Sürdürülebilir AR-GE

Sürdürülebilir AR-GE

Toplumların ihtiyaçlarını belirleme ve gidermede sürekli geliştirilen kolaylık çalışmalarının, toplumun ortak çıkarlarına yönelik olması nedeni ile araştırma geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları ülke bütçeleri ile teşvik edilmektedir.

A+A-

Gelişmişlik sıralamasına göre Ar-Ge yatırımlarına teşvik oranı, ülkelere göre değişim göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde; Ar-Ge ye yapılan yatırım ve teşvikler;  gelişmeye açık ülkelerin Ar-Ge yatırımlarına bakıldığında,  beş misli hatta on misli fazla olduğunu söyleyebiliriz.

 

Gelişmiş ülkeler; kendileri için geliştirdikleri kolaylıkları, kendi ülkelerinin yaşam standartlarını yükselttikleri gibi, ticari ürün olarak, diğer ülkelerin hizmetine sunarak, kendi vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanmasında, önemli gelir kaynağı elde etmektedirler.

 

Ticari ürüne dönüştürülen ve pazarlama ağı genişletilen,  Ar-Ge çalışmalarının sürdürülebilirliği için sağlanacak teşvikler, Ar-Ge ürünün dünya genelinde pazarlanmasına fırsat verebilmektedir.

 

Sürdürülebilirliği sağlanamayan Ar-Ge projelerine yapılan yatırımlar; projelerin faydalı modeli olarak ortaya çıkarıldığı halde; yeterli pazarlama desteğinin sağlanamaması ile boşuna emek, para, milli değer sarf edilmiş proje olarak, raflarda ve depolarda çürümeye terk edilmektedir.

 

Devrim otomobilinden söz edersek, 60lı yılların en önemli atağı olarak sanayimize büyük bir getiri sağlama beklentisi ile yakıtı yeterince doldurulmayan otomobil,  umutsuzluğa ve beceriksizliğe dönüştürülmüştür. Zamanında Üretiminin gerçekleştirildiği; Eskişehir Tülomsaş motor fabrikasında,  camdan bir fanusun içerisinde; görmeye gelenlerin fotoğraf pozuna fon oluşturması için bekletilmektedir.

 

2005 yılında Doğu Almanya’nın küçük bir kasabası Wolgast’a, orada inşa edilen konteyner gemisini teslim almak için gittiğimde, Kasabada, ikinci dünya savaşından kalan küçük savaş uçaklarının sergilendiğini görünce kasabanın tarihine ilgi duymuştum.

 

En önemlisi; bu kasabada, dünyada ilk füze denemesinin yapılmış olduğu idi. Deneme için attıkları her füze; havada yeterince yükselemediği için şehrin başından aşağı patladığı halde yılmayıp, ertesi gün yeni bir füze fırlatmaları ve azimle ve inatla doğru hedefe ulaştırana kadar çaba sarf etmiş olmaları müthişti!

 

Bu inanılmaz başarıya ulaşan Kasabanın ana caddelerinin kenarlarına yerleştirdikleri eski uçaklara ve savaş araçlarına herkes eli ile dokunabiliyor Ar-Ge ve sanayinin önemini hissedebiliyorlardı.

 

Danimarka’nın başkenti Kopenhag da sanayi müzesini gezerken; küçük çift kişilik uçakların pırıl pırıl ilk günkü gibi sergileniyor olması da dikkatimi çekmişti. Sanayinin devamlılığı için ilk yapılan çalışmaları koruyor olmaları da heyecan vericiydi.

 

Gelişmiş ülkeler neden gelişmiş olduklarına bir kez daha gıpta etmek ve şahit olmaktan başka ne yapılabilir!

 

Bu değerlendirmelerimden yıllar sonra, Araştırmacı Tarih yazarı Sunay Akın; tarihi ve sosyal bulgularını sanki yaşıyormuş gibi tek başına sergilediği sahne gösterisinde; Danimarka’da sanayi müzesinde bulunan uçaklarının birinin üzerinde  ‘’Türkler’’ yazıyor olduğu,  o uçakların zamanında Türkiye de üç yüz elli adet üretildiği,  kuzey Avrupa ülkelerinde Ambulans uçak olarak kullanıldığını öğrenmek;  sürdürülememiş bir sanayinin derin acısını duymaktan öteye gidemiyordu.

