1. HABERLER

  2. SEKTÖRDEN

  3. Kilimli’ye gemi söküm tesisi önerisi
Kilimli’ye gemi söküm tesisi önerisi

Kilimli’ye gemi söküm tesisi önerisi

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, Kilimli’de bir gemi söküm tesisinin kurulabileceğini, bunun zamana bırakıldığını, çünkü Karadeniz’deki eski gemilerin  Aliağa’ya gitmelerinin maliyetli olduğunu söyledi

A+A-

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, Kilimli’de bir gemi söküm tesisinin kurulabileceğini, bunun zamana bırakıldığını, çünkü Karadeniz’deki eski gemilerin  Aliağa’ya gitmelerinin maliyetli olduğunu söyledi

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, gazetecileri ağırladı. Bektaş, şehrin sorunlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kentin sorunları başta olmak üzere belirlenen konuları ana başlıklar altında gazetecilerle konuşan Vali Bektaş, şehrin en önemli sorunlarından birisinin şehir merkezi olduğuna dikkat çekti.

Zonguldak şehir merkezi için "yapa-yıka değil yapa-yapa gitmeli" diyen Vali Erdoğan Bektaş şöyle dedi:

"Zonguldak'a gelen herkes diyor ki bu şehir nerede. Şehrin merkezi nerede? Bu işin bir ele alınması gerekmiyor mu? İnşallah alacağız. 100 sene sabrettik. Valilik binası yıkılsın bu binaları yapmak için ne kadar para harcandı. Yapa yıka değil yapa yapa gitmeli. Ben koyarım projemi Manolya Parkı, camiyi nereye yapacağız mı, lavuar alanına ne yapacağız mı, Gazipaşa'yı nereye kadar uzatacağımı önüme koyarım param yoksa yavaş giderim. Bugün yaptığım yarın önüme engel diye çıkmamalı. Burada acele karar verip yapalım çok uzadı bu iş deyip geçi yaparsın ama yanlış şeyi yıkman lazım. Şehir planlaması işi senin benim bildiğim işler değildir. Şehir planlamacılarının bildiği işlerdir. Bu işin mektepleri var. O adamlar geliyorlar. Belki diyecekler valilik binası kalsın konseptte. Belki de valilik binasını yıkalım diyecekler. Yap yık nereye kadar? Kaynak kendi içerisindedir. Bu ekonomi kendi şehrini yapar. Ama biz önce kafaları toparlamamız lazım. Sorunları kağıtta çözeceksin sonra yapmaya başlayacaksın. Ben şehircilik eğitimi almadım. Planlama ve şehircilik profesyonel iştir. Bu şehri planlamayan yanlış yapmış. Şantiye ve liman ihtiyaçlarından yola çıkılarak kendiliğinden işçi barakalarının değiştiği bir şehir merkezinden bahsediyoruz. Orada işte bu şehri planlamak gerekiyordu. Buraya bu şehri ilk kuranların amacı kömürü yükleyip satmaktı. Şimdi sen o zaman bu saatten sonra diyorsun ki bu kadar adam yaşıyor. Şehrin ihtiyaçları var. Minibüsçünün de taksicinin de herkesin ihtiyaçları var. Bunların düşünülmesi gerekiyor. Birbiriyle bağlantılı olması gerekiyor. Bir defa Zonguldak'ın en önemli sorunu bu. Şöyle bir şansımız var. Biz burayı düzgünce planlarsak bu şehrin bir anda yıldızı parlar. Her problem bir hazine gizler. Herkes kafa kafaya vermiş. Çalışıyor. Herkes diyecek ki 100 yıl da olsa bu memleketin geçmişi var. Kelebeğin Rüyası o bölgelerde film çekildi. Burayı turizme kazandırılabilir. Bir hikayesi var, geçmişi var. Bu maden işi kömürü madeni çok daha özel bir geçmiş. Çok değerlendirilebilir."

"Bu işin sahibi aslında şehrin belediyesidir"

Şehrin sahibinin belediye olduğunu ifade eden Vali Bektaş, "Valilik limandaki çekeklerle uğraşmaz. Bu belediyenin işidir. Derenin nereye akacağı denize akmayacaksa nasıl akmayacağı şehrin belediyesidir. Ben haddimi bilirim. Niye çekekleri valilik yıktı. Manolya Park niye Özel İdare'ye kaldı. İşin sahibi belediyedir. Merkezi idare de bu işin muhatabı Şehircilik Bakanlığı'dır. Bizim yaptığımız belediyeye yardımcılıktır. Ama belediye gönüllü Allah yüzümüze baktı en çalışkan arkadaşımız belediye başkanı seçildi. Biz, bakanlık ve TOKİ'de ona yardımcıdır. Yani onun için ben yaparsam olmaz. Ben bütününe bakacağım. Ama şehir merkezinde ticaret bulvarı oluşturmak, otoparklara yer bulmak, şehir için trafik düzenini ayarlamak polisin de değil belediyenin işidir. Bugüne kadar TTK yapmış, valilik yapmış belediye yapmamış. Ben yaparsam yanlış bir şey olur. Belediye yaparsa sahibi yaptığı için yanlış da olsa düzeltebilir. Zonguldak'ın coğrafyası zor. Altında madenler çalışmış arazi kayıyor. Bu iş zor bir olduğu için başarılı olunamamış. Bütün bunlar zor olmuş. Ama şimdi el ele verirsek bu şansı kullanır bu şehri bölgenin yıldızı yapabiliriz. Bu ihtimal var. Ben bunu görüyorum. Şehir plancılarını iki kez getirdik. Bu şehir olur diyorlar şehir kendi kendini yapar diyorlar" dedi.

