DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, Garanti BBVA ve İstanbul Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi iş birliği ile Marmara Denizi’nde 2025 yılı sonunda hayata geçirilen Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında gerçekleştirilen dalışlarla su altı ekosistemine yönelik veriler toplanmaya başlandı. Proje kapsamında, yerel paydaşlar, akademisyenler, balıkçılık ve su ürünleri kooperatifleri ile meslek odalarının katılımıyla bilgilendirme çalıştayı Büyükada Taş Mektep’te gerçekleştirildi.
İstanbul Üniversitesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan’ın yürütücülüğünde düzenlenen Denizel Ekosistemi Koruma ve İzleme Çalıştayı’nda Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar paylaşıldı. Prens Adaları çevresine odaklanılan etkinlikte, kamu kurumları, yerel yönetimler ve çeşitli paydaşların katılımıyla bölgesel sorunlar ve çözüm önerileri tüm yönleriyle ele alındı. Açılış konuşmalarını İstanbul Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat ve TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk’ün yaptığı çalıştay İstanbul Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan’ın yürütücülüğünde gerçekleştirildi. Etkinliğe SS Mavi Marmara Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uğur Sina Şen, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Sadettin Doğu ile Adalar ve denizlere gönül vermiş çok sayıda akademisyen ve katılımcı da katkı sağladı.
İstanbul Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat Marmara Denizi için Adalar’ın önemi ve hassasiyetine dikkat çektiği konuşmasında, “Biz gönüllü olarak 25 senedir buradaki su altı zenginliklerini çok iyi biliyoruz ve korumak adına çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Doğal resifleri ağlardan arındırıp tekrar oradaki yaşamın devam etmesine dair çalısmalar yaptık. Çünkü su üstünde olduğu gibi su altında da çok önemli canlılık var ve yaşamın sürdürülebilirliği için çok kıymetli. Marmara eşsiz ve emsali olmayan kapalı iç denizlerden bir tanesi. Bunu korumak da boynumuzun borcu. Bunun için çaba gösteren TURMEPA’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Denizler gelecek kuşaklara taşımamız gereken bizim en büyük mirasımız en büyük zenginliğimiz.” dedi.
Çalıştayda açılış konuşmasını gerçekleştiren DenizTemiz Derneği/ TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk, Marmara Denizi’nde yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Mavi Nefes Projesi ile önce farkındalık yarattık, şimdi ise Marmara Denizi’nin üzerindeki örtüyü kaldırıyoruz. 5 yıl önce Marmara Denizi’ndeki kirliliğin önlenmesine yönelik başlatılan süreçte, Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nda görev alarak Garanti BBVA’nın desteğiyle müsilajla mücadele için yola çıktık. Geçtiğimiz yıl sonunda İstanbul Üniversitesi ile başlattığımız iş birliğiyle Marmara’nın ekosistemini bilimsel verilerle anlamaya ve iyileştirmeye yönelik somut adımlar atıyoruz. Yerel halk, paydaşlarımız ve kooperatiflerle el ele vererek, ortak akılla Marmara Denizi’ne sağlığını yeniden kazandırmayı hedefliyoruz.”
Doç. Dr. Dalyan Mavi Nefes Projesi’yle Marmara Denizi Prens Adaları çevresinde mevcut durumun tespiti için çalışmalar yürüttüklerini belirterek şöyle konuştu; “Marmara Denizi, barındırdığı biyoçeşitlilik ve özel ekosistem yapısıyla tamamı bizim sorumluluğumuzda olan bir deniz. İklim krizi ve insan kaynaklı baskılar bu hassas sistemi daha kırılgan hale getiriyor. Bu nedenle bilimsel izleme ve koruma çalışmalarının sürekliliği büyük önem taşıyor. Proje kapsamında kış aylarında, su sıcaklığının 8 dereceye kadar düştüğü oldukça zorlu koşullarda 30 dalış gerçekleştirdik. Bu dalışlarla deniz çayırlarının dağılımını, habitatları ve tür çeşitliliğini yerinde gözlemleyerek kayıt altına almaya başladık. Henüz tüm analizler tamamlanmamış olsa da Marmara’nın su altı ekosistemine dair önemli veriler topluyoruz. Bu çalışmalar, denizin mevcut durumunu doğru anlamak ve atılacak adımları bilimsel temelde şekillendirmek açısından büyük önem taşıyor.”
Marmara’da denizin nabzı tutuluyor
Marmara Denizi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen dalışlarla deniz çayırları, sualtı ormanları, balık türleri ve habitatlar haritalandırılmaya başlandı. Henüz analiz süreci devam etmekle birlikte, sualtı ekosistemine dair önemli veriler toplanıyor. Aynı zamanda müsilajın etkilerini azaltmaya yönelik geliştirilen ekipmanların saha denemeleri gerçekleştirilerek iyileştirme çalışmaları sürdürülüyor. Proje kapsamında yalnızca ekolojik veriler değil, bölgedeki insan faaliyetleri ve denizle kurulan ilişki de değerlendirilerek koruma çalışmalarının toplumsal etkisi analiz ediliyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde Marmara Denizi için daha etkili ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.
İki yıl sürecek Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında, deniz çayırlarının korunması, biyoçeşitliliğin izlenmesi ve Marmara Denizi’nin ekosistem sağlığının yeniden kazanılması hedefleniyor. Ortak akıl çerçevesinde yürütülen çalışmalarla, Marmara Denizi’nin geleceği için bilim temelli, ölçülebilir ve uygulanabilir çözümler geliştiriliyor.
Mavi Nefes Projesi 5 yıldır devam ediyor
5 yıldır devam eden Mavi Nefes Projesi, deniz temizliği, farkındalık ve bilim temelli koruma çalışmalarıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde etkisini büyütmeye devam ediyor. Projenin deniz temizliği ayağında İstanbul Boğazı’nda 2 deniz süpürgesi faaliyetlerini sürdürüyor. Deniz süpürgeleri bugüne kadar 300 bin kilogramı aşkın atığı denizlerden toplayarak geri dönüşüme kazandırdı.
Projenin farkındalık ayağında ise çevrimiçi eğitimlerle Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda öğrenim gören öğrencilere ve öğretmenlere denizlerin önemi, deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir su kaynakları konusunda eğitimler veriliyor. Projenin 5. yılında 130 bini aşkın öğrenci ve 7 binden fazla öğretmene ulaşıldı.
Mavi Nefes Projesi’nin koruma ve iyileştirme çalışmaları Marmara Denizi’nin yanı sıra Saros Körfezi ve Göcek’te de devam ediyor. Deniz çayırları, mercanlar ve diğer deniz canlılarının bulunduğu ekosistemlerin korunması, azalma görülen alanlarda restorasyon çalışmaları yapılması ve deniz ekosistemi üzerindeki baskıların bilimsel olarak ortaya konması hedefleniyor.
Ayrıca proje kapsamında Fethiye-Göcek Körfezi’nde yaz sezonunda hizmet veren sıvı atık alım teknesi ile yat ve turistik teknelerden kaynaklanan atıklar toplanarak deniz turizminin çevresel etkisinin azaltılmasına katkı sağlanıyor.
Vira Haber