Rektör Nafiz Arıca: “Piri Reis Üniversitesi’ni Dünyanın İlk 1000 Üniversitesi Arasına Sokmayı Hedefliyoruz”

Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, üniversitenin 18. kuruluş yılı dolayısıyla eğitim vizyonunu, denizcilik sektörüyle yürütülen iş birliklerini ve geleceğe yönelik hedeflerini anlattı.

“Hedefimiz, denizcilik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek”

Denizcilik alanında güçlü bir konuma gelmiş olan Piri Reis Üniversitesi, denizcilik sektörü ile de güçlü bağlara sahip. Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca ile üniversitenin projelerini ve hedeflerini konuştuk.

Piri Reis Üniversitesi 18 yaşında… Öncelikle üniversitenin kuruluş yıldönümü sebebiyle duygularınızı öğrenebilir miyiz?

Piri Reis Üniversitesi’nin 18. kuruluş yıldönümünde genç bir üniversite olmamıza rağmen, kısa sayılabilecek bu sürede denizcilik alanında ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konum elde etmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana temel hedefimiz, denizcilik sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek, sektörle iç içe bir eğitim modeli sunmak ve çağın gerektirdiği dönüşüm süreçlerine öncülük etmek oldu. Bugün geldiğimiz noktada, uluslararası standartlarda eğitim veren, ülkemizde deniz teknolojilerinin gelişimine katkı sağlayan, güçlü akademik altyapıya ve sektörle sağlam bağlara sahip bir denizcilik ihtisas üniversitesi olarak yolumuza devam ediyoruz.

Bu 18 yıl, aynı zamanda bize geleceğe dair önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Elde ettiğimiz kazanımları daha ileriye taşımak, öğrencilerimizi teknolojiye hâkim, küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olarak mezun etmek ve denizcilik sektörüne sürdürülebilir katkılar sunmak en büyük motivasyonumuz. Bu vesileyle üniversitemizin kuruluşundan bugünlere gelmesinde emeği geçen Mütevelli Heyeti Başkanlarımıza, Mütevelli Heyeti üyelerimize, rektörlerimize, tüm akademik ve idari kadromuza, öğrencilerimize, mezunlarımıza ve sektör paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyor, ebediyete irtihal edenleri rahmet ve minnetle anıyorum.

Genç bir üniversite olmakla birlikte bu süreçte önemli yollar kat edildi. Bize biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Piri Reis Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana denizcilik alanında uluslararası standartlarda eğitim ve araştırma sunmayı hedeflemiş ve bu doğrultuda hızla ilerlemiştir. Uluslararası akreditasyon süreçlerine aktif katılımımız, Avrupa ve dünya genelindeki saygın üniversitelerle geliştirdiğimiz iş birlikleri ve öğrenci değişim programları, üniversitemizin global ölçekte tanınırlığını artırmaktadır. Araştırma faaliyetlerimizde, denizcilik teknolojileri, sürdürülebilir deniz taşımacılığı ve otonom sistemler gibi öncü alanlarda uluslararası projelerde yer almakta, sektörel iş birlikleriyle küresel problemlere çözümler üretmekteyiz. Bu sayede hem akademik hem de sektörel düzeyde uluslararası platformlarda aktif ve etkili bir rol üstleniyoruz.

