1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı”
Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı”

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı”

Küresel ekonomik belirsizlikler, jeopolitik riskler ve artan maliyet baskılarına rağmen 2025 yılında 18,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), ihracatçının sahada ciddi bir mücadele verdiğine dikkat çekti.

A+A-

 

EİB, 2026 yılı için ise “bekleme değil, üretim ve ihracat zamanı” mesajı verdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin düzenlediği Sektörel Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2025 yılının ihracat rakamları açısından yatay bir seyir izlediğini, ancak bu görünümün sahadaki zorlukları yansıtmadığını söyledi. Eskinazi, 2025’in birçok sektör için bir büyüme yılı değil, ayakta kalma, direnme ve uyum sağlama yılı olarak geçtiğini vurguladı.

“Ilımlı ama kırılgan bir küresel büyüme yaşandı”

Dünya ekonomisinin 2025 yılında “ılımlı ama kırılgan büyüme” görünümünde seyrettiğini belirten Eskinazi, yüksek jeopolitik riskler ve finansal belirsizliklerin küresel ticaret üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini ifade etti.

“Ne sert bir resesyon ne de güçlü bir sıçrama yaşandı. Büyüme oranları tarihsel ortalamaların altında kaldı. Enflasyon birçok büyük ekonomide gerilese de tamamen kontrol altına alınabilmiş değil. Faizlerdeki kademeli düşüş, yatırımlara kısmi destek sağladı ancak borçlanma maliyetleri hâlâ pandemi öncesinin oldukça üzerinde.”

Artan korumacılık eğilimlerinin ve ticaret bariyerlerinin küresel ticaret hacmini sınırladığına dikkat çeken Eskinazi, bu belirsizlik ortamının 2026 ve sonrasında da devam etmesinin beklendiğini söyledi.

Maliyet baskısı kârlılığı eritti

2025 yılında ihracatçıların en büyük sorunlarından birinin artan üretim ve finansman maliyetleri olduğuna işaret eden Eskinazi, özellikle şirket kârlılıklarında ciddi bir erozyon yaşandığını kaydetti.

“Artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle birçok firmamız yurtdışı borçlanmaya yöneldi. Bu durum, olası döviz şoklarında firmalarımız için ciddi kırılganlık yaratıyor.”

Eskinazi, tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde üretimin, enerji ve işgücü maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere kaydığını belirterek, Mısır’a taşınan üretimin 2025 yılında da devam ettiğini ifade etti. Bu süreçte hazır giyim ve tekstil sektörlerinde önemli istihdam kayıpları yaşandığını söyledi.

İthal girdiye bağımlılık yapısal risk oluşturuyor

Türkiye’nin ihracat yapısında yüksek ithal girdi bağımlılığına dikkat çeken Eskinazi, imalat sanayinde ara malların yüzde 60–70’inin ithal edildiğini belirtti.

“Ana sanayimiz büyüyor ancak onu besleyen yerli tedarik zinciri aynı hızda güçlenemiyor. Ana sanayi büyürken yan sanayide ithalata bağımlılık artıyorsa, bu durum uzun vadede katma değerin yurt dışına transferi anlamına gelir.”

Bu yapının döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğunu ve ekonomik kırılganlığı artırdığını vurguladı.

“Toplam ihracat rakamı tek başına yeterli değil”

Eskinazi, ihracat rakamlarının sahadaki gerçekliği tek başına yansıtmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün asıl sorulması gereken soru şudur: Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır? Birçok sektör için 2025 yılı büyüme yılı değil; ayakta kalma yılı olmuştur.”

Parite etkisi olmasaydı ihracat gerileyecekti

EİB’nin 2025 yılı ihracatının 18 milyar 505 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıklayan Eskinazi, bu artışın önemli bir bölümünün parite etkisinden kaynaklandığını söyledi.

“İhracatımızın yaklaşık yüzde 45’i Euro bölgesine yapılıyor. 2025’teki parite artışının yaklaşık yüzde 2,7’si ihracata katkı sağladı. Parite etkisinden arındırıldığında, EİB ihracatı 2024’e göre aslında yüzde 1,7 oranında gerilemiş durumda.”

Konkordato verileri alarm veriyor

Reel sektördeki bozulmanın konkordato rakamlarına net biçimde yansıdığını ifade eden Eskinazi, 2025’in ilk 9 ayında konkordato başvuru sayısının 2024’ün tamamını aştığını belirtti.

“Mevcut politika ve finansman koşulları değişmezse geçici değil, kalıcı bir krize doğru ilerliyoruz. Bu krizi kalıcı hale getirmemeliyiz.”

Sektör başkanlarından 2025 bilançosu

Toplantıda söz alan sektör başkanları da 2025 yılı performanslarını değerlendirdi.

  • Demir ve Demir Dışı Metaller sektörü 2025’te 2 milyar 591 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

  • Yaş meyve sebze sektörü, zirai don felaketine rağmen yılı 1 milyar 232 milyon dolar ihracatla kapattı.

  • Hazır giyim sektörü, Ege Bölgesi’nde %8 düşüşle 1 milyar 268 milyon dolara geriledi.

  • Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü %23 artışla 1 milyar 185 milyon dolar ihracat yaptı.

  • Kuru meyve sektörü, 1,7 milyar dolarlık döviz girdisi sağladı.

  • Maden sektörü, EMİB özelinde %6 artışla 1,38 milyar dolar ihracata ulaştı.

  • Su ürünleri ve hayvansal mamuller, %7 artışla 1 milyar 840 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

  • Tütün sektörü, %8,4 artışla 1,06 milyar dolar ihracata imza attı.

  • Zeytinyağı ihracatı sert gerilerken, sofralık zeytinde rekor ihracat kaydedildi.

2026 için uyarı: Dayanıklılık test edilecek

2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde öngörülebilirliğin önemine vurgu yapan Eskinazi, üretimi ve sanayiyi merkeze alan politikalara ihtiyaç olduğunu belirtti.

“Aksi halde 2026, birçok sektör için dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edecektir. İhracatçımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı; ancak bu fedakârlıkların sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunludur.”

 

Vira Haber

Bu haber toplam 405 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.