1. HABERLER

  2. ÇEVRE

  3. Bozcaada ve Marmara Adası Mercan Resiflerine Proje Desteği
Bozcaada ve Marmara Adası Mercan Resiflerine Proje Desteği

Bozcaada ve Marmara Adası Mercan Resiflerine Proje Desteği

Nesli tehlike altındaki mercan türleri Cladocora caespitosa ve Savalia savaglia’nın oluşturdukları habitatlar, 2022 GEF Küçük Destek Projeleri tarafından desteklenen çalışmada inceleniyor.

A+A-

UNDP/GEF projesi kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalarda, Bozcaada ve Marmara Adası kıyılarında yoğun dağılım gösteren ve denizel canlılar için önemli barınma, beslenme ve üreme alanları teşkil eden mercan habitatları üzerine farkındalığın yükseltilmesi, resif alanları (mercan bangosu) çevresindeki aşırı ve yasadışı balıkçılık faaliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.  

İdari Yürütücülüğü Çanakkale’nin başarılı STK’ları arasında yer alan Çanakkale Sualtı Spor Kulübü Derneği tarafından gerçekleştirilen, Proje Koordinatörlüğü’nü Biyolog Simge Özalp’in yaptığı “Türkiye Kıyıları Mercan Resif Deniz Doğa Alanlarını Geliştirme, Koruma, İzleme ve Yönetimi”  adlı proje, 2022 yılı UNDP/GEF Türkiye Küçük Destek Projeleri koordinatörlüğü tarafından desteklenmeye değer görülmüştür. Projenim bilim danışmanlığını, ülkemizin yetiştirdiği önemli mercan bilimcilerden biri olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. H. Barış Özalp üstleniyor. Vira Dergisi’nin de proje destekçileri arasında olduğu projede Bozcaada Su Ürünleri Kooperatifi Başkanlığı, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği, Adalar Vakfı ile Bozcaada Mendirek Dergisi destekçi katkısı sunuyor.  

foto5.jpg

Proje çalışmasında Akdeniz orijinli iki değerli mercan türünün ve bu türlerin oluşturdukları iki geniş mercan habitatının inceleneceğini ve türler arasında yer alan C. caespitosa’nın (Linnaeus, 1767) resif oluşturan türlerden olduğunu belirten Doç. Dr. Özalp yaptığı açıklamada, mercanların küresel boyutta risk altında olan denizel canlılar arasında yer aldığını vurguluyor. İklim değişimi sebepli okyanus ve denizlerde meydana gelen ısınma olayları resif oluşturma karakteri ile bilinen mercan türlerinde ağarma ve ölüme neden oluyor. Resif oluşturabilme kabiliyeti ile bilinen (reef-forming) ve genellikle ekvator kuşağında dağılım gösteren sert mercan türleri, deniz suyu sıcaklıklarının ısınmasıyla bünyelerinde barındırdıkları zooksantel algini kaybediyorlar. Zooksantel algi, yaptığı fotosentez ile mercanın ihtiyacı olan besinin %90’dan fazlasını sağlıyor. Geri kalan beslenme ihtiyacını mercan suda yüzen planktonlardan karşılıyor. Deniz suyu ısınma olaylarında (warming events) alg, mercan vücudunu terk ediyor ve bu ayrılış sonrası mercan besin alamadığı için beyazlayıp (bleaching) ölüyor. Bu mercan ağarma olayları arasında en ciddi dönemin 1998 ve 2001 yıllarında meydana gelen deniz suyu sıcaklıklarının ani yükselişi olduğu belirtiliyor.  

foto7.JPG

Bozcaada kıyılarına dair ilk mercan resif keşifleri, TÜBİTAK mercan projesi (No: 116Y030) kapsamında gerçekleştirildi. 2016-2018 yılları arasında yapılan ve ek deniz saha gözlemleri ile desteklenen çalışmalarda (2019-2020) Tuzburnu-İncirliada bölgesinde C. caespitosa’nın en geniş dağılım alanı tespit edildi. Aynı çalışmalarda Tavşan Adaları (Mavriya) ve Habbele (Baklataş) mevkiinde de türün ikinci ve üçüncü derece yoğun dağılım alanlarına rastlandı. Bozcaada İncirliada lokasyonu Çanakkale Boğazı’ndan sonra bölgemizdeki en geniş ikinci C. caespitosa yaşam alanına sahiptir diye belirten Dr. Özalp, aşırı balıkçılık ve çapa atma faaliyetlerinin de mercan kolonilerinin ölümüne sebep olduğunu söyledi. 

foto-1-002.jpg

Proje kapsamında, balıkçı toplantıları, farkındalık artışı amaçlı ve yan hedefler doğrultusunda gerçekleştirilecek hassasiyet arttırıcı faaliyetler ile tür üzerindeki baskıların azaltılması için çalışılacak. Proje dahilinde mercana özgü seramik prototip üretimleri, mercan resif dışında av faaliyeti yapan balıkçılara yönelik sualtında mercan transplantasyonu ve derin su ahtapot resifleri gibi balıkçıları destekleyici uygulamaların da yapılması planlanıyor. 

