1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3.  “Ufkun ötesine yolculuğa devam edeceğiz”
 “Ufkun ötesine yolculuğa devam edeceğiz”

 “Ufkun ötesine yolculuğa devam edeceğiz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan “Coğrafyadaki varlığımızı anlamlı kılan, denizin dilinden anlama yeteneğimizdir. Ondandır ki, tarihimiz, kültürümüz, alışkanlıklarımız buram buram deniz kokar; denizin rengini taşır.” dedi.

A+A-

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan göreve başladıktan kısa bir süre sonra denizcilik sektöründe yaşanan gelişmeleri, verilen desteklerle ilgili son bilgileri anlattı. Denizcilikte ufkun ötesine yolculuğa devam edeceklerini belirten Bakan Turhan, denizcilikte lider ülke olmak için azimle çalışacaklarını vurguladı.

Ülkemiz denizlerle çevrili bir yarımada adeta, kara sınırımızdan fazla deniz sınırımız var. Türkiye denizcilikte hangi noktada?

Yeryüzünde belirleyici olan uygarlıkların tamamı denizle bağlantılıdır. Özellikle üzerinde yaşadığımız toprakların da dâhil olduğu Akdeniz Havzası, dünyanın ortak bilgi birikiminin ana damarını oluşturur. Esasen, coğrafyadaki varlığımızı anlamlı kılan da, denizin dilinden anlama yeteneğimizdir. Ondandır ki, tarihimiz, kültürümüz, alışkanlıklarımız buram buram deniz kokar; denizin rengini taşır. Zaten denize nasıl baktığımız da, kendimize nasıl baktığımızdan bağımsız değil. Ancak biliyorsunuz; bu ülke denizin, denizcinin unutulduğu yıllar gördü. Bir şiirimizde de “Şu mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler” diye bir mısra var… Biz de; deniz hududu kara hududunun üç katı olan, “yarım ada” olarak bilinen bir ülkede denizi bilmiyorduk. Burada eski günlerden ve unutulmuşluktan dem vurmayacağım. O günleri birlikte yaşadık. Ancak bugün denizcilik sektörümüz, bir denizcinin oğlu olan Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu ile bakanlığımızın attığı adımlar sayesinde çok önemli atılımlarda bulundu. Uluslararası arenada çok önemli bir konuma yükseldi.

Türk denizcilik sektörünün geldiği son noktayı değerlendirebilir misiniz?

Denizciliğimizin son dönemde durumunu değerlendirdiğimizde, Türk deniz ticaret filo kapasitemizin 2008 yılında ortaya çıkan global krize rağmen son 10 yılda dünya denizcilik filosuna göre yaklaşık yüzde 75 daha fazla büyüme kaydettiğini görüyoruz. Küresel anlamda yaşanan bu sıkıntılı süreçte bakanlığımızın birçok sayısız proje, yasal düzenleme ve altyapı yatırımlarını başarıyla hayata geçirdiğine hep birlikte şahit olmaktayız. Bu nedenle 16 yılda denizcilikte 1. Lige çıkabildik. Kara Liste’den Beyaz Liste’ye geçtik. Dünya yat üretiminde marka haline geldik; marinalarıyla, limanlarıyla, uygulanan yap-işlet-devret modelleriyle bu alanda önemli ve verimli hizmetleri başardık. Hatta AB standartlarını yakalayarak, denizcilikte dünyanın lider ülkeleri arasına girdik. Türkiye’nin yüzünü tekrar denize dönmesini sağladık. 3 tarafı denizlerle çevirili bu toprakların verdiği avantajı kullanabilen bir Türkiye olmasını sağladık.

Keza 2002 yılında dünyada 19’uncu sırada bulunan Türk sahipli deniz ticaret filosunu 15’inci sıraya yükselttik. 30 ülkenin dünyanın yüzde 94’ünü yönettiğini göz önünde bulundurursanız, dünyada 15. sırada olmak bu anlamda büyük öneme sahiptir. Limanlarımız yüksek kapasiteyle çalışır hale geldi. Limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 2003 yılında 189,4 milyon ton iken, 2017 yılında 2 katın üzerinde artarak 471,2 milyon tona çıktı. Dış ticaret taşımaları 149 milyon 485 bin ton iken, yine iki katın üzerinde artarak 347 milyon tonu yakaladı. Ülkemizin toplam dış ticareti içerisindeki denizyolunun parasal değer olarak payı da 2003 yılına göre neredeyse 5 kat arttı. 57 milyar Dolar’dan 228 milyar Dolar’a yükseldi. Limanlarımızda elleçlenen konteyner miktarı 2 milyon 492 bin TEU’dan 10 milyon TEU’ya çıktı.