Piri Reis Üniversitesi olarak Uluslararası Denizcilik Üniversiteleri Birliği (IAMU) üyesiyiz. Türkiye’deki diğer devlet üniversiteleri gibi bizim verdiğimiz eğitim de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından onaylanmış durumdadır. Dolayısıyla eğitim programlarımız IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) ve EMSA (Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı) gibi uluslararası kuruluşlar tarafından da tanınmakta ve sertifikalandırılmaktadır. Bu kapsamda Piri Reis Üniversitesi öğrencileri, uluslararası geçerli denizcilik ehliyetlerine sahip olarak mezun olmakta ve küresel ölçekte iş bulma imkânına sahip olmaktadır. Bu nedenle mezunlarımız, istihdam konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadan sektörde ilerleyebilmektedirler. Ayrıca uluslararası üniversiteler ve denizcilik firmalarıyla yaptığımız iş birlikleri ve anlaşmalar sayesinde uluslararasılaşma vizyonumuzu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu iş birlikleri, öğrencilerimize sadece teorik değil, aynı zamanda uygulamalı eğitim ve AR-GE projelerinde aktif rol alma fırsatı da sunmaktadır. Böylece öğrencilerimiz hem sektörel deneyim kazanmakta hem de küresel denizcilik ağının bir parçası hâline gelmektedirler. Ek olarak, öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin uluslararası konferanslara katılımı, yayın ve projelerinde destek sağlayarak üniversitemizin dünya denizcilik camiasında saygın bir konuma ulaşmasını hedefliyoruz. Özetle, Piri Reis Üniversitesi hem eğitim kalitesi hem araştırma kapasitesiyle uluslararası arenada hızla yükselen ve denizcilik sektörüne değer katan bir kurumdur.

Piri Reis Üniversitesi Deniz Ticaret Odası’na ait bir üniversite. Bu bağlamda sektör-üniversite ilişkisi için neler söylemek istersiniz?

Üniversitemiz, Türkiye’nin ilk ve tek “denizcilik ihtisas üniversitesi” olarak doğrudan denizcilik sektörünün üniversitesidir. Bu da bizim en güçlü yanımız. Armatörlerden tersanelere, liman işletmelerinden lojistik firmalarına kadar geniş bir sektör, Piri Reis Üniversitesi’nin arkasında duruyor. Çünkü Piri Reis Üniversitesi, bizzat denizcilik sektörü tarafından kurulmuş bir üniversite. Dolayısıyla biz sektörün içindeyiz, sektör de bizim içimizde. Sektörle güçlü bağlar kurulması, yalnızca eğitim kalitesini değil, mezunların istihdam olanaklarını da artırmaktadır. Piri Reis Üniversitesi, tersaneler, armatörler ve lojistik şirketleriyle yürüttüğü staj ve iş birliği programlarıyla bu anlamda örnek bir model oluşturuyor. Bu iş birliği çerçevesinde hem akademik birimlerimiz hem de öğrenci kulüplerimiz her yıl çok sayıda etkinlik düzenliyor. Sadece geçtiğimiz yıl, öğrenci kulüplerimiz tarafından yaklaşık 350 etkinlik gerçekleştirildi ve bunların büyük çoğunluğu sektör temsilcileriyle birlikte yapıldı.

Bu güçlü sektör iş birliği sayesinde öğrencilerimizin sektöre erişim, staj veya istihdam konusunda herhangi bir sıkıntısı olmuyor. Yeter ki öğrencimiz denizcilik sektöründe çalışmak istesin. Çünkü Türkiye’de Piri Reis Üniversitesi dışında bir “sektör üniversitesi” bulunmuyor. Oda üniversiteleri var, ancak doğrudan bir sektör tarafından kurulmuş ve o sektöre odaklı başka bir üniversite yok. Bu yönüyle Piri Reis Üniversitesi özel bir konuma sahip. Biz de bu güçlü yapımızı öğrencilerimizin geleceği için etkin bir şekilde kullanıyoruz. Son yaptığımız mezun anketine göre istihdam oranımız yüzde 93 seviyesinde. Geriye kalan yüzde 7’lik kesim ise çeşitli kişisel sebepler nedeniyle denizcilik sektöründe aktif olarak yer almıyor.

