1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Dalgaların peşinde Boğaziçi’nden Sri Lanka’ya
Dalgaların peşinde Boğaziçi’nden Sri Lanka’ya

Dalgaların peşinde Boğaziçi’nden Sri Lanka’ya

Deniz Toprak hayallerinin peşinden giden bir Boğaziçili. Kimya Mühendisliği’nden mezun olup kurumsal hayata adım attıktan sonra yeni insanlar, yeni kültürler tanımak ve doğayla baş başa yaşamak tutkusu ağır bastı.

A+A-

Kendisine bambaşka bir rota çizen Deniz, soluğu Sri Lanka’da aldı. Güney Asya’da Hint Okyanusu’nda yer alan bu adada hem çok sevdiği sörf sporunu yapmaya devam ediyor hem de açtığı hostel ile dünyanın farklı yerlerinden misafirlerini ağırlıyor. Deniz Toprak’a bu farklı girişimcilik macerasıyla ilgili merak ettiklerimizi sorduk.

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden mezun oldunuz, kurumsal bir şirkette çalışma hayatına atıldınız ve kısa süre sonra hikâyenize bambaşka bir yön vererek 2017 yılında Sri Lanka’ya yerleşip bir sörf hosteli açtınız. Bu sıra dışı hikâye nasıl gelişti?

Deniz Toprak- Ben bunu şöyle yorumluyorum; neticede hepimiz Boğaziçi’nde çok iyi proje yönetimi eğitimi aldık. Bize bilgiden önce hep o bilgiyle ne yapılacağını düşünmemiz öğretildi. Boğaziçi’nde her yerde öğrenci gruplarını “Aslında şu konuda şöyle bir eksiklik var, bakın bu şöyle daha iyi yapılabilir” tartışmalarını yaparken görürsünüz. Benim hikâyem de aslında böyle başladı. Öğrencilik hayatımda çok gezdim, gönüllü çalışmalarda bulundum, farklı yerlerde yaşadım. Bu sırada sürekli yeni insanlarla tanışmak ve doğanın içinde özellikle dalga sörfü gibi ekstrem sporlarla ilgilenmek en büyük tutkum oldu. Sri Lanka da bu ikisinin kesişim noktası oldu benim için ve ne eksik ne daha iyi yapılabilir diyerek, iş kurma kararıyla yola çıktım. Çok şükür şimdi hem her gün sörf yapabildiğim hem de insanlarla tanışabildiğim ve başkalarına da bu ikisini sunabildiğim bir deneyim olan bu hostel’i başlatabildik.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilik hayatınız nasıl geçti, Boğaziçi size geleceğinizi tasarlamak adına nasıl katkılar sağladı?

Klasik bir Boğaziçi öğrencilik hikâyem var aslında. İlk iki sene çok başarısız bir öğrencilik hayatı, dersleri ekip sırf sosyal aktivitelerden faydalanan ve beslenen bir hayat, son 2-3 sene de onun eksikliğini kapatma telaşıyla kütüphaneden çıkmamaca… Boğaziçi'nde en sevdiğim şey her an her yerde inanılmaz seminerlere katılabilir, bambaşka konularda kendinizi geliştirebilirsiniz. Ben kendi dersime giderken, çapraz sınıftaki bir derslikte hitabeti güzel olan bir felsefe hocasının dersine kulak misafiri olup derse girip oturduğumu hatırlıyorum. O günün dersi “The Mythe of Barter Economy” sosyoekonomik alanda tüm yaklaşımımı değiştiren bir ders oldu. Tesadüflerle dolu bir okul Boğaziçi, paha biçilemez.

Neden farklı bir yer değil de Sri Lanka?

Çok gezme fırsatım oldu; Afrika, Latin Amerika, Asya, Avrupa… Hep hostellerde kaldım, çalıştım, NGO’larda gönüllü oldum. Mozambik, Senegal, Kosta Rika, El Salvador, Zanzibar gibi beğendiğim lokasyonlar oldu. Burada bazı parametreler vardı. Sahil ve sörf olanağı olması, güvenli ve “göreceli" istikrarlı bir ülke olması, ekonomik olarak TL ile yatırım yapmanın imkânsız olmadığı bir ülke olması ve en önemlisi son beş senedeki turizmin büyümesi ve sonraki beş sene için önünü görebilmek… Sri Lanka bu parametrelerin hepsinde en ağır basan ülke oldu.