 

Geçtiğimiz günlerde, İstanbul da;  Ar-Ge işbirliği adı ile açılan fuara katılan firmaların tanıtım çaba ve işbirliği kavramları ile ortaya çıkarılan fikirlerin destekleniyor olması ve Ar-Ge çalışmalarını bir ajans firmasınca kontrol ve takip edilmesi fikrin ortaya çıkarılması ve yaşatılması için korumaya alınması hibe ve teşvikler ile yaşatma çabaları kısıtlı ölçüde kalabilecektir.

 

Ar-Ge hibeleri ile Desteklenen fikirlere; ortaya çıkarıldıktan sonra Pazarlama ve Pazar desteği verilmesi ürünün ortaya çıkarılmasından daha fazla önem taşımaktadır. Ar-Ge ürünü pazara çıktığında pazardan dönen bilgilerle ile kendini yenileyip geliştirmektedir. İyi veya kötü dönen müşteri şikâyet ve önerileri; önemli bir fikirle ortaya çıkarılmış olan ürünü; bir anda pazardan silebilmektedir.

 

Ürünler; ne kadar faydalı olsa bile tüketici ya da son kullanıcının yetersiz tepkisi nedeni ile bazen ilgi çekemeyebilir. Örnek olarak, son yüz yılın en büyük buluş olarak sunulan iki tekerli, bataryalı, olduğu yerde 360 derece dönen vücut hareketi ile hızlanan ve manevra yapabilen tek kişilik taşıma aracı ne kadar faydalı ürün olarak ortaya çıkarılsa da dünya toplumunun ilgisini göremediği halde pazarlanması için binlerce dolar harcanmasına devam edilmektedir.

 

Bütün bunlarla birlikte;  Türkiye de Seksenli yıllarda Polonyalılar ile başlatılan Sulzer lisanslı Gemi Ana ve yardımcı makinelerini yetmiş adet üretip gemilere yerleştirildiği halde, Sulzer Dieseli, Wartsila firmasının satın âmâsı ile İstanbul’da kurulu olan Pendik Sulzer fabrikasının kapatıldığı; Anadol markası ile yıllarca üretimi yapılan otomobili; başlangıçta satın almak için altı ay kuyrukta beklendiği halde,  bir şekilde geliştirememenin sıkıntıları ile üretimi durdurulduğu;

 

13.000 adet üretimini gerçekleştirilen,  ordumuzun eli ayağı olan, arazi tipi ciplerin imalatı durdurulup, İstanbul’daki fabrikasının geçtiğimiz yılda, nedensiz kapatılması;

 

2000’li yıllarda 1919 markası ile üretilen yerli cep telefonu rakibine göre daha ince ve kolay kullanır iken Nokia piyasaya çıktıktan sonra piyasadan kaybolması;

 

 Ar-Ge ve Sanayi üretiminin sürdürülebilir işbirliğinin yetersizliğini ortaya koymaktadır.

 

Deniz taşımacılığında uluslararası regülasyonlarla korunan Ar-Ge çalışmaları zorunluluklar gelmeden önceden bilindiği ve ülkeler tarafından koşulsuz desteklendiği halde; bizde hiçbir hazırlık ve destek görmemektedir.

 

2017 yılında zorunluluk başlatılacak olan gemilerin ballast suyu temizleme ekipmanları 2008 yılından buyana dünya genelinde konuşulduğu ve gemilere yerleştirilmesi zaruri olan bu ekipmanlar gemi başına 500.000USD değerinde olup, satın alma planı yapmaktan başka, yeterli destek alınamadığı için hiçbir Ar-Ge çalışması yapılamamıştır.

 

Gemilerin seyir haritaları yerine geçecek Elektronik haritalar için bu sene içinde seyirde kullanma zorunluluğu getirildiği halde bizde pazara sunulacak elektronik harita Ar-Ge si bile oluşturulamamıştır.

 

Avrupa kendi sahalarında hava kirliliğini önlemek amacı ile düşük sülfürlü yakıt oranını düşürerek 2020 yılında zorunluluk başlattığında artacak düşük sülfürlü yakıt fiyatları ile baş edebilmek için Gemilerine şimdiden baca gazı temizleyicisi montajı yaptıran armatör ve işletmeler için yabancı sanayiciler devlet desteğini yanlarına alarak, her biri değeri 1.000.000USD den başlayan fiyatlardaki baca gazı temizleyicileri için Ar-Ge’lerini tamamladılar ve Uluslararası pazara yerleştiler bile!

 

Ömür Karataş
Ortech Marine A.Ş. Genel Müdürü

Bu haber toplam 2580 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.