1. HABERLER

  2. DENİZ KÜLTÜRÜ

  3. Antalya'da dünyanın en eski batığı bulundu
Antalya'da dünyanın en eski batığı bulundu

Antalya'da dünyanın en eski batığı bulundu

Antalya’da M.Ö 12. yüzyıla tarihlenen Gelidonya Batığı ile M.Ö. 13-14 yüzyıla tarihlenen Uluburun batığı dünya üzerinde bilinen en eski tarihi batıklar olarak biliniyordu. Ancak bölgede çok daha eski tarihli bir batığın bulunduğu açıklandı.

A+A-

Sualtı Arkeolojisi'nde bugüne dek bilinen en eski batıklar, 3 Bin 400 yıllık Uluburun batığı ile 3 bin 200 yıllık Gelidonya Batığı idi. Ancak Antalya'da bulunan ve çok sayıda in situ vaziyette ingot içeren bir enkaz daha var ki Mısır duvar resimlerindeki yastık biçimli ingot çizimlerine göre 3 bin 600 yıllık olduğu sanılıyor.

Akdeniz'de Türkiye Karasuları içerisinde keşfedilen M.Ö 12. yüzyıla tarihlenen Gelidonya Batığı ile M.Ö. 13-14 yüzyıla tarihlenen Uluburun batığı dünya üzerinde bilinen en eski tarihi batıklar olarak biliniyordu. Doç. Dr. Hakan Öniz, Çorum'da Hitit Üniversitesi'den katıldığı konferansata çok daha eski tarihli bir batığın bulunduğuna dikkat çekti.

Sualtı Arkeoloğlarınca 2018 yılının Kasım ayında keşfedilen ancak Sualtı Arkeolojisi çalışmalarının bu sene başlaması plananan batık Antalya kıyılarında yatıyor.

Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Öniz, batıkla ilgili ayrıntıları, Çorum'da Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından organize edilen "Sualtı Arkeolojisi” konulu konferanstaki “Akdeniz Kıyılarında Sualtı Arkeolojisi” adlı sunumda paylaştı.

Bugüne kadar Türkiye’de iki tane Tunç Çağı batığı kazısı yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Öniz, “İlk kazılan Gelidonya kazısıydı. Gelidonya batığı M.Ö 12. yüzyıla tarihleniyordu. Ana yükü de öküz gönü formunda bakırlardı. Sonra 1984 yılında başka bir salganyozcunun göstermesiyle merkezi Teksas’ta olan Gemi Arkeoloji Enstitüsü ikinci kazıya başladı. Bu Uluburun batığıydı. Uluburun batığı ise M.Ö. 13-14 yüzyıl diyelim. Daha çok 14. yüzyıla tarihleniyor. Onunda ana kurgosu öküz gönü bakırlardı. Ingot kronolojisinde yani bakır külçe kronolojisinde öküz gönü formlar M.Ö. 14 yüzyıl sonlarına doğru başlar, 12. yüzyıla kadar devam eder. 11. yüzyıldan sonra kaybolur artık bunlar Bir de önceki formlar var. Bunlar M.Ö. 16 ve 17. yüzyılda yastık formlu Ingotlar olarak geçer. Şu ana kadar bilinen Uluburun batığı yani M.Ö. 14.-13. yüzyıl batığı en eski batık olarak nitelendirilir. Birçok Tunç Çağı derslerinde de bu konu geçer. Ama ondan önceki Ingotlar yastık türü ingotlardır. Bunlardan bir tanesi 1910 yılında bir Rum süngerci tarafından Newyork Metropolitan Müzesi’ne verilmiştir. Şu an orada sergilenmekte. Tek bir tane var. 4 tane de Atina Milli Arkeoloji Müzesi’nde var. Bu da bir tanesi Girit’te 3 tanesi Atina yakınlarında karaya vurmuş şekilde bulunmuş. Bunlar dünyanın en eski Ingotları. Yastık türü Ingotlar” dedi.

Dünyada bilinen 5 tane Ingot varken bu batıkta in sutu halde 74 tane

Dünyanın en eski batığının Kasım ayında bulunduğunu dile getiren Doç. Dr. Öniz, “Bunu açıklamadık. Basına açıklama yapmadık. Çünkü genel müdürlük bunun basına açıklanmasına izin vermedi. Bu batık Antalya’da Kasım ayında bulundu. Newyork’ta 1 tane Atina’da 4 tane Ingot sergileniyor dedim. Dünyada bilinen 5 tane Ingot varken yalnızca bizim batıkta in sutu halde görünen 74 tane Ingot var. 6 ay önce keşfetik, henüz inmedik. Bunu bilimsel olarak iki yerde yayınladık. Bir tanesi PAC, bir tanesi Sualtı Arkeoloji Vakfı’nın TINA dergisinde” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar yaptıkları çalışmalarda Adana Mersin ve Antalya’da 39 gemi batığı tespit ettiklerini anlatan Doç. Dr. Öniz, “Akdeniz kıyıları Tunç Çağı'nda çok hareketliydi. Anadolu kıyılarında Osmanlı’dan çok daha ciddi bir deniz trafiği vardı. Elbette Osmanlı’da da var. Bu yaz Alanya müzesi ile birlikte Osmanlı döneminde kalma bir batığın kazısına başladık. 2018 yılında ilk defa Adana kıyılarında sistematik sualtı araştırmaları başlatıldı. Bu araştırmalarda Karataş ve Yumurtalık limanlarında çalışıldı. Yumurtalık limanında şahane bir Bizans batığı tespit ettik. Bizden önce defineciler kıyıda insanların düşürdüğü altınlar var. Kıyıya da vurmuş bazı parçalar. Bilimsel olarak define avcısının, meraklının bulduğu şey bulunmuş sayılmıyor. Bunun bilimsel çalışma yapılarak burada şu var demek gerekiyor. Biz bunu yaptık” diye konuştu.

Vira Haber

Bu haber toplam 9060 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.