"Zonguldak'a bir sanayi ve üretim modeli gelmedi"

Vali Erdoğan Bektaş, "Zonguldak merkezine baktığınızda madene ayarlı madende işçi olarak çalışma TTK'da yüksek kadrolarla geçinmeye dönük bir ekonomi. Bu bir yere kadar iş görmüş. Artık iş görmez hale gelince özellikle Özal dönemi, özelleştirmenin gündeme geldiği dönemde Zonguldak buna direnmiş. Biz eski sistemi sürdüreceğiz. Bu direnme sonuç vermiş. Aslında Türkiye'nin her tarafında özelleştirme rüzgarlarının estiği dönemde Zonguldak da özelleştirmeyi başarabilseymiş merkez atölyesi rahmetli Özal sadece TTK'yı değil merkez atölyesini özelleştirmeyi başarabilseydi Zonguldak makine üretim üssü haline gelirdi. Zonguldak buna direndi başardı. Eski sistemi sürdürmeye çalıştı. Zonguldak'a bir sanayi ve üretim modeli gelmedi. Zonguldak'ta Türkiye'nin en eski makinecileri, maden mühendisleri var. Çok çetrefilli bir coğrafyadan kömür bir zor bir madeni satmayı başarmış bir şehir. Sanayileşmeyi başaramamış. 10 sene önceki öyle şartlarda görmeyi beklemek fazla bile" dedi.

"Filyos tekrar üç vilayeti bir araya getirdi"

Filyos Projesi'nin yeniden üç ili bir araya getirdiğinin altını çizen Vali Erdoğan Bektaş, "Karabük Filyos'a mecbur. Filyos Zonguldak'ın dolayısıyla Zonguldak Filyos'suz olmaz. Filyos'u en çok kullanacak olan kim Bartın. Filyos tekrar üç vilayeti bir araya getirdi. Liman, endüstri bölgeleri, lojistik, demiryolu hatları, BAKKA havzası Ankara-Konya koridoru Akdeniz'e kadar Karadeniz'e açılan en büyük limanı. Koca bir coğrafya Filyos'a bir potansiyel ortaya çıkarıyor. Bakıyorum Bartın için bir strateji benim görevim değil ama etkiliyor. Gidiyorum Bartın'lılar ile görüşüyorum. Filyos ortak paydasından yola çıkarak Erdemir-Kardemir varlığı taşkömürü varlığı bu bölgede bir çelik vadisi, çelik havzası konusunda öne çıkmıştır. Üç il BAKKA çerçevesinde bir kavramla dünyanın gündemine oturabilir mi? Profesyonellere görev verdik. Çalışıyorlar. Zonguldak maden makineleri kümesi diye bir kümelenme mantığıyla üretim bir sanayi ve üretim modelini Zonguldak'a koymamız mümkün. Onun altyapısı var. Böyle bir şey en azından kendi madenlerimiz için bütün makineleri üretebiliriz. Zonguldak'taki bütün geçmiş ve tarihi maden makinelerini bir meydan okumaya yönlendirebiliriz şeklinde çalışıyoruz. Teknopark ile de çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"Taşkömürü çelik üretimi için vazgeçilmez bir ürün"

