapsamında ticari yatlara uygulanacak idari yaptırımlara ilişkin düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini istedi.

Dernek, ticari yatların büyük ticaret gemileriyle aynı yaptırım rejimine tabi tutulmasının sektörde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Uluslararası Yat Sektörü Çalışanları Derneği (PYI Global), 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7590 sayılı Kanun kapsamında ticari yatlara yönelik düzenlemelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, denizde can emniyetini artırmaya yönelik her türlü düzenlemenin desteklendiği belirtilirken, güvenliği sağlamayı amaçlayan uygulamaların ölçülülük, hakkaniyet, uygulanabilirlik ve sektör gerçekleri dikkate alınarak hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Dernek, 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun'da yapılan değişikliklerle ticari yatların, faaliyet alanı ve operasyonel yapısı tamamen farklı olan büyük ticaret gemileriyle aynı yaptırım sistemi içerisinde değerlendirilmesine itiraz etti. Açıklamada, 24 metrelik bir charter yatı ile konteyner gemisi, ham petrol tankeri, LNG gemisi veya dökme yük gemisinin aynı operasyonel risklere sahip olmadığı, bu nedenle aynı yaptırım rejimine tabi tutulmalarının adil olmadığı görüşü dile getirildi.

Kanunda, Asgari Gemiadamı Donatım Belgesi'nde yer alan personelin eksik olması durumunda her bir eksik gemiadamı için 250 bin lira idari para cezası öngörülmesine de dikkat çekilen açıklamada, cezanın teknenin boyu, tonajı, yolcu kapasitesi, işletme ölçeği veya ihlalin niteliği dikkate alınmaksızın uygulanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Bu uygulamanın özellikle küçük ve orta ölçekli deniz turizmi işletmeleri açısından faaliyetlerin sürdürülebilirliğini riske atabileceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, hastalık, ani personel ayrılığı, vize sorunu, ulaşım iptalleri ve sağlık problemleri gibi işletmelerin kontrolü dışında gelişen mücbir sebepler ile kasıtlı ihlaller arasında ayrım yapılmamasının hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.

Düzenlemenin turizm sezonunun en yoğun döneminde yürürlüğe girdiğine işaret edilen açıklamada, işletmelere personel planlaması, sertifikasyon ve operasyonel uyum için yeterli geçiş süresi tanınmadığı, bunun da hukuki öngörülebilirlik ve sektörün sürdürülebilirliği açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

PYI Global, ticari yatlar için ayrı bir yaptırım sistemi oluşturulması, cezaların risk esaslı ve kademeli hale getirilmesi, kusur ile mücbir sebep ayrımının açık şekilde düzenlenmesi, idareye makul değerlendirme yetkisi tanınması, geçiş süresi öngörülmesi ve deniz turizmini ilgilendiren düzenlemelerde sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınması önerilerinde bulundu.

Türkiye'nin dünyanın önde gelen yat üreticilerinden biri ve Akdeniz'in önemli bakım-onarım merkezleri arasında yer aldığı hatırlatılan açıklamada, deniz turizminin gelişiminin sektörle iş birliği içinde hazırlanacak düzenlemelerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Dernek, 7590 sayılı Kanun'un deniz turizmini ilgilendiren hükümlerinin sektör temsilcileri, meslek kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

GÜNCEL Haberleri

DÖDER'in 28. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Emir Çevik Oldu
TRIO Deniz, Hanse sahiplerini Hanse Meltemi'nde Bir Araya Getirdi
Denizcilik Tarihinin Yaşayan Efsanesi Pietro Micca Haliç'e Demir Attı
Karadeniz'deki Gerilim Tahıl Taşımacılığını Yavaşlattı
Yunan Adasına Yüzerek Geçmeye Çalıştılar