foto-2-001.jpg

Marmara Adası Derin Su Habitatları Belgesel Olacak

Önceki zaman Türkiye’sinde kitaplara “deniz ağaçları” ismiyle konu olmuş, Akdeniz’in en uzun yaşayan mercan türleri arasında yer alan Savalia savaglia’nın oluşturduğu Marmara derin zon habitatlarında popülasyon sayımlarının yapılması hedefleniyor. Bu kapsamda oluşturulacak sualtı belgeselinin kendine özgü karakterinin dikkat çekici olacağı üzerinde odaklanılmış durumda. 

Üç bilimsel kitabın çıkarılacağı proje kapsamında incelenecek ikinci bölge Marmara Adası Hayırsız Adacık, Altın Mercan olarak da bilinen nesli tehlike altındaki Savalia savaglia (Bertoloni, 1819) gorgon mercan türü ile karakterize ediliyor. Önceki zamanda gerçekleştirilen proje çalışmalarında lokasyonda türün geniş dağılım alanlarının keşiflerinin yapıldığını belirten Dr. Özalp, Hayırsız adacık bölgesinde tüm adanın S. savaglia’nın önemli bir yaşam bölgesi olduğunu, özellikle 38-54 m derinlik zonunda türün oluşturduğu ve çok ağaçlı ormana benzer görünümde olan komünite alanının adeta balıklar ve diğer bentik omurgasızlar için nadide bir barınma ortamı oluşturduğunu ifade etti. 
Derin karanlık bölgenin başlangıcı olarak kabul edilen Mezofotik zonda bu gibi bir ekosisteme sahipsiniz ve diğer denizel canlılar için barınma, beslenme ve üreme alanları oluşturan karakterize iki mercanın bentik bölgenin sağlığı açısından önemine dikkat çeken Dr. Özalp, her iki türün de koruma alanları statüsü kapsamında hassas olarak değerlendirilmesine ihtiyaç olduğunu belirtiyor. 

foto-3-002.jpg

“Nesli tehlike altındaki türler uluslararası kanunlarla koruma altında” diye belirten Özalp, özellikle Akdeniz’de ciddi derecede korunuyorlar. Biyoçeşitliliğe yüksek katkı yapan ve habitatlarda önemli canlılık yapıcı türlerden biri olan gorgon mercanı S. savaglia’nın 2700 yaşına ulaşmış fosillerinin İtalya laboratuvarlarında kayıt altında olduğunu, ayrıca sert mercan C. caespitosa’nın resif oluşturabilme kabiliyeti, tropik bölgelerdeki mercanların tek akrabası özelliğinde olması ve Bozcaada’daki koloni alanının Hırvatistan, İtalya, İspanya ve Fransa kıyılarındaki gibi yığın koloni karakteri göstermesi nedeniyle türler üzerindeki hassasiyetin arttırılmasına çalıştıklarını belirtiyor. 

2030 yılında Türkiye denizlerinde %30 denizel koruma alanı hedefleriyle başlatılan proje çalışmalarında Bozcaada ve Marmara adasındaki mercan türlerinin korunmaları adına acil eylem planları oluşturulacak ve türlerin habitatlarını tarumar eden aşırı, yasadışı ve bilinçsiz yapılan balıkçılık faaliyetlerine dikkat çekilecek. Ayrıca her iki türün de çapa atımından ve üzerlerine ağ atım faaliyetlerinden korunması gerekiyor. Dalış turizmi, daha çok sığ bölgede yayılım gösteren C. caespitosa’nın Bozcaada kyılarındaki yaşamı için risk oluşturmaya devam ediyor. 

Ülkemiz kıyılarında önemli mercan resif deniz doğa alanları var. Bunların ilk olanları önceki zamanda gerçekleştirilen sualtı araştırmalarında keşfedildi. Çanakkale Boğazı Dardanos mercan resifleri bunlardan bir tanesi. Bu gibi önemi yüksek mercan alanlarının sürdürülebilir sağlıklı yaşamına ihtiyacımız var. Çünkü ülkemiz denizleri canlı biotası her geçen gün tükeniyor. Popülasyonları kaybediyoruz.