Hayalinizdeki fikirleri hayata uygularken ne gibi zorluklarla karşılaştınız Sri Lanka’da?

Tabi ki süreç çok zorlayıcı oldu; 3. Dünya ülkeleri polisiyle, rüşvetiyle, halkın tembelliğiyle ve yerli mafyalarıyla inanın çok zor yerler. İnşaat sürecinde, izin süreçlerinde çok zorlandık ve zorlanmaya da devam ediyoruz. Buradaki insanlarda kısa vadede kazanç isteği her zaman büyük resimden ağır basıyor, bunu kırmak çok kolay değil. 

Sri Lanka yaşamak için nasıl bir ülke, gözlemlerinizi paylaşır mısınız? Girişimcilik adına gördüğünüz farklı olanaklar varsa biraz bahseder misiniz?

Bir kere burası gelişmemiş/gelişmekte olan bir ülke. Burada yaşamak kolay değil. İstanbul’da her gün bulduğunuz birçok şeyi burada bulamayabilirsiniz. 12 ay sıcak olan bir ülke, bir ada. Tabii bunlar aynı zamanda çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.

Ülke turizm alanında çok ciddi büyüyor her geçen gün. İleride start-up lar için de bir buluşma noktası olacak sanıyorum. Yeni jenerasyonlar artık 12 ay boyunca aynı ofiste çalışıp aynı şehirde kalmak istemiyor. Bunun yansımalarını Bali’de, Vietnam’da, Tayland’da görüyoruz. Bir yandan seyahat edip bir yandan uzaktan çalışmaya devam ediyorlar. Bu insanların taleplerine cevap verecek girişimler de ileride çok büyüyecektir. Bu alanda biz de gündemi yakından takip ediyoruz ve belli projeler geliştirmeye çalışıyoruz.

Belirttiğiniz gibi, günümüzde gençler çoğunlukla klasik anlamda ‘’başarılı bir kariyer yapmak’’ yerine istedikleri hayatı sürdürmelerine olanak veren tercihlerin peşinden gidiyor. Siz de bu kuşağa mensup biri olarak kariyer, başarı gibi kavramlar hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bir kere bildiğiniz her şeyi unutmalısınız. Sizi bugüne kadar buraya getiren neredeyse hiçbir şey sizi oraya götürmeyecek. Ben kendime sürekli bunu hatırlatmaya çalışıyorum. Yoksa insan değişime direnç gösteriyor, kendini kapatıyor. Herkesin standartları çok geniş bir spektruma sahip. Kendimizi bu konuda çok sınırlıyoruz. Başarı, kariyer bunlar çok göreceli kavramlar. Her gün değişkenlik gösterebilir; hem sizin için hem yaşadığınız çevre için. Bir şeylerin olmasını bekleyip harekete geçmek yerine, öncesinde ayağa kalkıp proaktif olmak daha sağlıklı diye düşünüyorum.

Yaşamını yurtdışında sürdürmek isteyenlere ne gibi önerileriniz olabilir?

Önce ‘’Neden?’’ sorusuna cevap vermek lazım. "Gitmek lazım" diye yola çıkmak çok sağlıklı değil. Seyahat etmek ve her gittiğin yere, ‘’Burada ne eksik, ne farklı yapılabilir?’’ diye bakmak çok kritik. Fikri bulmanın arkasından iyi bir araştırma ve doğru insanlarla tanışmaya çalışma ve tabii ki en önemlisi “Kendini orada yaşarken görüyor musun, hayal ediyor musun?” sorusuna objektif bir cevap gerekiyor.

Gelecek için planlarınız neler?

İşimizi çeşitlendirmek istiyoruz. Daha çok yeniyiz. Sri Lanka içinde başka büyüme projeleri var, farklı lokasyonlardan gelen projeler var. Mümkünse kozmopolit bir şehirde de bir projede bulunmak istiyoruz. Kozmopolitlik ada yaşamına göre çok daha besleyici bir kanal çünkü. Önceliğimiz bu seneyi başarılı bir şekilde sürdürmek.

Vira Haber

 

Bu haber toplam 4352 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.