1. YAZARLAR

  2. CEZMİ ERSÖZ

  3. Aşkta yarın yoktur sevgili
CEZMİ ERSÖZ

CEZMİ ERSÖZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Aşkta yarın yoktur sevgili

A+A-

Aşk, bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yabanıl bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...

Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil; içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar. İnsan korkusuz olur, daha derinden anlamaya başlar; bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır; kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın; hem de ta ortasında.

Hindistan’da, Ganj Nehri’nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... New York’ta, bir sokakta, kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın, kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili; kanımıza karışan ilkel acı, o yabanıl ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...

Kim demişti hatırlamıyorum, “Aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır,” diye. Belki de bu yüzden ilk gençlik yıllarımda, o yoğun âşık olduğum günlerde, gözüme uyku girmez; dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk, çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yabanıl ağrıya...

İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini; kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz; oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi, mevsimlerle, yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...

İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp; soluğu evlerde alacağız ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı; taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse, aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...

Hadi, güne hazırlan! Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...
Hadi, oyalanma, birazdan yarın olacak!...
Aşkta, yarın yoktur sevgili!...
 

Bu yazı toplam 782 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.