Kuzeybatı Geçidi’ni aşan ilk Türk

Erkan Gürsoy, dünyanın en zorlu rotalarından olan Kuzeybatı Geçidi’ni kendi yaptığı Altan Girl isimli teknesiyle tek başına geçti.

1 Nisan 2014’te kendi yaptığı ‘Altan Girl’ adlı 8 metrelik alüminyum teknesiyle Kanada’dan çıktığı yolculuğu. 9 ay 26 gün gün sonra 26 Ocak’ta Çanakkale’de tamamladı.

Erkan Gürsoy yaptığı bu yolculukla Kuzey Batı Geçidi’ni aşan ilk Türk ve dünyadaki en yaşlı denizci ünvanını da almış oldu. 67 yaşındaki denizci yakın zamanda kendi tasarladığı tekneleri açacağı okul-atölye de üretip hem bu işi gençlere sevdirmek hem de bu işi daha da yaygınlaştırmak istiyor. Erkan Gürsoy’la CNR Avrasya Boat Show’da sergilediği Altan Girl’ün güvertesinde zorlu yolculuğu üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

İlk önce fuardan bahsedelim. Nasıl geçiyor fuar sizin için? İnsanların ilgisi var mı?

İnsanların çok ciddi ilgisi var, bu ilgi denizi sevdirmek açısından beni çok mutlu ediyor. Bilhassa tekne çok ilgi gördü farklı bir tekne olduğu için.

Bu teknelerin özelliği nedir?

Özelliği gördüğünüz gibi farklı. Şişme tekne gibi ama tamamı alüminyumdan yapılıyor. Bunlar için bir isim yok, Türkçede beşleme ismini verdim bunlara.

Neden beşleme?

İsmini ben koydum. Bir kesitini alırsanız toplam beş tane bölüm var yüzebilirliğini sağlayan. Onun için beşleme diyoruz.

Siz kendiniz yaptınız değil mi bu beşleme tekneyi?

Evet, tekneyi kendim yaptım.

Peki malzemelerini nasıl temin ettiniz?

Tekne Kanada’da inşa edildi. British Columbia’da. 44 senedir Kanada’da yaşıyorum.

Yolculuk nereden, ne zaman başladı?

Nisan birde Kanada’nın batısından British Colombia’nın kenarından Alaska’ya geldim.  Yolculuk burada başladı.

Neden rota olarakKuzeybatı Geçidi’ni tercih ettiniz? Daha önce böyle uzun sailingleriniz var mıydı? Hangi rotaları kullandınız?

Var, daha önce dünyayı dolaştım. 1993-1995 arasında dünyayı dolaştım Barış Teknesi ile. Oradan geldikten sonra bu hizmet teknelerini yapmaya başladım. Daha 1993 yılından itibaren Kuzeybatı Geçidi planı da vardı kafamda.

Uzun bir plan o zaman.

Elbette, uzun yıllardır düşünüyorum. İlk önce Sadun Bora’ya söylemiştim. 17 yıl önce falan Gökova’da bir yerde ziyaret etmiştim. O zamanda belki bu sene olmaz, gelecek sene olur gibi bir durum vardı ama 17 yıl sürdü bu bekleyiş.

Ne zaman karar verdiniz? Şimdi hazırım çıkabilirim mi dediniz, yoksa teknik imkanlardan, maddi yetersizlikler yüzünden mi ertelediniz ya da her zaman hazır mıydınız?

Değildim. Her şeyden önce bir tekneye ihtiyacım vardı. Tekne yoktu. Bundan önce bir tekne daha yaptım. Ondan memnun olmayınca onu sattım. Bu rota için bu tekneyi imal ettim.

Peki “Altan Girl” o coğrafya için özel bir tekne mi?

O coğrafyaya uygun bir tekne.

Her tekne o yolu çıkartamaz herhalde. Çok zor bir rota çünkü…

Buza bağlı. Buz yoksa farklı ölçülerde tekneler geçiyor. Katamaran bile geçti bir sene buz yoktu.

Buzlar baya engel oldu size. İki sefer denediniz bu rotayı galiba?

Buzlar çok fenaydı benim geldiğin ilk yıl, fazla geçit vermediler. Sadece iki tekne batıdan geldi. İlk gelişimde Alaska’ya geldim. Alaska’dan ilerleyemeden oradan döndük iptal edip. Bir film ekibi gelecekti benimle. Her şeyi tamamladılar ama kameraman için vize alamadılar. İptal olmasında onun da etkisi vardı. Bir sene sonra daha da hazırlandım. Benimle gelmek isteyen varsa gelsin diye mektup yazdım Naviga’ya. Onu bastılar. Fakat hiçbir cevap alamadım. Kimseyi bulamadım bu iş için. Ben de kendi başıma çıktım.

Peki tek başına bu kadar yolu kat etmek nasıl bir his oldu? Zorlayıcı olsa gerek. Her insanın kaldırabileceği bir şey değil herhalde

İyi bir his oldu, fena değil.

Bundan sonra başka rotalar deneyecek misiniz?

Başka bir yere gitmiyorum şimdilik, gidemeyeceğim. Bu tekneleri inşa edeceğim burada, Türkiye’de.

Adaların olduğu yer çok fırtınalı bir bölgeymiş. Sizin olduğunuz dönemde de var mıydı fırtına?

Fena değildi. İyi geçti. Pek fırtınaya rastlamadım. Normalde çok olurmuş ama ben şanslıyım demek ki rastlamadım.

Rotada hangi bölgeler daha çok zorladı? Alaska’dan çıktıktan sonra Kanada’nın kuzeyine tekrar Kanada sınırına geldiniz.

