1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Milli bir markamız yok ama milli duruşumuz var
Milli bir markamız yok ama milli duruşumuz var

Milli bir markamız yok ama milli duruşumuz var

Bir gurup Türk armatörü ve Alfa Laval arasında yapılan anlaşma ile 250 gemiye Ballast Water Sistemleri Alfa Laval tarafından takılacak.

A+A-

Bir gurup Türk armatörü ve Alfa Laval arasında yapılan anlaşma ile 250 gemiye Ballast Water Sistemleri Alfa Laval tarafından takılacak. Sektöre toplamda 17 milyon dolar gibi bir katkı sağlandığına vurgu yapan Er Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Ergenç; “Ön koşulsuz ve kimseyi ötelemeden bir araya gelebileceğimizi tüm dünyaya gösterdik” dedi. Projede büyük emeği olan Simge Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Er de, “Sonunda bir araya gelmeyi başardık; bugün itibarıyla yaklaşık 250 gemi ve 60 armatöre ulaştık” dedi. Cihan Ergenç ve Murat Er ile başarı hikayesi yazan Türk armatörlerinin sektörel kümelenme projesini ve hedeflerini konuştuk.

Birçok armatör bir araya gelerek bir yapı oluşturdunuz. Bu durum denizcilik sektöründe bugüne kadar görülmemiş bir birliktelik oldu. Zoru başardınız ve herkes kazandı. Bize bunu nasıl başardığınızı anlatır mısınız?

Murat Er: Özellikle biz armatörler için önemli iki tane konu vardı. Biri Ballast Water Treatment, diğeri de 1 Ocak 2020’den itibaren yürürlüğe girecek düzenlemeyle denizde kullanılacak yakıttaki sülfür oranı yüzde üç buçuktan yüzde 0;5’e düşecek. Yani ya farklı yakıt kullanacağız ya da scrubber takılması gerekecek. Son yıllarda bu iki konu bizim için çok önemli idi. 2017 yılı itibarı ile küçük tonajlı gemilerin scrubber takamayacağını hissettik. Hatta büyük tonajlı bazı gemilerin de scrubber takmayacağını görünce, Ballast Water Treatment’ı gündemimize aldık. Diğer yandan Cihan Ergenç Çin’de gemisine BWT ekipmanını taktıran ilk Türk armatör oldu. Cihan Bey’in 2013-2014’lerden itibaren böyle bir tecrübesi vardı. Ara sıra bu konuyu kendi aramızda konuşuyorduk;aslında çok detaylı bir konu olduğunu da biliyorduk.

Bu konudaki markalardan bir tanesinin Ekim 2018 yılında İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda (DTO) bir sunumu oldu. Bu sunum aslında kendi ürününü tanıtan bir reklama dönüştü, ama sonrasında“Eyvah biz ne yapacağız?” endişesi de o gün ortaya çıktı.Sunumun olduğu gün birkaç armatör bir aradaydık. Toplantıdan çıkar çıkmaz Hüseyin Konan ile konuştum ve hemen Rasim Akar’a haber verdim. Birlikte bir çalışma yapalım, istedim. Bu şekilde bir çekirdek kadro oluştu.

Çekirdek kadroda ilk başta kimler vardı?

Murat Er: Çekirdek kadroda manevi olarak her zaman yanımızda olan Cihan Ergenç’in yanı sıra Hüseyin Konan, Rasim Akar ve ben vardık.

Cihan Ergenç: O dönem “Siz bir komite kurun, herkese bir kerede anlatayım bu konuyu” dedim. Yaklaşık 1.5 yıllık bir süreç bu. Böylece çalışmalarımız başlamış oldu. İlk başta 10 armatörle bu işe başladık…

Murat Er: Konu ile ilgili saydığım kişiler bir araya gelsek de birçok bilinmeyen şey vardı. İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda (DTO) Müşterek Meslek Komiteleri Toplantılarında ben bu konuyu açtım. “Bu konudan haberiniz var mı?” diye sordum ve vurguladım.

Herkes bunun erteleneceğini mi düşünüyordu?

Cihan Ergenç: Hayır, artık daha fazla erteleme olma durumu söz konusu değil. Armatörler, hatta BWT temsilcileri bu işin basit olduğunu ve de süreci hafife almışlardı. Bu işe geç kalındığının, hatta başlamanın zamanının geldiğini defalarca söyledim. 

Murat Er: Bir elektrik kutusu var, bir cihaz var, onu oraya bağlayacağız gibi düşündüler. Oysa durum öyle değildi, geminin ha ana makinesi bozulmuş, ha bu çalışmıyor, aynı şey.

