IRI İstanbul Bölge Müdürü Özgür Aşık’tan Vira Haber’e Özel Açıklamalar

Uluslararası iş dünyasında kurumsal tescilin ön saflarında yer alan, kurumsal kayıt hizmet sağlayıcısı International Registries, Inc.(IRI), İstanbul Bölge Müdürü Özgür Aşık ile denizcilik sektörünü, yaptıkları başarılı işleri ve gündemi değerlendirdik.

Röportaj: Hakkı Şen

1.Marshall Adaları Cumhuriyeti Gemi Sicil Ofisi İstanbul şubesi ne zaman açıldı ve markette gelişimi nasıl oldu?

Marshall Adaları Cumhuriyeti’nin (RMI), şirket ve denizcilik siciline idari ve teknik destek sağlayan, International Registries, Inc. (IRI) İstanbul ofisi 2011 senesinde açılmıştır. İstanbul, Asya ve Avrupa arasında köprü olarak, denizcilik ve gemi inşa, tamir merkezi olması ve Türkiye’nin güçlü konumu nedenleriyle IRI için hayati önem taşımaktadır.

Bugün, İstanbul ofisimizde 6 çalışanımız hizmet vermektedir. Ofisimizde, bir bayrak devletinin vermesi gereken geniş bir yelpazede, gemi tescili, ipotek tescili ve bareboat chartering tescili ve yenilemeleri ile gemi ve şirket sertifikalarının yayınlanması gibi hizmetler sunulmaktadır. Yakın zamanda da, müşterilerimize desteklemek amaçlı, 31 Ocak 2020 tarihinden itibaren kapsama dahil olan gemilerden istenecek olan,  Avrupa Birliği Gemi Dönüşüm Yönetmeliği (ER SRR) gereği, Tehlikeli Madde Envanteri (IHM) sertifikalandırma hizmetimiz başlamıştır. Ofisimizde görevli denetçilerimiz (NI), gemi tescil öncesi ve yıllık emniyet denetlerini yapmakta ve müşterilerimize kurallar ve mevzuat konusunda yardımcı olmak için hazırdırlar. En önemlisi, bizim, dünya çapındaki 28 IRI ofisinin oluşturduğu ağ ile çalışarak, dünya çapında erişim ve temsil sağlamamızdır.

2.Marshall Adaları Sicili armatörlere, gemi işletmecilerine neler sağlar ve avantajları nelerdir? Filosunun büyüklüğü ne kadardır ve Türk armatör ve gemi işletmecilerin bu filodaki konumu nedir?

30 Nisan 2020 itibari ile, RMI tescilli, toplam grostonu 174,495,517 olan 4,715 gemi bulunmaktadır. RMI tescilli, Türk Armatöre ait gemi sayısı son yıllarda belirgin olarak artmış ve, bugün Türk Armatöre ait ya da Türkiye’den idare edilen 190 adet gemi, Türk Denizciliğini, RMI filosunda 10 en geniş gruptan birisi yapmıştır. 

Birçok Türk Armatörü, RMI bayrağını, kalite ve örnek uygulamalarından kaynaklanan itibarı nedeniyle tercih etmektedir. Elit bir İdare olarak, değerlendirme, kaynak ve birinci sınıf hizmet verecek yerel ve uluslararası uzmanlığa sahibiz.

Bayrağımızı taşıyan Armatör ve Operatörler, kendi organizasyonlarının iyi şirketler olduklarını bilirler. RMI, Paris ve Tokyo MOU listelerinde beyaz listede yer alırken, USCG QUALSHIP 21 listesinde de 16 senedir aralıksız yer almaktadır, bu nedenlerle ilgili kayıtların bizim yerimize konuştuğunu söylemeliyiz. Başka hiçbir İdare bu başarıyı gösterememiştir.

Armatörler ve Operatörler, İstanbul ofisimizdeki ekibimizle aynı dili konuşarak aldıkları hizmetin yapıcı etkisini farkındadırlar.