Bu rota zaten bilinen bir rota. Roald Amundsen’ın rotası. 1906’da ilk defa geçen bu Norveçli ünlü kaşif geçmiş bu rotayı. Ben de onun rotasını takip ettim. Buzunda ilk yol verdiği yer orası olduğu için çoğu kişi bu rotayı takip eder.

Alaska’yı geçtikten tekrar kuzey tarafına döndükten sonra o bölge nasıl geçti? Zorlandığınız yerler var mıydı orada? Bir de şunu sorayım, ilk seferinde nerede kaldınız buzların arasında?

İlk seferde fazla gidemedik, Alaska kıyılarında buzlar engel oldu. Başlarındayken iptal ettik. Çok hazırlıklı değildik. Film ekibi de gelememişti. Bizde iptal ettik hemen orada.

Peki Kuzey Geçidi’ni geçmek için farklı rotalar var mı Amundsen’in açtığından başka?

Farklı rotalar var. En azından farklı yerlerden geçen bir iki tekne oldu. Ama her zaman açık değil oralar. Kısmen daha zorlu rotalar.Fakat açık olmadığı içindir ki gidilmiyor. En uygun Amudesen’in rotası oluyor.

Ne kadar sürdü peki süre olarak?

1 Nisan’da çıktım Ocak 26’da buradaydım. 9 ay 26 gün sürdü.

Sailing yaparken nasıl gidiyorsunuz? Kaç saat sailing yapıyorsunuz, kaç saat duruyorsunuz? İhtiyaçlarınızı nasıl karşılıyorsunuz?

İhtiyaçları giderme sadece yerleşim yerlerinde oluyor. Eskimo yerleşim yerleri var. Oralara uğrayarak geçiyoruz.

Alaska’da oluyor zaten Eskimo yerleşim yerleri…

Alaska’da da var Kanada’da da var Eskimo yerleşim yerleri. Belirlediğim yerleşim yerlerine uğruyordum. Ancak arada uzun bir mesafede yerleşim yeri yok. Belirlediğim yerler geceyi geçirdiğim yerler. Tekneyi geceleyin buz kancasıyla bir kütleye bağlıyorsunuz. Onunla sürüklenirken bir uyuma imkanı oluyor. Sabahleyin yola devam. Daha önceden gece gündüz diye bir şey yoktu.

Durduğunuz yerleşim yerlerinde en fazla ne kadar süre kalıyorsunuz?

4 gün, 5 gün. Duruma ve tamire bağlı olarak değişiyor. Tamir olacak şeyler oluyor. Düzeltilecek şeyler oluyor, erzak alımı oluyor. Ona göre değişiyor bu süre.

Peki gittiğiniz yerlerde sizi karşılayanlar oluyor mu? Yani orada irtibatta olduğunuz birileri oluyor mu?

Yok. Sadece gidiyorum.

O rotayı kullanan çok kişi var mı peki? Alışkın mı oranın halkı bu tarz gelen denizcilere?

O sene boyunca batıdan gelen tek tekneydim. Tekneler çok nadir geliyor. Kışın hiç gelmiyor tabi. Yazın rota açıldığı zaman onların erzaklarıda o zaman geliyor. Başka gelme imkanı yok.

Buzullarda tehlikeli bir durum yaşadınız mı?

Ayılar ekmek kokusuna geldiler. Alaska’da 8 gün buzda tutsaktım. Buzkıran geldi kurtardı beni.

Ayılardan nasıl korundunuz?

Mekanik gürültü yaparsanız ayılar korkuyorlar. Tekne de iyi gürültü yapıyor. Davul çalarsanız ondan kaçıyorlar. Tüfek de vardı. Ama kullanmaya lüzum kalmadı. Benzin bidonunu da davul olarak kullandım.

Neden “Altan Girl” teknenin ismi? Değişik bir isim çünkü.

Çetin Altan’a saygımdan bu ismi sevdim. Sevdiğim bir yazar. “Girl” de kız demek. Tekneler dişi olduğu için böyledir.

İlk dünya turunu hangi rotada yaptınız?

Kanada’nın batısından çıktım, tekrar Kanada’nın aynı şehrine geri geldim. Pasifik’ten Havai, Fiji Avusturalya, Kızıl Deniz, Türkiye normal rota ondan sonra.

Türkiye’de bu beşleme tekneleri imal edeceksiniz. Ne kadar süre buradasınız?

Burada kalacağım bundan sonra, artık yurda döndüm.

Üretiminizle ilgili planlarınız nelerdir?

Gençlerin emeklerini değerlendireyim istiyorum. İşsiz gençlere bu işi öğreteyim. Onları bu alanda eğiteyim istiyorum. Onlara iş vereyim. Okul atölye karışımı bir durum olacak. Bir eğitim merkezi olacak yani ve İngilizce bilmeyi şart koşacağız. İngilizce öğreteceğiz. İngilizce teknik terimleri öğrenecekler Türkçe ile beraber tabi. Onları belli bir seviyeye çıkarmak istiyoruz. Öğrencilerin yaptıkları her ürün için para ödeyeceğiz. Yaptıkları üründe piyasada rekabet edecek. Hepsi de ihraç olacak.

Üretimi İstanbul’da mı yapmayı düşünüyorsunuz?

Muhtemelen Antalya’da. Tam olarak Antalya değil aslında. Burdur’un bir köyü olacak ama bu köye en yakın deniz yeri Antalya.

virahaber.com

RÖPORTAJ Haberleri

ESKO Marine Exposhipping’de Denizcilik Temasıyla Sanatı Buluşturdu