Cihan Ergenç: Burada bir parantez açmak gerekirse, bizim 24 No’lu Denizaşırı (Uzakyol) Dökmeyük Gemi Taşımacılığı Komitesi olarak net bir çizgimiz oldu.Her zaman doğruları yapmaktan yana olduk. Kim olursa olsun doğru neyse onu yapar ve de söyleriz. Seçim bittikten sonra biz Tamer Başkan’a (Tamer Kıran) destek olduk. Tamer Başkan’ın yaptığı doğruların her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.

Murat Er: Müşterek Meslek Komite Toplantılarında ben konunun önemli bir konu olduğunun hep altını çizdim. Sonunda bir araya gelmeyi başardık; bugün itibarıyla yaklaşık 250 gemi ve 60 armatöre ulaştık. Kendi aramızda teknik bir komite kurduk. Bu teknik komitede; ben, Rasim Akar, Hüseyin Konan, Arif Uzuner, Kenan Akay, Sinan Atasoy ve Muammer Yağcı var.

Cihan Ergenç: Tamamen bağımsız, sektör için çalışan ve asgari menfaatte önkoşulsuz bir araya geldik.

Murat Er: Çalışmaya tek tek markaları tespit ederek başladık. Herkes kendi kaynaklarından soruşturdu. Topladığımız bilgiyi bir araya getirdik ve 65-70 kalemlik bir sorgu çizelgesi oluşturduk. Ben hem Alfa Laval’la hem de Wartsila ile görüşürken bana dediler ki, “Siz bu kadar farklı bilgiyi, bu kadar farklı marka ve çok insanın olduğu bir ortamda, böyle ayrı ayrı sayfalarda hızlı bir şekilde akılda tutmanız mümkün değil”. Bunun için bir çizelge yapma ihtiyacı ortaya çıktı. Bu çizelgeyi ben hazırladım. 29 Mayıs’ta oy birliği ile karar verinceye kadar, 2018 yılı Ekim ayından itibaren her cuma gecesi bu çizelgeyi güncelleyerek son haline getirdik. Bu süre zarfında en az altı saat süren 45 tane toplantı yaptık.

Saydığınız isimlerin hepsi toplantılara katılıyor muydu?

Murat Er: Teknik komitenin neredeyse tamamı katılıyordu, bense bütün toplantılara katıldım. Sıkıştığımız yerlerde Cihan Abi’yi (Cihan Ergenç) joker gibi oyuna sürüyorduk.

Cihan Bey siz Ballast Water Treatment için geminize parçayı taktıran ilk Türk armatörsünüz? Bunun için ne kadar süre araştırma yaptınız?

Cihan Ergenç: Evet, Türkiye’de ilk, küresel ölçekte ise gemisine bunu ilk gurupta taktıran armatörlerden birisiyim. Yeni inşa zamanında gemi yapılırken, bu konuda hiçbir şey eksik olmaması adına dört gemimize taktırdık.

Peki, yeni inşa olmayan gemilerde bu süreç nasıl ilerliyor?

Cihan Ergenç: Önce doğru markayı seçeceksiniz ki; bu çok önemli… Kalite, fiyat, işletme maliyeti, 10 yıl servis & yedek parça güvencesi vb. gibi… İkinci aşamada mühendislik şirketi seçilerek, üç boyutlu çizimler hazırlanıyor ki, bu çizimler sonunda Alfa Laval tarafından da gerekli düzeltmeler yapılıyor, bu süreç 3-4 ay sürebilir. Akabinde klas onay süreci, en sonunda tersanede montaj süreci ve devreye alma süreci ki, ihtiyaç olan süre yaklaşık 1.5 yıldır.

Karar verdiğiniz son toplantı ne kadar sürdü?

Murat Er: 29 Mayıs’ta markaya karar verdiğimiz toplantı dört saati aştı. Üç buçuk saat benfinale kalan son dört marka için bir sunum yaptım, 15 markayı eleyerek dörde düşürmüştük zaten. Bir de bizim şöyle bir sloganımız oluştu: “Bu konuda madem bir milli markamız yok, o halde milli bir duruşumuz olsun” dedik. Kimseye uzak değiliz, kimseye de yakın değiliz. Demokratik ve bilimsel şekilde ortada duruyoruz. Gizli kapaklı hiçbir şeyimiz yok. Biz hiç kimseden hiçbir bilgiyi saklamadık. Biz çekirdek grupta yer alan arkadaşlar olarak hiçbirimizin hiçbir makam, mevki, koltuk merakı yok. Tek kriterimiz para değil, ki bu konuda bir sürü kriter var. Sadece parayı kriter alanlar, feci şekilde duvara toslayacaklar. Bilginin de zekatı vardır. 29 Mayıs’ta seçilen Alfa Laval markası bizim için bir milli marka gibi oldu.

