Her yeni gün, yeni bir serüven

Serüvenine İzmit’te başlayan Pasifik Denizcilik Grubu, yola armatörlere hizmet vermek amacıyla çıkmış olsa da, artık, gemi yönetimi, gemi kiralama ve brokerliği, gemi acenteliği, proje taşımacılığı ve lojistik konularında entegre bir hizmet sunuyor.

Gemilerinin isimlerinin “Gulf” yani “Körfez” diye başlaması ise doğum yerine; Türk sanayisinin kalbi İzmit Körfezi’ne bir selam, bir atıf.  Grup, istikrarlı bir büyüme hızıyla önemli bir yol kat etmiş olsa da, her yeni güne sil baştan, sıfırdan bir serüvene atılma heyecanıyla başlıyor. Tüm bunları ise bize, kendisini denizciliği büyüsüne kaptırmış, Pasifik Denizcilik Grubu’nun genç ve dinamik Yönetim Kurulu Başkanı Burak Akartaş anlatıyor. Akartaş’ın sektör konusunda da önemli değerlendirmeleri var.

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

Pasifik Denizcilik Grubu Yönetim Kurulu Başkanı’yım. Her ne kadar inşaat mühendisliği okumuş olsam da kendimi denizciliğin büyüsüne kaptırdım ve zamanımın büyük bir çoğunluğunu denizcilik sektörüne adadım.  Aynı zamanda Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği’nin (KOSDER) yönetim kurulunda bulunmaktayım. 1999 yılında Pasifik Gemi Acenteliği olarak İzmit’ te kurmuş olduğumuz ilk şirketimizin serüveni bugün Pasifik Denizcilik Grubu çatısı altında ve sektörün birçok alanında devam ediyor.

Pasifik Denizcilik Grubu, sektörde ne gibi hizmetler veriyor?

2000’li yılların başlarında kurduğumuz kiralama departmanımızla İzmit dışında başlayan yolculuğumuzu uluslararası alana taşıdık. Müşterilerimizin taleplerini karşılayabilmek amacıyla kendi işletmemize ilk gemiyi 2004 yılında aldık. Gelişen süreç, başlangıçtaki asıl hedefi; iyi bir kiralama ve proje departmanına sahip olmak isteyen bizleri, armatör olma yolunda hamleler yapmaya teşvik etti. 2007 senesinde ikinci gemi de ailemize katıldı. Zamanla artan teknik destek gereksinimleri nedeniyle aynı sene hizmete soktuğumuz Pasifik Makine ve Gemi Sanayi ile yönetimimizdeki filo haricinde üçüncü şahıslara da teknik hizmetler vermeye başladık. Bu yatırımlar, masanın dört ayağını da oluşturmuş olduğumuzun göstergesiydi. Ayrıca tüm bunlar sayesinde herkesi derinden etkileyen 2008 krizini fırsata çevirerek büyümeye devam etme şansını yakaladık. 2012 yılında Mersin’deki acentelik ve kiralama ofisimizi hayata geçirerek Akdeniz bölgesindeki faaliyetlerimizi de başlatmış olduk.

Şu anda işletmemizde 10 adet gemi bulunuyor ve yeni yatırımlar için fizibilite çalışmalarımız sürüyor. Pasifik Gemi Acenteliği şirketimiz; İstanbul, İzmit ve Mersin ana ofisleriyle tüm Türk limanlarında ve boğazlarında yıllık ortalama 1.100 adet gibi ciddi bir oranda gemiye hizmet veriyor.  Ayrıca spesifik olarak sadece Hazar Denizi bölgesine konsantre olmuş ayrı bir ekibimiz de “Türkiye – Rostov – Hazar Denizi” ve “Türkiye – Poti – Hazar Denizi” hattında çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kadar çok alana yatırım yapmanızın sebebi nedir?

Pasifik Denizcilik Grubu olarak, yaptığımız işi her anlamda desteklemek ve entegre bir hizmet sunmak adına denizciliğin birçok dalında faaliyet gösteriyoruz. İlk çıkış noktamız olan gemi acenteliğinden proje taşımacılığı ve lojistiğe, armatörlükten gemi işletmeciliğine kadar birçok alanda önemli bir yere sahibiz. İşletmesinde yaklaşık 150 adet gemi olan Alman Arkon Shipping'in Türkiye genel acenteliğinin yanı sıra, “heavy-lifter” dediğimiz gemilerle, ağır tonaj taşımacılığı yapan Hamburg merkezli United Heavy Lift şirketinin tüm Karadeniz ülkeleri ve Türk limanlarında exclusive ticari temsilcisi olarak hizmet vermeye devam ediyoruz.

