1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Anadolu Port Hizmete Hazır
Anadolu Port Hizmete Hazır

Anadolu Port Hizmete Hazır

Anadolu Yakası Kumcular Kooperatifi Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Yaşar Naiboğlu ile liman çalışmalarında gelinen son noktayı ve DFDS ile yaptıkları anlaşmanın ayrıntılarını konuştuk.

A+A-

Anadolu Yakası Kumcular Kooperatifi 17 yıl süren mücadelenin sonunda Anadolu Port’un liman işletme iznini de alarak limanı hizmete hazır hale getirmeyi başardılar. DFDS ile de bir anlaşma imzalayan kooperatifte herkesin yüzü gülüyor. Anadolu Yakası Kumcular Kooperatifi Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Yaşar Naiboğlu ile liman çalışmalarında gelinen son noktayı ve DFDS ile yaptıkları anlaşmanın ayrıntılarını konuştuk.

whatsapp-image-2020-11-17-at-11-11-56-001.jpeg

Hayırlı olsun diyebiliriz artık liman projeniz hayata geçti. Çok uzun zaman uğraştınız…

Sonunda hedefimize ulaştık. O zamanın belediye başkanı, şu anda Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan’a verdiğimiz sözü tuttuk. Büyük zorlukları aştık, şu anda Haydarpaşa Limanı hariç Dilovası’na kadar Anadolu yakasının en büyük tahmil-tahliye limanıyız. Ayrıca en büyük Ro-Ro terminali olduğumuzu da söyleyebiliriz. Bize inanıp, güvendiği için Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Şu anda üç tane rampamız var yani üç gemi yanaştırabilecek pozisyondayız. 220 metre de yanaşma rıhtımımız var. Bütün bunlar için 17 sene mücadele ettik. Şu anda DFDS ile de anlaşma imzaladık ve bir tarafı kiraya verdik.

DFDS Danimarka Kopenhag merkezli Avrupa’nın en büyük Ro-Ro şirketlerinden biri.

Ben bizim limanımızı butik bir otel işletmesi gibi görüyorum. 5 yıldızlı otellerde alamayacağınız hizmeti butik otellerde alırsınız. Bizim limanımızı da öyle düşünün.

Nasıl bir süreç yaşadınız? 17 yıllık bir süreçten bahsediyoruz…

2018’in haziran ayında U.N. Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.’nin Ceo’su Selçuk Boztepe idi. Kısa bir süre sonra DFDS burayı satın aldı. Selçuk Boztepe beni aradı ve görüşmek istediğini söyledi. Ben sizinle mahkemede görüşeceğiz dedim. Süren bir mahkememiz vardı. Ayrıca biz üçüncü imar planımızı onaylatmıştık. Hatta fiili olarak Eylül ayında da liman inşaatına başladık. O sıralar çok zor bir dönem geçirdik. Kredi faizleri artınca zor durumda kaldık. Sonuçta inşaatı tam süresinde bitirdik. Ama o süreçte DFDS bizi daha doğrusu liman inşaatını engellemeye çalıştı, sonuçta elimizde devletten aldığımız izin vardı. Biz sonuna kadar kararlılık gösterdik. Yasal olmayan hiçbir şey yapmadık. Tüm prosedürleri yasal çerçeve içinde tamamladık.

O dönemde bize en büyük yardımı benim de kadim dostum olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Danışmanı Ali Kurumahmut yaptı. Zaten biz yasal olmayan hiçbir şey yapmadık. Sonuçta DFDS görüşme taleplerini tekrar iletince eylül ayında görüşmelere başladık. DFDS Denizcilik Bölümü Başkanı Peder Gellert ile ilk görüşmemizde önce sert bir tavır takındı. Onlar dört kişi, bizler avukatımızla birlikte dört kişiydik. Yaklaşık üç saat süren bir toplantı yaptık. Toplantı başta sıkıntılı ve sert başladı. Ancak biz kararlılığımızı çok net ortaya koyduk, 17 sene burası için tartıştığımızı, gerekirse 17 sene daha tartışabileceğimizi net ifade ettim. Uzlaşmaktan başka çareleri olmadığını anlattım. Daha sonra bizi Kopenhag’a davet ettiler. Onlar bütün davalardan feragat ettiler. Kolay olmadı süreç ama gururla söyleyebilirim ki, artık hiçbir dava kalmadı. Hatta Ali Kurumahmut şunu söyledi: “151 tane liman var, şu anda en temizi sizin limanınız, üzerinizde hiçbir dava yok”.