3.COVID-19, Marshall Adaları Sicilinin hizmetlerini nasıl etkiledi? Gemiadamlarını korumak ve desteklemek amacı ile gemi denetlerini ve diğer kritik operasyonları elleçlemek için ne tedbirler alındı?

Tüm denizcilik sektörü için özellikle sıkıntılı bir süreç yaşanırken, IRI ofislerinin çalışması kesintisiz devam etti. 28 ofisin kendi karar verme yetkisi ile RMI dahili, bağımsız ağ yapısı RMI İdaresinin tüm temel fonksiyonlarının etkili ve yeterli biçimde yönetmiştir. İstanbul ofisimizde, müşterilerimiz için kesintisiz hizmet vermeyi sürdürürken, çalışanlarımızın sağlık ve sağlamlıklarını korumak adına, çalışma düzenlerini, evden ve ofisten çalışacak şekilde vardiyalara ayırdık.

Yaşadığımız bu kriz sırasında dünya genelinde başarılı ve yüksek seviyede tecrübeli uzman kadrolara sahip olmak, müşterilerimiz için tam kapasite ile problemsiz bağlantılar ve operasyonlar yapmamıza imkan sağlamıştır. Müşteri ve paydaşlarımızla yakın temasta kalarak, Türk denizcilik camiasına elimizden gelen en iyi desteği verdik.

Sektör dahilinde, gemiadamlarına atfedilen, onların “temel çalışanlar” olduğunu söyleyen kampanyaya destek olduk. Bu yaklaşım, gemiadamlarının, gemilerden ayrılabilmelerine yardımcı oldu ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) liderliğinde yaptığı pozitif süreçten memnunuz. Bu konudaki desteğimizi sürdürürken, gemideki personelin COVID-19 dan korunması için mümkün olan risk azaltıcı tedbirleri alarak, gemiadamlarının gemide emniyetini ve sıhhatini korumak için denizcilik camiası ile yakından çalışmaktayız. Gemi işletmecilerine, gemilerde,  şüpheli yada teyit edilmiş vakalarda,  örneklerle neler yapılması gerektiğini tavsiye ediyoruz.

Ayrıca, gemi denetlerine destek sağlamak için yoğun bir çaba ile konu üzerine yoğunlaştık. İdare, denetçinin gemiye çıkamayacağı koşullar durumunda, alternatif denet yöntemlerine izin vermektedir. Bu koşullarda, ilgili operasyonun başındaki yetkili, hem gemi hem de şirket performans geçmişini değerlendirerek, denetin ileri bir tarihe ertelenmesine yada denetin, personelin aktif katılımı ile remote yapılmasına karar verir. Bu konudaki en güncel bilgiye aşağıdaki linkten erişim sağlanabilir;

https://www.register-iri.com/covid-19/

4.IMO 2020 kuralları gereği, düşük sülfür içeren yakıtların kullanımına geçilmesi denizcilik için kritik bir konu. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz? Süreci desteklemek için ne adımlar attınız?

IRI, Türkiye’deki ve dünya genelindeki armatör ve operatörler ile endüstrideki paydaşlarımızla yakın çalışarak, dönüşüme zemin hazırlamıştır. Süreç oldukça zor olmasına rağmen, Liman Devleti Kontrolleri sonuçları değerlendirildiğinde, dönüşüm tarafımızca oldukça iyi yönetilmiştir. Özellikle COVID-19 nedeniyle yaşanabilecek aksamalar nedeniyle, operatörlere,  potansiyel yakıt kalite ve erişilebilirlik konularında, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz.

5. IMO’nun uluslararası denizcilik kaynaklı sera gazları emisyonunu azaltmak yaklaşımındaki duruşunuz nedir?

Tabii ki, gemilerden kaynaklı emisyonun azaltılması ve doğal çevrenin gelecek nesiller için korunmasını destekliyoruz. Bayrak devletlerinin, çevresel gereklilikleri yerine getirilmesinde denizcilik sektörüne yardım rolü çok belirgindir ki bu RMI İdaresi tarafından çok ciddiye alınmaktadır. Dünya Denizcilik Örgütü’ndeki (IMO) temsil yetkimizle, mevzuat hakkındaki gündem gelişmeye devam ederken, İdare kendisini, tüm teknik ve operasyonel soruların araştırılması ve cevap sağlanmasına adamıştır.