Piri Reis Üniversitesi sektörle iş birliği çerçevesinde bu zamana kadar çok sayıda eğitim protokolü gerçekleştirmiştir. Eğitim protokolleri kapsamında lisansüstü eğitim enstitüsü ve sürekli eğitim merkezinde eğitim imkânlarını artırmak, stajyer ve iş istihdamını sağlamak, sektörle üniversiteyi bir araya getirerek sektör profesyonellerinin üniversiteye ve öğrencilerimize katkısını sağlamak, eğitim kurumları arasındaki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine katkıda bulunarak ulusal ve uluslararası projeler geliştirmek amaçlanmaktadır. Üniversitemiz Kariyer Merkezi, akademik yıl boyunca lisans ve ön lisans öğrencileri ile sektördeki firmaları bir araya getirerek ‘Kariyer Günleri’ düzenlemektedir. Kariyer Merkezi, öğrenci kulüpleri ile iş birliği çerçevesinde hareket ederek öğrencilerimizin organizasyonel kabiliyetlerini güçlendirmek maksadıyla çalışmalar yürütmektedir. Kariyer Günleri’nde öğrencilerimiz ile bir araya gelen firmalar, sektörde öne çıkan yeterlilik ve becerileri anlatarak, öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri gereken alanlara ışık tutmalarını sağlamaktadırlar.

Mutlaka üniversitenin geleceği ile ilgili hedefleriniz ve çalışmalarınız vardır. Bize biraz bunlardan bahseder misiniz?

Ülkemizin denizcilik eğitiminde ve deniz teknolojilerinin gelişiminde lider uluslararası tanınan saygın bir üniversite olma vizyonuyla ilk hedefimiz dünyanın ilk 1000 üniversitesi arasına girmektir. Geleceğe ilişkin hedeflerimizi uluslararasılaşma, dijital ve yeşil dönüşüm, akademik mükemmeliyet ve sektörle daha da derinleşen iş birlikleri üzerine inşa ediyoruz. Denizcilik eğitiminde yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte referans gösterilen bir üniversite olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu doğrultuda eğitim programlarımızı, yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve alternatif yakıtlar gibi denizcilik sektörünün geleceğini şekillendiren alanlara uyumlu hâle getiriyoruz. Müfredatlarımızı sürekli güncelleyerek öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine hazırlamayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda ileri simülasyon teknolojileri, dijital ikiz uygulamaları ve uygulamalı eğitim altyapılarıyla eğitim kalitemizi daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Araştırma ve inovasyon alanında ise ulusal ve uluslararası projelerde daha görünür olmayı, üniversite–sanayi iş birliklerini artırmayı ve akademik bilginin somut çıktılara dönüşmesini önceliklendiriyoruz. Teknoparklar, AR-GE merkezleri ve girişimcilik ekosistemleriyle kurduğumuz bağları güçlendirerek, üniversitemizin araştırma odaklı kimliğini pekiştirmek istiyoruz. Ayrıca uluslararası akreditasyonlar, yabancı uyruklu öğrenci ve akademisyen sayısının artırılması, küresel üniversitelerle ortak programlar gelecek hedeflerimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Tüm bu çalışmalarla amacımız, Piri Reis Üniversitesi’ni, denizcilik alanında yenilikçi, sürdürülebilir, uluslararası düzeyde saygın ve sektörle bütünleşmiş bir mükemmeliyet merkezi hâline getirmektir. Yaptığımız plan, program ve yatırımlarla önümüzdeki yıllarda öncelikle dünyanın ilk 1000 üniversitesi arasına girmeyi, sonrasında da sıralamalarda daha da yükselmeyi hedefliyoruz.

Görev süreniz boyunca işte bu harika dediğiniz, gurur duyduğunuz hangi projeler var?

