
Recep Düzgit'ten Gemi Acenteleri Yönetmeliği Sürecine İlişkin Açıklama
İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Recep Düzgit, Gemi Acenteleri Yönetmeliği sürecine ilişkin kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yaptı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Recep Düzgit, Gemi Acenteleri Yönetmeliği hakkında son günlerde gerçeği yansıtmayan değerlendirmeler, eksik bilgilendirmeler ve kasıtlı yönlendirmeler yapıldığını belirterek, yönetmelik sürecinin başlangıcından bugüne kadar yürütülen çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. Düzgit, meslektaşlarının doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan kapsamlı açıklamada, yönetmeliğin taslak aşamasından itibaren yürütülen girişimleri, elde edilen kazanımları ve Danıştay'a taşınan düzenlemeleri ayrıntılarıyla anlattı.
Açıklamada, gemi acenteliği mesleğinin ve meslek mensuplarının kazanılmış haklarının korunmasının temel öncelik olduğu vurgulanırken, geçmişte olduğu gibi bugün de idari, hukuki ve kurumsal tüm platformlarda sektörün hak ve menfaatlerini savunmaya devam edileceği ifade edildi.
Taslak Aşamasından İtibaren Yoğun Girişimler Yürütüldü
Açıklamaya göre, yönetmelik henüz taslak aşamasındayken İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın gemi acentesi üyelerinin geniş katılımıyla hazırlanan görüş ve revizyon önerileri 21 Mart 2025 ve 29 Ağustos 2025 tarihlerinde ilgili makamlara iletildi. Sektörün çekinceleri ve talepleri, gerçekleştirilen toplantılar ve görüşmelerde ayrıntılı şekilde dile getirildi.
14 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Gemi Acenteleri Yönetmeliği'nin hukuki ve mesleki açıdan sakıncalı görülen hükümlerinin düzeltilmesi amacıyla ilgili idare nezdinde yoğun girişimlerde bulunulduğu belirtilen açıklamada, önceliğin uzlaşı yoluyla çözüm sağlanması olduğu ifade edildi. Dava açma süresi içerisinde itiraz edilen düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi beklenirken, Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün 24 Temmuz 2026 tarihli yazısıyla mezun olunan bölüm sayısının artırıldığı ve sermaye şartına ilişkin yıllık artışın her yıl değil, acente yetki belgesinin beş yıllık yenileme sürecinde değerlendirileceğinin açıklığa kavuşturulduğu bildirildi.
Bununla birlikte, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği tarafından meslektaşların kazanılmış haklarının korunması amacıyla 13 Temmuz 2026 tarihinde Danıştay nezdinde dava açıldığı, dosyanın Danıştay 10. Dairesi'nin E.2026/5798 esas numarasıyla görülmeye devam ettiği aktarıldı.
Yönetmeliğe Yansıyan Düzenlemeler
Yaklaşık iki yıldır devam eden süreçte yalnızca görüş bildirmekle yetinilmediği, sektörün haklarını korumaya yönelik önemli düzenlemelerin yönetmeliğe yansıtıldığı belirtildi.
Bu kapsamda gemi acentesi tanımına, acentelerin kendi kusurları dışında sorumlu tutulamayacağına ilişkin hükmün eklendiği, merkez veya şubenin askıya alınması durumunda yaptırımın tüm şubelere uygulanmasının önüne geçildiği ifade edildi. Ayrıca acente sorumlusu olabilmek için en az beş yıl sicile kayıtlı acente personeli olarak çalışmış olma şartının alternatif olarak yönetmeliğe eklendiği kaydedildi.
Savunma hakkını sınırladığı değerlendirilen "gerek görülmesi hâlinde" ibaresinin yönetmelikten çıkarıldığı belirtilirken, tali acentelere ödenecek asgari ücret oranının yüzde 50'den yüzde 30'a düşürüldüğü, liman tesislerinde diğer acentelerin faaliyetlerini engelleyen uygulamalara idari para cezası getirildiği aktarıldı.
Yetki belgesi ücretlerinde de önemli indirimler yapıldığı belirtilen açıklamada, A sınıfı yetki belgesinin 900 bin TL'den 300 bin TL'ye, B sınıfının 600 bin TL'den 200 bin TL'ye, C sınıfının ise 300 bin TL'den 150 bin TL'ye düşürüldüğü ifade edildi. Ayrıca ilk taslakta yer alan sermayenin en az yüzde 50'sinin nakit veya kolay nakde çevrilebilir varlıklardan oluşması şartı ile sermaye limitlerinin altına düşülmesi halinde yetki belgesinin iptal edilmesine yönelik düzenlemelerin nihai yönetmelikte yer almadığı bildirildi.
Açıklamada ayrıca, C sınıfı "Yat Acentesi" tanımının yönetmeliğe eklendiği, bu kapsamda faaliyet gösterecek acenteler için daha uygulanabilir kriterler belirlendiği ve Türk Boğazları dâhil tüm yatlara acentelik hizmeti sunabilmelerinin önünün açıldığı ifade edildi.
Maddeler başlıca şu şekilde;
- İlk taslakta yer alan Gemi Acentesi tanımına, acentelerimizin hukuki sorumluluğunu sınırlandırmak amacıyla "bu çerçevede yaptıkları iş ve işlemlerde kendi kusurları dışında sorumlu tutulamayan" ibaresinin eklenmesi sağlanmıştır. Bu değişiklik, acentelerimizin hukuki sorumluluğunun sınırlandırılması bakımından son derece önemlidir.
