1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Aka: Türk yatları gulet olarak üretilmeli
Aka: Türk yatları gulet olarak üretilmeli

Aka: Türk yatları gulet olarak üretilmeli

Müsteşar Suat Hayri Aka, markalaşmanın önemine değinerek, ‘Dünyanın üçüncü büyük yat üreticisiyiz diyoruz, ama mesela guletleri yaygınlaştırmamız gerekiyor. Türklerin yatlarının, teknelerinin gulet olarak üretilmesi lazım’ dedi

A+A-

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Suat Hayri Aka, Virahaber’e verdiği  özel röportajda Türk deniz ticaret filosunun, dünya deniz ticaret filosunu kontrol eden ilk 30 ülke içinde 14. sırada olduğuna ve dünyanın en çok gemi adamı yetiştiren ikinci ülkesi konumunda bulunduğuna dikkat çekti. Uluslararası denizcilik örgütlerinde itibarımızın çok iyi olduğunu da sözlerine ekleyen Aka ‘’ . Bir itibar problemimiz yok’’ dedi.

Denizcilik sektörü uluslararası bir sektör… İtibar anlamında uluslararası örgütlerdeki durumumuz nedir? Beyaz Liste’de yer almamız uluslararası alanda yaptığımız lobi faaliyetleri ile de ilgili. Bu noktada şu anda durumumuz nedir?

Sadece Paris MoU’nun Beyaz Listesi’nde değiliz. Aynı zamanda STCW Sözleşmesi’nin de Beyaz Listesi’ndeyiz. Bu; gemiadamlarımız da Beyaz Liste’de demektir. IMO Konseyi’nde son dönemlerin tamamında, yani son 10 yıldır, hatta 15 yıldır, en üst sıralarda seçilerek Konsey üyeliği yapıyoruz. Hatta son 5-6 seçimdir birinci olamıyoruz, ama ilk üç içinde ikinci veya üçüncü sırada IMO Konseyi’ne C gurubundan üye seçiliyoruz. Bu tek başına uluslararası itibarımız açısından yeterli bir göstergedir. Türk deniz ticaret filosu, dünya deniz ticaret filosunu kontrol eden ilk 30 ülke içinde 14. sıradadır… Türkiye, dünyanın en çok gemi adamı yetiştiren ikinci ülkesidir. Çin’den sonra en çok gemi adamı yetiştiren ülke biziz. Deniz eğitimi açısından dünyanın en zengin ülkelerinden birisiyiz. 100’e yakın denizcilik eğitimi veren çeşitli düzeylerde eğitim kuruluşu var. Türkiye 172 tane ISPS sertifikalı, uluslararası trafiğe açık limana sahiptir. 25 bin civarında yat bağlama kapasitesi, 400 balıkçı barınağı ve 8.500 kilometrelik sahil şeridi ile Türkiye dünyanın en denizci ülkelerinden biridir. Bunu içeridekiler bilmese de, yurtdışındaki denizcilik toplumu net bir şekilde farkındadır. Önemli faaliyetler zaman zaman ülkemizde yürütülüyor. Geçen sene Dünya Denizcilik Günü etkinlikleri Türkiye’de kutlandı, bu seneki ev sahibi ülke Panamaydı… Türkiye 2013’te IMO’nun Gönüllü Üye Devlet Denetim Programı’na (VIMSAS) başvurarak, gönüllü olarak denetimden geçti ve son derece başarılı bulundu.2016 yılbaşından itibaren VIMSAS zorunlu hale getirildi, ismi IMSAS oldu. Dolayısıyla gönüllü denetime giren ülkeler, zorunlu denetimde en sona bırakıldılar. Bizim de muhtemelen 2020 civarında ikinci kez zorunlu denetim sıramız gelecek. Denetçi heyetin başkanı Alman bir uzman, çok az ülkenin denizcilik idaresinde diğer ülkelere tavsiye etmeye değer nitelikte uygulama gördüklerini söylemişti. Bizden altı alanda“good practise” dedikleri başarılı uygulama örneği tespit edildi ve IMO bunların bir iki tanesini bütün dünyaya, üye devletlere tavsiye kararı olarak yayımladı. Bu da itibar için herhalde önemli göstergelerden bir tanesidir. Bir itibar problemimiz yoktur.

Özellikle Cumhurbaşkanımızın üzerinde durduğu bir konu var; “Made in Turkey” diyor. Uluslararası bir sektörüz ama uluslararası alanda çok fazla markamız yok.

Mesela gulet Akdeniz’in kendi doğasına uygun bir deniz aracı. Marka haline getirilebilir. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Markalaşma, sadece devletin desteğiyle olacak bir iş değil. Markalaşma devletin ve milletin sahip çıkmasıyla olur. Önce toplum; sektör markalarına veya markalaşma potansiyeli olan değerlerine sahip çıkacak. Dünyanın üçüncü büyük yat üreticisiyiz diyoruz, ama mesela guletleri yaygınlaştırmamız gerekiyor. Türklerin yatlarının, teknelerinin gulet olarak üretilmesi lazım... Sahip çıkmakla olur bunlar. Sadece devletin yapabileceği bir şey değildir. Tabii biraz da zaman işidir. İleri denizci ülkeler veya marka sayısı çok olan ülkeler, bizden en az 150-200 yıl önce markalaşma ve ticari denizcilik konusunda erken yol almaya başlamışlar. Biz belki tarihte askeri denizcilik konusunda onlardan daha ilerdeydik, ama maalesef ticari denizcilik konusunda özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerindeki zayıflama, gerileme ve çalkantılar nedeniyle muhtemelen dünya ticaretine biraz geç başlamış olabiliriz. Biraz da bunun etkisi olabilir.

Yarın: Denizcilik eğitiminin olmazsa olmazı nedir?

Vira Haber

Bu haber toplam 5321 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.