15 Mart itibariyle asaleten rektörlük görevimdeki 3’üncü yılımı doldurmuş olacağım. İlk günümüzden itibaren tüm personelim ve öğrencilerimle açık ve etkili iletişim kurarak, ortak akıl anlayışını benimseyen şeffaf bir yönetim tarzı uygulamaya çalıştık. İlk icraatlarımızdan birisi Mütevelli Heyeti Başkanımız ve Mütevelli Heyetimizin de onayıyla tüm personelimizle birlikte vizyon ve misyonumuzu üniversitemizin kuruluş felsefesine uygun olarak güncellemek ve küresel boyutta hedefler ortaya koymak oldu. Bu doğrultuda birçok yeni proje ve uygulamaya hep birlikte imza attık. Burada her birini tek tek anlatmak çok mantıklı olmaz. Ama genel olarak en büyük projemizin üniversitemizde bir kültür değişimini tetikleyerek ağırlıklı olarak eğitim veren bir kurum kimliğinden, eğitim öğretim ve uygulamanın yanında Ar-Ge ve inovasyonu da öncelikleyen 3’üncü nesil üniversite kimliğine doğru evrilmemiz olduğunu söyleyebilirim. Söz konusu kültür değişiminin gerçekleştirilmesi için, yönetim tarzımızdan üniversitedeki etkinliklere, müfredat güncellemelerinden yeni mevzuatların çıkarılmasına, akademik performans sistemimizden yeni akademik personel istihdamına kadar birçok uygulamayı hayata geçirdik. 2025 yılı itibariyle bu uygulamaların meyvelerini almaya başladık. YÖK İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda 6 kategoride tüm üniversiteler arasında ilk 20’ye girmeyi başardık. Örneğin; Web of Science Endeksli yayınlarına atıf alma oranı en yüksek 2’nci üniversiteyiz, uluslararası iş birliğiyle yayınlanmış yayın oranı en yüksek 6’ncı üniversiteyiz. Bu tür sayısal verilerin yanında beni daha da mutlu eden; öğle yemeğinde kuyrukta beklerken bir araştırma görevlisinin bana yaklaşıp yeni makalesinin müjdesini vermesi, bir hocamızın projesinin kabul yazısını gecenin bir saatinde e-maille benimle paylaşması veya öğrencilerimizin Teknofest ve uluslararası yarışmalarda başarılar elde etmesi gibi üniversitemizde araştırmaya duyulan heyecan ve motivasyonun artması olmuştur.  

Yapay zeka, sürdürülebilirlik son dönemde en çok konuşulan konu başlıkları. Siz üniversite olarak bu konularda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Geçtiğimiz yıldan itibaren İMEAK Deniz Ticaret Odamız ile iş birliği içinde “Yeşil Dönüşüm Platformu” ve “Dijital Dönüşüm Platformu” başlıkları altında toplantılar düzenlemeye başladık. Her ay dönüşümlü olarak gerçekleştirilen toplantılara bu yıl da devam ediyoruz. Bu platformlarda devlet, üniversiteler, sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve odalar dâhil tüm paydaşlar bir araya geliyor. Amaç, az kişinin konuştuğu, çok kişinin dinlediği geleneksel formatların aksine, herkesin görüş ve deneyimlerini paylaştığı, etkileşim odaklı bir yuvarlak masa ortamı oluşturmak. Böylece denizcilik sektörünün dijital ve yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmayı hedefliyoruz. Paydaşların etkileşim içinde deneyimlerini paylaşarak güç birliği yapmaları, ortak projeler geliştirmeleri ve bu projeler aracılığıyla denizcilik sektörünün her iki alandaki dönüşümünü sağlıklı ve hızlı bir şekilde tamamlaması için çalışıyoruz. Bu süreci önümüzdeki yıl ve sonraki yıllarda da kararlılıkla sürdüreceğiz. Örneğin, sürdürülebilirlik kapsamında alternatif yakıtlar ve ilgili konularda altı proje teklifi hazırladık. Bu projeleri denizcilik sektörünün farklı paydaşlarıyla paylaştık ve üniversite olarak bu projeleri ilgili taraflarla birlikte hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Bununla birlikte yapay zeka konusuna çok önem veriyoruz. Yapay Zeka Teknolojilerinin yükseköğretime entegrasyonu konusunda bir çalışma grubu kurduk. Üniversitemizin Yapay Zeka Politika Belgesini, Uygulama Esaslarını ve Eylem Planını hazırladık. Bu kapsamda teknoloji ve eğitim alanında öncü bir adım atarak “Microsoft İş Birliğiyle Yapay Zeka Destekli Eğitim” başlattık. Bu eğitimle hem idari ve akademik personelimizi hem de öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlamayı amaçlıyoruz. Yapay zekâ teknolojilerini derslere entegre ederek öğrencilerimizin dijital yetkinliklerini artırmayı hedefliyoruz. Bu sayede yalnızca teorik eğitim değil, gerçek hayatta kullanabilecekleri pratik becerileri de elde etmiş hale geleceklerdir. Ayrıca, dijital denizcilik sistemleri ve otomasyon teknolojileri müfredata entegre edilmiş durumdadır. Yapay zekâ ve veri bilimi dersleri seçmeli ders olarak eklenmiştir.