Biraz da gemi inşa sanayinden bahsedelim. Türkiye son dönemde önemli projeler hayata geçirmeye başladı…

Türkiye katma değeri yüksek, ileri teknoloji gerektiren alanlar arasında en önemli ilerlemeyi gemi inşa sektöründe sağlandı. 2003’te 37 adet olan tersane sayımız 78’eçıktı. Bu tersanelerin kurulu kapasitesi ise 4,5 Milyon DWT’u buldu. Tersanelerimizde bakım onarım pazar payımız arttı. Türkiye’yi yat üretiminde dünyada üçüncü sıraya çıktı. Mevcut tersanelerimizdeki yüzer havuz sayımız 30 adet olup, kuru havuz sayımız 11 adettir. Bu tersanelerde günümüzde aktif 30 bin kişi çalışmaktadır. İlgili iş kollarında çalışan 90 bin kişiyi de hesaba katarsak, gemi inşa sanayi yaklaşık 500 bin kişi için geçim kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. 

Fiziki altyapılarımızın yanı sıra, denizcilik alanında beşeri altyapımıza da güveniyoruz. Denizciliğimizi eğitimli insanlardan oluşturmak, denizciliğimizin geleceğini sağlama almak için denizcilik eğitimi veren kuruluşların sadece sayısını değil, kalitesini artıracak düzenlemeler de yapıldı. Şu anda 110 binin üzerinde yetişmiş, konusunda uzman gemi adamımız hem ülkemiz denizciliğine, hem de dünya denizciliğine hizmet veriyor.

Denizcilik sektörünü desteklemek konusunda neler yapıldı, bundan sonra bu destekler devam edecek mi?

Bakanlık olarak denizcilik sektöründe sadece altyapıyı desteklemedik, denizcilik sektörünün her daim arkasında olduk. Küresel finansal krizin yaralarını sarmak adına hem Kredi Garanti Fonu’ndan destek sağlandı, hem tersanelerimizin hem de armatörlerimizin desteklenmesi adına gemi yatırımları teşvikleri kapsamı genişletildi. Bunlara ilave olarak, tersanelerin irtifak hakları düzenlendi. Gemi yatırımlarına tasarım desteği getirildi. Kısaca son 16 yılda denizciliğimiz fırtınalı sulardan kurtarıldı. Denizcilik sektörünün hızla büyümesini ve güçlenmesini teşvik ederek, milletimizi denizleriyle barıştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Biliyoruz ki, deniz kimseyi karşılıksız bırakmaz. Siz ona bir adım yaklaşırsanız, o size beş adım yaklaşır. Ancak, daha yapılacak çok şey olduğunun da farkındayız. Bunu da yapmaya muktediriz. Denizciliğimiz tekrar eski kara günlere dönmemesi için daha çok çalışıyoruz. Rotamız da belli; denizcilikte lider ülke olmak. Hayal değil, yeter ki inanalım. Yeter ki isteyelim, azimle çalışalım…

Son olarak sektöre nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Denizcilik sadece önündeki birkaç yılı görmek değil, ufkun ötesini görebilmektir. Ülke sınırlarının çok ötesine ulaşmayı gerektirir. Bu doğrultuda, Türkiye’nin denizcilikten aldığı payı artırması, uluslararası denizcilikteki gücüyle doğru orantılıdır. Bizim amacımız da ülkemizi denizcilikte her daim daha ileriye götürmek ve dünyanın sayılı denizci ülkeleri arasına sokmak olacaktır. Bu noktada da hem yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz, hem de yasal düzenlemelerle sektörün önünü daha da açacağız. Denizcilikte ufkun ötesine yolculuğa devam edeceğiz…

Kaynak: Deniz Ticareti Dergisi

Vira Haber

Bu haber toplam 4333 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.