foto-4.JPG

Zengin tür yaşamına ev sahipliği yapan bu türlerin oluşturduğu mercan bangolarını, balık ağı atarak veya çapa atarak kaybetmek bir anlamda diğer denizel canlıların barınma alanlarını yok etmek demektir. Bu mercan türlerinin üzerine ağ atamazsınız. Balık ağı da atamazsınız. Atmamanız gerekir diyen Dr. Özalp, C. caespitosa, üzerine atılan çapalar nedeniyle kırılabiliyor veya balık ağları sebebiyle ters döndürüldüğünde bünyesindeki zooksantel fotosentez yapamadığı için mercanı terk ediyor ve mercan beyazlayıp ölüyor. Canlıların ölümüne sebep olan birincil etki ne yazık ki aşırı balıkçılık faaliyeti. Bazı durumlar bilgi eksikliği sebebiyle balıkçılık mesleğini doğru ve dürüst icra eden balıkçılarımız da istemeden bu değerli alanların ölümlerine sebep oluyorlar. Kayalara ağ attım sanan aslında nesli tehlike altındaki mercan türünün üzerine ağ atan bilinçsiz balıkçılık uygulamalarının acilen bilgilendirme çalışmalarıyla olumlu yöne kayması gerekiyor. Aksi durumda eldeki doğal ekosistemleri kaybederiz.

S. savalia gorgon mercanı sert mercana nazaran esnek ve dallı yapıya sahip olsa da ağ atımı sonrası ağı yüzeye çekerken tüm koloniyi substrattan sökmeniz ve ölümüne sebep olmanız mümkün. Çapa keza aynı etkide. Hassasiyeti yükseltmek zorundayız. 
Zengin denizel biyoçeşitlilik oluşturan, dalları üzerinde deniz atı, köpek balığı yumurtası gibi türlere de yaşam sunan bu tür fasiyeslerin yönetim planları çerçevesinde ele alınması ve korunması balıkçılığımızın da geleceği açısından önemli.   

foto6.JPG

Araştırma Bölgeleri Nadir Değerlerimizden

Bugüne kadar mercan özelinde yapılan sualtı araştırmalarında 266 istasyonda incelemeler gerçekleştirildiğini belirten Dr. Özalp, Çanakkale Boğazı Dardanos, Bozcaada Tuzburnu/incirliada ve Gökçeada Laz Koy bölgelerinin Cladocora caespitosa mercan türünün önemli yaşam bölgeleri olduğunu, Bozcaada’nın ise özel yığın karakteri sebebiyle dikkat çektiğini belirtiyor. “Bozcaada çok nadide. Aslında Akdeniz orijinli yani o bölgenin ve Ege’nin tuzluluğunu seven bir canlıdan bahsediyoruz. Ancak dikkat edilmesi gerekir ki, C. caespitosa aslında tuzluluğun daha yüksek seviyelerde olduğu Akdeniz kıyılarımızda veya Ege Denizi kıyılarımızda çok yaygın koloniler oluşturması gerekirken durum bunun tam tersi. İzmir kıyılarında, Datça, Finike veya Antalya Kaş veya Çeşme substratlarında bu kadar geniş kolonilere rastlamamız gerekirken türün sadece Çanakkale Boğazı Dardanos ve Bozcaada’da yığın koloni karakteri gösterdiği kaydedilmiştir” dedi. Canlının bu bölgelerde yaşam oluşturması tam bir ekolojik uyum ve ortam parametrelerinin türe özgü olması kaynaklı. Tür daha az tuzlu olan Çanakkale Boğazı sularında belirli bölgelerde yaygın. Aynı şekilde Güney Ege kıyılarımıza nazaran daha az tuzluluğa sahip Bozcaada’daki su parametrelerini ve planktonik yoğunluğu seven ve nadir bir habitat oluşturmuş bir canlıdan bahsediyoruz burada. 

Akdeniz kıyılarımızda bu kadar yoğun mercan kolonisi olmadığını belirten Dr. Özalp açıklamasında; “Benzer şekilde Savalia savaglia gorgon mercanı da Akdeniz’in derin sularında yüksek tuzluluğa adapte olmuş bir türdür. Buna karşın ne işi var Marmara Denizi’nde diye sorabilirsiniz? Evet, ben de bu soruyu kendime uzun yıllardır soruyorum. Öyle ender denizel habitatlara sahibiz ki, Marmara başlı başına özel bir ekosistem. Özellikle 38 m derin su zonundan karanlık afotik alanın başladığı mezofotik başlangıcı olarak kabul edilen bölgelerde Marmara Adası’nın neredeyse birçok bölgesinde S. savaglia’nın geniş orman misali fasiyeslerine rastlarsınız. Bu inanılmaz etkileyicidir. Ve bölgeye türlerin göstermiş olduğu bu ekolojik uyum sayesinde Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı, Bozcaada gibi bölgelerde zengin deniz canlı yaşamı hüküm sürer. TÜBİTAK projesi kapsamında Bozcaada’da açık suda 55 m derinlikte de bu türe ait bazı lokasyonlar keşfetmiştik. Trakya’nın derin su zonundan gelen köpekbalıklarının 52-65 m zonunda yaşam süren S. savaglia’ların dallarına yumurtalarını bırakması, buna karşın bu türlerin gündüz gözükmemesi Marmara Denizi’nin ne derece eşsiz bir doğaya sahip olduğunu da gösterir niteliktedir” dedi.

Bu haber toplam 6142 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.