TTK'nın bin 500 işçi aldıktan sonra yoluna devam edeceğini belirten Vali Bektaş, "Türkiye Taşkömürü Kurumu zarar ediyor. Bu sene de 1500 işçi aldı. Yoluna devam edecek. Zonguldak'taki taşkömürü Türkiye'de başka yerde yok. Çelik üretimi için vazgeçilmez bir ürün. Onun için Kardemir ve Erdemir burada. Onun için Tosyalı Holding Filyos'a geliyor. Bu kömürün dolayısıyla çıkartılması gerekiyor. Kömür çıkartılmasında sorunlar var. Arazi zor. Çıkartılması sorunlu. İş güvenliği açısından pahalı ve riskli. Çekimserlikle yaklaşılan bir alan. Biz geçen gün madene gittik. Aşağıda yarı otomasyon sistemi diye bir şey düşünmüşler. Kurmuşlar ve çalışıyor. Yarı otomasyon sistemiyle yapılan gerçekten Zonguldak için bir devrim. Taşkömürü ihtiyacınız var ama bunu çıkartmak ve pahalı, riskli. Dolayısıyla bundan uzak durmak gerekir şablonunu değiştirecek bir şey yaptılar. Eksi 560 metre altına gittik gördük. Mühendislerin de işçilerin de gözlerinin içi gülüyordu. İşçi başına çıkartılan kömür arttı. Zonguldak'ta taşkömürü çıkartma işini dünya standartlarına getirdi. İş güvenliği riskini çok azaltıyor. Eski ahşap direklerle yapılan tahkimatlar bir defa ahşap ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Son yönetim ve genel müdüre teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir iş ortaya çıkarttılar. Pahalı ve riskli konularını minimize ediyor. Zonguldak'ta kömür çıkartma işini mantıklı hale getirdi. TTK 1500 işçi alarak düşe kalka zararı hafifletecekler ve yollarına devam edecekler. Arkasından ERDEMİR kömüre girdi. Kandilli tarafında kömür ocaklarını verdiler. Zorlamayla girdi gönüllü oldular. Bu işi sevdiler. Mekanize sistemlerle kömürü çıkartacaklar. Pahalı olmayacak. ve riskli olmayacak. Bunun yolları var. Bu yolu TTK gösterdi. Kömür işi ilk tarihinde ilk defa yoluna girmek üzere. TTK kendini geliştiriyor. Üç saha var, Bereket Enerji'ye verilen yerler var. Bereket Enerji konusu şu anda belirsizliğini koruyor ama oraya kayyım atandı. Kayyım enerji bakanlığıyla işbirliği içerisinde çözüm arıyor. O da çözüme kavuşursa maden işi Zonguldak'ta ilk defa yoluna girecek. İthalatı azaltabilir ve bu işten para kazanılır, canlarımızı vermeden para kazanabilme haline gelme umudumuz var. Bence burada asıl önemli olan şudur. Bu potansiyeli oluşturan üç ana varlık var. Birsi Erdemir, Kardemir ve Filyos olacak. Filyos değil Ereğli'nin, Ankara'nın-Konya'nın limanı olacak. Filyos'ta tasarlanan çok farklı bir şey. Üç vilayeti bir araya getiriyor. Artı Ereğli'yi de bir araya getiriyor. Toz çelik ve daha gelişmiş ürünlerdir. Ereğli'nin varlığı Erdemir'dir. Erdemir çelik sac üretiyor. Bu çelik sac Zonguldak ve Filyos'ta üretilecek. Mamul haline gelecek. Dolayısıyla Erdemir bu ihtiyacı Gebze'de orada burada gidermeye çalışıyordu. Filyos'ta oluşturulması amaçlanan şey Gebze dünyaya çalışıyor ama Filyos Karadeniz'e çalışacak. Burada Ereğli'nin şansı bir iken iki olacak. Artacak. Zonguldak maden makineleri kümesini nasıl yapalım çalışmasını yapacağız. Teknopark. Ticaret odası, MEKSA, Maden makineleri atölyesi de içinde. Bu işleri yapmazsanız biri gelip yapıncaya kadar beklersiniz. Bu işleri yapmak zorundayız. Yeni alanlar oluşturmak yer bakacağız" şeklinde konuştu.

Gemi söküm tesisi

Gemi söküm tesisi için Kilimli ilçesinin konuşulduğu toplantıda açıklamalarda bulunan Vali Erdoğan Bektaş, "Gemi söküm işi özel bir iş. Türkiye'nin iki gemi söküm yeri var. Aliağa ve bir de Kilimli belirlenmiş. Onun dışında Türkiye üçüncü bir gemi söküm yeri yapmayacağını taahhüt etmiş. Karadeniz coğrafyasında da başka gemi söküm yeri yok. Karadeniz coğrafyasında gemiler eskidiklerinde gidebilecekleri en yakın yer Aliağa. Oraya ulaşabilmeleri için de iki boğaz var. Bunun da maliyeti var. Dolayısıyla Karadeniz coğrafyasında büyük eski gemiler var. Bunu işleyebilecek bir gemi söküm yeri de yok. Kilimli'deki yeri ele alabilir miyiz? Eninde sonunda Kilimli'de gemi sökümcü olur. Türkiye böyle bir fırsatı kolay kolay tepmez. Bugün mü olur yarın mı olur? Bir ekonomisi var, kirliliği de var. Oraya güçlü bir işletmeci yarın gelebilir ama orada ellerinde bir imkan var. Sıkışırlarsa gelebilirler. Zamana bırakılmış bir konudur" dedi.

Vira Haber

Bu haber toplam 6830 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.