- Merkez veya şubenin askıya alınması ya da pasif duruma geçirilmesi hâlinde aynı yaptırımın merkez ve tüm şubelere uygulanmasına yönelik düzenlemeye itiraz edilmiş; şubeye uygulanan yaptırımın merkez acenteye yansıması önlenmiştir.
- Acente Sorumlusu olabilmek için öngörülen şartlara, çalışanlarımızın kazanılmış haklarının korunması amacıyla "veya Sicile kayıtlı acente personeli olarak en az beş yıl süreyle çalışmış olmak" hükmü eklenmiştir.
- İdare tarafından savunmanın yalnızca gerekli görülmesi hâlinde istenmesini öngören düzenlemeye itiraz edilmiş; anayasal güvence altındaki savunma hakkının korunması amacıyla "gerek görülmesi hâlinde" ibaresi Yönetmelikten çıkarılmıştır.
- Tali acenteye, ücret tarifesinde belirlenen bedelin en az yüzde 50'sinin ödenmesini zorunlu kılan düzenlemeye itiraz edilmiş; oranın yüzde 30'a indirilmesiyle, ana acentelerin tali acentelerle çalışma imkânı korunmuş ve tali acentelerin iş kaybına uğramasının önüne geçilmiştir.
- Kendilerine ait veya ortağı oldukları acenteler dışındaki acentelerin liman tesislerinde serbestçe faaliyet göstermelerini engelleyen fiillere yönelik yaptırım öngörülmesi talebimiz doğrultusunda ilgili maddeye idari para cezası eklenmiştir.
- Yetki belgesi ücretleri, taleplerimiz doğrultusunda önemli ölçüde azaltılmıştır:

- Sermayenin en az %50'sinin nakit veya kolay nakde çevrilebilir yatırım araçlarından oluşmasını ve belirlenen sermaye limitlerinin herhangi bir zamanda altına düşülmesi hâlinde yetki belgesinin iptal edilmesini öngören hükümler de itirazlarımız doğrultusunda nihai Yönetmelikte yer almamıştır.
- Sunulan önerilerimiz doğrultusunda, Yönetmeliğe C Sınıfı "Yat Acentesi" tanımı eklenmiş; bu sınıf için yat acenteliği faaliyetinin niteliğine uygun, asgari ve uygulanabilir yetkilendirme kriterleri öngörülmüştür. Ayrıca, ilk taslakta yer alan düzenleme yenilenerek, C Sınıfı Yat Acentelerinin Türk Boğazları dâhil tüm yatlara acentelik hizmeti sunabilmeleri sağlanarak hak mahrumiyetleri engellenmiştir.
Bazı Talepler Karşılık Bulmadı
Buna karşın, acentelerde denizcilikle ilgili program mezunu personel çalıştırma zorunluluğunun kaldırılması, mevcut çalışanların kazanılmış haklarının korunması, faaliyet durdurma ve yetki belgesi iptali yaptırımlarının kaldırılması ile idari yaptırımlarda uyarı ve disiplin sürecinin esas alınmasına yönelik taleplerin yönetmeliğe yansıtılmadığı belirtildi.
Yönetmelik Hazırlık Sürecinde Kabul Edilmeyen Talepler
- Acentelerde denizcilikle ilgili programlardan mezun personel çalıştırılmasını zorunlu kılan düzenlemenin kaldırılması,
- Hâlihazırda görev yapan personelin kazanılmış haklarının korunması,
- Faaliyetin durdurulması ve yetki belgesi iptali yaptırımlarının kaldırılması,
- İdari yaptırımlarda uyarı ve disiplin sürecinin esas alınması, yönündeki taleplerimiz ise uygun görülmeyerek Yönetmeliğe yansıtılmamıştır
Dört Düzenleme Yargıya Taşındı
Açıklamada, mevcut çalışanların kazanılmış haklarını korumayan eğitim şartları, merkez acentelerde denizcilik mezunu personel istihdamı zorunluluğu, acente yetki belgelerinin tedbiren askıya alınmasına ilişkin hükümler ile sermaye tutarlarının her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasını öngören düzenlemelerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'da dava açıldığı bildirildi. Yargı sürecinin devam ettiği belirtilirken, sektör temsilcileri meslektaşların hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Yargıya Taşınan Düzenlemeler
- Mevcut çalışanların kazanılmış haklarını korumayan eğitim şartları,
- Merkez acentelerde denizcilik mezunu personel istihdamına ilişkin hükümler,
- Acente yetki belgelerinin tedbiren askıya alınması,
- Sermaye tutarlarının her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasına ilişkin hükümler, Bu düzenlemeler hakkında yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle Danıştay'da dava açılmış olup, yargılama süreci devam etmektedir.
Açıklamanın sonunda, yaklaşık çeyrek asırdır benzer süreçlerde hukuki mücadele yürütüldüğü hatırlatılarak, değerlendirmelerin resmî belgeler ve İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın açıklamaları doğrultusunda yapılması, mesnetsiz iddialara itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Vira Haber


















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.