
Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Sürüyor: İran’dan Ateşkes ve Müzakere İddialarına Yanıt
Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim küresel deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresinde endişeleri artırmaya devam ederken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dikkat çeken açıklamalarda bulundu
Arakçi, İran’ın ateşkes ya da müzakere talep ettiği yönündeki iddiaları reddederek, ülkesinin saldırılar karşısında savunmasını sürdüreceğini söyledi.
ABD basınına verdiği röportajda konuşan Arakçi, “Biz asla ateşkes talep etmedik, müzakere talebinde de bulunmadık. Ne kadar sürerse sürsün kendimizi savunmaya hazırız. Başkan Trump bu savaşın yasa dışı ve kazanılamaz olduğunu anlayana kadar savunmamızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“ABD ile müzakere konusunda iyi bir deneyimimiz yok”
ABD ile yürütülen diplomatik görüşmelere de değinen Arakçi, İran ile temasların sürdüğü bir dönemde saldırıların gerçekleştiğini hatırlatarak Washington yönetimine güvenmediklerini dile getirdi.
Arakçi, “ABD’lilerle konuşmak için bir neden görmüyoruz. Çünkü bize saldırmaya karar verdiklerinde zaten onlarla müzakere halindeydik. Bu ikinci kez yaşanıyor ve ABD ile müzakere konusunda iyi bir deneyimimiz yok. Görüşmeler devam ederken saldırıya uğradık. Bu nedenle yeniden müzakere masasına dönmenin ne faydası var?” dedi.
“Sadece ABD varlıklarını hedef alıyoruz”
İran’ın saldırılarının sivil hedeflere yönelik olduğu iddialarını da reddeden Arakçi, İran’ın yalnızca ABD’ye ait askeri hedefleri vurduğunu savundu.
“Biz yalnızca ABD varlıklarını, tesislerini ve ABD’ye ait askeri üsleri hedef alıyoruz. Bazı ülkelerin toprakları bize yönelik saldırılar için kullanılıyor. Örneğin kısa menzilli HIMARS roketleriyle adalarımıza saldırı düzenlendi ve bu saldırı için Birleşik Arap Emirlikleri’nin toprakları kullanıldı. Yaklaşık bir hafta önce de üç F-15 savaş uçağı Kuveyt’te dost ateşi sonucu düştü. Ancak kimse bu uçakların Kuveyt’te ne yaptığını sormuyor” diye konuştu.
Hürmüz Boğazı deniz ticareti için kritik
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar, bölgedeki deniz trafiğini doğrudan etkileyerek küresel enerji ve lojistik akışında ciddi riskler oluşturdu. İran’ın saldırılara misilleme olarak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri kısıtlayabileceğine yönelik açıklamaları, uluslararası petrol ve ticaret taşımacılığında endişe yarattı.
Dünyadaki petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirildiği için bölgedeki güvenlik riski enerji piyasaları ve deniz taşımacılığı açısından kritik önem taşıyor.
“Hürmüz Boğazı’nı kapatmış değiliz”
Boğazdaki güvenlik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatıldığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını söyledi.
Arakçi, “Gemilerinin güvenli geçişi konusunda bizimle görüşmek isteyen ülkelerle konuşmaya hazırız. Bazı ülkeler gemilerinin güvenli geçişinin sağlanması için bizimle iletişime geçti. Daha önce de çeşitli ülkelere ait gemilerin güvenli şekilde geçmesine izin verildi. Gemilerin güvenli geçişini sağlıyoruz, çünkü bu boğazı kapatmış değiliz” dedi.
İranlı bakan ayrıca boğazın ABD ve müttefiklerine ait gemilere kapalı olduğunu, diğer ülkelere ait gemilerin geçişine ise izin verildiğini ifade etti.
Çin’den gerilimi düşürme çağrısı
Bölgede artan gerilim üzerine Çin Dışişleri Bakanlığı da taraflara tansiyonu düşürme çağrısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, mevcut durumla ilgili tüm taraflarla iletişim halinde olduklarını belirterek, “Durumun yatıştırılması ve soğutulması için çaba göstermeye kararlıyız” dedi.
ABD müttefiklerini bölgeye çağırdı
ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’ndaki ticaretin güvenliği için müttefik ülkelere çağrıda bulundu. Trump, boğazın açık tutulması için bazı ülkelerin ABD ile koordinasyon halinde bölgeye savaş gemileri göndereceğini belirterek, “Özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişiminden etkilenen birçok ülke, boğazı açık ve güvenli tutmak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde bölgeye savaş gemileri gönderecek. Öyle ya da böyle Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız” ifadelerini kullandı.
Japonya temkinli yaklaşıyor
Trump’ın çağrısına ilişkin konuşan Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, bölgeye askeri refakat gemisi gönderme konusunda henüz bir karar alınmadığını söyledi.
Takaichi, “Refakatçi gemi gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya'nın bağımsız olarak neler yapabileceğini ve yasal çerçeve içinde neler yapılabileceğini incelemeye devam ediyoruz” dedi.
Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi de İran ile ilgili mevcut durumda bir deniz güvenliği operasyonu başlatmayı düşünmediklerini açıkladı.
Nükleer program açıklaması
İran’ın nükleer programına ilişkin de konuşan Arakçi, ülkenin yaklaşık 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyumunun saldırıya uğrayan nükleer tesislerin enkazı altında kaldığını söyledi.
Arakçi, “Zenginleştirilmiş uranyum şu anda enkazın altında. Nükleer tesislerimiz saldırıya uğradı ve her şey enkaz altında kaldı. Elbette bunları çıkarmak mümkün ancak yalnızca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimi altında yapılabilir. Şu anda bunları enkazdan çıkarmaya yönelik bir planımız yok” ifadelerini kullandı.
Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin açıklama
Arakçi ayrıca İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin iddiaları da yalanladı. Hamaney’in sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Arakçi, ülke yönetiminin kontrolünün tamamen liderlikte olduğunu ifade etti.
Öte yandan Arakçi, İran’ın bölgedeki bazı Arap ülkelerine yönelik saldırılarında yalnızca ABD üslerinin hedef alındığını, sivil yerleşimlerin bilinçli olarak hedef alınmadığını da sözlerine ekledi.
Vira Haber

















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.