Cihan Ergenç: Eski fiyatları da bildiğim için sektöre, armatörlere 17 milyon dolar gibi bir tasarruf sağlamış olduk. Yedek parça ve servis indirimleri de hariç. Armatörler lehine olan bir anlaşma oldu. Bu guruptaki herkes için bu anlaşma aynı koşulları barındırıyor. Bugün bu gruptaki birçok arkadaşın BWT konusunda büyük armatörlerden daha üst düzeyde bilgileri var. Bazı armatörler önceden beni arıyorlardı, şimdi Murat Bey’i ya da Rasim Bey’i arıyorlar; bu da güzel bir gelişme.

Gelinen bu nokta Türkiye’de denizcilik sektörü için bir ilk. Peki, bunun devamı gelecek mi?

Murat Er: 10 gemisi olan için de, bir gemisi olan için de fiyat aynı olacak ve bu aynen böyle devam edecek. Biz herkese eşit mesafedeyiz. Azdan az, çoktan çok gibi bir felsefemiz var. Bu arada son iki ayda ikinci bir projeyi halletmiş olduk. 1 Ocak’tan itibaren scrubber takmayacağı ve yakıt değiştireceği için eski yakıttan kalan artıkların temizlenmesi hususunda Cihan Abi (Ergenç) önümüzü açtı. Kimyasal kullanılarak bunların yok edilmesi hakkında tartışmaları gün yüzüne çıkardık. Çünkü hepimiz gemileri tersaneye sokmayı planlıyorduk; şimdi ona gerek kalmadı. Şimdi o atıkları verim artırarak ve yakarak yok ediyoruz.

Cihan Ergenç: Daha önce yakıt kalitesini artırmak için kimyasal katkı kullanıyorduk. Şimdi ise yakıt tanklarını temizlemek içim kimyasal katkı kullanıyoruz. Bu konuda yerli kimyasal katkı üreten bir şirketle anlaşıldı ve böylece ülkemize de, o şirkete de katkı sunduk.

Murat Er: Diğer bir konu da mühendislik hizmetleri oldu. Bunun için yerli ve yabancı toplam 11 mühendislik şirketi ile yaklaşık 25-30 adet toplantı yaptık. Sonunda üzerinde çalıştığımız birçok projeyi sonuçlandırdık. Biz bu işe başladığımızda 25-30 bin Euro seviyesinde söylenen mühendislik hizmetleri, bizim için çok önemli bir seviyeye geriledi. BWT’nin mühendisliği ile ilgili gurubumuzdaki armatörlere büyük avantaj sağlandı. Sonunda 11 adet (İkisi yabancı, çalışmamızı duyup gelmişler!) mühendislik şirketinden, rekabet sonucu dördüne karar verdik ve elektrik işleri dahil 2.500 dolar seviyesine getirdik. Şimdi bu dört firmaya Alfa Laval özel eğitim verecek. Teknik komite üyemiz Muammer Yağcı kardeşim bu konuda yükü omzuna aldı... Biten dördüncü projemiz de BWT’nin klas onayı ayağı oldu. Klas onayı ile ilgili Türk Loydu, Bureau Veritas, Rina ve diğerleri ile görüştük. Bu noktada sağ olsun klas kuruluşlarımızın hepsinin gururla, zevk duyarak yaptıkları katkılar sonucunda klas onayı 2500 Euro seviyesine geriledi. Bu noktada teknik komitemizin emeği büyüktür, klas kuruluşlarımızla ikişer kere toplantı yaptık. Biten beşinci proje de; IHM’nin ana anlaşması oldu. Bu, sene başından beri titizlikle çalıştığımız bir konuydu… Birkaçı yabancı dokuz tane şirketin teklifini değerlendirip, iki tanesine karar verdik. Daha pahalı iken, çok daha uygun olan 2.500 dolar seviyesinde dosyayı kapattık. Teknik komite üyemiz Sayın Hüseyin Konan adeta bir orkestra şefi gibi çalıştı; şirketleri ve kişileri yönlendirdi, ilgili eğitimleri ve sertifikaları almalarını sağladı. Bitirdiğimiz altıncı konu da; IHM’nin klas onayı oldu, bu ayakta da klas kuruluşlarımız sağ olsunlar pozitif yaklaşımlarını gösterdiler ve biz armatörlerin bu şekilde gurup/küme olmamızdan duydukları memnuniyete vurgu yaparak, çok uygun fiyatlara ulaşıp dosyayı kapatmamızı sağladılar. Tüm klas kuruluşlarımıza teşekkürü borç biliyoruz...