Akademik kadroyu güçlendirmek için çalışmalarınız var mı?

Akademik kadronun güçlendirilmesi, üniversitemizin sürdürülebilir gelişimi ve eğitim kalitesinin sürekliliği açısından öncelikli konularımızdan biridir. Bu doğrultuda hem nicelik hem de nitelik açısından akademik yapımızı sürekli olarak geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle denizcilik alanında sektör deneyimi güçlü, uluslararası akademik birikime sahip öğretim üyelerini kadromuza kazandırmaya önem veriyoruz. Akademik yetkinliğin yanı sıra sahayla temas hâlinde olan, güncel teknolojileri ve sektörel dönüşümleri yakından takip eden bir kadro yapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, sektörde uzun yıllar görev yapmış profesyonellerin akademik hayata dâhil olmasını teşvik ediyor, yarı zamanlı ve uygulama odaklı ders modelleriyle bilgi ve deneyim aktarımını destekliyoruz.

Akademik kadronun güçlendirilmesinde ilanlara çıkıp personel başvurularını beklemek yerine hedef odaklı bir yaklaşımla kafa avcısı gibi üniversitemize katkı sağlayacak hocaları tespit edip birebir iletişime geçiyor, üniversitemize davet ediyoruz. Bununla birlikte mevcut akademik kadromuzun gelişimini desteklemek amacıyla uluslararası projelere katılım, bilimsel yayın teşvikleri, yurt dışı araştırma ve akademik iş birlikleri gibi alanlarda akademisyenlerimizi aktif olarak teşvik ediyoruz. Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda, yabancı uyruklu akademisyenlerin ve ortak araştırma programlarının sayısını da artırmayı hedefliyoruz. Kısacası, Piri Reis Üniversitesi olarak güçlü bir akademik kadronun, nitelikli eğitim, etkili araştırma ve sektörle bütünleşmiş bir üniversite yapısının temel taşı olduğuna inanıyor, bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Oda ile birlikte üniversitenin yürüttüğü, içinde yer aldığı, sektörle ilgili çalışmalar, projeler neler? Biraz bahseder misiniz?

Piri Reis Üniversitesi olarak, İMEAK Deniz Ticaret Odamız ile iş birliği içinde “Yeşil Dönüşüm Platformu” ve “Dijital Dönüşüm Platformu” adıyla toplantılar düzenliyoruz. Şu anda dünyada dönüşüm gerektiren iki temel alandan söz ediyoruz: Dijitalleşme (dijital dönüşüm) ve yeşil dönüşüm. Bu iki alan, birbirinden kolayca ayrılmadığı için “ikiz dönüşümler” olarak da adlandırılıyor. Bu toplantılar her ay dönüşümlü olarak dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm temalarıyla gerçekleştiriliyor ve bu yıl da devam edeceğiz. Bu platformlarda devlet, üniversiteler, sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve odalar dâhil tüm paydaşlar bir araya geliyor. Amaç; az kişinin konuştuğu, çok kişinin dinlediği geleneksel formatların aksine, herkesin görüş ve deneyimlerini paylaştığı, etkileşim odaklı bir yuvarlak masa ortamı oluşturmak. Böylece denizcilik sektörünün dijital ve yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmayı hedefliyoruz.