Tüm denizcilik sektörü için belirsizliğin üstesinden gelmenin en zor kısmı, şu anda, IMO’nun ısrarlı 2050 hedefini karşılayacak, her bir gemi tipine uygun ticari uygunlukta yakıt çözümlerinin olmamasıdır. Bu kırılmalı değişimi yönetirken, camiamızı destekleyeceğimizi taahhüt ediyoruz. Bir kurum olarak, ilgili kuralların şekillendiği Deniz Çevresi Koruma Komitesi (MEPC) dahil olmak üzere, IMO’nun her bir ana komitelerinde hatırı sayılır kaynak ve uzman bulundurmamızın nedeni budur.

6.  Klas kuruluşlarının kritik rolü ve sizin onlarla olan ilişkiniz konuşmaya değer. Bayrak ve klas kuruluşlarının birlikte çalışmaları ne kadar önemli?

Gemilerin emniyetli operasyonlar yapmaları için, klas kuruluşları ile bayrak devletleri arasındaki ilişki esastır. İdare, zorunlu sertifikaların ilgili kurallara göre düzenlenmesini klas kuruluşlarına bırakmıştır. Bizim kadrolarımızda onları dikkatle gözlemlemeye devam etmektedirler. Böylelikle, armatör ve operatör hem kuralları yerine getirip hem de bütçe kontrolü sağlarken,  maliyetin katlanması ya da başka İdarelerde tecrübe edilmiş olabileceği üzere,  gizli harçlar söz konusu olmaz.

7.USCG 2019 senesi raporuna göre, Marshall Adaları, diğer lider bayraklar bu listeye dahil değil yada bu başarıyı sürdüremezlerken, kesintisiz 16 sene boyunca QUALSHIP 21 başarısını devam ettirmektedir. Bu başarıyı detayları ile anlatır mısınız? Marshall Adaları’nın Paris ve Tokyo MoU’lardaki yeri nerededir?

QUALSHIP 21 sertifikasına sahip gemilerin yaklaşık üçte biri Marshall Islands bayrağı taşımaktadırlar. Diğer büyük bayraklar, Panama ve Liberya QUALSHIP 21 listesine dahil değildir, ki bu bayrakları taşıyan gemilerin USCG tarafından hedef alınabileceği anlamına gelebilir.

Daha önce bahsettiğimiz üzere, RMI, Paris ve Tokyo MoU’larında beyaz listededir ve her iki çatıda da düşük risk gemiler kriteri altındadır. En son olarak, bu sene Mayıs ayında yayınlanan, Tokyo MoU PSC Yıllık Raporunda, Asya-Pasifik bölgesinde, Marshall Islands, en yüksek performanslı lider bayrak seçilmiştir. Tokyo Mou dahilinde, Marshall Islands bayraklı gemilerin 3 yıllık tutuklanma oranı %2.19 olup en üst sıralamada yer alan 3 bayrak içerisinde en düşük tutulma oranıdır.

Bizim, armatörlere ve operatörlere ve personele kuralların uyulmasının sağlanması için verdiğimiz destek yeterliliği kadar bu başarıda, yüksek standartlar ve beklentilerde konuşmamızı ödüllendirmektedir.

8.  IRI, Marshall Adaları’nın şirket sicili olarak da çalışmaktadır. Marshall Adaları’na kayıtlı şirketlerin, özellikle denizcilik şirketlerinin, sağladığı avantajlar nelerdir? Marshall Adaları’nın, EU listelerindeki yerine ait en son gelişmeler nelerdir? OECD gibi diğer kurumlarla olan ilişki hakkında bilgi verir misiniz?