Tek başına tüm bunları başarmamız mümkün değildi. Hiç boş durmuyoruz, sürekli bir şeyler üretiyoruz. Bunun da kararını vereceğiz, burada da fiyatlar çok önemli derecede geriledi. Bütün bunları birlikte olduğumuz için başardık.

Cihan Ergenç: Küçük başlayan ama doğru gittiği için büyüyen bir proje bu… Ballast Water’ı taktıktan sonra ne kadar eğitim versek de personel değiştikçe sorunlar yaşanıyor. Bu sıkıntıları aşmak için zabitlerimizin muhakkak bir eğitimden geçirilmesi gerekiyor. Biz şart koştuk aslında, böylece Alfa Laval dünyadaki 3. eğitim merkezini Türkiye’de kurdu. Civar ülkelerden eğitim için buraya gelecekler. İstanbul’u Ballast Water’da bir merkez olarak ilan ettiler. Ülke menfaati açısından da çok önemli... İstanbul’u dünya denizcilik başkentleri ile yarışır hale getirmek için bu pastadan neler alabiliriz, buna bakıyoruz. Alfa Laval şu anda birçok şeyi Türkiye’ye taşıyor, bu da başlı başına yeni bir ekonomi kapısı açıyor önümüze. Bizim aldığımız indirimin yanı sıra ciddi bir katma değer oluşmuş durumda. Aslında Rus armatörler de bizim bu kümelenmemizi duyunca Alfa Laval’ı tercih etmişler.

Alfa Laval bu projede gerçekten çok güzel bir duruş sergilemiş…

Murat Er: Sağ olsunlar, yaptığımız 45 adet toplantı ve görüşmeler sırasında Alfa Laval Türkiye ekibi bize verdiği sözü tuttu. Samandıra’daki fabrikalarında yatırım yaparak, ekran üzerinden teorik eğitim vermeyi taahhüt eden diğer markaların aksine, tam teşekküllü (balast tankı, balast pompaları, 250 metreküp ful gerçek BWT sistemi ve yan aksamları) bir eğitim merkezi kurdular. Eylül ayında törenle açılış yapıldı… Kasım ayında da eğitim başlıyor. Bu merkez şu an bu konuda dünyada bir numara, çünkü İsveç’te olmayan ekstra özellikler var. Tüm bu gelişmelerden sonra Alfa Laval İstanbul’u “Ana Hub” ilan etti! Bu da ülkemiz için büyük bir kazanç ve bizler için gurur vesilesidir! Türk denizcileri olarak Alfa Laval Türkiye  ekibine de göstermiş oldukları milli duruş için çok teşekkür ediyoruz, en az bizler kadar azmettiler.

Yaptığınız aslında bir sektörel kümelenme modeli gibi görünüyor…

Murat Er: Bu aslında dünyada örneği olan bir kümelenme projesi. Bizim yaptığımız sektörel kümelenmenin Türk Eximbank ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nda (KOSGEB) bir karşılığı da varmış ve bizim bundan haberimiz yoktu. Yatırım ortaklığı ya da bir şirket kurup bunlardan da faydalanabileceğimizi öğrendik. Bu konu üstünde de çalışacağız. Denizcilikte ileri gitmiş ülkelerde bu iş böyle yapılıyor. Bu arada son olarak Cihan Ergenç’in yanında Muammer Yağcı, Rasim Akar, Hüseyin Konan, Arif Uzuner, Sinan Atasoy ve Kenan Akay gibi isimlerin hepsinin tüm bu çalışmalarda çok emeği var; onları da buradan anmak ve teşekkür etmek istiyorum. Son olarak, Alfa Laval ekibine, Tayfun, Akın ve Sabri Bey’e bize inandıkları için ve de destekleri için çok teşekkür ederiz.

Cihan Ergenç: Sonuçta bizler ön koşulsuz ve kimseyi ötelemeden bir araya gelebileceğimizi tüm dünyaya gösterdik. Denizcilik sektörümüzün her zamankinden çok birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Birlikten güç doğar, başarı doğar, bilgi doğar, dostluk doğar, tecrübe doğar. Bu ekip bunu gösterdi, kanıtladı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Başka projelerimiz sırada; hazırlıklar yapıyor, üstünde çalışıyoruz, devamı gelecek.

Kaynak: Deniz Ticareti Dergisi

Vira Haber

Bu haber toplam 6037 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.