Sonra nasıl bir iş birliğine gittiniz DFDS ile nasıl bir uzlaşma ortamında buluştunuz?

DFDS olarak Türkiye’ye kalıcı olarak geldiklerini, yatırımlarını bu çizgide sürdüreceklerini davalardan da feragat ettiklerini belirterek bizimle işbirliği yapmak istediklerini söylediler. Gemilerini de hükümete söz verdikleri gibi Danimarka Bayrağı’ndan, Türk Bayrağı’na çektiler ve Türk personel çalıştırıyorlar. O gemilerin yanaşması için bizden rampa istediler. Sonrasında neredeyse 20 kere avukatlarımızla toplantı yaptılar. Ardından biz o rampayı 10 metre daha büyüttük. Aradaki deniz alanını nasıl kullanacağız anlamında bir protokol yaptık. 30 Mayıs’ta da buradaki inşaat bitmişti. 29 Mayıs’ta da onlarla uzun süreli bir sözleşme imzaladık. Bunun için bir ödeme yaptılar, açıkçası bu da elimizi çok rahatlattı.

Peki, kumculuk faaliyetleri nasıl gidiyor?

2018’e yılına kadar kumculuk faaliyetlerimiz gayet iyi gidiyordu. 2018’de inşaat sektöründeki krizden dolayı çok etkilendik. Şu anda kum satışımız sıfır, mayıs ayından beri böyle… İnşaatların büyük ölçüde durması ile birlikte beton santralleri battı. Bizim de çok büyük paramız kayboldu. Dolayısıyla liman inşaatımızın altından kalkmak kolay olmadı, arkadaşlarla birlikte çok çalıştık, çok uğraştık, ama inandık ve kazandık. DFDS ile kira sözleşmesini yapınca, bize bir ödeme yaptılar, bir rahatlama oldu Allah’a şükür.

Biz artık Pendik kumcular liman işletmecisiyiz, limanımızın adı da “Anadolu Port”. Herhangi bir sorunumuz, mahkememiz yok, DFDS ile işbirliğimiz devam ediyor. İşletme iznimizi aldık. Şimdiki amacımız gümrüklü saha yapmak. Bu hinterlandda 5-6 milyon ton ithal ihraç yükü var. Bizim hedefimiz o yüklerden en azından 2, 2 buçuk milyon tonunu limanımıza alabilmek.

Biz ihraç ithal yükler için bu limanı kurduk. Aynı zamanda da RO-RO terminaliyiz. Kum işi tekrar gündeme gelebilir mi? Baba mesleği diyoruz, bazen baba mesleği de de kaybolabiliyor.

Gümrüklü saha olması için gerekli girişimler yapıldı mı?

Bu konu ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bir iki ay içerisinde yapacağız. Tabii liman yapmak kolay olmuyor, yönetmeliklere göre yapılması gerekenler var, işletme izni için hazırlanması gereken belge ve evraklar var. Bütün bunlar zaman aldı. Diğer taraftan DFDS bizden kiraladığı bölümü kendi işletmesine katıyor, biz yeni yaptığımız yeri kendi işletmemizin içine katıyoruz. Devletten de sadece hakkımız olanı istiyoruz.

Tuzla ve Gebze bölgesinde önemli sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgelerinin bulunması bir avantaj. Bunlar bizim limanımızın potansiyel yüklerini oluşturacak. Liman tesisimiz çevreye duyarlı, karayolu trafiğine olumsuz etkisi olmayan mevzuata tam uygun olarak planlandı ve yapıldı. Kara ulaşımında ana arterler olan D-100’e, Kuzey Anadolu Otoyolu’na doğrudan ve yakın konumda olması çok önemli. DFDS’de bu terminali kullanırken aynı yolu kullanıyor. Biz karayoluyla ilgili çok rahat bir pozisyondayız, bu bize bir avantaj sağlıyor.

Vira Haber

Bu haber toplam 443 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.