Marshall Adaları, esnek ve verimli hizmet isteyen şirket sahiplerinin bu isteklerini sağlayan, modern, istikrarlı bir devlettir. Vergi ile ilgili konulardaki bilgi alışverişinde kabul edilebilir duruşu ve aynı konudaki kendi uluslararası şeffaflık kuralları nedeniyle, OECD tarafından işbirlikçi vergi cenneti olarak kabul edilir.  Denizcilik şirketleri için, en büyük destek, kurumlar vergisi, gelir vergisi, stopaj vergisi, varlık vergisi, damga vergisi yada değişim kontrolünden muafiyettir. Marshall Adaları dahilinde iş yapmayan, çoğu yabancı şirkette %100 vergi muafiyetine sahiptir.

Avrupa Birliğinde beyaz listede yer almak ve OECD dahilinde geniş kapsamda uygunluk dereceleri, Marshal Adaları’nın uluslararası şirket yönetim ve vergilendirme standartlarına verdiği teminatın yansımasıdır. Bir sonraki faz, “Economic Substance Requirements” (ESR) uygulanması olacaktır.  Bu, Marshall Adalarında, belli faaliyetler gösteren belli yapıların, Marshall Adaları’nda yeterli “economic substance” olmalıdır anlamı taşır. Denizcilik bağlamında, kurallar, gemileri,  doğal olarak, hareketli ve esas gelir sağladıkları faaliyetlerin bir ikamet gerekmeksizin, Marshall Adaları dışında yürütülebileceğini belirtir.

9.  Türkiye, çok güçlü bir yat marketine sahip ve Marshall Adaları’nında, yat sektörünü destekleyecek kuvvetli bir programı bulunmaktadır. Marshall Adaları yat programının temel avantajları nelerdir?

RMI İdaresi, güçlü bir kanuni sistem, çekici kiralama geliri getirecek düzenleme ve müşterinin yanında yer alan yaklaşıma sahip hizmet kadroları sağlar.

Türkiye, yat endüstrisi ve özellikle, yat inşa konusunda anahtar bir markettir. Önde gelen bir yat sicili olarak, diğerlerinin sağlayamadığı, özel uzmanlığı biz sağlamaktayız. Yat sektöründe, gemi sicillerinden farklı olarak, yat sahipleri ve yat tersaneleri, kendi gereksinimlerini anlayacak ve kendilerini destekleyecek teknik uzmanlığa sahip kişilerle çalışmak isterler.

RMI Yat Kodu, emniyet ve teknikle ilgili sorunların çözülmesi konusunda, dünya çapındaki güçlü yat teknik grup desteği ile sağduyulu ve pratik yaklaşımlar sağlar.

Yat sahiplerine geniş seçenek alternatifleri sunmaktayız; özel yatlara, maliyetlerini dengelemek için, belirli süre için ticari imkan sağlayan “Yachts Engaged Trade” (YET) programı da bunlara dahildir.

10.  Bayrak devletlerini ne gibi zorlukların beklediğini ve gelecek için plan ve hedeflerinizi söyler misiniz?

İki temel hedefimiz var: Gemilerimizin ve üstünde görevli personelimizin emniyet ve güvenliklerinin sağlanması ve çevrenin korunmasıdır. Marshall Adaları’nın IMO delegasyonu, denizcilik sektörünün tüm alanlarındaki yeni kurallarının geliştirilmesi için yüksek düzeyde ve detaylı çalışmalarını sürdürecek ve sektörümüzü, değişimi yönetim konusunda destekleyeceğiz.

Türkiye’deki yerel varlığımızı büyütmeye, müşterilerimize erişim için ileriye yönelik planlar geliştirmeye ve insana ve teknolojiye yatırım yapmaya devam edeceğiz ve filomuza Türk armatörünün kaliteli gemilerini katmaya devam ederek, büyümemizi genişleteceğiz.

Vira Haber

RÖPORTAJ Haberleri

ESKO Marine Exposhipping’de Denizcilik Temasıyla Sanatı Buluşturdu