Yurtiçi ve yurtdışında hangi lokasyonlarda hizmet veriyorsunuz?

Pasifik Lojistik Grubu ve Pasifik Denizcilik, ağırlıklı olarak Akdeniz, Karadeniz, Batı Afrika, Kuzey Avrupa ve Atlantik olmak üzere dünyanın hemen hemen her bölgesiyle bağlantılı çalışıyor. Pasifik Gemi Acenteliği ise, İstanbul, İzmit ve Mersin ana ofislerinde tüm Türk limanlarında ve boğazlarında kesintisiz hizmet veriyor.

Hangi konuda rakiplerinizin önündesiniz?

Şirketlerimizde istikrarlı bir büyüme hızıyla önemli yol kat etmiş olmamıza rağmen, her yeni güne sil baştan ve sıfırdan bir serüvene atılma heyecanıyla başlıyoruz. Bu duygu insanı yeni ufuklara yelken açma açısından diri tutuyor.

En büyük özelliklerimizden biri de, sektörün en genç ekiplerinden biriyle yol almamız. Ekibimizin hemen hemen tamamı hala yirmili, otuzlu yaşlarında ve şirketimizin geleceğe umutla bakmasını sağlayan asıl güç de bu. Arkadaşlarımız, yoğun iş temposu sayesinde, genç olmalarına rağmen ciddi bir tecrübenin de sahibi durumundalar. Önceliğimiz her zaman insana yatırım yapmak.

Ayrıca 2011 yılında aramıza katılan, şirketimizde büyük fark yaratan, Yunanistan vatandaşı CEO’muz Bay George Panagopoulos’tan da bahsetmeden geçemeyeceğim.  Kendisi gemi inşaat mühendisliği eğitiminin yanı sıra çok iyi de bir hukuk eğitimi aldığı için önümüzü açıyor. Dahası mükemmel kişiliğiyle ekipte “ağabey” misyonunu da üstleniyor. Kanımca her işin temeli, ekip çalışması.

Sizce içinde bulunduğumuz ekonomik kriz diğerlerinden farklı mı? Neden?

2008 yılının sonlarına doğru ortaya çıkan ve etkilerini hala daha hissettirmekte olan global ekonomik krizden en ciddi etkilenen sektör denizcilik olmuştur diye düşünüyorum. Aslında denizcilik sektörünün tarihi incelendiğinde, bu sektörün defalarca krizle yüz yüze kaldığını görüyoruz. Şimdiki krizi yıkıcı kılan en temel fark, aradan geçen yedi yıl gibi uzun bir süreye rağmen hala daha toparlanma sürecine girilememiş olması. Krizin çıktığı yıllarda ağır borçların altına giren armatörler hala sıkıntı çekiyor ama diğer taraftan da kriz yeni oyuncular için ciddi fırsatlar sunuyor.

Yarın sizce neler olacak?

Bunu kestirmenin çok güç olduğu bir iş kolundayız. Benim bakış açıma göre denizcilik sektörü çok uzun vadeli planlamaları kaldırmıyor. Maksimum üç ya da beş yıllık periyodlar halinde düşünülmeli ve mümkünse A, B ve hatta C planları da devrede olmalı.  Uzun vadede istikrar sağlamak açısından denizcilik yatırımları, diğer sektör yatırımları tarafından desteklenmeli diye düşünüyorum.

Kocaeli ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz? Kocaeli ile olan bağınız nedir?

Başta da belirttiğim gibi grubumuzun çıkış noktası İzmit’tir. Her ne kadar merkez ofisimizi İstanbul’a taşımış olsak da İzmit’le bağımızı her zaman yaşatıyoruz. Zaten gemilerimizin isimlerinin “Gulf” yani “Körfez” ile başlaması İzmit Körfezi’ne atıftır. Türk sanayisinin kalbinin attığı bölge olan İzmit Körfezi’nin, hem bizim, hem de Türkiye için önemi büyüktür. Şu an inşaatını sürdürdüğümüz yeni holding binamızı İzmit - Başiskele mevkiine kuruyoruz.  Dolayısıyla denizcilik harici sektör yatırımları 2016 yılı başından itibaren İzmit’ten yönetilecek diyebiliriz.

Dergilerimizi takip ediyor musunuz?

Dergilerinizin denizcilik sektöründe önemli bir nefes olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin deniz kültürü dergisi olarak bir nevi yol gösterici durumunda. Sektörün nabzını tutmayı başaran ciddi bir yayın organı. Keyifle takip ediyorum.

virahaber.com

RÖPORTAJ Haberleri

ESKO Marine Exposhipping’de Denizcilik Temasıyla Sanatı Buluşturdu