Paydaşların etkileşim içinde deneyimlerini paylaşarak güç birliği yapmaları, ortak projeler geliştirmeleri ve bu projeler aracılığıyla denizcilik sektörünün her iki alandaki dönüşümünü sağlıklı ve hızlı bir şekilde tamamlaması için çalışıyoruz. Bu süreci önümüzdeki yıl ve sonraki yıllarda da kararlılıkla sürdüreceğiz. Örneğin, sürdürülebilirlik kapsamında alternatif yakıtlar ve ilgili konularda altı proje teklifi hazırladık. Bu projeleri denizcilik sektörünün farklı paydaşlarıyla paylaştık ve üniversite olarak bu projeleri ilgili taraflarla birlikte hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İMEAK Deniz Ticaret Odamızın destekleriyle her üç ayda bir “Sürdürülebilirlik Bülteni” yayınlıyoruz. Bu bültenle denizcilik sektöründe sürdürülebilirlik, dijitalleşeme ve düşük karbonlu lojistik süreçlerine dair farkındalık yaratmayı ve sektördeki gelişmeleri sektör paydaşlarıyla buluşturmayı amaçlıyoruz.

Son olarak nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Dünyamız değişiyor; nüfus yaşlanıyor,  jeopolitik belirsizliklerin ve çatışmalar her geçen gün artıyor, başta Yapay Zeka (YZ) olmak üzere teknoloji akıl almaz bir hızla gelişiyor. İnsanlık tarihinin önemli değişim noktalarından birisinde olduğumuzu söyleyebilirim. Böyle bir ortamda eğitim sisteminin de bu değişim sürecine göre kendini güncellemesi ve gerekli radikal değişimleri gerçekleştirmesi gerektiğine inanıyorum. Yapay Zeka bu dönüşümün en önemli unsurlarından biri. Amacımız, öğrencilerimizin teknolojik farkındalığı ve yetkinliği yüksek bireyler olarak mezun olmalarını sağlamak. Bu hedef doğrultusunda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Piri Reis Üniversitesi, bir Denizcilik İhtisas Üniversitesi olarak sadece Denizcilik Fakültesiyle değil, Mühendislik Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Denizcilik Meslek Yüksekokulu ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile de tamamen denizcilik sektörüne hizmet edecek şekilde yapılandırılmış bir üniversitedir.

Elbette Mühendislik, Hukuk ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerimizde farklı bölümler bulunuyor. Ancak Bilgisayar, Elektronik, Endüstri, Hukuk, Ekonomi ve Finans gibi bölümlerde verilen eğitimler de denizcilik sektörüne katkı sağlayacak şekilde kurgulanmıştır. Hukuk Fakültemizde öğrencilerimizi deniz hukuku alanında uzmanlaştırıyoruz. Bilgisayar mühendisliği öğrencilerimiz denizcilikteki dijital dönüşüme hizmet edecek eğitim alıyor, ekonomi ve finans bölümü öğrencilerimiz ise denizcilik ekonomisi konusunda ilave derslerle donatılıyor.

Üniversitemiz butik bir yapıya sahip bir sektör üniversitesidir ve çok daha iyi noktalara gelmeyi hak ediyor. Üniversitemizin akademik ve sektörel görünürlüğünü arttırarak Piri Reis Üniversitesi marka değerini yükseltmeye devam edeceğiz. Hedefimiz, sadece ülkemiz denizcilik sektörü için değil, aynı zamanda dünya genelinde denizcilik eğitimi veren en iyi üniversitelerden biri olmaktır. Üniversitemiz, öğrencilerimizin meslek hayatına hazırlanacağı, toplumsal farkındalıklarını yükseltecekleri, üretken ve yetkin bireyler olmayı öğrenecekleri bir yer olacaktır. Hep birlikte bilimi rehber edinerek, ülkemize ve insanlığa hizmet eden sorumlu bireyler yetiştirmeye devam edeceğiz.

 

GÜNCEL Haberleri

Uraloğlu: Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk Sahipli Gemi Bekliyor
“Denizcilik ve Makine Poliçelerinde Savaş Teminatı için İptaller Başladı. Sorumluluk Poliçelerinde ise Savaş, Kapsam Dışı”
Karadan Yürütülecek Bandırma Vapuru'nun Yeni Yeri Hazırlanıyor
BEDEMED’den Geleneksel İftar Yemeği
İzmir'de Lastik Bot İçerisindeki 45 Düzensiz Göçmen Yakalandı