1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Doğu Akdeniz Çalıştayı Başladı
Doğu Akdeniz Çalıştayı Başladı

Doğu Akdeniz Çalıştayı Başladı

Antalya'da, Uluslararası Üniversiteler Konseyi ve Akdeniz Üniversitesi tarafından düzenlenen "Doğu Akdeniz Çalıştayı" başladı.

A+A-

Akdeniz Üniversitesinde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Dışişleri Bakanı Muhammet Tahir es-Siyale, Ürdün eski Başbakanı Dr. Avn Şevket el-Hasavne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri eski Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar'ın katılımıyla "Doğu Akdeniz Çalıştayı" düzenlendi.

Çalıştayın açılışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği video mesaj izlendi.

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, etkinliğin temel amacının, bölgenin kadim ve küresel saygın gücü Türkiye'nin, tüm bölgesel sorunlarda üstlendiği hak, hukuk ve karşılıklı kazanıma dayanan çözüm odaklı liderliğinin altını çizmek olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları sorununda bölgesel ve küresel paydaşları, akademik ve diplomatik analizlerle aydınlatmak istediklerini kaydeden Azizoğlu, dünyada enerjiye olan bağımlılık ve ülkelerin giderek artan enerji ihtiyacının, tarihsel önemini yüzyıllardır koruyan Doğu Akdeniz'i günümüzde tekrar diplomasinin merkezine yerleştirdiğini vurguladı.

Doğu Akdeniz'de bulunan hidrokarbon rezervlerini kıyıdaş devletlerin tespit edebilmesi ve bulunan kaynaklardan yararlanılması noktasında hak iddia etmeleri için hukuki zeminin gerekliliğine işaret eden Azizoğlu, bunun için ülkeler arası ikili anlaşmalara imza atılmasının bir zorunluluk haline geldiğini kaydetti.

Türkiye, Libya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında bu rezervlerden yararlanma hakkı için ikili anlaşmaların mevcut olduğunu vurgulayan Azizoğlu, "Durumun bunu yok sayan bir diplomatik sürece dönüşmesi, bölgede gerginlik dozu giderek artan gelişmelerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Esasen Doğu Akdeniz'de tarafların hak iddia ettiği yetki alanlarının Uluslararası Deniz Hukuku'na uygun biçimde tanımlanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de paydaşlarıyla kurmak istediği hakkaniyet temelindeki çözümlerin bir referans metne dönüşmesi ve atılacak barışçıl adımlar sayesinde Kıbrıs adasına yeniden huzur ortamının egemen olması, uluslararası hukuk ve diplomasi ricaline, küresel çapta çözmek zorunda kaldıkları pek çok problemin halli için de güçlü bir zemin sağlayacaktır." şeklinde konuştu.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin enerji, güvenlik ve diplomasi alanındaki haklı taleplerinin müttefik görünen ülkeler tarafından karşılanmadığını ifade eden Azizoğlu, şöyle konuştu:

"Bu ülkeler, özde müttefik gibi hareket etmemekte, müttefiklik hukukuna yakışmayan çözüm önerilerini dayatma konusunda aşırı istekli davranmaktadırlar. Oysa Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde güvenlik açısından çeşitli istikrar sorunları bulunduğundan, hidrokarbon kaynaklarının bölge ekonomilerine kazandırılması ve hatta tüm taraflar için barışa hizmet eden bir enstrüman olarak kullanılması noktasında hala en güvenli liman ve en istikrarlı ülke, NATO'nun güvenilir müttefiki olan, aynı zamanda Avrupa Birliği ile tarihe dayanan güçlü bağları bulunan Türkiye'dir."

Azizoğlu, bölgede Libya, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin oyun dışı bırakıldığı senaryoların hiçbirinin başarıya ulaşma şansı olmadığını sözlerine ekledi.

"ALEYHİMİZDE ALGI YARATMAK İSTEYEN ÇEVRELER VAR"

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da Akdeniz'in önemli bir kısmını oluşturduğu jeopolitik kavşakta tansiyonun zaman zaman yükseldiğini belirterek, bu coğrafyadaki tüm tarafların bölgeye ciddi önem verdiğini söyledi.

Burada kıyıdaş veya paydaş olmayanların da kendilerince hak iddia etmeleri durumu karmaşık hale getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkan, şunları kaydetti:

"Türkiye Akdeniz'in yalnızca doğusunda değil tümünde en uzun kıyı şeridi bulunan bölgesel bir güçtür. Elbette ülkemiz bu alandaki tüm çıkarlarını korumayı sürdürecektir. Bu kararlılığını her platformda sergilemiş olan ülkemizin haklı duruşunun ciddiyetinden şüphe duyulmaması gerekir. Ancak, görebildiğimiz kadarıyla ülkemizin bu coğrafyadaki meşru hak ve çıkarlarını korumak amacıyla attığı hakkaniyete dayalı adımları istismar ederek aleyhimizde olumsuz bir algı yaratmak isteyen çevreler vardır."

Vira Haber

Bu haber toplam 9817 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.